İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

31.05.1996 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek, Borçluya Mühlet Tanımak, İstiğfar Etmek, La Havle ve La Kuvvete

31.05.1996 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek, Borçluya Mühlet Tanımak, İstiğfar Etmek, La Havle ve La Kuvvete
Cuma Sohbetleri

31.05.1996 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek, Borçluya Mühlet Tanımak, İstiğfar Etmek, La Havle ve La Kuvvete

01.08.2025
41 dk 41 sn

Cumanız mübarek olsun aziz ve sevgili Akra dinleyicileri. 
Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh.
Bu cuma gününde sizlere insanın afv u mağfiret olmasına sebep olacak iki konudan bahseden iki hadîs-i şerîf, bir de bazı zikirlerin yapılması ile ilgili iki hadîs-i şerîf okumak istiyorum.
Birinci hadîs-i şerîf İbn Abbas radıyallahu anhümâ’dan. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki;

مَنْ أَمْسَكَ بِرِكاَبِ أَخِيهِ الْمُسْلِمِ لاَ يَرْجُوهُ وَلاَ يَخاَفُهُ غُفِرَ لَهُ 
Men emseke bi-rikabi ehîhi’l-müslimi lâ yercûhu ve lâ yehâfuhû ğufira lehû.
İnsanın Allah celle celâluh tarafından afv u mağfiret edilmesi ile ilgili bir konu. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki; 
“Kim müslüman kardeşinin üzengisini tutuverirse.” Lâ yercûhu ve lâ yehâfuhû. “Ne ondan bir şey ümit ettiği için ne de ondan korktuğu için, sadece müslüman kardeşi, Müslümanlık duygusu, yardım olsun diye. Üzengisini tutuverirse.” Ğufira lehû. “Mağfiret olunur. Allah onu mağfiret eyler.”
O zamanlara gidelim, o zamanki sahneleri düşünelim, o zamanki toplumun kullandığı araçları, binekleri düşünelim, yaşam dünyasını göz önüne getirmeye çalışalım. İnsanlar fakirse, ya yaya yürüyorlar veyahut da çeşitli bineklere biniyorlar. Mesela zenginse merkep kullanır. Ucuz bir hayvan, daha zenginse at kullanır. Atın kalitelileri, kıymetlileri, süratlileri, değerlileri vardır veya deveye biner. Ata binerken atın üzerine eğer dediğimiz birtakım şeyler konuluyor. İnsan çıplak atın üzerine binmiyor, ata bağlanmış eğer denilen bir şeye biniliyor. Böylece rahat oturabiliyor. Bu eğer, atın karnından ön bacaklarının arkasından bağlanıyor sağlam bir şekilde, eğerin iki tarafında da ayaklarını sokup bastırabilmesi için üzengi dediğimiz halkaya benzer bir şeyler oluyor, halka gibi. 
Üzengi hem atın üstündeyken ayaklarıyla kuvvet almaya yarıyor, oturuşunu tanzim etmeye hafif ayağa kalkar gibi yapmaya yarıyor ki yarış yapanların üzengiye dayalı, nasıl oturmadan atın üstünde durduklarını belki televizyonlarda seyretmişsinizdir. Hem atın üzerindeyken hem de aşağıdayken atın üstüne binerken işe yarıyor. Atın üzerine binecek kimse eğerin üzengisine halka gibi olan ayak geçirmeye yarayan parçasına ayağını geçiriyor, öbür ayağını bir kuvvetle, çevik bir hareketle zıplayıp atıp, atın üzerinden öbür tarafına geçirince atın eğerine sıçramış, binmiş oluyor. Üzengi halka gibi bir şey sarkıp sallanan bir şey. Sabit bir yeri yok, bağlı olduğu bir yer var. O bağlı olduğu yerin altında sallanıyor. Sallandığı için de insanın ayağını oraya sokması biraz zor olur. Onun için birisinin tutuvermesi, ona yardım babında faydalı bir şey olur. Üzengiyi tutarsa ayağını süvari, ata binecek olan şahıs kolayca üzenginin içine geçirip öbür ayağını hayvanın üzerinden aşırıp eğerin üzerine oturabilir. Şimdi tarihî ve genelde bu günün sporu, binicilik sporu ile ilgili bir şeyi anlatmış olduk. Bunu şu bakımdan anlatıyorum.
Men emseke bi-rikâbi ehîhi’l-müslimi. “Kim müslüman kardeşinin üzengisini tutuverirse” diyor Peygamber Efendimiz. 
Onun için kelimeler anlaşılsın, mesele anlaşılsın diye bu izahatı yaptık. Demek ki bir müslüman atına binmek isterken öteki müslüman kardeşi de onun üzengisini tutmak tarzında bile bir yardımda bulunuverse, küçük bir yardım bu. O yardım etmese o üzengiye er geç ayağını sokacak. Biraz sallanır, tutturamaz ama sonunda halkanın içine ayağını sokar, üzenginin içine. Böylece binmeyi gene başarır. Tek başına da başarır. Her zaman insanın yanında yardımcısı olmaz ama birisinin üzengiyi tutuvermesi kolaylık olur. Çok basit bir şey, çok önemli bir şey değil. Ama biraz da tevazu. Ata binen insana hürmeti sevgiyi ifade ediyor. Üzengiyi tutan insanın da tevazuunu gösteriyor. Ötekisine yardımcı durumunda oluyor. Seyis, hizmetçi gibi oluyor onun tevazuu iyi niyetli mânasına geliyor. Bu nihayet iki müslüman arasında küçük bir yardımdır, sevgiye, ilgiye dayanan bir davranıştır. Peygamber Efendimiz bunu anlatmak istiyor.
Ehîhi, diyor kardeşlik. Kardeşlik iki şey anlaşılabilir. Bir anneden babadan kardeş. Anneden babadan kardeş olunca yardım edecek. 
Neden? 
Ya abisidir yardım eder, küçüğüne şefkat gösterdiği için yardım eder. Ya da kardeşidir, büyüğü ata biniyor hürmeten ona yardım eder. Ya sevgiden ya hürmetten, saygıdan kaynaklanan bir yardım olacak, kardeş ise. Ama kardeş değil ise lalettayin bir insan ise o da onun müslüman kardeşi. Ehîhi müslimi. “Dinde, aynı inanca bağlı insanlar olarak Allah’ın birliğine inanmış şirkten, küfürden uzak insan olarak bütün müslümanlar birbiriyle itikat yönünden, inanç yönünden aynı oldukları için Allah onları kardeş ettiğini  Kur’ân-ı Kerîm’de beyan ediyor.
 إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ 
İnneme’l-mü’minûne ihvetün.  “Bütün müslümanlar ancak ve ancak birbirleriyle kardeştir.” 
Sadece kardeştir. Başka bir sıfat ile anılmasına lüzum yoktur. Sadece ve sadece kardeştir diye duyuruluyor. O bakımdan bu çok önemli bir husus. Allah’a inanan, Kur’an’a inanan insanlar, Peygamber-i Zîşanımız’ın Peygamberliğine bağlı, ona saygı duyan insanlar hepsi birbiriyle aynı inancın verdiği kuvvetli bir kardeşlikle kardeştirler. Allah kardeş yapmıştır. Bu kardeşlik kan kardeşliğinden de öne geçer. Eğer kan kardeşi ana baba bir kardeşi müslüman değilse. O zaman müslüman kardeşi daha önde olur. Ama anne baba bir kardeşi aynı zamanda müslümansa hem kandan kardeşlik hem imandan kardeşlik olarak o daha kuvvetli oluyor. Burada Peygamber Efendimiz anlatmak istiyor ki kendisiyle bir akrabalık bağı olmayan bir müslüman aynı toplumda yaşadıkları mü’min kardeşlerinden birisi layettayin birisi küçük veya büyük: 
Men emseke bi-rikâbi ehîhi’l-müslimi. “Kim müslüman bir kardeşinin üzengisini tutuverirse.” 
Ne diye?
 Ayağını kolay geçirsin de ata kolay binsin diye. 
İnsan birisine bu yardımı yaparken çeşitli sebeplerden yapar. Yağcılık, dalkavukçuluk için yapabilir. Gideyim şuna biraz yardım edeyim de bana bahşiş versin veyahut beni sevsin veya ben onun gözüne gireyim de o da benim işimi görsün veya bana bir memuriyet versin, bir iş versin. Yağcılık ve onun gözüne girmek, yaranmak için yapılır veyahut da adam şiddetlidir, kuvvetlidir, avânesi vardır, ağadır, validir, komutandır, emirdir korkar. Yardım etmesen, “Gel bakayım buraya, sen bana niye yardım etmedin, niye uzaktan bakıyorsun?” Şırak bir kamçı vurabilir mesela, böyle bir zalim insan düşünelim. Öylelerinden de korkar. Bir müslüman kardeşinin üzengisini ondan bir şey ummadığı ve ondan korkmadığı halde tutuverirse, iki ihtimali de Peygamber Efendimiz bertaraf ediyor. Bir şey umduğu için, dalkavukluğundan değil, kendisinden korktuğu için de değil. Aman başımıza bir bela gelmesin diye değil, bela kabilinden şunun üzengisini tutuvereyim de şerrinden kurtulayım gibi bir durum yok. Korkmuyor da, bir şey de ummuyor. 
O zaman ne kalıyor?
İhlâsla, hâlisâne, muhlisâne sadece kardeşlikten, sevgiden doğan, imandan gelen bir yakınlıktan dolayı ona yardımcı oluvermek. Bu bir misaldir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz etrafındakileri eğitirken, terbiye ederken onlara İslâm’ı, imanı öğretirken, Allah’ın rızasının yollarını anlatırken bugün eğitimin, çocuk eğitiminin, talimin, terbiyenin, pedagoji diyorlar ya çocuk eğitimine de, küçük bir çocuğun eğitimi veyahut halkın eğitimi, herkesin, büyük küçük insanların eğitiminde çok güzel ibret almamız gereken usûller kullanılırdı.
 Bu eğitim usullerinde hepimizin bildiği hususlar misal vererek, örnek göstererek anlatmak daha kolay anlamayı sağlar. Misali verdiniz mi misal bir şeyin öğretilmesinde kolaylıktır. O misali söylediğiniz zaman, “Tamam, şimdi anladım.” der anlayamamış insan bile. Peygamber Efendimiz etrafındaki toplumu eğitmek için misallerle onların gözünün önüne anlayabilecekleri sahneleri koyarak, hemen kavrayabilecekleri şeylerden bahsederek meseleleri anlatırdı. Bu da onun güzel bir misali. Günlük hayatın bir tablosu. Hemen gözümüzün önüne geliyor. Birisi atına binecek, ötekisi onun üzengisini tutuveriyor. Çok kolay anlaşılan bir şey. Bu üzengiyi tutmakta insan çeşitli duygular taşıyabilir. Onları da sıralıyor Peygamber Efendimiz; bir şey ummuyor, dalkavukluk, yaramazlık değil, korkmuyor. 
