İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

16.08.1996 - Gıybet, Tartışmaya Girmemek, Çok Konuşmamak, Helal Kazanç

16.08.1996 - Gıybet, Tartışmaya Girmemek, Çok Konuşmamak, Helal Kazanç
Cuma Sohbetleri

16.08.1996 - Gıybet, Tartışmaya Girmemek, Çok Konuşmamak, Helal Kazanç

24.04.2026
42 dk 48 sn

es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû!
Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri,
Cumanız mübarek olsun. Allah hepinizden razı olsun.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in rahima’llâhu diye başlayan hadîs-i şerîflerinden birkaç tanesini size okumak istiyorum.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in bu hadîs-i şerîflerinden bir tanesi şöyle:
Hz. Âişe validemiz rivayet eylemiş.
Hz. Âişe anamız radıyallahu teâlâ anhâ İslâm’ı çok iyi bilen, birçok konularda derin bilgi sahibi olduğu için yaşlı sahabîlerin dahi gelip kendisine soru sordukları ashâbın yedi fakih[inden] -dini çok iyi bilen, fetva veren, fetvaya muktedir isimlerinden- birisi.
Hz. Âişe anamız radıyallahu teâlâ anhâ rivayet ediyor ki;

رَحِمَ اللهُ امْرَأً كَفَّ لِسَانَهُ عَنْ أَعْرَاضِ الْـمُسْلِمِينَ. لَا تَحِلُّ شَفَاعَتِي لِطَعَّانٍ وَلَا لِلَعَّانٍ
Rahima’llâhu’mre’en keffe lisânehû an a’râdi’l-müslimîn. Lâ tahillu şefâatî li-ta’ânin ve lâ li-la’ânin. 
Bu hadîs-i şerîfin kelimelerini izah edeyim:
Rahima’llâhu, Arapça dua siygası, dua maksadıyla söylenmiş bir cümle; “Allah rahmetine erdirsin, rahmetine mazhar eylesin.” Mâzi siygasıyla ama dua mânasına.
Hepiniz duymuşsunuzdur: Arapça’da bazı kelimeler, mesela sahâbe-i kirâm konuşulduğu zaman, ismi geçtiği zaman radıyallahu anh diyoruz. Aslında radiye, lugatı tam açıp baktığınız okuduğunuz zaman mâzi siygasıdır. Radıyallahu anh, “razı oldu” demektir. Ama Araplar mâzi siygasını dua mânasında kullanırlar, ona “inşâî mânası” derler. Öteki mânasıyla kullanırlarsa ona “ihbârî mânası” derler. 
Buradaki rahima’llah da “Allah rahmet etti.” demek. Zaten ibarenin devam edişinden de dua mânasına geldiği anlaşılıyor. “Allah rahmet etti.” mânasına değil de, “rahmet eylesin” mânasına kullanılıyor. Arapça’da mâzi siygaları dua makamında kullanılır diye, bunu da öğrenmiş oluyorsunuz.
Burada Peygamber Efendimiz dua buyurmuş:
Rahima’llâhu’mre’en. 
İmre’, Arapça’da “erkek kişi” demek. Eğer hanım olursa imre’eten derler; bunun müennesi, sonuna te harfi gelmiş şekli. Kâtip, “erkek yazar”; kâtibe, “yazı işleriyle meşgul olan hanım kişi” demek olduğu gibi... Muallim, “öğreten kimse”; muallime, “hanım öğretici”; mürebbi, “terbiye eden”; mürebbiye, “hanım terbiye edici” gibi... İmre’, imru’un Arapça’da “kişi” demek. Müennesi imre’etün, yani “kadın” demek. Ama daha önceki konuşmalarımda da geçmişti; “kişi” deyince artık erkek de kadın da, genç de yaşlı da, hepsi umumî olarak kastedilmiş oluyor. 
Rahima’llâhu’mre’en. 
İmre’ kelimesinin ilk harfi de hemze-i vasıldır, kendinden önceki kelimeye bağlanır. Onun için hemze-i vasıl arada kaldığı zaman okunmaz. 
“Allah şu kişiye rahmetini ihsan eylesin, rahmetine o kimseyi daldırsın, rahmetini kazanmış kimselerden eylesin.” 
Kim?
Keffe lisânehû an a’râdi’l-müslimîn. “Müslümanların ırzlarından dilini çeken kişiye Allah rahmet eylesin, rahmetine mazhar eylesin, rahmetine erdirdiği kimselerden eylesin.” 
A’râdi’l-müslimîn, “müslümanların ırzları” demek. Yani “namusu, haysiyeti” demek. 
İnsan lisanıyla birisine sataşırsa, kötü söz söylerse, hakaret ederse onun şerefine, haysiyetine söz söylemiş olur, gölge düşürmüş olur, taan etmiş olur, sataşmış olur, saldırmış olur. Bu, lisanla işlenen günahlardan birisidir. 
İnsanlar çeşitli günahlar işleyebiliyor. Bunlardan kimisi gözle işleniyor, kimisi dille işleniyor, kimisi diğer âzâsı ile; eliyle, ayağıyla, kulağıyla ve sâir âzâsıyla işlenebiliyor.
Dil, çok günah kazandıran, insanı çok cezalara belalara uğratan, insanın dünyada âhirette başını derde sokan bir uzvu. Dilini kullanmaya çok dikkat etmesi lazım. Dilini Allah’ın emrettiği bir yolda, helal işlerde kullanması lazım. 
Tabii insanın dili, lisanı çok güzel bir âlet, Allah’ın çok büyük bir ikramı. İnsan dili sayesinde başka insanlarla konuşuyor, derdini anlatıyor, çeşit çeşit işlerini görebiliyor.
Ama dil aynı zamanda onu günah yolunda kullanırsa günaha girmesine sebep olabiliyor. Günah yollarından bir tanesi insanın diliyle başkasının haysiyetini kıracak, şerefine leke düşürecek, üzecek, onu küçük düşürecek birtakım laflar söylemesidir. Bundan sakınması lazım. 
“Irz” deyince biz daha başka cinsel suçları düşünüyoruz. Burada o mânaya değil; “haysiyeti, şerefi” demek. 
“Müslümanların haysiyetine, şerefine sataşmaktan, onları kötülemekten dilini tutan kimseye Allah rahmet eylesin.”
Sevgili, muhterem Akra dinleyicilerim!
İnsanlar bu konuşma vasfı olan dillerini, lisanlarını -çok kere- bir araya geldiklerinde maalesef günah işleyecek şekilde, gıybette, dedikoduda, onu bunu çekiştirmekte kullanırlar. 
Gıybet ne demekti? 
Gıybet de önemli suçlardan, günahlardan birisi. Kişinin o toplantıda bulunmayan bir kimsenin arkasından, aleyhinden kötülüklerini söylemesidir. Kötülükleri olsa bile söylemek İslâm’da yasak. Gıyabında o yokken, arkasından onun kötülüklerini söylemek İslâm’da yasak. 
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hazretlerine diyorlar ki;
“Yâ Resûlallah, iyi ama ya söylediğimiz kusur o kişide varsa, doğru söylüyorsak?..”
“Olsun, doğru da söyleseniz gıybettir, günahtır. Zaten doğru olmayan bir sözü söyleseniz, adamcağızın olmayan bir [kusurunu] olmadığı halde varmış gibi söylerseniz o iftira olur.”
İftira da günah. İnsan onu da yapmayacak. Masum, hiç suçu olmayan kimseye iftira ediyor. “Şöyle yaptı, böyle yaptı...” Hani “kuru iftira” diyoruz, “Allah kuru iftiradan saklasın.” diyoruz. Bu zaten günah, elbette günah... 
Ama olan bir şeyini çekiştirmeyi de dinimiz yasaklıyor. Onun aleyhinde konuşmayı yasaklıyor. Buna da “gıybet” diyoruz. 
Herkes biliyor da, yine de insanlar bir araya geldi mi birbirlerini gıybet ediyorlar. O toplantıda olmayan, bulunmayan birisinin aleyhinde konuşuyorlar. Bu alışkanlık... 
Biraz da şeytan insana günah olan şeyleri allar pullar, tatlı gösterir, teşvik eder, yaptırtır. İnsanlar biraz da gıybeti, dedikoduyu seviyor. 
Dikkat ederseniz radyolarda konuşmacılar vardır, gazetelerde sütun yazarları vardır; dedikodu sütunudur. Sosyete dedikodusu; neler olmuş, neler kalmış, sosyeteden kim evlenmiş, kim boşanmış, kim kavga etmiş, kim barışmış... İnsanoğlu da bu dedikodu sütunlarını zevkle okuyor. “Dur bakalım falanca artistin ne maceralar başından geçmiş?..” diye takip ediyor, istiyor, okuyor da onun için gazeteler onun dedikodusu için bir bölüm ayırıyorlar, bir sütun açıyorlar, bir de “dedikodu sütunu” diyorlar. Ama dedikodu günah, İslâm’da yasak olan bir şey. 
Niçin yasak?
Her şeyin sebebini, hikmetini de düşünmemiz lazım. “İbadetlerin, Allah’ın emirlerinin sebebi ne? Acaba ne sebeple emredilmiş? Hikmeti ne?” Bunu araştırmak lazım. 
Hikmet, “bir işi yerli yerince, usûlünce, doğru, güzel yapmak” demek. 
Allah’ın her işi hikmetlidir, her emri hikmetlidir, her yasağı hikmetlidir. Bir sebebi vardır. 
İçki yasak. 
Neden? 
İnsanın aklını başından alıyor; olmadık rezalet, kepazelik sarhoşluk anında yapılabiliyor. 
Neden? 
Aklı başından gittiği için. Onun için İslâm içkiyi yasaklamış. 
Gıybetin yasak olmasının sebebi nedir?
O gıybeti yapılan kimse kötüleniyor, sevilmiyor. O duyduğu zaman gıybeti yapan kimseye darılıyor. Toplumda geçimler bozuluyor, dostluklar zedeleniyor, insanlar birbirlerine küsüyor. Halbuki İslâm’da küsmek haram! Kişinin bir başka kimseye üç günden fazla dargın durması yasak. Kalp kırmak yasak. Böylece toplumun yapısı bozuluyor. Toplum çatlıyor. İnsanlar birbirlerinden uzaklaşıyorlar. Toplumun içtimâî yapısı bozuluyor. Bozucu bir şey olduğundan, kötü bir şey olduğundan İslâm bunu yasaklamış. 
