Gece Namazı Kış Gecelerinde Kolaydır - 23.12.1989

Gece Namazı Kış Gecelerinde Kolaydır - 23.12.1989
Gece namazına kış gecelerinde kalkmak kolaydır. Peygamber Efendimiz kış mevsimini methediyor. Diyor ki; "Kış mevsimi ne güzel mevsimdir; insan geceleri kalkar, ibadet eder." Hem uykusunu alır hem ibadetini yapar, sevabını alır. Ne güzel... Gündüzleri de kısadır, oruca niyet etse hiç yorulmadan, terlemeden, ağzı kurumadan, baygınlık geçirmeden, akşama orucunu tamamlar. "Daha acıkmadım bile." der insan; ama orucu da tuttu, sevabı da kazandı. Onun için Peygamber Efendimiz kış mevsimine "ne güzel mevsimdir" diyor.
Hangi gözle bakıyor?
İbadet gözüyle bakıyor. İbadet yönünden değerlendiriyor.
Sana göre yaz mevsimi iyidir.
Neden?
Deniz var, keyif var, karpuz var, kavun var, meyve var, sebze var, oyun var, tatil var... Sen eğlence gözüyle, keyif gözüyle bakıyorsun.
Peygamber Efendimiz nasıl bakıyormuş?
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz ibadet gözüyle bakıyor.
"Ben Peygamber Efendimiz'in sünnetine uymayı seviyorum. Bak işte sakal da bıraktım; Peygamber Efendimiz'in sünneti yolunda gidiyorum..."
Peygamber Efendimiz'in zihniyetini de al bakalım; asıl Peygamber Efendimiz'in sünnetine uymak o. Bak, o her şeye ibadet gözüyle bakıyor. Değerlendirmesini ibadet değerlendirmesiyle değerlendiriyor. Sen de her değerlendirmeni öyle yap bakalım.
"Falanca yere gideyim mi? Çok para var, çok kâr var bu işte."
Çok kâr var ama haram!
"Ha, o haramlı yere gitmeyeyim."
Şurada?
"Burada çok kâr yok ama buradaki sevap, buradaki kazançlı, buradaki mânevî bakımdan Allah'ın hoşuna gidecek bir şey."
Tamam, o zaman buraya gel.
"Şuraya gidersem elime şu kadar para geçecek, zekât verirsem kesemden bu kadar para çıkacak..."
Allah zekât vermeyi emrettiğinden veya zekâtını verdiysen sadaka verme sevap olduğundan bu işi yap, bak görürsün bu daha hayırlı olacak. Allah senin işini daha da rast getirecek.
Onun için asıl olan, önemli olan, zihniyetimizi Resûlullah Efendimiz'in zihniyetine benzetmek olmalı.
Resûlullah Efendimiz dünyayı sevmiş mi?
Sevmemiş.
Yahu bu dünya da sevilmez mi? Bak ne kadar güzel; dağlar var, su başları var, piknik yerleri var, göl kenarları var, deniz kenarları var; zevkler var, eğlenceler var; Boğaziçi var, Emirgan var, Tarabya Oteli var, şunu var, bunu var...
İyi ama fâni. Sen burada onunla eğleneceksin, vaktini hoşça geçireceksin ama günaha gireceksin, Allah sevmeyecek. Güle güle günah işleyenler yarın âhirette ağlaya ağlaya günahın cezasını çekerler.
O halde buradaki gülmenin faydası var mı?
Yok. Burada Allah'ın sevabını kazanmak için, rızasını kazanmak için sıkıntı çeken insanlar âhirette Allah'ın mükâfatına erecekler.
O zaman bu sıkıntıya sıkıntı denir mi?
Denmez çünkü sonu iyi geliyor.
Dünyada da zaten insanlar sonu iyi gelecek olan şeyleri seve seve yapıyorlar. En güzel misal; ameliyat. İnsan vücuduna iğne batırmaya razı gelmez, kan çıkmasına razı gelmez; bıçağın altında kesilmeye, dikilmeye razı oluyor. Karnına bir neşter vuracaklar, şuradan şuraya açacaklar, ondan sonra içeriden şunları alacaklar, bunları alacaklar; üç gün komada kalacaksın, burnuna lastiği sokacaklar, ilaçları yiyeceksin, ölümden döneceksin; yaşam ihtimali şu kadar, sağlık kazanma ihtimali bu kadar... "E ne yapayım; sonunda bu ağrıdan kurtulacağım, bu dertten kurtulacağım, daha çok yaşayacağım." diye insan kendi canının yanmasına, kanının dökülmesine razı oluyor. Neden? Bir hesap yapıyor; "Ben bu ameliyatın sonunda rahat edeceğim." diyor.
Binâenaleyh, âhiretin sevabı da böyle. Sen de âhiret hesabı yapacaksın. Yani "Şu dünyada biraz sıkıntı çekeceğim ama şu sevabı kazanacağım, âhirette rahat edeceğim." diye hesabı böyle yapmalı. Akıllı insan böyle yapar.
Gece Namazına
kalkamamanın sebepleri -
Gece Namazı
- 23.12.1989