O geriye zaman ne kalıyor?
Sadece ve sadece sevgi kalıyor. İslâm kardeşliği kalıyor, yardım duygusu, müslümanın müslümanla yardımlaşması, tevazuu gibi güzel duygular kalıyor. Böyle güzel duygularla bir müslüman bir müslümanın sadece üzengisini tutuverir, küçük bir olay. Bir dakika içinde olup bitiveren bir olay. Günlük hayatımızın bin bir tane olayı arasında küçücük bir detay, teferruat bu. 
Ama Peygamber Efendimiz ne buyuruyor?
Ğufire lehû. “Mağfiret olunur.” 
Allah tarafından afv u mağfiret olunur o müslüman. 
Peygamber Efendimiz’in hadîs-i şerîflerinden biliyoruz ki Allah bir insanı bazen böyle bir hareketinden dolayı da mağfiret eder, cennetine sokar. Belli olmaz, küçük bir detaydan dolayı. Allah sever de Allah’a hoş gelirse afv u mağfiret ediverir. Demek ki biz küçük detayları dahi ihmal etmemeliyiz. Küçük bir detaydan dolayı insan Allah’ın mağfiretine mazhar olabildiği gibi kendisinin küçük, detay, teferruat sandığı bir edepsizce hareketten, sözden, şakadan, muziplikten, edepsilikten dolayı da cehenneme ayağı kayar, yuvarlanır gider. Bu hususta da hadîs-i şerîfler var. 
Bunlar bize neyi gösteriyor? 
Daima edebi muhafaza etmemiz gerektiğini, detayları bile düşünmemizi. Ana fikri aklımızdan hiç gitmeyecek. 
Bizim ana fikrimiz ne?
İlâhî ente maksûdî ve rızâke matlûbî. 
Bizim temelli bir ana duygumuz bu. 
“Yâ Rabbi! Benim maksudum sensin ve ben senin rızanı kazanmak istiyorum.” 
Ama hayatımdaki ana hedefim, gayem bu. Ben senin rızanı kazanmak istiyorum. Yeter ki sen benden razı ol, yeter ki “Allah razı olsun.” desinler de sen de benden razı ol. Bizim hayatta ana hedefimiz bu. Allah’ın rızasını kazanmak. İşte bu rızayı kazanmak için pür dikkat yaşamak zorundayız. Onun için tasavvufî yolumuzda bir temel prensip var. Zaman zaman söylüyorum. Aslında bu temel prensipleri uzun uzun anlatmamız lazım ki bu temel esaslar, kaideler, prensipler iyice bilinsin, insanlar teferruatta boğulup da ana fikri kaybetmesin. Bu çok önemli. 
Bizim temel fikrimiz nedir? Bize büyüklerimizin nasihati tasavvuf yolunda, mânevî terbiye yolunda, çok dikkat etmemiz gereken kaidelerden birisi nedir?
Farsça bir terim ile ifade edilmiş bunlar tasavvufî yolumuzda. 
Hûş der dem prensibi. Hûş, şuur demek. Der dem, yani demde, nefes alırken verirken şuur, hiçbir zaman gafil olmayacak mü'min, derviş veya sûfî hiç gafil olmayacak, hiç uyuklamayacak, hiç gaflete düşmeyecek, hiç kendisini kapıp koyuvermeyecek, salıvermeyecek, daima pür dikkatli olacak, uyanık olacak. 
Hangi konuda pür dikkatli olacak? 
Allah’ın rızasını kazanmak konusunda. Allah’ın rızasını kazanmak da iki yoldan oluyor. 
Bir, Allah’ın sevdiği işleri yapmakla oluyor.
İki, Allah’ın sevmediği işleri yapmamakla. Onlardan dikkatle kaçınmakla oluyor. 
Allah’ın sevmediği sözü söylemeyecek, Allah’ın istemediği günahı işlemeyecek, Allah’ın sevmediği zulmü yapmayacak, Allah’ın sevmediği her şeyi yapmamaya dikkat edecek. Günahları, kötülükleri yapmamaya dikkat edecek, iyilikleri de yapmayı kaçırmamaya gayret edecek. İşte bu bir şuur gerektiriyor. Bizim büyüklerimiz diyorlar ki;
“Bak iyi müslüman, Allah’ın sevgili kulu olmak istiyorsan pür dikkatli olacaksın, dikkatli yaşayacaksın, savruk olmayacaksın, dikkatsiz, dağınık, derbeder olmayacaksın. Her zaman şuurlu olacaksın. Nefes alıp verirken dahi Allah’ı düşüneceksin, Allah’ın seni gördüğünü bileceksin, Allah’ın rızasını kazanmak fikrine göre hareket edeceksin, günahlardan kaçınacaksın, sevaplı işleri yapacaksın.”
İşte bu temel prensip içinde biz teferruat gibi görünen şeyi bile kaçırmayacağız, sevaplı ise teferruat gibi görünen bir kötü işi de yapmamaya dikkat edeceğiz, küçük gibi görünse bile. 
Bu hadîs-i şerîfteki bir misal. Mü’min kardeşinin üzengisini tutuveriyor, Allah onu mağfiret ediyor. Allah öyledir, Allah’ın kaidesini hadîs-i şerîflerinden biliyoruz. Hoş gelirse, beğenirse, razı olursa bir hasene bile insanın cennete girmesine sebep olur. Bu hususta büyüklerimizin güzel bir sözü var. Allah kulunu afv u mağfiret etmek, onu rahmetine erdirmek için baha istemiyor. 
“Ver parasını seni affedeyim, sana cenneti vereyim.” 
Baha, bedel, para istemiyor. Rahmetine baha istemiyor. Bahane arıyor. Bir bahane buluyor, afv u mağfiret ediyor. Çünkü Erhamü’r-râhimîn, sonsuz lütfu, nimetleri, merhameti var, çok geniş, bir bahane ediyor, hadi seni bağışladım. Bahane ettiğini anlıyoruz. Mü’minin mü’mini sevip de ona yardımcı olması, tevazu ile üzengisini tutuvermesi onu afv u mağfiret etmesine bahane ediyor. 
“Küçük bir şey ne olacak bundan.”
İnsan sabahtan akşama kadar kazma kürek sallıyor, toprak atıyor, ter döküyor da bir yevmiye alıyor. 
Böyle küçücük bir üzengi tutmaktan mağfiret olup cennete girmek nasıl oluyor? 
Olur, Allahu Teâlâ hazretlerinin kaidesi budur. 
Bu neye benzer? 
Çocuk imtihana giriyor, öğretmeni onu imtihan ederken yazılı veya sözlü birkaç soru soruyor. Bütün kitabın her tarafını anlattırmıyor, anlattıramaz. Çünkü arkada başka çocuklar da var. Anlattırması mümkün değil. “Bir kaç soru anlat.” diyor, cevap verirse “Hadi evladım çık.” diyor, bir not veriyor. Geçmiş oluyor veyahut da bilemezse “Çık evladım.” diyor, sınıfta kalıyor, imtihanı kaybetmiş oluyor. Örnekleme, küçük bir iki misalle onun bilgisini yokluyor, iki üç soru ile sınıfı geçiriyor veya bırakıyor. İmtihanlar umumiyetle böyle olur. 
Allahu Teâlâ hazretleri de bazen bir sorudan, “Tamam, kâfi, çık, seni geçirdim.” demiş oluyor. 
Demek ki mü’min mü’mini sevecek. Bu hadîs-i şerîften çıkan ders bu. Mü’min mü’mine yardımcı olacak küçük bir teferruat bile olsa, üzengisini tutuvermek gibi bile olsa. Bunun mânası büyük. Mü’min çünkü o mü’min kardeşini Allah rızası için seviyor. Bir şey umduğundan değil veya korktuğundan değil, tevazuundan, onu sevdiğinden yapıyor. Tevazu da güzeldir, sevgi de çok güzel bir duygudur. Onun için Allah onu mağfiret ediyor. Demek ki biz afv u mağfiret olmak için çeşitli bahaneler ararız. Bahanelerden birisi de Allah bizi af etsin diye isteriz. Af olunmak için mağfiret olalım diye sadaka veriyoruz, namaz kılıyoruz, hacca gidiyoruz, dua ediyoruz, oruç tutuyoruz. Demek ki bazen böyle şeylerden de afv u mağfiret olabiliyormuş. Birbirimizle iyi geçinmeliyiz. Birbirimize korktuğumuzdan veya bir şey umduğumuzdan değil de sevdiğimizden yardımcı olmaya çalışmalıyız. Çok güzel bir hadis-i şerif. 
İkinci hadis-i şerif: 
Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; 
مَنْ اَنْظَرَ مُعْسِراً اَوْ وَضَعَ عَنْهُ اَظَلَّهُ الله فِي ظِلِّهِ يَوْمَ لاَ ظِلَّ اِلاَّ ظَلُّ
Men enzara mu’siren ev vada’a anhü ezallehullâhu fî zıllihî yevme lâ zılle illâ zılluhû.  
Bu da yine bir müslümanın bir başka müslümana küçük bir davranışı, tavrı, muamelesi.
Men enzara mu’siren. 
Mu’sir
, “borçtan sıkışmış insan” demek. Borçlu, borcundan dolayı sıkıntıda olan insan demek. Enzara da zı harfiyle mühlet vermek demek. Bir borçluya, alacaklısı olan insan mühlet verirse baktı ki borçlu kardeşi çok sıkıştı, hadi biraz daha mühlet vereyim. Ödeyemeyecek zavallı, toplayamamış parayı zamanında, veremeyecek. Tamam, bu sevaplı bir harekettir. Alacaklı gelince alacağını almaya haklıdır. Borçlunun da onu vermesi lazımdır ama bütün iyi niyetlere rağmen bazen borçlu parayı toparlayamaz. Fakircik ev almak için para almıştır, almıştır ama o borç aldığı, o parayı ödeyecek bütün gayretine rağmen de aldığı borcu, parayı toparlayamamıştır, kıpkırmızı olur, üzülür, eyvah borcumu ödeyemedim. Bu durumlar olabilir, ticarette, günlük hayatta olur. Böyle sıkışmış bir insana alacaklısı mümkünse borcu ödemez, ödemeyi biraz uzatırsa; 
“Hadi sana iki ay mühlet verdim, iki ay sonra alayım.” derse bir rahatlık olacak. Adam o arada çalışacak, para bulacak, borcunu ödeyecek. Bu ona acımış oluyor. Borçlunun borcunu ötelemiş oluyor. Biraz daha sonra almaya razı olmuş oluyor.