Bu biraz da şeytanın teşvik ettiği, biraz da tatlı bir günah olduğundan... Zaten günahların çoğu tatlıdır; tatlı tatlı yapılır. İnsan güle güle günah işler, ağlaya ağlaya âhirette cezasını çeker. Günahların tatlılığına aldırmamak lazım. Zehiri balla beraber, tatlı şekerle beraber yutturup da insanı zehirledikleri gibidir. Şeytan insana günahı tatlı tatlı gösterip yaptırır. 
[İnsanın] dilini tutması lazım. İftira etmeyecek, yalan söylemeyecek. 
Dille başkalarının haysiyetlerini zedelemek başka nasıl olur?
Küfür etmek olur, ağır hakaretler olur, kötü sözler söylemek olur. 
Bazı insanlar asabî, sinirli oluyorlar. 
“Karşımdaki adamın ben aleyhinde konuşmuyorum, yüzüne söylemekten çekinmem, dobra dobra söylerim!” 
İyi söyle bakalım... Açıyor ağzını, yumuyor gözünü; öyle ağır laflar söylüyor ki... Kavga çıksa kavgadan da korkmuyor. “Kavga çıkarsa ben onu yenerim, ben ondan daha kuvvetliyim!” gibi bir düşünceyle söylüyor. Ama söylediği sözler teraziye konulduğu zaman adaletli, doğru, haklı değil. 
Bazı insanlar kendisini haklı sanıyor, böyle tipler var; kendisinin her yaptığı şeyin çok iyi olduğunu sanan ve bu hususta ısrarlı olan kimseler var. Karşısındakinden korkmadığı için öyle laflar söylüyor ki dinleyen üzülüyor. Bu da haysiyetine, ırzına sataşmadır, yüzüne karşı sataşmadır. 
Yokken konuşsa, aleyhinde gıybet dedikodu yapsa o da bir çeşit sataşmadır. İftira etse o da bir çeşit diliyle sataşmadır. Yalan söylese o da zararlı... Dille yapılan günahların böyle çeşitleri var.
“Müslümanların haysiyetlerine, onur -onur dışarıdan gelme bir kelime- [ve] şereflerine sataşmaktan kendisini tutabilen, frenleyebilen, ‘Bu günahtır!’ diye yapmayan kula Allah rahmet etsin.” diye Peygamber Efendimiz’in duası var. 
Dedik ya, bu cuma gününde Peygamber Efendimiz’in dua ettiği bazı tip insanlardan, bazı cins olaylardan bahsedeceğiz diye, işte onlardan birisi: Allah Resûlü, duası makbul olan Peygamber-i Zîşânımız Muhammed-i Mustafâ sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem Efendimiz dua ediyor. 
Kime?
Müslümanların haysiyetlerine, şereflerine, ırzlarına dil uzatmaktan kendisini tutan, alıkoyan, bunu yapmaktan kaçınan bir kişiye Allah’tan rahmet diliyor. “Allah onu rahmetine erdirsin.” diyor. 
Sonra, aynı konunun devamı olarak buyuruyor ki;
Lâ tahillu şefâatî. “Benim şefaatim helal olmaz...” 
“Benim şefaatime eremez. Ben ona şefaat etmem.” 
Kim? 
Li-ta’ân. “Taan edene, taan etme işini çokça yapan...” Ve lâ li-la’ân. “Lanet eden kimse...”
“Laneti çok yapan kimseye benim şefaatim helal olmaz.” 
“Benim şefaatim helal olmaz.” ne demek? 
“Ben böyle bir kimseye şefaat etmeyeceğim.” demek. 
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hazretlerine Allahu Teâlâ hazretleri âhirette şefaat lütfunda bulunacak; 
“Ey benim Habîbim, ey Muhammed-i Mustafâm! Sana şefaat hakkını verdim. Şefaat eyle!” diyecek. 
Peygamber Efendimiz de bazı kimseler hakkındaki dileklerini, af isteklerini Allahu Teâlâ hazretlerine bildirecek. Allah da onun şefaatini kabul edecek. 
Bu sebepten Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hazretlerinin sıfatlarından birisi nedir?
eş-Şâfi’. “Şefaat edici.” 
Sonu aynlı. 
eş-Şâfî dersek onun mânası şifadan gelir. O değil. 
eş-Şafi’. “Şefaat eden.” 
Bir sıfatı da el-Müşeffa’; şefaati kabul olunan, şefaat hakkı kendisine bahşedilip “Hadi şefaat et, şefaatini kabul edeceğim.” diye şefaat hakkı ve selâhiyeti ve imkânı verilen kimse. 
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz müjdelemiş: 
“Ben bana inanan, bağlanan ümmetime şefaat edeceğim.” 
İnsan düşünür; “Gece gündüz ibadet eden, namaz kılan, oruç tutan mübarek müslümanlar; Peygamber Efendimiz onlara şefaat edecek. Acaba yüzü kara, kusurlu, eksikli, bîçâre, düşmüş, hataları işlemiş öteki müslümanlar ne olacak acaba?” diye insanın aklına gelir. 
Peygamber Efendimiz onlar hakkında da müjdelemiş:
شَفَاعَتِي لِاَهْلِ الْكَبَائِرِ مِنْ اُمَّتِي
Şefâatî li-ehli’l-kebâiri min ümmetî. “Benim şefaatim ümmetimin büyük günah işlemiş olanlarına dahi olacak.” 
Demek ki Ümmet-i Muhammed’e Peygamber Efendimiz şefaat edecek. Âbid, zâhid, hâlis, muhlis, salih müslümanlara elbette şefaat edecek. Ama bir de günahkârlara bile şefaat edecek. Hata günah işlemiş bile olsa; “Yâ Rabbi! Bu benim ümmetimdir. Yâ Rabbi! Bunu afv u mağfiret eyle!” diye divân-ı ilâhîde secde ederek Allahu Teâlâ hazretlerinden onun affedilmesini isteyecek.
Ama Peygamber Efendimiz bazı kimseleri -şefaat etmeyecek- şefaatinden hariç tutacak. Bunu bilmek lazım. İnsan günah işleyebilir ama bazı günahları işleyenlere şefaat eylemeyeceğini Peygamber Efendimiz önceden bildiriyor. Onlar şefaate mazhar olmayacak. 
Onlardan birisi kim?
Lâ tahillu şefâatî. “Benim şefaatim helal olmaz.” Li-ta’ân. “Taan edenlere...” 
Ta’ân, fa’âl vezninde mübalağa siygasıdır; çok taan eden. Bazı insanlar ona buna çok sataşır. Taan etmek, “saldırmak, sataşmak” demek. Ona buna çok sataşır, onu bunu üzer, kalbini kırar, aleyhinde laflar sözler söyler. Herkes onun dilinden korkar, “Aman Allah saklasın! Allah şunun hışmına uğratmasın!” diye... 
Çok taan eden kimseye Peygamber Efendimiz şefaat eylemeyecek. 
Neden?
Çok taan ediyor, ortalığı karıştırıyor, cemiyetin huzurunu bozuyor. 
Başka?
Ve lâ li-la’ân. 
La’ân da, “laneti çok yapan” demek. 
Bazı insanlar maalesef dilini, kalbini, kafasını güzel terbiye etmemiş. Bu biraz aileden de geliyor. Aile terbiyesi, aile görgüsü, toplum, çevresindeki insanlar böyle şeyleri çocukluğunda insanın kafasına farkına varmadan yerleştiriyorlar. Bazı insanlar çok lanet edicidir. “Allah kahretsin! Allah belasını versin! Allah mahveylesin! İki gözü çıksın! Gözleri kör olsun!...” Halkın kızdığı zaman, ağzını açıp gözünü yumduğu zaman birisinin aleyhinde neler söylediğini düşünün... 
Tabii birisinin aleyhinde böyle korkunç şeyleri istemek nedir? 
Lanet etmektir. Feci şeyleri “onun başına gelsin” diye istemek. Bu da doğru değil. 
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’e dediler ki; 
“Müslümanlara zulmeden şu kâfirleri, müşrikleri lanet et de Allah kahretsin.” 
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz; 
“Ben lanetçi bir peygamber olarak gönderilmedim, rahmet peygamberi olarak gönderildim.” dedi. 
“Yâ Rabbi! Benim kavmimi affet. Çünkü onlar henüz daha İslâm’ın ne olduğunu bilmiyorlar; benim senin hak Resûlün olduğumu tam iyi anlayamadılar da bu hatalı davranışları ondan oluyor. Sen bunları bağışla.” diye dua etti. 
Müslümanlar zulme uğradıkça, haksızlık gördükçe, işkence gördükçe beddua etmedi, lanet etmedi.
Kendisi lanet etmediği gibi, kendisinin güzel huyları herkesin iyiliğini istemesi dolayısıyla lanet etmeme tarzında olduğu gibi, bizim de lanet edici kimse olmamamızı tavsiye buyuruyor. 
Ve bu hadîs-i şerîfte tehdit var: 
“Lanetçi, laneti çok yapan kimseye benim şefaatim helal olmaz. Yani şefaat etmeyeceğim.” 
O halde müslüman olarak, Peygamber Efendimiz’in ümmeti olarak dilimize sahip olacağız. Sağa sola dilimizle sataşmayacağız. Dilimizle lanet etmeyeceğiz, sağımıza solumuza kötü kötü sözler, beddualar yağdırmayacağız.
Böyle yaparsak, dilimizi müslümanların haysiyetlerinden, şereflerinden, onları zedelemekten uzak tutarsak, alıkoyabilirsek o zaman Allah’ın rahmetine erelim, diye Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz dua eylemiş. 
Böyle dua ettiği ikinci tip-cins insanları gösteren bir başka hadîs-i şerîfini okuyalım. 
رَحِمَ اللهُ عَبْدًا تَكَلَّمَ فَغَنِمَ، أَوْ سَكَتَ فَسَلِمَ.
Rahima’llâhu abden tekelleme fe-ğanime ev sekete fe-selime.  
Bu da çok kısa bir hadîs-i şerîf. İnsan Arapça bilmese bile hemen ezberleyebilir. Veyahut zaten insanın yanında kalem defter varsa böyle konuşmaları hemen yazabilir. 
Ben hepinize tavsiye ediyorum. Üniversitede ders verirken de tavsiye ederdim: 
Çağdaş bir insanın, münevver bir insanın yanında ne olması lazım? 
Kağıt olması lazım, bir. 
Kalem olması lazım, iki. 
Kâğıt, kalem; küçük bir şey. Göğüs cebinde, kalbinin üstündeki küçük üst cebinde, kolayca hemen elini uzatıp alabileceği cebinde veya iç cebi de olabilir... Artık defteri nereye koyacaksanız, o sizin hürriyetiniz, ben ona karışmayayım. Ama dikkat ederseniz o göğüs cebine, üst cebine ne koyuyorlar?
Mendil koyuyorlar. 
Neden?
