İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

19.09.1997 - Dili Tutmak, Susulacak ve Konuşulacak Yerler, İlim ile Amil Olmak, Zamanın Kıymetini Bilmek

19.09.1997 - Dili Tutmak, Susulacak ve Konuşulacak Yerler, İlim ile Amil Olmak, Zamanın Kıymetini Bilmek
Cuma Sohbetleri

19.09.1997 - Dili Tutmak, Susulacak ve Konuşulacak Yerler, İlim ile Amil Olmak, Zamanın Kıymetini Bilmek

02.12.2019
49 dk 54 sn

Sevgili Akra dinleyicileri,

Size Almanya’nın Stuttgart şehri yakınında Leonberg’den hitap ediyorum.

Allah hayırlar ihsan eylesin. Sizlerden uzakta olmaktan başka bir sıkıntımız yok.

İbn Abbas radıyallahu anh’ın Peygamber Efendimizden rivayet ettiği bir hadîs-i şerîf ile başlamak istiyorum.

Kâle Rasûlullah  sallallahu aleyhi ve sellem.

رحم الله من حفظ لسانه وعرف زمانه واستقامت طريقته

Rahime’llâhu men hafize lisânehû ve arafe zemânehû ve’stekâmet tarîkatehû.

Sadaka rasûlullàh, fî mâ kàl, ev kemâ kàl.

Efendimiz bu hadis-i şerifinde dua ile başlıyor. Rahime’llâhu diyor, yani “Allah rahmetine erdirsin!” mânasına... Rahime aslında mâzi sîgasıdır ama Arapça’da mâzi sîgası dua makamında da kullanılır. Düz olarak düşünülse rahimallâhu “Allah rahmet etti.” mânasına gelir. Buyuruyor ki Efendimiz;

 Rahime’llâhu men hafize lisânehû. “Lisanını koruyabilene Allah rahmet etti.”

Etmesi garantilidir, “rahmet etsin!” demek.

Ve arafe zemânehû. “Ve zamanını bildi.”

“Her kim ki lisanını koruyabildi, zamanını bilebildi, vestekâmet tarîkatehû yolu da düz oldu; işte buna Allah rahmet etsin!”

“Etti” denirse tercümesi yanlış gibi olur. “Rahmet eylesin böyle kimseye...” demek daha uygun.

Efendimiz dua etmiş oluyor ama böylece teşvik de etmiş oluyor. “Böyle yaparsanız, Allah sizi rahmetine erdirsin... Böyle yapın da Allah’ın rahmetine erin!” mânasını anlamamız lazım. Bu sözleri Efendimiz’in emri gibi telakki etmemiz lazım. Kısa sözler...

Ben açıklayayım:

[Peygamber Efendimiz’in] Allah’ın rahmetine erdirmesini istediği kimseler kimler? [Bir insan] neler yaparsa “Allah rahmetine erdirsin!” diye temenni ediyor, Peygamber Efendimiz?

Rahime’llâhu men hafize lisânehû. “Lisanını hıfzedene, koruyana Allah rahmet eylesin, rahmetine onu erdirsin!”

Burada lisan yabancı dil mânasına değil, boğazındaki konuşma vasıtası olan dil demek... “Dilini tutana, diline hâkim olana, diline sahip olana, dilini günahlardan koruyana Allah rahmeylesin!” demek.

Muhterem kardeşlerim!

İnsanlar konuşa konuşa anlaşıyorlar ve dilleriyle sevap kazanıyorlar. Dilleriyle zikir yaparlarsa sevap kazanırlar. Birisinin gönlünü hoş edecek tatlı sözler söylerlerse sevap kazanırlar. Bülbüller gibi Kur’an okurlarsa sevap kazanırlar. Hayırlı işler yaparlarsa, doğru şahitlik yaparlarsa, hakkı söylerlerse sevap kazanırlar. Cihat etmiş gibi büyük mükâfatlara nâil olurlar.

Ama dilleriyle yalan söylerlerse, dilleriyle küfrederlerse, onun bunun kalbini kırarlarsa, can yakıcı, bir insanın zararına sebep olan sözler söylerlerse, mahkemede yalancı şahitlik yaparlarsa, meydanlarda yalan yanlış sözler söylerlerse, kahvelerde günahlı boş sözler söylerlerse...