Ev vada’a anhü. 
Vada’a
, an fiiliyle kullanılınca üzerinden kaldırmak mânasına gelir. Vada’a koymak demek olduğu halde üzerinden almak, kaldırmak demek. Kim borçlunun müddetini biraz uzatırsa veyahut kaldırırsa borcu, adam veremiyorsa; 
“Peki bağışladım, hadi verme benim de çok ihtiyacım yok.” deyiverirse, bu da mümkün. 
Alacaklı zengin, durumu müsait, ötekisi fakir, ödemek niyetinde idi ama ödemeye imkânı yok. Zengin onun durumuna bakıyor; 
“Hadi iki ay sonra öde, üç ay sonra öde…” diyor. 
Bu bir ihtimal veyahut da;
“Hadi ödeme canım, affettim, borcumu sana bağışladım, almıyorum kalsın.” 
Böyle olabilir.
 Biz Ankara’da ev aldığımız zaman ağabeyime borçlanmıştık. Ağabeyimiz sonra; 
“Hadi ödeme Es’ad.” dedi. 
Alacaklı, alacağı… “Allah kardeşi kardeş yaratmış.” derler; bizim memlekette öyle tabirdir. Belki bu söz sizde de vardır. Allah kardeşi kardeş yaratmış ama kesesini ayrı yaratmış. Bütçeler farklı. Ben ona borçluysam parasını vermem lazım. Ama o dedi ki: 
“Hadi tamam, affettim, bundan sonra verme.” 
Böylece borcumu bana bağışlamış oldu. 
Kim bir borçlunun mühletini biraz uzatırsa veyahut da borcu affederse, kaldırırsa ne olurmuş? 
İkinci taraftan Peygamber Efendimiz bildiriyor.
Ezallehullâhu fî zıllihî yevme lâ zılle illâ zılluhû. “Kendisinin gölgesinden başka gölgenin olmadığı günde Allah onun gölgesinde gölgelendirir.” 
Bu gölge meselesi önemli. Gün meselesi de önemli. 
Bugün hangi gündür? 
Gölgenin olmadığı gün, mahşer günüdür. İnsanlar mahşer yerinde toplanacaklar güneş tepelerine yaklaştırılacak, çok sıcak olacak. O kadar sıcak olacak ki beyinleri sıcaktan kaynayacak, terler yerlerde yetmiş arşın aşağı kadar toprağı ıslatacak, ter dökecekler. Terler bazısının bileği, ayak bileğinin hizasına kadar yeri dolduracak, kimisinin dizi hizasına kadar dolduracak, kimisinin beline, kimisinin boynuna gelecek, kimisinin kulakları hizasına ve ağzının, ağzını gemleyecek gibi ağzı hizasına ter yükselecek. Bu da böyle terin çok olması güneşin altında, böyle ter deryasına gark olmak, belenmek, dünyadaki yaşamındaki kusurlarından, günahlarından dolayıdır. Çok günah işlemişse mahşer yerinde beklerken bile çok ter döker, kusuru azsa teri az olur. Hayır hasenât yapmışsa, sadaka, zekât vermişse, zekâtı, sadakası başına gölge olacak. Bulut gelmiş gibi. Herkesin güneşten cayır cayır yandığı, buram buram terlediği bir zamanda gölgeli, bulutun gölgesinde gölgelenmek. 
Peygamber Efendimiz’in başının üstünde bir bulut gezerdi. O sıcak Hicaz’ın güneşinin altında Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir bulutla gölgelenirdi. Güneş onu cayır cayır yakıp ısıtmazdı, Peygamber Efendimiz bulutla gölgelenirdi.
Eyyühe’l-muzallel bi’l-ğamâm.
“Ey bulutla gölgelendirilmiş yüce Peygamber” diye şair ona hitap ediyor. 
Âhirette de insan sadakasının, zekâtının gölgesinde olacak. 
Bazıları nerede olacak? 
Arş-ı Âlâ’nın gölgesinde olacak. Allahu Teâlâ hazretlerinin Arş-ı Âlâsı’nın gölgesi, mahşer yerinin çok üstünde. Mahşer halkına başını kaldırıp da gökyüzünü seyreder gibi baktığı yerde. Arş’ın gölgesinde o daha güzel. O çok yüksek insanların vasfı. İşte Allah’ın gölgesi dediğimiz gölge Arş-ı Âlâ’nın altı. Çok yüksek insanların, peygamberlerin, şehitlerin, mübarek insanların gölgelendiği, mahşer halkının da aşağıdan yukarıya gıpta ile baktığı insanlar. 
Kim bir alıcılı olmasına rağmen borçlusuna borcunun müddetini ötelerse, uzatırsa veyahut borcunu kaldırırsa acıdı; 
“Ödeyemeyecek bu zavallıcık, peki hadi affettim borcunu.” derse Allah onu kendisinin gölgesinden başka gölgenin olmadığı günde gölgesinde gölgelendirir. Çok konforlu, mazhariyetli, rahat, güzel bir durumda olur. 
Bu da neyi gösteriyor? 
Bu hadîs-i şerîfin üzerinde de düşünelim. Yine mü’minin mü’mini sevmesi, imanlı kardeşinin, müslüman kardeşinin sıkıntısını giderecek bir tavır, muamele yapması… O muamele ya borcunu ötelemek ya da affetmek tarzında oluyor. Bu da sevgiden, acımaktan, merhametten olur, zavallıcık ödeyemiyor işte ne yapalım çırpınıyor, parası olmadığı için benden borç aldı. Parayı yine toparlayamadığı için borcunu da ödeyemiyor diye böyle bir jest. Bu da sevgiden, merhametten olduğu için sevgi ve merhamet duygularını da Allah çok sevdiğinden. Allah merhametli insanı çok sever. Mü’minlerin birbirlerini sevmesini de çok sever. İki müslüman birbirini Allah rızası için severse onlar da Arş-ı Âlâ’nın gölgesinde gölgelenecek. O başka bir hadîs-i şerîf ama bu arada onu da söyleyelim. Madem Arş’ın gölgesinden bahsettik mahşer gününde. 
Arş’ın gölgesinde gölgelenecek insanlardan bir grubu da kimlerdir? 
Birbirini Allah için sevenlerdir. Allah için dost olanlardır, âhiret kardeşi olanlardır. Onun için kardeşlik de, sevgi de, merhamet de önemli iki güzel duyguyu, davranışı böylece anlatan hadîs-i şerîfleri size söylemiş oldum.
Kalbimizi sevgi ile merhamet ile dolduralım. Allah rızası için gönül kazanmaya çalışalım. Aferin Yunus’a, mübareğin kabri nurla dolsun. Ne demiş bu hususta şiirlerinde?
Ben gelmedim davi için
Benim işim sevi için 
Dostun evi gönüllerdir
Gönüller yapmağa geldim. 

Ben buraya sevgi için gelmişim. Mü’min kardeşine karşı sevgi, Peygamber Efendimiz’e karşı sevgi, Allahu Teâlâ hazretlerine karşı sevgi. 
“Benim işim sevgi” diyor Yunus Emre. Bir de dostun evi gönüllerdir, Allah insanın gönlünde yer aldığından, mü’minin kalbinde Allahu Teâlâ hazretlerine iman ve sevgi olduğundan, kalbinde Allah olduğundan o da gönül yapmayı, insanı sevdirmeyi prensip edinmiş. Aşk olsun Yunus Emre’ye rahimehullah rahmeten vâsıan. Dedelerimizin zaten bildiği, uyguladığı şeyler, edebiyata soktuğu, hayatlarında yaşadığı, Osmanlı’nın, ecdadımızın muhteşem ahlâkı. Müslüman ahlâkı bu. Bunları unutmayalım.
مَن اُنْعِمَ عَلَيْه نِعْمَةٌ فَلْيَحْمَدِ الله وَ مَنِ اسْتَبْطَاَ الرِّزْقَ فَلْيَسْتَغْفِرِ الله وَ مَنْ اَحْزَنَهُ اَمْرٌ فَلْيَقُلْ لا حَوْلَ و لا قُوَّةَ اِلاَّ بِالله
Men ün’ime aleyhi ni’metün fe’l-yahmedillah ve men’istebdâ’r-rızka fe’l-yestağfirillâh ve men ahzenehû emrün fe’l-yekul lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh.
Hz. Ali Efendimiz’den rivayet ediliyor. Yine Hz. Ali Efendimiz’den insanlara da müjdeler olsun, onlar da can kulağıyla dinlesin diye ben seviniyorum. Hz. Ali Efendimiz’in ismi nerede geçse râvi olarak, bu hoşuma gidiyor. Hz. Ali Efendimiz radıyallahu anh’ın rivayet ettiği hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz buyurmuş; 
Men ün’ime aleyhi ni’metün. “Kime Allah bir nimet ikram, ihsan ettiyse, kim bir nimet-i İlâhîye mazhar olduysa, kendisine nimet bağış olunduysa.” Fe’l-yahmedillah. “Allah’a hamdetsin!” 
Elhamdülillah desin, bak nimete mazhar olmuş, Allah’a hamdetsin. Çünkü Allah’ın en sevdiği kullar hamdi çok yapan kullardır. Verdiği nimetleri bilip, Allah’tan geldiğini idrak edip, Allah’ı sevip Allah’a şükredip hamdedenleri Allah çok seviyor. Onun için kime bir nimet ihsan olunmuşsa, ikram olunmuşsa fe’l-yahmedillah. “Allah’a hamdetsin.” 
Elhamdülillah Allah’ın üzerinizde nice, nice sonsuz sayısız nimetleri var. 
Ve men’istebdâ’r-rızka fe’l-yestağfirillâh. “Kim rızkının geciktiği duygusuna kapıldıysa.” 
“Eyvah benim rızkım gelmedi, kazancım yok, akşama ne yiyeceğim, bugün alışveriş yapamadım, eve ne götüreceğim?” 
Bazı insan bu duygulara düşüyor. [Mehmed Zahid] Hocamızla seyahate giderdik, misafir olurduk eve, o evin sahibi gelir benim kulağıma derdi ki: 
“Dükkânda hiç hareket yok, müşteri gelmiyor, piyasanın durumu çok fenâ, günlerdir bir kuruşluk alışveriş yapamıyoruz.” der. 