İnsan birden bir hapşırır veya birden üstüne bir şey dökülür; mendilin çok çabuk hemen ele geçmesi lazım. Cebinde olursa, derinde olursa, cebi kalabalık olursa; arayacak da, mendilini bulacak da üstüne döküleni silecek veya hemen hapşırmadan önce mendili alacak, ağzını burnunu kapatacak da etrafa hapşırdığı zaman, öksürdüğü zaman bir şeyler ağzından burnundan saçılmayacak... 
Mendil nereye konuluyor? 
Yakışıklı güzel bir şekilde, hoşa gidecek bir şekilde hemen göğüs cebine konuluyor; hatta mendilin ucu da dışarıya çıkartılıyor. Oraya süs olarak konuluyor ama aslında süs değil; bir görevi var, vazifesi var, ondan oraya konuluyor. 
Neden?
Çok aniden birden burnunuz kaşındı, hapşıracaksınız, az kaldı; hemen ucundan mendili çekeceksiniz, ağzınıza burnunuza kapatacaksınız; nâhoş bir şey olmasın, karşınızdakinin yüzüne, masadaysanız tabağına vesairesine sizin hapşırdığınız, öksürdüğünüz zaman bir şeyler sıçramasın diye... İnsanın burnunu kapatması lazım. Acil, mühim bir yerde, kısa zamanda ulaşabileceği bir yerde bir mendil konuluyor. Güzel... 
O mendil süs mendili de değil; kullanılabilen, vazifesi olan bir mendil. Orada süs olarak duracaksa; ben işe yaramayan, mahiyeti unutulmuş olan alışkanlıkları sevmiyorum. Oraya mendil konuluyor, dikiliyor, mendil orada duruyor; olmaz. Hiç çıkmayacak, orada duracak; olmaz. Kullanılabilen bir mendil olmalı orada da, hemen ucu da dışarıda; eli ıslak bile olsa elbisesine değmeden ucundan hemen çekip ağzını burnunu tutacak, silebilecek bir şey... 
Onun gibi, münevver bir insanın yazlık da olsa, üzerinde gömlekle bile geziyor olsa, ceketi de olmasa küçük bir defteri olmalı, küçük bir kalemi olmalı. Bazen defterlerin arka tarafına kalem sokma yeri yapıyorlar; defter kalem ikisi bir arada oluyor, o daha güzel. Küçük bir şey... 
Neden?
Hemen not almak için... Kısa zamanda, kalem de yanında, unutmadan hemen yazıya geçirmek için. 
Telefon numarası olur, güzel bir söz olur, şiir olur, hatırına gelen bir fikir olur... Böyle bir defteri olması lazım. 
Buna ne diyoruz?
“Hafıza defteri” diyoruz. Hani insanın hafızasına güvenmediği zaman, “Hatırımda kalmaz belki, aman şunu hemen yazayım!” diye anında not alıp yazacağı bir defteri olması lazım. 
Tabii bu gibi şeylere çok önem veren insan defteri biraz daha büyük tutabilir, iç cebine koyabilir; daha rahat, teferruatlı şeyler yazacak bir şekilde olabilir. 
İşte bu da öyle küçücük cümle, küçük bir hadîs-i şerîf; kelimeleri az ama mânası son derece güzel. 
Efendimiz dua ediyor:
Rahima’llâhu abden. “Allah şu kula rahmet eylesin...” 
“Rahmetine mazhar eylesin, rahmetine gark eylesin, rahmetine erdirdiği kullardan eylesin şu kulu ki...” 
Tekelleme fe-ğanime. “Konuştu ve kendisine ganimet sağladı.” 
Konuştuğu zaman güzel, faydalı, sevaplı şeyler söyledi. Bu sözlerinden dolayı Allah’tan mükâfat aldı, sevap kazandı. Defter-i a’mâlinin hayır sayfasına çok çok sevaplar yazıldı. Ne mutlu böyle bir kimseye... 
“Konuşup sevap kazanana ne mutlu!”
Bir de; 
Ev sekete fe-selime. “Yahut da sustu, böylece selamette kaldı.” 
Susmak nedir?
İbadettir. Sükût ibadettir. 
Sükûtun ibadet olduğunu bilip lüzumsuz konuşmaktansa sükût etmeyi, sükûtumuz esnasında da çok sevaplı bir ibadet olan tefekkür eylemeyi unutmayalım diye zaman zaman sizlere hadîs-i şerîflerin arasında hatırlatıyorum. İnsan ya sükût edecek ya da hayır söyleyecekse o zaman konuşacak. 
İnsan sükût ettiği zaman ne oluyor?
Birtakım günahlardan sâlim oluyor, selâmette oluyor. Sükût ettiği zaman günah çalışmıyor; gıybet yok, dedikodu yok, yalan yok, kalp kırmak yok, iftira yok, zararlı bir konuşma yok, yalan yanlış yok, toplumun yapısını bozan, insanları küstüren, darıltan, üzen şeyler yok. O zaman insanın kendisi selâmette oluyor, rahat etmiş oluyor. O da güzel bir şey... 
Ya konuşacak, konuştuğu zaman sevap kazanacak; ya da susacak, sustuğu zaman selâmette olacak. 
“Ya konuşup sevap kazanan ya da susup selâmette olan kula Allah rahmetini ihsan eylesin. O kulu rahmetine erdirsin.” diye, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz dua ediyor. 
Biz de o halde konuşmamızın önemli olduğunu düşünelim, sevaplı bir şeyi söyleyeceksek ağzımızı açıp konuşalım, düşündükten sonra konuşmaya karar verip öyle konuşalım; yahut da susalım. 
Susunca bir şey kaybediyor muyuz? 
Hayır, susunca insan sevap kazanıyor, kaybetmiyor, iyi oluyor.
Şeyh Sâdi’nin Gülistan’ında güzel sözler vardır. Bir şeyi insan nasihat olarak söylediği zaman bunun enini boyunu, hududunu da söylemeli. Nasreddin Hoca’nın çocuğu gibi; söylenen şeyleri yapıyor ama yaptığı zaman tersini yapıyor, sonunda zarar oluyor. Veyahut Keloğlan’ın masalında[ki gibi]; kendisine tavsiye edilen şeyi yapıyor ama yersiz kullandığı için yine başı derde giriyor. Yerli yerinde kullanmak da önemli. 
Sükût edeceğiz; hayrı söylemekte sükût edersek o da yanlış olur. Konuşacağız; ama konuşmanın zararlı olduğu yerde konuşursak yine yanlış oluyor. Konuşmanın da sükûtun da zamanını bilmek, yerini bilmek, gerektiği zaman bunları kullanmak lazım; bu da çok önemli! Konuşmanın ve sükûtun zamanını bilmek... 
Şeyh Sâdi Gülistan’da diyor ki; 
“İki şey insanın kafasını kızdırır, insan sinirlenir:
Bir; konuşulacak yerde susmak. 
İki; susulacak yerde konuşmak.” 
Konuşulacak yerde susmak. Mesela adam karşısındakine nasihat edecek, etmiyor. Çocuğuna söyleyecek, söylemiyor. Veyahut şahitlik edecek, etmiyor. Bir haksızlığı engelleyecek; “Adam konuş da engelle...” Veyahut bir konuda fikrini söyleyecek, “Ben şu kanaatteyim.” diyecek, “Bunu böyle yapmayın.” diyecek, yapmıyor. Bu, insanı kızdırır. 
Konuşulacak yerde konuşmak lazım, susmamak lazım. Susulacak yerde susmak lazım, konuşmamak lazım.
Hoca efendi çıkmış kürsüde vaaz veriyor; cemaat yan yana oturmuşlar, birbirleriyle konuşuyor. 
Orası konuşma yeri değil; dinleme yeri. Konuşacaksan caminin dışında konuşursun, sonra konuşursun. 
Kur’ân-ı Kerîm okunuyor, iki kişi yan yana gelmiş; “Nasılsın, iyi misin? Çoluk çocuk nasıl?..” 
Olmaz. Allah’ın kelâmı konuşuluyor. 
Veyahut konferans veriliyor veyahut diyelim ki ilâhi okunuyor, çok kıymetli sanatkârlar çıkmışlar; bu burada gelmiş çoluk çocuğuyla, çocuğu dizine almış, konuşuyor. 
Olmaz. Nezaketsizlik. Salondaki öteki insanlar başını çevirip bakıyorlar, rahatsız oluyorlar. 
Her şeyin zamanını bilmek de önemli. 
Demek ki konuşulacak zamanda konuşup sevap kazanmaya çalışmalıyız. Zamanını iyi düşünmeliyiz, yerli yerinde olmasına dikkat etmeliyiz. Ya da susup selâmette olmalıyız. Böyle yapınca da Peygamber Efendimiz dua ediyor.
Bir hadîs-i şerîf daha okuyacağım. 
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in böyle dua ettiği kimselerden birisi... 
Yine Hz. Âişe validemiz rivayet eylemiş. 
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki;
رَحِمَ اللهُ امْرَأً اكْتَسَبَ طِيبًا [طَيِّبًا]، وَأَنْفَقَ قَصْدًا، وَقَدَّمَ فَضْلًا لِيَوْمِ فَقْرِهِ وَحَاجَتِهِ
Rahima’llâhu’mre’en iktesebe tayyiben ve enfaka kasden ve kaddeme fadlen li-yevmi fakrihî ve hâcetihî.  
Bu da kısa bir hadîs-i şerîf. Bunu da -Peygamber Efendimiz bu hadîs-i şerîfte kime dua etmiş diye- kısaca açıklayalım:
Rahima’llâhu’mre’en iktesebe tayyibâ ve enfeka kasdâ. “Helal kazanan adama Allah rahmet eylesin, o adamı Allah rahmetine erdirsin.” 
Tabii “adam” diyoruz ama “adam, kadın, çocuk, büyük [küçük] hepsi dahil” diye söylemiştik. 
İktesebe tayyiben. 
Tayyib, “güzel, iyi” demek. Kesb de, “kazanmak” demek. 
“Helalinden iyi mal kazanmak.” 
İnsan çarşıya pazara çıkar, alış veriş yapar, kazanır; satış yapar, ticaret yapar, esnaflık yapar, işportacılık yapar, büro açar, kazanır. Ama kazançlar iki çeşittir: Ya helal kazançtır... Ne mutlu helal kazananlara, helal yiyenlere! Ya da haram kazançtır... Eyvah! O çok fena! Çünkü insan haram lokma yedi mi, haram kazanıp da haram yedi mi, çoluk çocuğuna yedirdi mi... Peygamber Efendimiz bildiriyor ki; 
“Haramla meydana gelmiş olan bir et parçasına, bir lokmaya, bir hücreye ancak cehennem ateşi yakışır.” 
