Namazın Mükafat Dereceleri - 01.05.1986

Namazın Mükafat Dereceleri - 01.05.1986
İnne mine'n-nâsi men yusalli's-salâten kâmileten ve minhüm men yusallî nısfen ve minhüm men yusallî rub'an ve minhüm men yusallî humusen ve minhüm men yusallî südüsen ve minhüm men yusallî subuan ve minhüm men yusallî sümünen ve minhüm men yusallî uşuran.
Hepsini sıralamış, hatırda kalması iyi olacak.
Ammar radıyallahu anh'ten Taberânî rivayet etmiş.
Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;
"İnsanlardan öyle insanlar vardır ki namazı tam kılar, tam sevabı alır."
O namazın kılınmasına mükâfat ne kadar konulmuşsa o mükâfatı tam alır.
"Bir kısmı vardır ki yarım alır. Bir kısmı vardır ki dörtte bir alır. Bir kısmı vardır ki beşte birini alır."
Mükâfatın hepsini alamaz; kusuru var, eksiği var.
"Bir kısmı vardır ki altıda birini alır. Bir kısmı vardır ki yedide birini alır. Bir kısmı vardır ki sekizde birini alır. Bir kısmı vardır ki onda birini alır." Tam mükâfatını alamıyor da onda birini alıyor.
Bu neden dolayıdır?
Biliyoruz ki insanların ibadetlerden sevapları, şuurları ve akılları nispetindedir. Ne kadar kendisini şuurla o ibadete verebilmişse, ne kadar candan şuurla yapmışsa sevabı o kadar çok olur. Ne kadar aklını dağıtmışsa sevabı o kadar az olur. Tabii sen namaza durduğun zaman, Allahu ekber dediğin zaman, "Yarın ben dairede ne iş yapacaktım? Bakkaldan neler alacaktım? Acaba hanım çorbalık pirinç mi istemişti, pilavlık pirinç mi istemişti? Maaşımdan şu kadarını nereye verecektim? Cebimde ne kadar kaldı?.." dersen o namaz olmaz ki!
Madem bir ibadet yapıyoruz, güzel yapalım. Laf olsun diye, "Namaz kıldı işte..." desinler diye değil de; şu namazdan faydalar var, mânevî ecirler var, sevaplar var, o sevapları almak için çok usûlüne uygun güzel namaz kılmaya dikkat edelim.
Çünkü evliyâullahın en yüksek derecesine ulaşmış insanların eninde sonunda en çok uğraştıkları şey, âşık olup da sarıldıkları ibadet namazdır. İşin sonunda, ta en yüksek mertebeye çıktıktan sonra namaz.
Peygamber Efendimiz ne buyurdu?
Kurretü aynî fi's-salâti. "Benim gözümüm şenliği, serinliği namazda." dedi.
Namazın Mükafatı
- 21.05.1998
Namazın Fatihasız
Kılınması - 30.03.1985