Biz de misafir gitmişiz, Hocaefendimiz var, biz varız, misafiriyiz. Ama ev sahibinin dükkânında hareket yok, alışveriş yok. Çok rastladım, çok oldu bu olaylar. Akşam gelir yüzü gülerek;
“Elhamdülillah.” 
Ne oldu? 
Buzdolabı sattık, bir bisiklet, bir şunu sattık, bir bunu sattık, çok güzel bir kazanç oldu. 
Neden? 
İşte Allah misafirin rızkını gönderiyor. Allah rızkını gönderiyor, eve misafir geldi bereket gelir, misafirin de rızkı gelir, ev sahibi de o rızıktan istifade eder. Herkese bir ferahlık gelir. 
Ama ilk başta ne yapıyordu? 
Sabahleyin “Eyvah paramız yok, pulumuz yok, ne olacak?” diyordu, sonra geldi. İnsan bazen böyle telaşlanıyor. Kim rızkının biraz geciktiği gibi bir duyguya kapılırsa, rızık gecikmez zamanında gelir. Yazılan rızık gelir ama insanoğlu onu bazen “gelmedi, gelmeyecek galiba” filan diye gelmeyecek sanır, korkar, telaşlanır. Bazen de gelmeyebilir. Kesilir rızık. 
Neden kesilir? 
İşlenen günahtan rızık kesilir, pislikten rızık kesilir, bereket kaçar. Hatta evin pisliğinden, pasaklılığından dolayı bile rızık kesilir. Onun için evin de tertemiz, pırıl pırıl olması lazım. Üstün başın, elbisenin de temiz olması lazım. İslâm bu. Kesilebilir. 
Böyle bir şey sezen bir insan ne yapsın?
Fe’l-yestağfirillâh. 'Estağfirullah el-Azim' desin. “Yâ Rabbi, kusurum varsa beni affet, mağfiret eyle bu günahı işlemişsem bilerek, bilmeyerek, beni bağışla yâ Rabbi, affını, mağfiretini talep ediyorum diye istiğfar eylesin.”
Peygamber Efendimiz istiğfarı çok söylememizi bize tavsiye ediyor. Bunu da bu arada bastırarak söyleyeyim. Ben zaten bütün kardeşlerime “tesbihleri çekeceksiniz” diye vazife verirken, bunu söylüyorum. 
100 defa estağfirullah. 
Niye 100 tane dedin hocam? 
Bana 100 tane elhamdülillah çek dedin her gün, niye dedin? 
Hadîs-i şerîflerden anlıyorum da onun için söylüyorum. 
Fe’l-yestağfirullâh, Allah’a böyle istiğfar etsin.
Başka hadisler de var. Peygamber Efendimiz bile kendisi estağfirullah derdi. Allahümmağfirlî derdi. Hepsi aynı kapıya çıkıyor. Aynı mânayı taşıyor. Beni mağfiret et yâ Rabbi, günahlarımı ört, bağışla, sil demek. Belki günah işlemiştir de rızkı ondan kesiliyordur, bereket ondan kaçmıştır. Günahı bıraksın, tevbe ve istiğfar etsin. Bu da önemli.
Keşke zamanınız olsaydı da bunu da uzun uzun anlatsaydım. Belki bir başka zaman da uzun uzun anlatayım. Günah işlediği zaman nasıl bereketi kaçtığını anlatayım. Tevbe ve istiğfar edince nasıl rızkının bollaştığını, bereketin geldiğini anlatayım. Ama bunu bu kadar bilin buradan. Estağfirullah diyeceksiniz. 
Ve men ahzenehû emrün fe’l-yekul lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh. “Kimi bir iş, bir olay üzerse, mahzun ederse, bir işten dolayı mahzun olan kimse de lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh desin.” 
Ne demek lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh, denilmesi istenilen mübarek cümlenin mânası ne? 
Bunun mânası; 
“Bütün güç ve kuvvet Allah’ın elindedir. O ne isterse öyle yapar. Kaderden dolayıdır bu olan. Bu olayı, bu tatsız, hüzün verici olayı da izale etmek gene Allah’ın şânındandır. Allah ona kâdirdir. Ben O’na dayanıyorum, O afv u mağfiret eder.” demiş oluyor insan. İşte bu mânasını bilerek söylemesi mü’mine çok kâr getirir. Peygamber Efendimiz tavsiye ediyor. Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh desin. 
Bizi günlük olaylarımızda, çevremizde, kendimizle, yakınlarımızla ilgili oluşmuş olan başımıza gelen çeşitli olaylardan dolayı çeşitli üzüntüler kaplar. Mahzun oluruz, üzülürüz. 
“Hay Allah bizim çocuk hastalandı.”
“Hay Allah arabanın şurası arızalandı.” 
“Hay Allah mahsul tarlada şöyle oldu, böyle oldu.” 
Bir şeyler olur. Üzülürüz, böyle olumsuz şeyler olduğu zaman, mahzun oluruz. 
Ne diyecekmişiz o zaman? 
Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh. 
Bu hem kadere imanı ifade ediyor hem de iyiliği Allah’ın verdiğini ifade ediyor. Allah’tan istemeyi de ifade ediyor. Hem kadere iman duygusundan dolayı kalbin huzura ermesini sağlıyor hem de “Bu üzüntüyü izale edecek de sensin yâ Rabbi, sen izale ediver, güç kuvvet sende!” demiş oluyor insan bu sözü söyleyince. Allah’a yalvarmış oluyor. “Bu şu anda böyle ama Allah bunu kaldırır.” demiş oluyor. Bu çok önemli bir cümledir. Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh sözü. Bunu çok söyleyin. Ama mânasını tada tada söyleyin. Biliyorsunuz lâ ilâhe illallâh söylüyoruz. İmanımızın gereği Allah’tan başka ilâh yok. Biz kâfir, müşrik değiliz, taşa, haça, insana, maddeye, paraya, şöhrete tapmıyoruz vesaire, vesaire. Allah’ın varlığına birliğine inanmışız, O’na kulluk ediyoruz. Lâ ilâhe ilallah bu. Bu âşikâre tevhiddir. 
Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh. “Güç kuvvet sadece Allah’ındır ve Allah’tan başkasında güç ve kuvvet yoktur.” 

“Ne dilerse Allah’ın dediği olur. Binalaneyh ben O’nun sevdiği kulu olursam kimse bana zarar veremez, her türlü hayırda Allah bana verir.” demek. 
İbrahim aleyhisselam’ı yakmak için ne kadar büyük ateşler yaktılar da yakamadılar. Firavun nasıl ordusuyla Musa aleyhisselam’ı öldürmek için kovaladı da öldüremedi. Kendisi boğuldu, helak oldu. Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh’ın peygamberlerin mâcerâlarından misalleri bunlar. Onun için lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh’ı çok söyleyin, üzüldüğünüz zamanlar ne olur üzüntüleriniz vardır her zaman. Kimisinin işi ters gider, kimisinin başına bazı üzücü olaylar gelebilir. Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh diyeceğiz.
Dördüncü hadîs-i şerîf de yine bu konu ile ilgili, bunun için ikisi bir takım teşkil ediyor.
مَنْ أَنْعَمَ الله عَلَيْهِ نِعْمَةً فَأَراَدَ بَقاَءَهاَ فَلْيُكْثِرْ مِنْ لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إلَّا بِاللهِ
Men en’amellâhu aleyhi ni’meten fe-erâde bekâehâ fe’l-yüksir min lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh.
Burada da işin müspet, olumlu tarafını ifade ediyor Peygamber Efendimiz. 
“Allah kime bir nimet ihsan etmişse.” 
Birinci hadîs-i şerîfte “Kime bir hüzünlü, üzücü olay gelmişse…” demişti. Burada da olumlu yönünden anlatıyor. 
“Allah kime bir nimet ihsan etmişse…” 
Bir kazanç kazandı, bir güzel şeye sahip oldu, bir şeye sevindi, bir nimete mazhar oldu. 
Fe-erâde bekâehâ. “Bu işin devamını arzu ediyorsa, eğer nimet üzerimden kaçmasın, gitmesin, bâkî kalsın, bu ihsan, lütf-i İlâhî elden kaçmasın, diye istiyorsa, Allah ona bir nimet vermiş, bu nimet kaçmasın üzerimde daim olsun, kaybolmasın, gitmesin diye istiyorsa.” Fe’l-yüksir min lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh. “O da lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh sözünü çok söylesin.” 
Demek ki lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh hem insan mahzun olduğu zaman söylenen söz hem de bir nimete mazhar olduğu zaman ve o nimetin devamını sağlayacak olan bir söz. 
Burada bir başka mânevî hakikati daha Peygamber Efendimiz bize öğretmiş oluyor. İnsanlara nimetler gelir ama insanlar kusur işlerse nimet elinden alınır. Sen edepsizsin, nimetin kıymetini bilemedin, Allah’a şükredemedin, o halde bu elinden gitsin de gör bakalım edepsizliğinin, terbiyesizliğinin, idraksizliğinin, nimetin kadrini bilmemenin cezasını çek, diye Allah o nimeti elinden alıverir. 
Kıymeti bilinmeyen nimet ne olurmuş? 
Elden alınırmış. 
O zaman ne yapacağız? 
Nimetin kıymetini bileceğiz, nimeti veren Mün’im-i Hakîkî’ye, Allah’a hamd edeceğiz. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh çok söyleyeceğiz. Birden, büyük bir kazanç sağladınız, birden, yeni ev sahibi oluverdiniz, birden, güzel bir iş size ihsan olunuverdi, Allah güzel bir çocuk ihsan etti. İstiyorsunuz ki bu devlet, bu nimet elden kaçmasın, çocuk yaşasın, maaş eksilmesin, insan işten atılmasın, neyse… Herkesin başına çeşitli sevindirici nimetler geliyor, her zaman nimetler yağıyor. 
Bunların kaçması nereden olur? 
Günah işlediği zaman ve kadrini, kıymetini bilmediği zaman, şükrünü edâ etmediği zaman olur. 
Bir insan bunun devamını istiyorsa ne diyecek? 
Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh diyecek. 
O ne demek? 
Güç ve kuvvet sadece Allah’tadır. Bunu veren Allah’tır. Çünkü güç kuvvet O’ndadır. Bu nimeti bana gönderen O’dur. Nimeti devam ettirecek olan da O’dur.
O halde lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh duygusunu içinde canlı tutan insanı Allah seviyor. Nimetin kendisinden olduğunu, onu devam ettirecek de kendisi olduğunu bildiği için bu gizli tevhid lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh. 