Yani “O kişi cehenneme atılacak, o haramın cezasını çekinceye kadar yanacak.” demek.
Helalinden kazanmak çok önemli!
“Peki ben bir dükkân açtım, helal kazanayım diye... Helal bir sermaye koydum, helal bir mal satıyorum. Haram mal satmıyorum...” 
Çünkü bazen satılan malın İslâm’da satılmaması gerektiğinden, haram olduğundan oradan da insan günaha girer. 
“Bakkal dükkânı açtım, içki satıyorum hocam.” 
İslâm’da içki satmak haramdır. Onun kazancı da haramdır. Sen ticaret yaptığın halde haram kazanıyorsun. Kendi paranla kendine âhirette bela hazırlıyorsun. Haram şey satamazsın. Başkasına zararlı şey satamazsın.
“Doğudan gizli yollarla esrar getirmişler, ben onu satıyorum. Küçücük bir miktar... Kasımpaşa’nın bilmem ne mahallesinde gelen geçene satıyorum, çok para kazanıyorum.” 
İyi ama sattığın şey zararlı, yiyen insan mahvoluyor. 
“Efendim içki o kadar zararlı değil...” 
İçki de zararlı. Zararının az olması haramlığını kaldırmıyor. 
“Efendim bunun alkol miktarı az...” 
Az olması da haramlığını kaldırmıyor. 
“Efendim bunda alkol %4 miktarında...” 
Olsun. 
Bazıları da kıvırttırmak için, kendisini mazur göstermek için diyor ki; 
“Meyvelerin çürüklerinde bile alkolleşme oluyor; elmada, erikte, şurada burada...” 
Sen şimdi onu bırak; elma, erik yediği zaman sarhoş olan bir insan gördün mü? 
Mühim olan, yediği içtiği şeyin insanı sarhoş etmesidir. 
“Ben yemiyorum içmiyorum da esrar kokluyorum, oradan kafamı buluyorum. Veyahut tiner kokluyorum, kafamı oradan buluyorum.” 
Bazısı da ayakkabı yapıştırıcısından bile [çekiyormuş.] Halbuki kanser yapıyor. Onu kokluyormuş, sarhoşlanıyormuş, kafasını öyle buluyormuş. Çeşit çeşit... Şeytanın işleri çok. 
Demek ki satılan şeyin helal olması lazım. Haram şey satılırsa satıcı haram yemiş oluyor, kazancı haram olmuş oluyor. 
Başka nasıl haram olur? 
Satarken müşteriyi aldatırsa haram olur. Helal mal satıyor ama aldatıyor. Ölçüyü tartıyı eksik yapıyor; oradan ticareti haram olur. 
Başka? 
Yalan dolan söyleyerek kandırır; “çok iyi mal” der, “Avrupa” der, “birinci sınıf” der, “katıksız” der... Halbuki öyle değildir. Yalan söylediği için kazancı haram olur. 
Kazancın haram olmaması için; bir insanın kazancının her şeyinin tertemiz olması için ticaret yaparken, kazanırken dikkat etmesi lazım. 
Peki memur? Memur kazancını nasıl helal edecek?
Vazifesini tam yaparak. 
Vazifesine zamanında gelmezse, mesâi saatine riâyet etmezse, mesâi saatinde gazete okursa, spor-toto doldurursa, bilmece çözerse, sohbet ederse; memur maaşını hak etmediği zaman, işçi çalışması gerektiği saatte dalga geçtiği zaman o da maaşını, yevmiyesini haramlaştırmış oluyor.
İşte bunlar hatırıma gelen haram kazanma şekilleri...
Böyle yapmayıp da her bakımdan tertemiz helalinden kazanırsa bir insan, Peygamber Efendimiz buna dua ediyor. 
Ama devam ediyor;
Ve enfaka kasden. “Kazandığından infak da edecek...” 
Müslümanlar kazandığından hayır yapıyorlar. Müslümanların mâlî ibadetleri var. Sadaka veriyor, zekât veriyor. Kazancının bir kısmını başka insanların sevinmesi için, ihtiyacının gitmesi için başka insanların hayrına kullanıyor. Bu da bizim dinimizin önemli bir yönüdür. İslâm’da namaz gibi bedenî ibadetler olduğu gibi zekât ve sadaka gibi mâlî ibadetler de vardır. İnsan kazancının bir kısmını infak edecek, hayra sarf edecek, hayır yollarına harcayacak; zekât, sadaka, hayır hasenât yapacak. 
Burada Peygamber Efendimiz ne buyurmuş? 
Ve enfaka kasden. “Kazancını ölçülü bir şekilde infak ediyor, itidalli bir şekilde harcıyor.” 
Tabii bu “infak etmek” bazen zekât ve sadakadan daha geniş bir mâna da ihtivâ eder. “Ailesine infak etmek, kendi evinin ihtiyaçlarına infak etmek” mânasına da gelebilir.  “Evin nafakası” diyoruz, o mânaya da gelebilir. 
Kazancını israf etmeden harcaması lazım. 
“Hocam sana ne! Ben kazandım. İstediğim gibi har vurup harman savururum. İstersem paraların uçlarını birbirlerine toplu iğne ile tuttururum, kibriti yakarım, cayır cayır paraları yakarım. Ben kazanmadım mı? Sen karışamazsın!” diyemez. 
Veya; 
“Ben kazandım, bu camı kırıyorum! İstersem yeniden takarım!” 
Böyle diyemez. 
İslâm’da zarar vermek yoktur; eşyanın da bir korunması durumu var. Zarara zararla mukabele etmek yoktur. Ve israf yoktur. Yani haddinden fazla yoktur. Haddinden fazla yemek yemeyecek, haddinden fazla harcamayacak, haddinden fazla, aşırı müsriflik yapmayacak. Bu mânaya da gelebilir. 
Demek ki helalinden kazanan, ölçülü harcayan, mâlî ibadetlerini yapan kimseye Peygamber Efendimiz dua etmiş oluyor. 
Ama bu hadisin son cümlesini de okuyalım:
Ve kaddeme fadlen li-yevmi fakrihî ve hâcetihî. “Muhtaç olduğu, ihtiyaç içine düşeceği gün için şimdiden bir şeyler gönderen, malının fazlasını âhirete gönderen kimseye Allah rahmet etsin.” 
Biz bu dünyada yaşıyoruz. Âhiret gelecek; önümüzde, ileride... Bu ilerideki âhirete şimdiden buradan bir şeyler hazırlamamız bize emrediliyor.
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَلْتَنْظُرْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ لِغَدٍۚ
Yâ eyyühe’llezîne âmenu’t-teku’llâhe ve’l-tenzur nefsün mâ kaddemet li-ğadin.
“Ey insanlar! Allah’tan korkun, sakının, çekinin! Âhirete dünyadan neler hazırladığınıza, neler gönderdiğinize herkes dikkat etsin!” diye emir var. 
Ben âhirete ne gönderiyorum? Siz âhirete ne gönderiyorsunuz?
Amellerimizi gönderiyoruz. Âhirete icraatımız gidiyor. Hayır yapmışsak âhirete hayır gidiyor; kötü işler yapmışsak âhirete kötü işler gidiyor. 
Onun için, insanın şimdiden âhirete neler gönderdiğine dikkat etmesi lazım. 
Kaddeme fadlen li-yevmi fakrihî ve hâcetihî. “Kazancının fazlasını, geliri birikmiş, zenginlemiş; bunu âhiretteki fakirliği için, ihtiyaç duyacağı gün, hâcet içinde olacağı gün için şimdiden âhirete gönderen kimseye de Allah rahmetini nasip etsin.” demek, ne demek oluyor?
Bir, insan helalinden kazandı; iki, itidalli bir şekilde harcadı; üç, kazancının fazlasıyla âhirete yarayacak hayır hasenât yaptı mı tamam; “Helalinden kazanan, ölçülü harcayan ve âhiretteki muhtaç duruma düşeceği, ihtiyaç duyacağı, fakirlik çekeceği zamana dünyadan malının kazancının fazlasını gönderen kimseye Allah rahmetini ihsan eylesin.” diye Peygamber Efendimiz böyle bir kişiye de dua ediyor.
Bu çerçevede şunu anlıyoruz ki; çalışmak çok güzel bir şeydir. 
اَلْكاَسِبُ حَبِيبُ اللهِ
el-Kâsibu habîbullah. 
Allah çalışan kimseyi sever. Çünkü bir üretim yapıyor, bir ticaret yapıyor, bir iş yapıyor, kimseye muhtaç olmadan kazancını sağlıyor ve yük olmuyor. Yük olmadığı gibi -tabii kendisi bir şey kazandığı için- başkasına da faydalı duruma geliyor. 
Helalinden kazana[cak]. Harcarken müsrif olmayacak, savurup atmayacak, savurganlık yapmayacak, lüzumsuz yerlere para harcamayacak. Ölçülü bir şekilde zekâtını, mâlî vazifelerini yapacak. Bir de kazancının fazlasıyla âhiretteki fakirlik ve ihtiyaç günü için şimdiden âhirete bir şeyler gönderecek.
Âhirette mahkeme-i kübrânın kurulduğu o Arasat meydanında insanlar çok muhtaç duruma düşecekler, çok ihtiyaç içine düşecekler. Herkes kendisini kurtaracak çareler arayacak. “Ah ben ne yapıp da cennete gireyim? Ne yapabilirim, nereden ne bulup cennete girebilirim? Cehenneme düşmemek için ne yapmam lazım?” diye herkes çare arayacak, sebep araştıracak. “Dünyadan falancadan benim hakkım vardı, gidip onu alayım, mizanıma o konulsun da cehennemden kurtulayım. Hakkımı alayım da mizanımın sevap hanesine konulsun da ben de cennetliklerin arasına katılayım.” gibi bir telaş içinde olacak. Herkes bir ihtiyaç içinde olacak. Herkes sevap arayacak, hak arayacak, hakkını bulmaya çalışacak... Karı koca, kardeşler, akrabalar, arkadaşlar, hepsi birbirine düşman gibi herkes herkesten hakkını isteyecek. Ancak müttakî kulların ahbaplığı hariç; onlar âhirette birbirlerine cömert, birbirlerini kollayıcı, birbirlerine karşı müşfik olacaklar, o ayrı... 
Herkesin ihtiyacının çok olduğu gün; işte orada insana ne fayda edecek? 
Bu dünyadayken yaptığı hayırlar fayda edecek. Bu dünyada zekât vermiş, hayır vermiş, o âhirete gitmiş oluyor, âhirette onu karşısında bulacak. O zamanki fakirliğinde, hâceti durumunda o dünyada yapmış olduğu hayır onun yüzünü güldürecek, mizanına konulacak, cennete girmesine, cehennemden kurtulmasına sebep olacak. 
