Sabah Namazından Sonra Enam Suresi Okumak - 31.03.1985

Sabah Namazından Sonra Enam Suresi Okumak - 31.03.1985
Men salle'l-fecre fî cemâatin ve ka'ade fî musallâhu ve kara'e selâse âyâtin min evveli sûreti'l-en'âmi ve kelallâhu bihî seb'îne meleken yusebbihûne'llâhe ve yestağfirûne lehû ilâ yevmi'l-kıyâmeh.
Abdullah b. Mes'ûd radıyallahu anh'ten rivayet edilmiş bir hadîs-i şerîftir ki Deylemî'nin Müsnedü'l-firdevs isimli hadîs kitabında yazılmış. Peygamber Efendimiz buyuruyor:
Men salle'l-fecre fî cemâatin ve ka'ade fî musallâhu "Kim sabah namazını cemaatle kılar, namaz kıldığı yerde oturmaya devam ederse…"
Burada mihrap yerine musallâ kelimesini kullandığından anlıyoruz ki oradaki mihrap da o mânayadır.
Zaten böyle güzel süslü mihraplar o devirlerde Arap mescitlerinde nerede olacak? kesme taşı nereden bulacak kumların arasında?!..
Hurma kütüğünü dikmiştir, hurma dallarını üstüne gölge yapmıştır; al sana mescit, böyleydi.
Bizim memlekette dedelerimiz güzel, sağlam camiler yapalım diye çok paralar sarf etmişler, Süleymaniye Camii Kanunî zamanından beri duruyor, ayakta, bir yeri çatlamamış. Kooperatifimiz yirmibirinci yüzyılda Ankara'da on bir katlı bir bina yaptı. Geçen gün baktım, duvarı tepeden aşağı çatlamış. Bina üç kanatlı, bir kanadı ağır basmış, oturmuş, oturma yapmış, çatlamış. Süleymaniye kale gibi duruyor! Besmeleyi çekmişler, aşk ile şevk ile yapmışlar. Yaptığı işi sağlam yapmış.
Bu da mühim bir kaidedir: Müslüman yaptığı bir işi güzel yapacak. Hangi işi yaparsa! [Mehmed Zahid Kotku] Hocamız derdi ki;
"Sarık sarıyorlar, sardığı sarık kefen olmaya değiyor mu bakalım."
Sarık dediğin uzun olacak, öldüğü zaman ona sarılıversin diye şehitler, sarığı gaziler harbe giderken sararmış. Sarık dediği şöyle güzel, büyük olacak! Namaz kılıyorsun; güzel, usulüyle kılacaksın; bina yapıyorsun, sağlam yapacaksın; temizlik yapıyorsun, pırıl pırıl tertemiz olacak…
Müslümanın her şeyinde bir intizam fikri olacak, bir güzel yapmak fikri olacak. Bu camiyi derme çatma bir şeyle yapsalardı çökerdi ama kesme taşla [yapmışlar]. Kim bilir derinliğini ne kadar kazdılar, nasıl temel yaptılar?!.. Biz burada oturuyoruz, bunun altı kim bilir ne kadar, belki kazsak altı boşluktur.
Laleli Camii'ni biliyorsunuz, sonradan altında çarşı yaptılar, namaz kılınan yerin altını çarşı yaptılar.
Mihrap sözü kesme taştan yapılmış, stalaktitli, geometrik desenli mânasına değil; namaz kılma yeri mânasına olduğunu bu hadîs-i şerîften anladık.
Ve kara'e selâse âyâtin. "Kim sabah namazını cemaatle kılar ve namaz kılma yerinde devam ederse oturmaya üç âyet okursa…"
Nereden?
Min evveli sûreti'l-en'âmi. "En'âm sûresinin başındaki üç ayeti okursa…"
Bu üç âyet nedir?
Onu da [Mehmed Zahid Kotku] Hocamız -Allah razı olsun- Evrâd kitabının başına yazmıştır, her sabah okuruz:
Bismillâhirrahmârirrahîm
el-Hamdülillâhi'llezî haleka's-semâvâti ve'l-'arda ve ce'ale'z-zulûmâti ve'n-nûr sümme'llezîne keferû bi-rabbihim ya'dilûn hüve'llezî halekaküm min tînin sümme kadâ ecelâ ve ecelün müsemmen 'indehû sümme entüm temterûn ve hüve'llâhu fî's-semâvâti ve fî'l-'ard ya'lemu sirraküm ve cehraküm ve ya'lemü mâ teksibûn.
Üç âyet; bunu okuruz ezberlemişiz, siz de ezberleyin!
İnsan oturduğu yerde bunu okursa ne olurmuş?
Mükâfatın büyüklüğünü seyredin: Peygamber Efendimiz buyurmuş ki;
Ve kâlallâhu bihî seb'îne meleken. "Bunu okuyunca Allah ona yetmiş tane vazifeli melek tayin eder, okuyan şahsa yetmiş tane melek tayin eder."
Onlar ne yaparlar?
Yüsebbihûne'llâhe. "Sübhnallah… diye Allah'a tesbih ederler." Ve yestağfirûne lehû. "O okuyan kimseye de tevbe istiğfar ederler."
"Yâ Rabbi! Bu âyetleri okuyan o kulunu afv u mağfiret eyle, yâ Rabbi o kulunu bağışla…" diye dua ederler.
Ne zamana kadar?
İlâ yevmi'l-kıyâmeh. "Kıyamet kopuncaya kadar!"
Hatırınızda iyi tutun: En'am sûresinin başındaki üç âyeti.
"Kim sabah namazını kıldıktan sonra oturup da namaz kıldığı yerden kalkmadan oturmaya devam edip okursa Allah ona yetmiş tane melek tayin eder. Her bir melek ona kıyamete kadar, kıyamet kopuncaya kadar Allah'a tesbih eder, ona istiğfar eder, onun günahlarının affolunması, afv u mağfiret olunması için dua eder."
[Mehmed Zahid Kotku] Hocamız'dan Allah razı olsun. Biz farkına varmadan ne sevaplar kazandırmış?.. Ama kim bir hayrın yapılmasına vesile olursa o hayrı yapanların sevabı kadar bir sevap da onun defterine yazılır; o sevapların hepsini aynı zaman da o da alıyor, bizden bir şey eksilmeden ona da o sevaplar gidiyor.
Sabah Namazından
Sonra İhlas Suresini
Peygamber Efendimizin
Son Sözleri Namazdı