İnsanın içinde olan hakikî tevhid lâ ilâhe illallah’ın daha ince bir seviyesi, merhalesi, kademesi, derecesi olmuş oluyor, onu söylemiş oluyor. Nimet de daimî oluyor. O halde Allahu Teâlâ hazretleri üzerimize nimetleri daimî eylesin diye lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh çok söyleyelim. Çünkü bu söz, kelime, cümle, Araplar kelime der, biz kelimeyi tek sözde kullanıyoruz, cümle dememiz lazım. Bu ibare. Bu cümleyi çok çok söylemeliyiz. Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh’ı çok çok çekmeliyiz. Elimize aldık mı bir güzel teşbih; evet aldık, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh da lâ ilâhe illallah da, estağfirullah da çok çok söylemeliyiz ki böyle bu güzel şeylere sahip olabilelim. Allahu Teâlâ hazretleri hepimizi İslâm’ı iyi bilen kullarından eylesin. 
Görüyorsunuz İslâm’ı bildikçe insanın neşesi artıyor. Ümidi yükseliyor, imanı kuvvetleniyor, ilim çok güzel bir şey. İslâm çok büyük bir şey. Hadîs-i şerîfleri okudukça İslâm’ın ne kadar büyük bir nimet olduğunu görüyoruz. 
Onun için Allah bizim ilmimizi, irfanımızı arttırsın, nimetlerimizi arttırsın, şükrümüzü, hamdimizi güzel yapmayı da nasip eylesin. Şükrümüzü de, hamdimizi de arttırsın, her gününüz mübarek olsun, hayırlı olsun, mutlu olsun. Allahu Teâlâ hazretleri sizleri hem dünyada hem âhirette bahtiyar eylesin. Dünyada sıhhat, afiyet, huzur ile yaşamayı nasip eylesin, Âhirette de cennetiyle, Cemâli’yle müşerref eylesin. Peygamber Efendimiz’e komşu eylesin, Firdevs-i Âlâ’da Rıdvân-ı Ekberi’ne vâsıl eylesin. Cemâli’ni gören, selamına mazhar olan kullarından eylesin cümlenizi.
Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
13.10.2000 - Allah İçin Sevmek, Kızmak, Pazarda Tesbihin Sevabı, Kış Müminin Baharıdır
26.12.202531 dk 25 sn
08.12.2000 - Ramazan, Sıcak Günlerde Oruç, Tevhidi Yaymak
14.03.202531 dk 1 sn
12.12.1997 - Şabanın Ortası, Peygamber Efendimizin Sıfatları, Cehennem
30.01.202630 dk 47 sn
05.09.1997 - Yardımlaşmak, Tasavvufun Çeşitli Yolları
17.01.202532 dk 56 sn
31.12.1999 - Ramazan, İlmin Önemi, Takva, Mümin Kardeşini Sevindirmek
24.11.202343 dk 20 sn
29.12.1995 - Rasulullahın Rüyası, Seher Vakti, Teheccüd, Hz. Ebubekir, Rüya Tabiri, Hz. Aişenin Rüyası
24.11.202328 dk 49 sn
29.09.1995 - Dört Çeşit Göz Hakkında Bilgiler
02.10.202628 dk 39 sn
28.10.1994 - Nefsini Küçültmek, Mütevazı Olmak, Malını Hayra Vermek, Sözünü Tutmak, Müslümanın Özellikleri
14.11.202530 dk
27.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri Ve Ona Tabi Olmak
14.09.202447 dk 8 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Muharrem Oruçları, Aşurede Olan Olaylar, Yılı Oruçla Kapatıp Oruçla Açmak
12.06.202621 dk 56 sn
25.09.1998 - İlimle Meşgul Olmak, Dini Ögrenmek, Fakih Olmak
24.11.202325 dk 49 sn
24.10.1997 - Meleklerin Dua Ettiği Üç Zümre, Alim, Cömert, Zalim, Aşikare, Günahkar, Bidatçi
24.11.202318 dk 28 sn
23.08.1996 - İçkinin Kötülüğü, İlim Öğrenmek, Genç Yaşta Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
24.11.202342 dk 36 sn
22.11.1996 - Miraçtan Önce, Helal Kazanç, Ailenin İhtiyaçlarını Görmek
24.11.202342 dk 7 sn
22.07.1994 - Cemaat Sevabı, Nefsi Yenmek, Tasavvuf, Allah'ın Emirlerine Uymak, Nefs Terbiyesi, Kulluk
24.11.202328 dk 53 sn
21.05.1999 - Önce Allahın Kitabını Öğrenmek, Kuranın Öğrenilmesi, Fetih Haftası
24.11.202352 dk 2 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Hususlar
11.04.202524 dk 43 sn
19.01.2001 - Dua Edenin Eli Boş Kalmaz, Allah Verdiği Nimeti Görmek İster, Peygamber Efendimizin Merhameti
24.11.202331 dk 41 sn
18.12.1998 - Şabanın Son Günleri, Oruç İle İlgili Hadisler, Ramazan Geliyor
24.11.202329 dk 23 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesi
24.11.202328 dk 10 sn
10.04.1998 - Kurban Bayramı 4. Gün, Mekkeden Ayrılmadan Veda Tavafı, Haccın Muhteşemliği
24.11.202333 dk 15 sn
10.02.1995 - İlk On Gün, Ramazan
24.11.202342 dk 9 sn
09.08.1996 - Doğanın Korunmasına Verilen Önem, Ateş, Peygamberimizin Fakihliği, Salatu Selam Getirmek, Selamın Önemi
24.11.202334 dk 39 sn
09.05.1997 - 1 Muharrem 1418, Hicri Yılbaşı, Hicri Yıl İlk Günü
16.06.202630 dk 24 sn
08.01.1999 - Kadir Gecesinin Önemi
13.03.202630 dk 13 sn
07.04.2000 - Hicri yıl
24.11.202334 dk 45 sn
04.04.1997 - Zilhicce ve Hac Yaklaşıyor, Evi İbadetle Şenlendirmek, Ecdadın Mirasına Ve Kültürümüze Sahip Çıkmak, Küçük Yaşta Eğitim
08.05.202627 dk 26 sn
03.04.1998 - Hac Günleri, Zilhiccenin İlk Günü, Arife, Hicret, Günahlardan Uzak Durmak, Kurban Bayram öncesi
24.11.202335 dk 47 sn
18.02.2000 - Kuranın Önemi, Kuran Öğrenmenin Önemi
02.08.202431 dk
27.12.1996 - Şaban Ayı, Oruç ve Allahın Rızasını Gözetmek
07.02.202523 dk 26 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması, Allah
10.02.202320 dk 21 sn
21.07.1995 - Sabır ve Şükür, Kurana İtaat Mükafatları, Cennete Dört Vesile
13.09.202225 dk 30 sn
24.11.2000 - Orucun Faziletleri ve İncelikleri
06.02.202624 dk 35 sn
13.12.1996 - Şaban Ayı, Sünnet Yolu, Dünyayı Terketmek, Ramazana Hazırlık, Salavat
31.01.202535 dk 31 sn
13.08.1999 - Gazilerin Önemi, Müslümanın Güçlü Olması,Tefekkür
01.02.202244 dk 27 sn
10.09.1999 - Allah Yolunda Yürümek, İlimsiz Fetva Vermek
01.02.202251 dk 8 sn
09.07.1999 - Kurtuluş İslamda, Peygamber Efendimizin Şefaati, Salih İnsanların Azalması, İlim
01.02.202251 dk 17 sn
08.10.1999 - Medinenin Önemi,Tarihi, Sadaka, Tevhidin Önemi
01.02.202253 dk 50 sn
07.05.1999 - Oruç, Namaz, Gusül, İlmihal Bilgisi
01.02.202233 dk 27 sn
09.12.1994 - Recep, Şaban ve Ramazanın Önemi, Tevbede Acele Etmek, İnancın Doğru Olması
03.01.202530 dk 19 sn
27.01.1995 - Dünyanın Faniliği, Kabir Hayatı, Asi Olmamak, İbadet ve Taat Etmek, Şükredici Olmak
09.10.202633 dk 23 sn
19.12.1996 - Şaban Ayındayız, Allahın Lütfuna, Kaderine, Rızka Rıza
23.01.202621 dk 23 sn
28.11.1997 - İmanı Korumak, Müslümanın Hali, Recep Ayının Son Günleri
16.01.202635 dk 29 sn
06.12.1996 - Tevbe Etmek, Gönlü Allah ile Olmak, Ramazana Hazırlık
05.03.202133 dk 49 sn
24.11.1995 - Recep Ayına Girerken Dua, Recebin ve Üç Ayların İçerisindeki Kandil Geceleri
12.01.202421 dk 21 sn
07.10.1994 - Müminlerin Güzel Özellikleri, Emin Olmak, Ahir Zaman
31.10.202529 dk 10 sn
22.05.1998 - Dilin Önemi, Haktan Yana Olmak, Uzun Ömürlü Müminin Değeri
25.12.202031 dk 33 sn
17.02.1999 - Müslümanlara Yardım, Dua
18.12.202037 dk 41 sn
20.10.2000 - Dünya ve Ahiret İçin Çalışmak, Hastanın Duası
20.11.202013 dk 6 sn
01.12.2000 - Ramazanda Verilen Beş Şey, Orucun Faziletleri
31.03.202330 dk 14 sn
01.03.1996 - Ramazan Sonrası Şevval
04.04.202536 dk 9 sn
31.12.1997 - Ramazanın İlk Günleri
08.05.202036 dk 8 sn
26.12.1997 - Ramazan Öncesi Yapılması Gerekenler
01.04.202235 dk 10 sn
24.12.1998 - Oruçlunun Duası
08.05.202030 dk 31 sn
24.02.1995 - Ramazandan Sonra Halimizi Muhafaza Etmek
08.05.202027 dk 42 sn
24.01.1997 - Allah Rızası, Ramazandan Sonraki Halimiz, Ayet el-Kürsi, Keramet
08.05.202038 dk 42 sn
22.12.2000 - İlmin Önemi, Kadir Gecesi Temennileri
08.05.202043 dk 54 sn