İşte bunu kastederek Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; 
“Helalinden kazanan, ölçülü, israf etmeden harcayan ve âhiretteki o çok muhtaç duruma düşeceği, mahkeme-i kübrânın kurulacağı hesap gününe şimdiden malının fazlasıyla hayır yapıp sevap gönderen kula Allah rahmet eylesin, rahmetini ihsan eylesin.” diyor.
Demek ki Peygamber Efendimiz çalışanı seviyor; çalışınca, çalışmanın sonunda elde ettiği kazancı nasıl kullanması gerektiğini de kısa sözlerle özlü bir şekilde bize anlatıyor. Kazancımızı israf etmeden harcayacağız. Zekâtımızı, sadakamızı vereceğiz. Ama şatafat, israf yok. Ondan sonra da âhirette işimize yarasın diye hayır hasenât yapacağız. 
Sevgili Akra dinleyicileri! 
Evet, size bu Cuma konuşmamda Peygamber Efendimiz’in dua ettiği kimseleri “Allah rahmetine erdirsin.”, “Allah’ın rahmetine mazhar olsun.”, “Rahmet-i Rahmân’a kavuşup yüzü gülsün.” diye dua ettiği insanları söylemiş oldum, hatırlatmış oldum. 
Biz de bu duaya mazhar olmaya gayret edelim. 
Allahu Teâlâ hazretleri hepimizi Peygamber Efendimiz’in sevgisine, şefaatine, hayır duasına mazhar eylesin. Âhirette yüzü gülenlerden eylesin. Cehennemden âzât olup cennetine Allah’ın lütfuyla keremiyle dâhil ettiği bahtiyar kullardan olmayı Allah cümlemize nasip eylesin. Cümlemizi sevdiklerimizle beraber cennette Peygamber Efendimiz’e komşu eyleyip Allahu Teâlâ hazretlerinin cemâlini görmeyi, selâmına ermeyi de nasip eylesin, şu mübarek cuma günü hürmetine... 
es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
13.10.2000 - Allah İçin Sevmek, Kızmak, Pazarda Tesbihin Sevabı, Kış Müminin Baharıdır
26.12.202531 dk 25 sn
08.12.2000 - Ramazan, Sıcak Günlerde Oruç, Tevhidi Yaymak
14.03.202531 dk 1 sn
12.12.1997 - Şabanın Ortası, Peygamber Efendimizin Sıfatları, Cehennem
30.01.202630 dk 47 sn
05.09.1997 - Yardımlaşmak, Tasavvufun Çeşitli Yolları
17.01.202532 dk 56 sn
31.12.1999 - Ramazan, İlmin Önemi, Takva, Mümin Kardeşini Sevindirmek
24.11.202343 dk 20 sn
29.12.1995 - Rasulullahın Rüyası, Seher Vakti, Teheccüd, Hz. Ebubekir, Rüya Tabiri, Hz. Aişenin Rüyası
24.11.202328 dk 49 sn
29.09.1995 - Dört Çeşit Göz Hakkında Bilgiler
02.10.202628 dk 39 sn
28.10.1994 - Nefsini Küçültmek, Mütevazı Olmak, Malını Hayra Vermek, Sözünü Tutmak, Müslümanın Özellikleri
14.11.202530 dk
27.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri Ve Ona Tabi Olmak
14.09.202447 dk 8 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Muharrem Oruçları, Aşurede Olan Olaylar, Yılı Oruçla Kapatıp Oruçla Açmak
12.06.202621 dk 56 sn
25.09.1998 - İlimle Meşgul Olmak, Dini Ögrenmek, Fakih Olmak
24.11.202325 dk 49 sn
24.10.1997 - Meleklerin Dua Ettiği Üç Zümre, Alim, Cömert, Zalim, Aşikare, Günahkar, Bidatçi
24.11.202318 dk 28 sn
23.08.1996 - İçkinin Kötülüğü, İlim Öğrenmek, Genç Yaşta Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
24.11.202342 dk 36 sn
22.11.1996 - Miraçtan Önce, Helal Kazanç, Ailenin İhtiyaçlarını Görmek
24.11.202342 dk 7 sn
22.07.1994 - Cemaat Sevabı, Nefsi Yenmek, Tasavvuf, Allah'ın Emirlerine Uymak, Nefs Terbiyesi, Kulluk
24.11.202328 dk 53 sn
21.05.1999 - Önce Allahın Kitabını Öğrenmek, Kuranın Öğrenilmesi, Fetih Haftası
24.11.202352 dk 2 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Hususlar
11.04.202524 dk 43 sn
19.01.2001 - Dua Edenin Eli Boş Kalmaz, Allah Verdiği Nimeti Görmek İster, Peygamber Efendimizin Merhameti
24.11.202331 dk 41 sn
18.12.1998 - Şabanın Son Günleri, Oruç İle İlgili Hadisler, Ramazan Geliyor
24.11.202329 dk 23 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesi
24.11.202328 dk 10 sn
10.04.1998 - Kurban Bayramı 4. Gün, Mekkeden Ayrılmadan Veda Tavafı, Haccın Muhteşemliği
24.11.202333 dk 15 sn
10.02.1995 - İlk On Gün, Ramazan
24.11.202342 dk 9 sn
09.08.1996 - Doğanın Korunmasına Verilen Önem, Ateş, Peygamberimizin Fakihliği, Salatu Selam Getirmek, Selamın Önemi
24.11.202334 dk 39 sn
09.05.1997 - 1 Muharrem 1418, Hicri Yılbaşı, Hicri Yıl İlk Günü
16.06.202630 dk 24 sn
08.01.1999 - Kadir Gecesinin Önemi
13.03.202630 dk 13 sn
07.04.2000 - Hicri yıl
24.11.202334 dk 45 sn
04.04.1997 - Zilhicce ve Hac Yaklaşıyor, Evi İbadetle Şenlendirmek, Ecdadın Mirasına Ve Kültürümüze Sahip Çıkmak, Küçük Yaşta Eğitim
08.05.202627 dk 26 sn
03.04.1998 - Hac Günleri, Zilhiccenin İlk Günü, Arife, Hicret, Günahlardan Uzak Durmak, Kurban Bayram öncesi
24.11.202335 dk 47 sn
18.02.2000 - Kuranın Önemi, Kuran Öğrenmenin Önemi
02.08.202431 dk
27.12.1996 - Şaban Ayı, Oruç ve Allahın Rızasını Gözetmek
07.02.202523 dk 26 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması, Allah
10.02.202320 dk 21 sn
21.07.1995 - Sabır ve Şükür, Kurana İtaat Mükafatları, Cennete Dört Vesile
13.09.202225 dk 30 sn
24.11.2000 - Orucun Faziletleri ve İncelikleri
06.02.202624 dk 35 sn
13.12.1996 - Şaban Ayı, Sünnet Yolu, Dünyayı Terketmek, Ramazana Hazırlık, Salavat
31.01.202535 dk 31 sn
13.08.1999 - Gazilerin Önemi, Müslümanın Güçlü Olması,Tefekkür
01.02.202244 dk 27 sn
10.09.1999 - Allah Yolunda Yürümek, İlimsiz Fetva Vermek
01.02.202251 dk 8 sn
09.07.1999 - Kurtuluş İslamda, Peygamber Efendimizin Şefaati, Salih İnsanların Azalması, İlim
01.02.202251 dk 17 sn
08.10.1999 - Medinenin Önemi,Tarihi, Sadaka, Tevhidin Önemi
01.02.202253 dk 50 sn
07.05.1999 - Oruç, Namaz, Gusül, İlmihal Bilgisi
01.02.202233 dk 27 sn
09.12.1994 - Recep, Şaban ve Ramazanın Önemi, Tevbede Acele Etmek, İnancın Doğru Olması
03.01.202530 dk 19 sn
27.01.1995 - Dünyanın Faniliği, Kabir Hayatı, Asi Olmamak, İbadet ve Taat Etmek, Şükredici Olmak
09.10.202633 dk 23 sn
19.12.1996 - Şaban Ayındayız, Allahın Lütfuna, Kaderine, Rızka Rıza
23.01.202621 dk 23 sn
28.11.1997 - İmanı Korumak, Müslümanın Hali, Recep Ayının Son Günleri
16.01.202635 dk 29 sn
06.12.1996 - Tevbe Etmek, Gönlü Allah ile Olmak, Ramazana Hazırlık
05.03.202133 dk 49 sn
24.11.1995 - Recep Ayına Girerken Dua, Recebin ve Üç Ayların İçerisindeki Kandil Geceleri
12.01.202421 dk 21 sn
07.10.1994 - Müminlerin Güzel Özellikleri, Emin Olmak, Ahir Zaman
31.10.202529 dk 10 sn
22.05.1998 - Dilin Önemi, Haktan Yana Olmak, Uzun Ömürlü Müminin Değeri
25.12.202031 dk 33 sn
17.02.1999 - Müslümanlara Yardım, Dua
18.12.202037 dk 41 sn
20.10.2000 - Dünya ve Ahiret İçin Çalışmak, Hastanın Duası
20.11.202013 dk 6 sn
01.12.2000 - Ramazanda Verilen Beş Şey, Orucun Faziletleri
31.03.202330 dk 14 sn
01.03.1996 - Ramazan Sonrası Şevval
04.04.202536 dk 9 sn
31.12.1997 - Ramazanın İlk Günleri
08.05.202036 dk 8 sn
26.12.1997 - Ramazan Öncesi Yapılması Gerekenler
01.04.202235 dk 10 sn
24.12.1998 - Oruçlunun Duası
08.05.202030 dk 31 sn
24.02.1995 - Ramazandan Sonra Halimizi Muhafaza Etmek
08.05.202027 dk 42 sn
24.01.1997 - Allah Rızası, Ramazandan Sonraki Halimiz, Ayet el-Kürsi, Keramet
08.05.202038 dk 42 sn
22.12.2000 - İlmin Önemi, Kadir Gecesi Temennileri
08.05.202043 dk 54 sn
22.01.1999 - Ramazandan Sonra, Şevval Orucu, Kurban Arifesi, Nafile Oruçlar
03.04.202644 dk