22.01.1999 - Ramazandan Sonra, Şevval Orucu, Kurban Arifesi, Nafile Oruçlar
03.04.202644 dk
21.02.1997 - İnsanların Hayırlısı, Ramazanda Zekat, Ayet-el Kürsi
12.09.202540 dk 15 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Şeyler
28.04.202328 dk 12 sn
17.03.1994 - Ramazan Bayramı Sonrası, Zikir, Şükür, Eş Seçiminin Önemi, Arkadaş
27.03.202625 dk 4 sn
16.01.1998 - Ramazanda İtikafa Girmenin Sevabı
06.03.202625 dk 28 sn
11.02.1994 - Ramazanın Fazileti
21.02.202525 dk 17 sn
10.12.1999 - Ramazan, Orucun Mükafatı, Orucun Sevabını Götürecek Olanlar
08.05.202035 dk 59 sn
10.01.1997 - Ramazanın İlk Günü, Ramazanda Sevaplar, Tavsiyeler
08.05.202029 dk 58 sn
09.02.1996 - Ramazanda Mukabele, Zekat
08.05.202026 dk 19 sn
09.01.1998 - Ramazan Gufran Ayıdır, Kuran Ayıdır
08.05.202033 dk 24 sn
03.01.1997 - Ramazan Ayetleri
13.02.202627 dk 17 sn
02.02.1996 - Ramazanın İlk Haftası
08.05.202027 dk 53 sn
02.01.1998 - Ramazanın Faziletleri, Teravih, Kadir Gecesi
22.03.202433 dk 17 sn
12.03.1999 - İtikafın Sevabı, Allahı Zikretmek, Çocuklar Arasında Adalet, Miras, Koca ve Anne Hakkı
22.04.202233 dk 3 sn
31.01.1997 - Aşrul Evahir, Ramazanın Son On Günü, Kadir Gecesini Değerlendirmek
03.12.201935 dk 24 sn
03.02.1995 - Ramazanın İlk Haftası, Ramazanı Değerlendirmek
20.02.202624 dk 6 sn
07.02.1997 - Ramazanın Son Cuması ve Bayram, Niyetin Önemi, Allah Yolunda Para Harcamak
28.03.202535 dk 46 sn
07.01.2000 - Ramazanın Son Günleri, Veda
02.12.201924 dk 43 sn
06.02.1998 - Kulun Vazifesi, Kuranın Anlaşılması, Ramazandaki İyi Halin Devam Etmesi
02.12.201945 dk 8 sn
13.11.1998 - Miraç Kandili
02.12.201931 dk 52 sn
14.11.1997 - Mehmed Zahid Kotku, Gerçek Akıllı İnsan, Nefsi Terbiye Etmek, Evliyaların Anılması
03.09.202130 dk 45 sn
06.12.1996 - Şaban, Miraç Kandili Öncesi, Ramazana Hazırlık
09.01.202634 dk 12 sn
05.07.1998 - Mevlid Kandili Sohbeti
02.12.201943 dk 52 sn
05.01.1996 - Berat Kandili, Günahları Affedilmeyecek Kişiler, Berat Gecesinde Yapılması Gerekenler
23.02.202428 dk 39 sn
26.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimiz
02.12.201957 dk 46 sn
19.01.1996 - Berat Kandili, Ramazana Yaklaşırken Dikkat Edilecekler
25.03.202133 dk 57 sn
15.12.2000 - Kadir Gecesi, Şehitler, Sıddıklar, Tervaih
02.12.201931 dk 6 sn
15.10.1999 - Dua, Salavat, Doğru Söz Söylemek, Sıla-i Rahim
02.12.201932 dk 5 sn
15.01.1999 - Kadir Gecesi Geçti, Ramazanda Zekat ve Fitre Vermek
02.12.201927 dk 5 sn
02.06.1995 - Hicri Yıl ve Aşure Günü Orucu, Hicri Yıl Girdi
19.06.202632 dk 52 sn
01.05.1998 - Hicri Yılbaşı, Oruç Tutmak, Müslümanlara Düşen Toplumsal Görevler
06.08.202127 dk 29 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Aşurede Olan Olaylar, Hicri Yılda Oruç Tutmak
14.07.202325 dk 40 sn
17.05.1996 - Yarın Hicri Yıl, Hilali Gözlemlemek, Müslümanlara Düşen Vazifeler
29.07.202234 dk 36 sn
16.05.1997 - Muharrem, Aşure Günün Önemi, Orucunun Fazileti, Muharremde Neler Yapılmalı
04.07.202528 dk 9 sn
14.04.2000 - Aşure Gününde Oruç, Alışveriş Yapmak
28.08.202025 dk 54 sn
04.04.1997 - Hac Yaklaşıyor, Kültürümüze Sahip Çıkmak, İyi Niyet
16.06.202328 dk 37 sn
03.06.1994 - Hac Sonrası, İnanç, İmanın Özelliği
23.07.202122 dk 4 sn
02.04.1999 - Hacdan Dönüşler, Lebbeyk Demek, İlim Öğrenmek, Eşe ve Çocuğa İkram Sadakadır
13.06.202530 dk 25 sn
27.05.1994 - Haccın Önemi, Alimin Abide Üstünlüğü, Cumanın Faziletleri
02.12.201920 dk 25 sn
26.04.1996 - Hac Hadisleri, Zekat, Hacıların Duası, Arefe Orucu
22.05.202633 dk 39 sn
26.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü, Arefe ve Aşure Orucu, Bayram Günü
07.06.202420 dk 31 sn
25.04.1997 - Haccın Muhteşemliği, Hacdan Sonra, Şehit Mertebeleri
02.12.201936 dk 39 sn
19.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü
15.05.202622 dk 50 sn
18.07.1997 - Hac, Müslümanlar, Tefekkür
02.12.201946 dk 7 sn
17.04.1998 - Haccın Önemi, Ziyaret Edilecek Mescitler, Toplumsal Durumlar
31.05.202429 dk 54 sn
17.03.2000 - Kurban Bayramı, Bayram Gecelerinin İhyası
02.12.201930 dk 1 sn
13.03.1998 - Kurban ve Arife Orucu, Cemaatle Namaz, Nafile Oruçlar
30.05.202533 dk 55 sn
12.04.1996 - Hacda Sabırlı Olmak, İyi Niyetin Kıymeti
02.12.201932 dk 5 sn
12.02.1999 - Oruç Tutmak, Her Sene Hacca Gitmek
02.12.201946 dk 39 sn
11.04.1997 - Mescid-i Haram Ziyareti, Seher Vakti İbadet
16.07.202136 dk 35 sn
29.05.1998 - İstanbul
02.12.201941 dk 53 sn
11.06.1999 - İstanbul'un Fethinden Sonra, Romanın Fethi, Subanallah Demek, Deccal
02.12.201945 dk 45 sn
17.01.1997 - Evliyaların Önemi
02.12.201936 dk 47 sn
30.01.1998 - Ramazan Bayramı, Ramazandan Sonra İbadetlere Devam Etmek
20.03.202632 dk 59 sn
29.12.2000 - Ramazan Bayramı, Ramazan Sonrası Durum, Alimlerin Önemi
12.04.202439 dk
23.02.1996 - Ramazan Bayramının Son Günü
02.12.201937 dk 56 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Salatu Selam, Ziyaret Etmek, Sadaka Vermek
29.05.202629 dk 26 sn
26.01.2001 - Kabir, Kıyamet Alametleri, Müslümanca Yaşamak
02.12.201936 dk 41 sn
19.01.2001 - Allahın Sevdiği Haller, Hakla İyi Geçinmek
05.05.202332 dk 49 sn
05.01.2001 - Gerçek İman ve Tezahürleri, İman ve Namaz , Allah Sevgisi
29.11.202436 dk 49 sn
02.02.2001 - Ahiretin Hayrı, Dünyanın Geçiciliği, Peygamber Efendimiz
07.08.202642 dk 43 sn
30.06.2000 - Sabır ve Takva, Allah
02.12.201926 dk 6 sn
28.07.2000 - Allah'ın Sevdiği ve Kızdığı İşler,Tevbekâr Genç Günahkar Yaşlı,Cuma Gününde Yapılacaklar
02.12.201930 dk 54 sn
28.04.2000 - Hasta Ziyareti, Belalara Sabır, Rıza, Müslümana Yardım
02.12.201937 dk 42 sn
28.01.2000 - Gaziye Yardım Etmek, Mescid Yapmak, Müslümana Yardım Etmek
02.12.201927 dk 50 sn
27.10.2000 - Kardeşini Kendisine Tercih Etmek, Haksız Kazanç, Ölümden İbret Alın
02.12.201930 dk 43 sn
26.05.2000 - İlim ve Alimin Önemi, Alimin Vefatı
02.12.201936 dk 29 sn
25.08.2000 - Fitne Zamanında Güzel Kulluk, Sünnete Sarılmanın Karşılığı
09.05.202529 dk 18 sn
25.02.2000 - Allah Bir Kavmin Hayrını İsterse Alimleri Çogaltır, İyi ve Kötü Kavimler, Misafirin Önemi
02.12.201922 dk 31 sn
21.07.2000 - Salih Amellere Koşmak, Gece Karanlığı Gibi Fitneler Olması
02.12.201925 dk 39 sn
21.04.2000 - Nefse Uymak, Allah Rızası İçin Öfkelenmek, Allah Rızası İçin Yaşamak
02.12.201943 dk 7 sn
21.01.2000 - Gaziye Yardımcı Olmak, Şehide Mükafat
02.12.201930 dk 33 sn
20.07.2000 - Fitne Zamanı Hayırlı Amellere Sarılmak, Toplum Ahlakı, Sadaka, Zekat, Buğz Etmek
02.12.201928 dk 58 sn
19.05.2000 - Peygamber Efendimizin Saçını Ağartan Sûreler, Şehidler
02.12.201924 dk 55 sn
18.08.2000 - İyiliği Hor Görmemek, İmanın Tadı, Munakasa, Cennet, Cehennem
02.12.201918 dk 9 sn
17.11.2000 - Allahı Zikretmek, Ölümü Düşünmek
17.11.202335 dk 33 sn
14.07.2000 - Anne Babasının İhtiyacını Görmek, Allah İçin Sevmek, Zahidin Özellikleri
02.12.201940 dk 58 sn
14.01.2000 - Deccal, Kehf Sûresi, Hz.İsâ
02.12.201932 dk 45 sn
12.05.2000 - Emanet, Doğruluk, Komşu, Sadaka, Vakıf, Lanetleme, İçki
02.12.201927 dk 2 sn
11.08.2000 - İnsanı Cennete Götüren Ameller, Selam, Gece Namazı, İyi Geçim, Sıla-i Rahim, İlim Öğrenmek, Takva