21.02.1997 - İnsanların Hayırlısı, Ramazanda Zekat, Ayet-el Kürsi
12.09.202540 dk 15 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Şeyler
28.04.202328 dk 12 sn
17.03.1994 - Ramazan Bayramı Sonrası, Zikir, Şükür, Eş Seçiminin Önemi, Arkadaş
27.03.202625 dk 4 sn
16.01.1998 - Ramazanda İtikafa Girmenin Sevabı
06.03.202625 dk 28 sn
11.02.1994 - Ramazanın Fazileti
21.02.202525 dk 17 sn
10.12.1999 - Ramazan, Orucun Mükafatı, Orucun Sevabını Götürecek Olanlar
08.05.202035 dk 59 sn
10.01.1997 - Ramazanın İlk Günü, Ramazanda Sevaplar, Tavsiyeler
08.05.202029 dk 58 sn
09.02.1996 - Ramazanda Mukabele, Zekat
08.05.202026 dk 19 sn
09.01.1998 - Ramazan Gufran Ayıdır, Kuran Ayıdır
08.05.202033 dk 24 sn
03.01.1997 - Ramazan Ayetleri
13.02.202627 dk 17 sn
02.02.1996 - Ramazanın İlk Haftası
08.05.202027 dk 53 sn
02.01.1998 - Ramazanın Faziletleri, Teravih, Kadir Gecesi
22.03.202433 dk 17 sn
12.03.1999 - İtikafın Sevabı, Allahı Zikretmek, Çocuklar Arasında Adalet, Miras, Koca ve Anne Hakkı
22.04.202233 dk 3 sn
31.01.1997 - Aşrul Evahir, Ramazanın Son On Günü, Kadir Gecesini Değerlendirmek
03.12.201935 dk 24 sn
03.02.1995 - Ramazanın İlk Haftası, Ramazanı Değerlendirmek
20.02.202624 dk 6 sn
07.02.1997 - Ramazanın Son Cuması ve Bayram, Niyetin Önemi, Allah Yolunda Para Harcamak
28.03.202535 dk 46 sn
07.01.2000 - Ramazanın Son Günleri, Veda
02.12.201924 dk 43 sn
06.02.1998 - Kulun Vazifesi, Kuranın Anlaşılması, Ramazandaki İyi Halin Devam Etmesi
02.12.201945 dk 8 sn
13.11.1998 - Miraç Kandili
02.12.201931 dk 52 sn
14.11.1997 - Mehmed Zahid Kotku, Gerçek Akıllı İnsan, Nefsi Terbiye Etmek, Evliyaların Anılması
03.09.202130 dk 45 sn
06.12.1996 - Şaban, Miraç Kandili Öncesi, Ramazana Hazırlık
09.01.202634 dk 12 sn
05.07.1998 - Mevlid Kandili Sohbeti
02.12.201943 dk 52 sn
05.01.1996 - Berat Kandili, Günahları Affedilmeyecek Kişiler, Berat Gecesinde Yapılması Gerekenler
23.02.202428 dk 39 sn
26.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimiz
02.12.201957 dk 46 sn
19.01.1996 - Berat Kandili, Ramazana Yaklaşırken Dikkat Edilecekler
25.03.202133 dk 57 sn
15.12.2000 - Kadir Gecesi, Şehitler, Sıddıklar, Tervaih
02.12.201931 dk 6 sn
15.10.1999 - Dua, Salavat, Doğru Söz Söylemek, Sıla-i Rahim
02.12.201932 dk 5 sn
15.01.1999 - Kadir Gecesi Geçti, Ramazanda Zekat ve Fitre Vermek
02.12.201927 dk 5 sn
02.06.1995 - Hicri Yıl ve Aşure Günü Orucu, Hicri Yıl Girdi
19.06.202632 dk 52 sn
01.05.1998 - Hicri Yılbaşı, Oruç Tutmak, Müslümanlara Düşen Toplumsal Görevler
06.08.202127 dk 29 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Aşurede Olan Olaylar, Hicri Yılda Oruç Tutmak
14.07.202325 dk 40 sn
17.05.1996 - Yarın Hicri Yıl, Hilali Gözlemlemek, Müslümanlara Düşen Vazifeler
29.07.202234 dk 36 sn
16.05.1997 - Muharrem, Aşure Günün Önemi, Orucunun Fazileti, Muharremde Neler Yapılmalı
04.07.202528 dk 9 sn
14.04.2000 - Aşure Gününde Oruç, Alışveriş Yapmak
28.08.202025 dk 54 sn
04.04.1997 - Hac Yaklaşıyor, Kültürümüze Sahip Çıkmak, İyi Niyet
16.06.202328 dk 37 sn
03.06.1994 - Hac Sonrası, İnanç, İmanın Özelliği
23.07.202122 dk 4 sn
02.04.1999 - Hacdan Dönüşler, Lebbeyk Demek, İlim Öğrenmek, Eşe ve Çocuğa İkram Sadakadır
13.06.202530 dk 25 sn
27.05.1994 - Haccın Önemi, Alimin Abide Üstünlüğü, Cumanın Faziletleri
02.12.201920 dk 25 sn
26.04.1996 - Hac Hadisleri, Zekat, Hacıların Duası, Arefe Orucu
22.05.202633 dk 39 sn
26.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü, Arefe ve Aşure Orucu, Bayram Günü
07.06.202420 dk 31 sn
25.04.1997 - Haccın Muhteşemliği, Hacdan Sonra, Şehit Mertebeleri
02.12.201936 dk 39 sn
19.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü
15.05.202622 dk 50 sn
18.07.1997 - Hac, Müslümanlar, Tefekkür
02.12.201946 dk 7 sn
17.04.1998 - Haccın Önemi, Ziyaret Edilecek Mescitler, Toplumsal Durumlar
31.05.202429 dk 54 sn
17.03.2000 - Kurban Bayramı, Bayram Gecelerinin İhyası
02.12.201930 dk 1 sn
13.03.1998 - Kurban ve Arife Orucu, Cemaatle Namaz, Nafile Oruçlar
30.05.202533 dk 55 sn
12.04.1996 - Hacda Sabırlı Olmak, İyi Niyetin Kıymeti
02.12.201932 dk 5 sn
12.02.1999 - Oruç Tutmak, Her Sene Hacca Gitmek
02.12.201946 dk 39 sn
11.04.1997 - Mescid-i Haram Ziyareti, Seher Vakti İbadet
16.07.202136 dk 35 sn
29.05.1998 - İstanbul
02.12.201941 dk 53 sn
11.06.1999 - İstanbul'un Fethinden Sonra, Romanın Fethi, Subanallah Demek, Deccal
02.12.201945 dk 45 sn
17.01.1997 - Evliyaların Önemi
02.12.201936 dk 47 sn
30.01.1998 - Ramazan Bayramı, Ramazandan Sonra İbadetlere Devam Etmek
20.03.202632 dk 59 sn
29.12.2000 - Ramazan Bayramı, Ramazan Sonrası Durum, Alimlerin Önemi
12.04.202439 dk
23.02.1996 - Ramazan Bayramının Son Günü
02.12.201937 dk 56 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Salatu Selam, Ziyaret Etmek, Sadaka Vermek
29.05.202629 dk 26 sn
26.01.2001 - Kabir, Kıyamet Alametleri, Müslümanca Yaşamak
02.12.201936 dk 41 sn
19.01.2001 - Allahın Sevdiği Haller, Hakla İyi Geçinmek
05.05.202332 dk 49 sn
05.01.2001 - Gerçek İman ve Tezahürleri, İman ve Namaz , Allah Sevgisi
29.11.202436 dk 49 sn
02.02.2001 - Ahiretin Hayrı, Dünyanın Geçiciliği, Peygamber Efendimiz
07.08.202642 dk 43 sn
30.06.2000 - Sabır ve Takva, Allah
02.12.201926 dk 6 sn
28.07.2000 - Allah'ın Sevdiği ve Kızdığı İşler,Tevbekâr Genç Günahkar Yaşlı,Cuma Gününde Yapılacaklar
02.12.201930 dk 54 sn
28.04.2000 - Hasta Ziyareti, Belalara Sabır, Rıza, Müslümana Yardım
02.12.201937 dk 42 sn
28.01.2000 - Gaziye Yardım Etmek, Mescid Yapmak, Müslümana Yardım Etmek
02.12.201927 dk 50 sn
27.10.2000 - Kardeşini Kendisine Tercih Etmek, Haksız Kazanç, Ölümden İbret Alın
02.12.201930 dk 43 sn
26.05.2000 - İlim ve Alimin Önemi, Alimin Vefatı
02.12.201936 dk 29 sn
25.08.2000 - Fitne Zamanında Güzel Kulluk, Sünnete Sarılmanın Karşılığı
09.05.202529 dk 18 sn
25.02.2000 - Allah Bir Kavmin Hayrını İsterse Alimleri Çogaltır, İyi ve Kötü Kavimler, Misafirin Önemi
02.12.201922 dk 31 sn
21.07.2000 - Salih Amellere Koşmak, Gece Karanlığı Gibi Fitneler Olması
02.12.201925 dk 39 sn
21.04.2000 - Nefse Uymak, Allah Rızası İçin Öfkelenmek, Allah Rızası İçin Yaşamak
02.12.201943 dk 7 sn
21.01.2000 - Gaziye Yardımcı Olmak, Şehide Mükafat
02.12.201930 dk 33 sn
20.07.2000 - Fitne Zamanı Hayırlı Amellere Sarılmak, Toplum Ahlakı, Sadaka, Zekat, Buğz Etmek
02.12.201928 dk 58 sn
19.05.2000 - Peygamber Efendimizin Saçını Ağartan Sûreler, Şehidler
02.12.201924 dk 55 sn
18.08.2000 - İyiliği Hor Görmemek, İmanın Tadı, Munakasa, Cennet, Cehennem
02.12.201918 dk 9 sn
17.11.2000 - Allahı Zikretmek, Ölümü Düşünmek
17.11.202335 dk 33 sn
14.07.2000 - Anne Babasının İhtiyacını Görmek, Allah İçin Sevmek, Zahidin Özellikleri
02.12.201940 dk 58 sn
14.01.2000 - Deccal, Kehf Sûresi, Hz.İsâ
02.12.201932 dk 45 sn
12.05.2000 - Emanet, Doğruluk, Komşu, Sadaka, Vakıf, Lanetleme, İçki
02.12.201927 dk 2 sn
11.08.2000 - İnsanı Cennete Götüren Ameller, Selam, Gece Namazı, İyi Geçim, Sıla-i Rahim, İlim Öğrenmek, Takva
02.12.201945 dk 51 sn