02.12.201945 dk 51 sn
11.02.2000 - Bela, Hasta Ziyareti, Musibete Uğrayan Kimse, Müslümanın Yardımına Koşmak
02.12.201927 dk 46 sn
10.11.2000 - Cömertlik, Allah Rızası İçin Şehit Olmak
02.12.201934 dk 53 sn
09.06.2000 - Peygamber Efendimizin Soyu, Asaleti, Son Peygamberliği, Makam-ı Mahmud
13.09.202443 dk 7 sn
07.07.2000 - Aktarırken Yalnış Aktarmak, Allahın Gazabı
02.12.201925 dk 32 sn
07.04.2000 - Kalplerin Pası, Veli Kullar, Riya, Pazartesi ve Perşembenin Fazileti
02.12.201929 dk 33 sn
06.10.2000 - Dinini Öğrenmek, Ahir Zamanda Belâların Gelmesi, Dinden Çıkan Alim
02.12.201933 dk 38 sn
04.08.2000 - Zenginlerin Hali, Fakirin Hakkı, Kötü Alimler
02.12.201928 dk 26 sn
04.02.2000 - Hakkı Söylemek, Alimlerin Susması, Mümine Belaların Gelmesi
02.12.201925 dk 39 sn
03.11.2000 - Kimseye Yük Olmamak, Zikrin Kıymetli Olduğu Zamanlar, Kuran-ı Kerim
22.11.202429 dk 24 sn
03.03.2000 - Salavat, Müminler, Cennet, Yahudiler
02.12.201929 dk 6 sn
02.06.2000 - Tefekkür, Amel Niyet ve Sünnete Uygunluk
02.12.201936 dk 21 sn
01.09.2000 - Günahkar Uyarma, Yöneticilerin Veballeri, Ölümden Sonra Pişmanlık
02.12.201927 dk 34 sn
01.10.1999 - Namaz Vaktinde Nida Eden Melek, Sabır Göstermek
02.12.201941 dk 18 sn
30.04.1999 - Müslümanın Temiz Olması, Melekler, Hocaya ve Öğrenciye Saygı
02.12.201939 dk 22 sn
29.10.1999 - Peygamber Efendimizi Görmek İstemek, Allah Sevgisi ve Merhamet, İslamı Yaymak, Sadaka ve Dua, Cennet Ehli
02.12.201924 dk 39 sn
29.01.1999 - Allahın Rızasını Gözetmek, Müslüman Akıllı Olmalı, İslama Hizmet
08.12.202337 dk 57 sn
28.05.1999 - İslamın Küfre Galip Gelmesi, Zaferler, İslamın Yayılması Yeni Fetihler
02.12.201930 dk 16 sn
26.11.1999 - Büyük Konuşmak, İnşallah Demek, Edep, Yasin Suresi
07.07.202340 dk 39 sn
26.02.1999 - Allahın Sevdiği Davranışlar, Namazı Kabul Olanlar, Kulluğu Güzel Yapmak
02.12.201955 dk 31 sn
25.06.1999 - Bidatçiye Hürmet, İdarecilerin Vasıfları, Merhamet Etmek
02.12.201931 dk 43 sn
24.09.1999 - Mazlumun Duası, Günahlar, Kötü Arkadaş
02.12.201937 dk 8 sn
23.07.1999 - Mağfiret İstemek, Tevbe, İman Kıymeti, Allah
02.12.201934 dk 34 sn
23.04.1999 - Kurana Bağlılık, Sadaka, Yardımlaşma, Anne Babayı Hoşnut Etmek, Birlik ve Beraberlik
30.08.202434 dk 44 sn
22.10.1999 - Ölüm Sonrası
02.12.201940 dk
20.08.1999 - Zikirin Faydaları, Tatil,Kuran Kursu, Fakih Olmak
02.12.201934 dk 14 sn
19.11.1999 - Kabir Ehline Yapılacaklar, Ahde Vefa, Haramdan Sadaka Vermek, Tevbe Etmek
25.07.202529 dk 41 sn
18.06.1999 - Şehit Olmak, Ayetel Kürsi ve İhlas Suresinin Faziletleri
02.12.201935 dk 14 sn
17.09.1999 - Adaletli Hükmetmek, Amel-i Salihada Acele Etmek, Deccal
02.12.201926 dk 35 sn
16.07.1999 - Allah ve Resulune İtaat, Yöneticiler, Zikir Ehli
02.12.201945 dk 18 sn
14.05.1999 - Adaletli Olmak, Cehennem, Çocuk ve Eş İmtihanımız, Adaletli Olmak
02.12.201934 dk 31 sn
06.08.1999 - Gaziye Yardımcı Olmak, Müslümana Yardımcı Olmak
02.12.201932 dk 33 sn
04.06.1999 - İlim Talep Etmek, İlmin Sadakası, Ganimet Malı
02.12.201938 dk 53 sn
03.09.1999 - Zikirin Faydası, Abdest, Fakih Olmak
02.12.201942 dk 6 sn
02.07.1999 - Peygamber Efendimizine İman, İslam Olmak, Hicret
15.08.202532 dk 12 sn
27.02.1998 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek
04.06.202124 dk 30 sn
26.06.1998 - Helal Kazanç, İhtiyacını Görmek, Darlıktan Sonra Kurtuluş, İkram Etmek
26.06.202633 dk 37 sn
20.11.1998 - Ahir Zaman Haramdan Mal Kazanmak, Müslümanın Arıya Benzemesi
02.12.201928 dk 5 sn
20.03.1998 - Cennet Ehline İkramlar ve Alimin Önemi, Allahu Teala
22.10.202120 dk 44 sn
19.06.1998 - Dünyanın Kıymetsizliği, Afiyet İstemek, Zikir
02.12.201942 dk 59 sn
15.05.1998 - Belaların Gelmesi ve Sebebleri, Lailaheillallah Demek, Kardeşinin İhtiyaçlarını Görmek
02.12.201947 dk 19 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması
02.12.201939 dk 22 sn
12.06.1998 - Toplum Hayatının Önemi
28.06.202441 dk 23 sn
11.12.1998 - Mescid Yaptırmak, Meleklerin Girmedikleri Evler, Ömürün Kıymeti
02.12.201933 dk 51 sn
08.05.1998 - Hesap Yapmak, Dünya Müslümanları, Batıl Din, Doğru İnanç, Çanakkale Savaşı
02.12.201927 dk 14 sn
07.08.1998 - Müslümanların İşleriyle İlgilenmek, Edepsiz Olanlar, Tevbe Etmek
02.12.201942 dk 10 sn
06.11.1998 - Helal Kazanç, Doğru Arkadaş Edinmek, Sağlam Dostluklar, Sünnete Sarılmak
10.11.202339 dk 14 sn
06.03.1998 - Cuma Namazının Önemi, Diğer Ülkelerdeki Rahatlık
02.12.201925 dk 32 sn
05.06.1998 - Estagfirullah, Zikir, Musibetler Karşısındaki Haller
05.11.202138 dk 29 sn
04.12.1998 - Erhamerrahimin Demek, Vefat Haberi Almak, Azrail
02.12.201926 dk 57 sn
03.07.1998 - Allah Sevgisi, Peygamber Efendimizin Doğumu, Salavat Getirmek, Ümmete Hizmet Etmek
05.09.202528 dk 16 sn
31.10.1997 - Tüm İnsanlığa Merhamet, Cömertlik, Cesurluk, Huysuzluk ve Cimrilik
26.09.202527 dk 44 sn
29.08.1997 - Cehennemde Cennette Ebedi Kalmak, İslam
02.12.201941 dk
28.03.1997 - Faiz, Zina
02.12.201929 dk 46 sn
28.02.1997 - Peygamber Efendimize İtaat, Kuran-ı Kerim Okumak, Cennet, Cehennem, Allah
19.09.202534 dk 20 sn
27.06.1997 - Musibetin Sebepleri, Zekatın Önemi, Allah Bir Topluma Gazap Etmişse Bunun İşaretleri
02.12.201945 dk 11 sn
26.09.1997 - Allahın Sevmedikleri, Sevgide ve Buğzda Aşırıya Kaçmak, Mal, Eş ve Evlatla İmtihan, Kalpler Allahın Elinde
02.12.201945 dk 46 sn
25.07.1997 - Mümin Kardeşe Sevgiyle Bakmak, Evde Namaz, Kuranı Anlamak, Sabretmek
03.10.202518 dk 13 sn
23.05.1997 - Gıybet, İftira, Dedikodu, Müslümanın Heybeti
02.12.201929 dk 52 sn
22.08.1997 - Mücahit, Hurafeler, Sıla-ı Rahim Yapmak, Emirlerin, Yöneticilerin Veballeri
02.12.201943 dk 13 sn
21.11.1997 - Zulmetmek, Affetmek, Hidayet, Hamdetmek
02.12.201937 dk 34 sn
21.03.1997 - Amil ile Abid Arasındaki Fark, Tövbe, Zikir
02.12.201931 dk 59 sn
20.06.1997 - Hz. Ali, Kulluk, Dünyaya Rağbet Etmek, Ahiret, Cehennem
02.12.201932 dk 57 sn
19.12.1997 - Doğru İnanç, Allaha İtaat, Rasulullahın Namazı, Nimetlere Şükür, Dünya Müslümanlarını Unutmamak
02.12.201927 dk 2 sn
19.09.1997 - Dili Tutmak, Susulacak ve Konuşulacak Yerler, İlim ile Amil Olmak, Zamanın Kıymetini Bilmek
02.12.201949 dk 54 sn
17.10.1997 - Tevhidin Faziletleri, Doğru İnanç, Temizlik, Müslüman Kardeşine İyilik Etmek
03.07.202628 dk 25 sn
15.08.1997 - Peygamber Efendimiz Özellikleri, Ahlakı, Şefaati, Hanımlarına Davranışı
28.08.202631 dk 52 sn
14.03.1997 - Cahillik, Akıl Zenginliği, Tefekkür, Cennete Giremeyecek Kişiler
02.12.201945 dk 32 sn
14.02.1997 - Aile Eğitimi, Hicret Etmek
02.12.201936 dk 29 sn
12.09.1997 - Anne Babaya İtaat, Allah ve Peygambere İtaat, Allah
02.12.201948 dk 33 sn
11.07.1997- Hayırlı Yardımcılar, İdarecilerin Sorumlulukları, İyi Niyet
02.12.201927 dk 41 sn
10.10.1997 - Amerikadaki İnanç, Tevhid İnancı, Ölümden Sonra Dirilmek
02.12.201934 dk 49 sn
08.08.1997 - Merhamet, Acıma, Emri Maruf Nehyi Münker
02.12.201939 dk 24 sn
07.11.1997 - Bildiğini Uygulamamak, Alimin Önemi, Peygamber Efendimizin Kıyafet Tavsiyleri
02.12.201924 dk 53 sn