11.02.2000 - Bela, Hasta Ziyareti, Musibete Uğrayan Kimse, Müslümanın Yardımına Koşmak
02.12.201927 dk 46 sn
10.11.2000 - Cömertlik, Allah Rızası İçin Şehit Olmak
02.12.201934 dk 53 sn
09.06.2000 - Peygamber Efendimizin Soyu, Asaleti, Son Peygamberliği, Makam-ı Mahmud
13.09.202443 dk 7 sn
07.07.2000 - Aktarırken Yalnış Aktarmak, Allahın Gazabı
02.12.201925 dk 32 sn
07.04.2000 - Kalplerin Pası, Veli Kullar, Riya, Pazartesi ve Perşembenin Fazileti
02.12.201929 dk 33 sn
06.10.2000 - Dinini Öğrenmek, Ahir Zamanda Belâların Gelmesi, Dinden Çıkan Alim
02.12.201933 dk 38 sn
04.08.2000 - Zenginlerin Hali, Fakirin Hakkı, Kötü Alimler
02.12.201928 dk 26 sn
04.02.2000 - Hakkı Söylemek, Alimlerin Susması, Mümine Belaların Gelmesi
02.12.201925 dk 39 sn
03.11.2000 - Kimseye Yük Olmamak, Zikrin Kıymetli Olduğu Zamanlar, Kuran-ı Kerim
22.11.202429 dk 24 sn
03.03.2000 - Salavat, Müminler, Cennet, Yahudiler
02.12.201929 dk 6 sn
02.06.2000 - Tefekkür, Amel Niyet ve Sünnete Uygunluk
02.12.201936 dk 21 sn
01.09.2000 - Günahkar Uyarma, Yöneticilerin Veballeri, Ölümden Sonra Pişmanlık
02.12.201927 dk 34 sn
01.10.1999 - Namaz Vaktinde Nida Eden Melek, Sabır Göstermek
02.12.201941 dk 18 sn
30.04.1999 - Müslümanın Temiz Olması, Melekler, Hocaya ve Öğrenciye Saygı
02.12.201939 dk 22 sn
29.10.1999 - Peygamber Efendimizi Görmek İstemek, Allah Sevgisi ve Merhamet, İslamı Yaymak, Sadaka ve Dua, Cennet Ehli
02.12.201924 dk 39 sn
29.01.1999 - Allahın Rızasını Gözetmek, Müslüman Akıllı Olmalı, İslama Hizmet
08.12.202337 dk 57 sn
28.05.1999 - İslamın Küfre Galip Gelmesi, Zaferler, İslamın Yayılması Yeni Fetihler
02.12.201930 dk 16 sn
26.11.1999 - Büyük Konuşmak, İnşallah Demek, Edep, Yasin Suresi
07.07.202340 dk 39 sn
26.02.1999 - Allahın Sevdiği Davranışlar, Namazı Kabul Olanlar, Kulluğu Güzel Yapmak
02.12.201955 dk 31 sn
25.06.1999 - Bidatçiye Hürmet, İdarecilerin Vasıfları, Merhamet Etmek
02.12.201931 dk 43 sn
24.09.1999 - Mazlumun Duası, Günahlar, Kötü Arkadaş
02.12.201937 dk 8 sn
23.07.1999 - Mağfiret İstemek, Tevbe, İman Kıymeti, Allah
02.12.201934 dk 34 sn
23.04.1999 - Kurana Bağlılık, Sadaka, Yardımlaşma, Anne Babayı Hoşnut Etmek, Birlik ve Beraberlik
30.08.202434 dk 44 sn
22.10.1999 - Ölüm Sonrası
02.12.201940 dk
20.08.1999 - Zikirin Faydaları, Tatil,Kuran Kursu, Fakih Olmak
02.12.201934 dk 14 sn
19.11.1999 - Kabir Ehline Yapılacaklar, Ahde Vefa, Haramdan Sadaka Vermek, Tevbe Etmek
25.07.202529 dk 41 sn
18.06.1999 - Şehit Olmak, Ayetel Kürsi ve İhlas Suresinin Faziletleri
02.12.201935 dk 14 sn
17.09.1999 - Adaletli Hükmetmek, Amel-i Salihada Acele Etmek, Deccal
02.12.201926 dk 35 sn
16.07.1999 - Allah ve Resulune İtaat, Yöneticiler, Zikir Ehli
02.12.201945 dk 18 sn
14.05.1999 - Adaletli Olmak, Cehennem, Çocuk ve Eş İmtihanımız, Adaletli Olmak
02.12.201934 dk 31 sn
06.08.1999 - Gaziye Yardımcı Olmak, Müslümana Yardımcı Olmak
02.12.201932 dk 33 sn
04.06.1999 - İlim Talep Etmek, İlmin Sadakası, Ganimet Malı
02.12.201938 dk 53 sn
03.09.1999 - Zikirin Faydası, Abdest, Fakih Olmak
02.12.201942 dk 6 sn
02.07.1999 - Peygamber Efendimizine İman, İslam Olmak, Hicret
15.08.202532 dk 12 sn
27.02.1998 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek
04.06.202124 dk 30 sn
26.06.1998 - Helal Kazanç, İhtiyacını Görmek, Darlıktan Sonra Kurtuluş, İkram Etmek
26.06.202633 dk 37 sn
20.11.1998 - Ahir Zaman Haramdan Mal Kazanmak, Müslümanın Arıya Benzemesi
02.12.201928 dk 5 sn
20.03.1998 - Cennet Ehline İkramlar ve Alimin Önemi, Allahu Teala
22.10.202120 dk 44 sn
19.06.1998 - Dünyanın Kıymetsizliği, Afiyet İstemek, Zikir
02.12.201942 dk 59 sn
15.05.1998 - Belaların Gelmesi ve Sebebleri, Lailaheillallah Demek, Kardeşinin İhtiyaçlarını Görmek
02.12.201947 dk 19 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması
02.12.201939 dk 22 sn
12.06.1998 - Toplum Hayatının Önemi
28.06.202441 dk 23 sn
11.12.1998 - Mescid Yaptırmak, Meleklerin Girmedikleri Evler, Ömürün Kıymeti
02.12.201933 dk 51 sn
08.05.1998 - Hesap Yapmak, Dünya Müslümanları, Batıl Din, Doğru İnanç, Çanakkale Savaşı
02.12.201927 dk 14 sn
07.08.1998 - Müslümanların İşleriyle İlgilenmek, Edepsiz Olanlar, Tevbe Etmek
02.12.201942 dk 10 sn
06.11.1998 - Helal Kazanç, Doğru Arkadaş Edinmek, Sağlam Dostluklar, Sünnete Sarılmak
10.11.202339 dk 14 sn
06.03.1998 - Cuma Namazının Önemi, Diğer Ülkelerdeki Rahatlık
02.12.201925 dk 32 sn
05.06.1998 - Estagfirullah, Zikir, Musibetler Karşısındaki Haller
05.11.202138 dk 29 sn
04.12.1998 - Erhamerrahimin Demek, Vefat Haberi Almak, Azrail
02.12.201926 dk 57 sn
03.07.1998 - Allah Sevgisi, Peygamber Efendimizin Doğumu, Salavat Getirmek, Ümmete Hizmet Etmek
05.09.202528 dk 16 sn
31.10.1997 - Tüm İnsanlığa Merhamet, Cömertlik, Cesurluk, Huysuzluk ve Cimrilik
26.09.202527 dk 44 sn
29.08.1997 - Cehennemde Cennette Ebedi Kalmak, İslam
02.12.201941 dk
28.03.1997 - Faiz, Zina
02.12.201929 dk 46 sn
28.02.1997 - Peygamber Efendimize İtaat, Kuran-ı Kerim Okumak, Cennet, Cehennem, Allah
19.09.202534 dk 20 sn
27.06.1997 - Musibetin Sebepleri, Zekatın Önemi, Allah Bir Topluma Gazap Etmişse Bunun İşaretleri
02.12.201945 dk 11 sn
26.09.1997 - Allahın Sevmedikleri, Sevgide ve Buğzda Aşırıya Kaçmak, Mal, Eş ve Evlatla İmtihan, Kalpler Allahın Elinde
02.12.201945 dk 46 sn
25.07.1997 - Mümin Kardeşe Sevgiyle Bakmak, Evde Namaz, Kuranı Anlamak, Sabretmek
03.10.202518 dk 13 sn
23.05.1997 - Gıybet, İftira, Dedikodu, Müslümanın Heybeti
02.12.201929 dk 52 sn
22.08.1997 - Mücahit, Hurafeler, Sıla-ı Rahim Yapmak, Emirlerin, Yöneticilerin Veballeri
02.12.201943 dk 13 sn
21.11.1997 - Zulmetmek, Affetmek, Hidayet, Hamdetmek
02.12.201937 dk 34 sn
21.03.1997 - Amil ile Abid Arasındaki Fark, Tövbe, Zikir
02.12.201931 dk 59 sn
20.06.1997 - Hz. Ali, Kulluk, Dünyaya Rağbet Etmek, Ahiret, Cehennem
02.12.201932 dk 57 sn
19.12.1997 - Doğru İnanç, Allaha İtaat, Rasulullahın Namazı, Nimetlere Şükür, Dünya Müslümanlarını Unutmamak
02.12.201927 dk 2 sn
19.09.1997 - Dili Tutmak, Susulacak ve Konuşulacak Yerler, İlim ile Amil Olmak, Zamanın Kıymetini Bilmek
02.12.201949 dk 54 sn
17.10.1997 - Tevhidin Faziletleri, Doğru İnanç, Temizlik, Müslüman Kardeşine İyilik Etmek
03.07.202628 dk 25 sn
15.08.1997 - Peygamber Efendimiz Özellikleri, Ahlakı, Şefaati, Hanımlarına Davranışı
28.08.202631 dk 52 sn
14.03.1997 - Cahillik, Akıl Zenginliği, Tefekkür, Cennete Giremeyecek Kişiler
02.12.201945 dk 32 sn
14.02.1997 - Aile Eğitimi, Hicret Etmek
02.12.201936 dk 29 sn
12.09.1997 - Anne Babaya İtaat, Allah ve Peygambere İtaat, Allah
02.12.201948 dk 33 sn
11.07.1997- Hayırlı Yardımcılar, İdarecilerin Sorumlulukları, İyi Niyet
02.12.201927 dk 41 sn
10.10.1997 - Amerikadaki İnanç, Tevhid İnancı, Ölümden Sonra Dirilmek
02.12.201934 dk 49 sn
08.08.1997 - Merhamet, Acıma, Emri Maruf Nehyi Münker
02.12.201939 dk 24 sn
07.11.1997 - Bildiğini Uygulamamak, Alimin Önemi, Peygamber Efendimizin Kıyafet Tavsiyleri
02.12.201924 dk 53 sn
07.03.1997 - Alim Olmak, Kabenin Anahtarı, Eman Vermek, Tevbe Etmek
02.12.201930 dk 50 sn
05.12.1997 - Hayat Gayesi, İsraf, Namazın Önemi, Mekke
01.12.202327 dk 31 sn
03.10.1997 - Muhabbet, Hediyeleşme, Misvak, Tevbe, İyi İnsan Olmak
30.10.202626 dk 28 sn
02.05.1997 - Muharreme Yaklaşıyoruz, Alimlerin Çeşitleri ve Kıymeti, Alim Olmaya Çalışmak
02.12.201932 dk 23 sn
01.08.1997 - Müslümanların Sıkıntılarıyla İlgilenmek, Allaha, Rasulüne, İmama, Müslümanlara Samimiyet
02.12.201940 dk 22 sn
01.03.1997 - Alimlerin Önemi ve Üstünlükleri, Çeşitleri
04.08.202333 dk 37 sn
02.08.1996 - Salih Kimseleri Anmak, Sıkıntılar İçin Estağfirullah, Kin Tutmak, Kıskançlık, İbadeti İsteksiz Yapmak
24.07.202627 dk 40 sn
01.11.1996 - Tevbe Etmek, Allah İçin Sevmek, Sevginin Gerekliliği
05.12.202533 dk 13 sn
31.05.1996 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek, Borçluya Mühlet Tanımak, İstiğfar Etmek, La Havle ve La Kuvvete
01.08.202541 dk 41 sn
30.08.1996 - İstihare, İstişare Yapmak, Yolculuk, Tevbe Duası
02.12.201944 dk 35 sn
29.03.1996 - Peygamber Efendimizin Şemaili, Merhameti, Adetleri
02.12.201937 dk 48 sn
28.06.1996 - Allahın Cömert Olması, Alimin Önemi, Cömertliğin Çeşitleri
02.12.201926 dk 56 sn
27.09.1996 - Toplumu Düzeltmek, Azap, Umumi Gelir, Günah İşleyenleri İkaz Etmek
02.12.201937 dk 52 sn
25.10.1996 - İçi Temizlemek, Ahiret İçin Hazırlanmak
08.08.202547 dk 40 sn
23.08.1996 - İlim Öğrenmek, Affedilmek, Genç Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
02.12.201942 dk 20 sn
22.11.1996 - Ticaret, Helal-Haram Kazanç, İlim Talep Etmenin Niyeti, Komşuluk
02.12.201940 dk 39 sn
21.06.1996 - Salavatın Faziletleri, Mütevazi Olmak, Cematin Önemi, Avlanmanın Sakıncaları
02.12.201928 dk 12 sn
19.07.1996 - Özgürlük Anlayışı, Eşler Arası İletişim, Muhabbet, Anne Babanın Çocuguna Bakması
07.08.202032 dk 2 sn
19.04.1996 - Haccın Faziletleri, Hacının Şefaati
01.05.202629 dk 10 sn
18.10.1996 - Kadın ve Erkekte Kıyafet Ölçüsü, İlimin Önemi, Hastalığın Sevabı
02.12.201947 dk 24 sn
15.11.1996 - Recep Ayının Faziletleri, Kuran Okumak, Kalp ve Dil Temizliği
19.12.202527 dk 54 sn
14.06.1996 - İlim Öğrenmek, Hoca ve Talebe
02.12.201923 dk 58 sn
12.07.1996 - Komşuluk Hakkı, Güzel Ahlak, Akıllı İnsan
02.05.202530 dk 3 sn
12.01.1996 - Dünya Kaygısının Nelere Sebep Verdiği, Ahireti Düşünmek
19.07.202428 dk 44 sn
11.10.1996 - İftira Atmak, Evlenmek, Abdestin Fazileti
10.04.202632 dk 41 sn
10.05.1996 - Ahlakı Güzelleştirmek, Evlenmek, Hamileliğin ve Çocuk Büyütmenin Sevabı, Nikah
02.12.201932 dk 23 sn
08.11.1996 - Kabenin O Zamanki İnşaatı, Kabe-i Muazzama
02.12.201928 dk 15 sn
08.03.1996 - Salavat Getirmek, 20 Kişiye Selam Vermek, Ezanı Tekrar Etmek, Cemaate Devam Etmek
25.04.202525 dk 44 sn
07.06.1996 - Peygamber Efendimizin Zühd Sahibi Olması, Rüşvet, Dünyayı Sevmek
17.04.202636 dk 40 sn
06.09.1996 - Hamdetmek, Estagfirullah, Laileheilallah Demek, Allahın Kula Kızmasıyla Kulda Değişen Haller
05.06.202633 dk 41 sn
05.07.1996 - Rahman, Rahim ve Hay Olması, Ellerin Açılıp Dua Edilmesi
02.12.201937 dk 21 sn
04.10.1996 - Mümin Kardeşini Sevindirme, Cennetteki Arazileri İbadetle Mamur Hala Getirme
02.12.201932 dk 10 sn
29.12.1995 - Rüyaların Önemi, Rüyaların Hakikati
02.12.201928 dk 42 sn
27.10.1995 - Zikrin Faydaları, Toplumda İyiliği Yaymak, Topluma Karşı Görevler, Kardeşi Sevindirmek
25.09.202620 dk 52 sn
25.08.1995 - Akra, İlahi Ente Maksudi ve Ridaike Matlubi, Müslümanların Genel Durumu
02.12.201928 dk 53 sn
24.03.1995 - Mazluma Yardım, Müslüman Kardeşliği, Yardım Etmek, Dertlenmek
18.06.202135 dk 11 sn
22.12.1995 - Allahın Kudreti, İslamın Güzelliği
28.11.202534 dk 50 sn
20.01.1995 - Hayır İşlemek, Hayra Vesile Olmak, Şerden Sakınmak
18.09.202635 dk 28 sn
18.08.1995 - Peygamber Efendimizin Şefaati, Merhameti, Paylaşımcı Olmak, Aile Sevgisinin Önemi
02.12.201929 dk 25 sn
17.11.1995 - Allaha ve Resulune Yakın Olmak
02.12.201929 dk 12 sn
16.06.1995 - Okul Yaz Tatilini İyi Değerlendirmek
02.12.201923 dk 2 sn
15.12.1995 - Allaha ve Peygamberimize Kendimizi Sevdirmek, Emanete Riayet
14.08.202632 dk 30 sn
14.04.1995 - Kötü Huyun Ameli Bozması, Hased
02.12.201932 dk 16 sn
13.10.1995 - Karadeniz Gezisi, Cenneti İsteyip Ona Göre Çalışma Yapmak
02.12.201921 dk 19 sn
13.01.1995 - Gönlün Önemi ve Gönül Kırmamaya Dikkat Etmek
04.09.202631 dk 11 sn
10.11.1995 - Mümin Kulların Kaza ve Kader Karşısındaki Tavırları, Mümin Kulların Özellikleri
11.09.202635 dk 54 sn
08.12.1995 - Şaka, Mizah Ölçüsü, Kendisi İçin İstediğini Kardeşi için İstemek
02.12.201934 dk 51 sn
01.12.1995 - Borç Vermenin Sevabı, Sadaka ve Zekatın Önemi
27.02.202631 dk 31 sn
30.12.1994 - Gıybet, Haramlardan Sakınma, İlmiyle Amel Etmek ve Dünyaya Tamah Etmemek
11.10.202423 dk 2 sn
29.04.1994 - İyilik ve Kötülükte Niyetin Önemi, Nefisle Mücadele
02.01.202628 dk 26 sn
26.08.1994 - Allahın Rızasını Kazanmak, Hayırlarda Yarışmak, Nefsi Dizginlemek
31.07.202631 dk 56 sn
25.03.1994 - İlimin Önemi, İlimin Mükafatı, Bahar Ayına Giriyoruz
02.12.201923 dk 35 sn
21.10.1994 - Ölümü Hatırlamak, İbret Almak, Nasihat, Başkasının Ayıbına Bakmamak
07.11.202528 dk 7 sn
19.08.1994 - Peygamber Efendimizin Doğumu ve Vefatı
30.09.202223 dk 35 sn
17.06.1994 - Tatili Değerlendirme
18.07.202519 dk 43 sn
16.12.1994 - Kanaatkar Olmak, Söylenenle Yapılanın Bir Olması, Sadaka Vermek
17.10.202522 dk 26 sn
14.10.1994 - Marifetullah, Arif Olmanın Özellikleri
02.12.201927 dk 40 sn
11.11.1994 - Ahir Zamanda Cahillik, Emri Maruf, Sünnete ve Kurana Sarılmak
02.12.201928 dk 57 sn
10.06.1994 - Allahtan Korkmak, Zenginlik, Adalet, Cimrilik, Kendini Beğenme, Nefsine Uyma, Yemek Yedirme, Selam Verme
23.10.202629 dk 9 sn
08.08.1995 - Peygamber Efendimizin Doğumu, Son Peygamber Oluşu, Peygamberlerden Üstünlüğü
21.08.202640 dk 6 sn
07.04.1995 - Allah Güzeldir Güzeli Sever, Cemalullah, Allah Nimeti Üstünde Görmek İster, Kibir
31.12.202129 dk 20 sn
06.04.1995 - Sabır, Doğru Yol, Mescitleri Doldurmak, Allah İçin Arkadaşlık Yapmak, Seherde İbadet Etmek
16.10.202633 dk 17 sn
03.11.1995 - Yalnızlığın Yararları
05.11.201929 dk 23 sn
06.05.1994 - Rızkın Kesilmesi, Tövbe Etmek, Seher Vaktinde İbadet
21.11.202532 dk 15 sn
05.08.1994 - Allahtan İstemek, Cennet, Her İşte Allahın Rızasını Düşünmek, Cehennemden Korkmak
25.10.201927 dk 16 sn
04.11.1994 - Sahih Kaynakların Önemi, Sahte Din Alimlerine Dikkat, Hak Yolda Olmak Hakkı Söylemek
17.07.202627 dk 35 sn
02.09.1994 - Kalbin Paslanması, Ölümü Düşünmek, Kuran-ı Kerim Okumak
24.10.202526 dk 18 sn
01.07.1994 - Belalara Sabır ve Şükür, 4 Şeyden Sakınmak, Kuran-ı Kerim
08.11.202437 dk 34 sn
31.03.1993 - Günah İşleyeni Engellememek, İyi İşlere Vesile Olmak
12.12.202535 dk 22 sn
24.12.1993 - İlmin ve Alimin Önemi ve İbadetin Anlamı, Yeryüzünün Işıkları, Varisleri
25.10.201928 dk 58 sn
12.11.1993 - Cuma Gününün Faziletleri, Temizlenmek, Camiye Erken Gitmek, Cuma Günü Salavat-ı Şerife Getirmek
25.10.202437 dk 43 sn
09.12.1993 - Hamd Etmek, Allaha Tam Teslimiyet ve İrfan Gözü ile Bakmak
10.07.202624 dk 45 sn
AKRA