07.03.1997 - Alim Olmak, Kabenin Anahtarı, Eman Vermek, Tevbe Etmek
02.12.201930 dk 50 sn
05.12.1997 - Hayat Gayesi, İsraf, Namazın Önemi, Mekke
01.12.202327 dk 31 sn
03.10.1997 - Muhabbet, Hediyeleşme, Misvak, Tevbe, İyi İnsan Olmak
30.10.202626 dk 28 sn
02.05.1997 - Muharreme Yaklaşıyoruz, Alimlerin Çeşitleri ve Kıymeti, Alim Olmaya Çalışmak
02.12.201932 dk 23 sn
01.08.1997 - Müslümanların Sıkıntılarıyla İlgilenmek, Allaha, Rasulüne, İmama, Müslümanlara Samimiyet
02.12.201940 dk 22 sn
01.03.1997 - Alimlerin Önemi ve Üstünlükleri, Çeşitleri
04.08.202333 dk 37 sn
02.08.1996 - Salih Kimseleri Anmak, Sıkıntılar İçin Estağfirullah, Kin Tutmak, Kıskançlık, İbadeti İsteksiz Yapmak
24.07.202627 dk 40 sn
01.11.1996 - Tevbe Etmek, Allah İçin Sevmek, Sevginin Gerekliliği
05.12.202533 dk 13 sn
30.08.1996 - İstihare, İstişare Yapmak, Yolculuk, Tevbe Duası
02.12.201944 dk 35 sn
29.03.1996 - Peygamber Efendimizin Şemaili, Merhameti, Adetleri
02.12.201937 dk 48 sn
28.06.1996 - Allahın Cömert Olması, Alimin Önemi, Cömertliğin Çeşitleri
02.12.201926 dk 56 sn
27.09.1996 - Toplumu Düzeltmek, Azap, Umumi Gelir, Günah İşleyenleri İkaz Etmek
02.12.201937 dk 52 sn
25.10.1996 - İçi Temizlemek, Ahiret İçin Hazırlanmak
08.08.202547 dk 40 sn
23.08.1996 - İlim Öğrenmek, Affedilmek, Genç Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
02.12.201942 dk 20 sn
22.11.1996 - Ticaret, Helal-Haram Kazanç, İlim Talep Etmenin Niyeti, Komşuluk
02.12.201940 dk 39 sn
21.06.1996 - Salavatın Faziletleri, Mütevazi Olmak, Cematin Önemi, Avlanmanın Sakıncaları
02.12.201928 dk 12 sn
19.07.1996 - Özgürlük Anlayışı, Eşler Arası İletişim, Muhabbet, Anne Babanın Çocuguna Bakması
07.08.202032 dk 2 sn
19.04.1996 - Haccın Faziletleri, Hacının Şefaati
01.05.202629 dk 10 sn
18.10.1996 - Kadın ve Erkekte Kıyafet Ölçüsü, İlimin Önemi, Hastalığın Sevabı
02.12.201947 dk 24 sn
16.08.1996 - Gıybet, Tartışmaya Girmemek, Çok Konuşmamak, Helal Kazanç
24.04.202642 dk 48 sn
15.11.1996 - Recep Ayının Faziletleri, Kuran Okumak, Kalp ve Dil Temizliği
19.12.202527 dk 54 sn
14.06.1996 - İlim Öğrenmek, Hoca ve Talebe
02.12.201923 dk 58 sn
12.07.1996 - Komşuluk Hakkı, Güzel Ahlak, Akıllı İnsan
02.05.202530 dk 3 sn
12.01.1996 - Dünya Kaygısının Nelere Sebep Verdiği, Ahireti Düşünmek
19.07.202428 dk 44 sn
11.10.1996 - İftira Atmak, Evlenmek, Abdestin Fazileti
10.04.202632 dk 41 sn
10.05.1996 - Ahlakı Güzelleştirmek, Evlenmek, Hamileliğin ve Çocuk Büyütmenin Sevabı, Nikah
02.12.201932 dk 23 sn
08.11.1996 - Kabenin O Zamanki İnşaatı, Kabe-i Muazzama
02.12.201928 dk 15 sn
08.03.1996 - Salavat Getirmek, 20 Kişiye Selam Vermek, Ezanı Tekrar Etmek, Cemaate Devam Etmek
25.04.202525 dk 44 sn
07.06.1996 - Peygamber Efendimizin Zühd Sahibi Olması, Rüşvet, Dünyayı Sevmek
17.04.202636 dk 40 sn
06.09.1996 - Hamdetmek, Estagfirullah, Laileheilallah Demek, Allahın Kula Kızmasıyla Kulda Değişen Haller
05.06.202633 dk 41 sn
05.07.1996 - Rahman, Rahim ve Hay Olması, Ellerin Açılıp Dua Edilmesi
02.12.201937 dk 21 sn
04.10.1996 - Mümin Kardeşini Sevindirme, Cennetteki Arazileri İbadetle Mamur Hala Getirme
02.12.201932 dk 10 sn
29.12.1995 - Rüyaların Önemi, Rüyaların Hakikati
02.12.201928 dk 42 sn
27.10.1995 - Zikrin Faydaları, Toplumda İyiliği Yaymak, Topluma Karşı Görevler, Kardeşi Sevindirmek
25.09.202620 dk 52 sn
25.08.1995 - Akra, İlahi Ente Maksudi ve Ridaike Matlubi, Müslümanların Genel Durumu
02.12.201928 dk 53 sn
24.03.1995 - Mazluma Yardım, Müslüman Kardeşliği, Yardım Etmek, Dertlenmek
18.06.202135 dk 11 sn
22.12.1995 - Allahın Kudreti, İslamın Güzelliği
28.11.202534 dk 50 sn
20.01.1995 - Hayır İşlemek, Hayra Vesile Olmak, Şerden Sakınmak
18.09.202635 dk 28 sn
18.08.1995 - Peygamber Efendimizin Şefaati, Merhameti, Paylaşımcı Olmak, Aile Sevgisinin Önemi
02.12.201929 dk 25 sn
17.11.1995 - Allaha ve Resulune Yakın Olmak
02.12.201929 dk 12 sn
16.06.1995 - Okul Yaz Tatilini İyi Değerlendirmek
02.12.201923 dk 2 sn
15.12.1995 - Allaha ve Peygamberimize Kendimizi Sevdirmek, Emanete Riayet
14.08.202632 dk 30 sn
14.04.1995 - Kötü Huyun Ameli Bozması, Hased
02.12.201932 dk 16 sn
13.10.1995 - Karadeniz Gezisi, Cenneti İsteyip Ona Göre Çalışma Yapmak
02.12.201921 dk 19 sn
13.01.1995 - Gönlün Önemi ve Gönül Kırmamaya Dikkat Etmek
04.09.202631 dk 11 sn
10.11.1995 - Mümin Kulların Kaza ve Kader Karşısındaki Tavırları, Mümin Kulların Özellikleri
11.09.202635 dk 54 sn
08.12.1995 - Şaka, Mizah Ölçüsü, Kendisi İçin İstediğini Kardeşi için İstemek
02.12.201934 dk 51 sn
01.12.1995 - Borç Vermenin Sevabı, Sadaka ve Zekatın Önemi
27.02.202631 dk 31 sn
30.12.1994 - Gıybet, Haramlardan Sakınma, İlmiyle Amel Etmek ve Dünyaya Tamah Etmemek
11.10.202423 dk 2 sn
29.04.1994 - İyilik ve Kötülükte Niyetin Önemi, Nefisle Mücadele
02.01.202628 dk 26 sn
26.08.1994 - Allahın Rızasını Kazanmak, Hayırlarda Yarışmak, Nefsi Dizginlemek
31.07.202631 dk 56 sn
25.03.1994 - İlimin Önemi, İlimin Mükafatı, Bahar Ayına Giriyoruz
02.12.201923 dk 35 sn
21.10.1994 - Ölümü Hatırlamak, İbret Almak, Nasihat, Başkasının Ayıbına Bakmamak
07.11.202528 dk 7 sn
19.08.1994 - Peygamber Efendimizin Doğumu ve Vefatı
30.09.202223 dk 35 sn
17.06.1994 - Tatili Değerlendirme
18.07.202519 dk 43 sn
16.12.1994 - Kanaatkar Olmak, Söylenenle Yapılanın Bir Olması, Sadaka Vermek
17.10.202522 dk 26 sn
14.10.1994 - Marifetullah, Arif Olmanın Özellikleri
02.12.201927 dk 40 sn
11.11.1994 - Ahir Zamanda Cahillik, Emri Maruf, Sünnete ve Kurana Sarılmak
02.12.201928 dk 57 sn
10.06.1994 - Allahtan Korkmak, Zenginlik, Adalet, Cimrilik, Kendini Beğenme, Nefsine Uyma, Yemek Yedirme, Selam Verme
23.10.202629 dk 9 sn
08.08.1995 - Peygamber Efendimizin Doğumu, Son Peygamber Oluşu, Peygamberlerden Üstünlüğü
21.08.202640 dk 6 sn
07.04.1995 - Allah Güzeldir Güzeli Sever, Cemalullah, Allah Nimeti Üstünde Görmek İster, Kibir
31.12.202129 dk 20 sn
06.04.1995 - Sabır, Doğru Yol, Mescitleri Doldurmak, Allah İçin Arkadaşlık Yapmak, Seherde İbadet Etmek
16.10.202633 dk 17 sn
03.11.1995 - Yalnızlığın Yararları
05.11.201929 dk 23 sn
06.05.1994 - Rızkın Kesilmesi, Tövbe Etmek, Seher Vaktinde İbadet
21.11.202532 dk 15 sn
05.08.1994 - Allahtan İstemek, Cennet, Her İşte Allahın Rızasını Düşünmek, Cehennemden Korkmak
25.10.201927 dk 16 sn
04.11.1994 - Sahih Kaynakların Önemi, Sahte Din Alimlerine Dikkat, Hak Yolda Olmak Hakkı Söylemek
17.07.202627 dk 35 sn
02.09.1994 - Kalbin Paslanması, Ölümü Düşünmek, Kuran-ı Kerim Okumak
24.10.202526 dk 18 sn
01.07.1994 - Belalara Sabır ve Şükür, 4 Şeyden Sakınmak, Kuran-ı Kerim
08.11.202437 dk 34 sn
31.03.1993 - Günah İşleyeni Engellememek, İyi İşlere Vesile Olmak
12.12.202535 dk 22 sn
24.12.1993 - İlmin ve Alimin Önemi ve İbadetin Anlamı, Yeryüzünün Işıkları, Varisleri
25.10.201928 dk 58 sn
12.11.1993 - Cuma Gününün Faziletleri, Temizlenmek, Camiye Erken Gitmek, Cuma Günü Salavat-ı Şerife Getirmek
25.10.202437 dk 43 sn
09.12.1993 - Hamd Etmek, Allaha Tam Teslimiyet ve İrfan Gözü ile Bakmak
10.07.202624 dk 45 sn
AKRA