Oflu Hoca fıkrası...

“Kah kah kah, kih kih kih...”

Nasrettin Hoca fıkrası...

“Kah kah kah, kih kih kih...”

“Rindin birisi cennete girmiş de sofuların arasında orayı beğenmemiş...”

“Kah kah kah, kih kih kih...”

Ama bunlar oyuncak değil! Cennetle alay edilmez! Cehennemle dalga geçilmez, istihza edilmez!

Lisanıyla günaha giriyor. Yalan sölüyor, günaha giriyor. Küfrediyor, ağır, hakâretâmiz söz söylüyor, kalp kırıyor, günaha giriyor. Veyahut da insanı dinden imandan çıkartacak sözler söylüyor, günaha giriyor.

Lisan, insanı cehenneme sokan, cehenneme götürecek pek çok suçların işlendiği bir âlet de olabilir, Allah’ın rızasını kazanmaya sebep olacak güzel bir vesile de olabilir. Bir âlet, bir konuşma âleti... Konuşan neyi konuşursa lisan onu söyler; neyi düşünürse lisan onu söyler. İşte ona göre dilin sahibi, lisanın sahibi, konuşmanın yapıcısı sevap kazanır veya günaha girer; kendisi bilir.

“İnsanlar ekseriyetle dilinden -bir de cinsel duyguların kontrolsüzlüğünden- günaha girer.” diye [Peygamber] sallallahu aleyhi ve selem Efendimiz’in hadîs-i şerîfi [var.]

Demek ki Efendimiz bu hadîs-i şerîfte lisanımıza, dilimize sahip olmamızı, konuşmamızı ölçüp biçip söylememizi, dilimizle günah işlemekten sakınmamızı, sevaplı işlere gayretli olmamızı tavsiye etmiş oluyor. Lisanı korumak tavsiyesinde bulunuyor. O halde biz de dilimizle Allah’ı zikredelim!

Allah diyelim dâim,

Yolda duralım kâim.

Cenâb-ı Mevlâ’nın adını andıkça:

Bir kez Allah dese aşk ile lisân

Dökülür cümle günah misl-i hazân

Tevbe edelim, istiğfar eyleyelim, af dileyelim; hayır söyleyelim, sevap kazanalım!

Ve arafe zemânehû. “Zamanını bileni de Allah rahmetine erdirsin!”

Belki üçü bir arada, belki tek tek de yeterli...

Allah dilini tutana rahmetini ihsan eylesin, onu rahmetine mazhar eylesin... Allah zamanını bilene rahmet eylesin... Veyahut hem dilini tutmasını bilip hem de zamanının kıymetini bilmek; hepsini bir arada da düşünmüş olabilir Peygamber Efendimiz.

Zamanını bilmek ne demek?

Arafe zemânehû. Zaman; iki olay arasındaki geçen süre. Zaman bu ve geçiyor, daima çalışıyor. Biz durduğumuz zaman, zaman durmuyor. Biz dursak da, uyusak da zaman akıp gidiyor. Ömür bitiyor. Sayılı nefesler sayıca azalıyor, tükenmeye doğru gidiyor. Onun için “Zaman çok kıymetli bir sermayedir.” denmiş.

Almanya’da dolaşıyoruz. Almanca’sını söyleyelim: Zeit ist geld. Yani, “Zaman para gibidir, zaman çok kıymetlidir.” diyorlar. Para nasıl kıymetliyse; 100 marklar, 500 marklar, 1000 marklar, cepleri doldurduğu zaman insanın göğsünü kabartan kocaman kocaman paralar nasıl kıymetliyse zaman da kıymetli...

Zaman herkeste var ama zamanı boşa harcıyoruz. Zamanın kıymetini bilmiyor çoğu kimse... Zaman kahvelerde gidiyor. Zaman stadyumlarda gidiyor. Zaman boş şeylerle geçiyor, elden kaçıyor. Ömür bitiyor, ortada bir şey yok... Dönüp baktığın zaman koca bir ömr-ü heder, boşa geçmiş bir ömür... Sonra çok kederleniyor insan, üzülüyor; “ah!” ediyor, “vah!” ediyor ama zaman bir daha geri gelmiyor. Zamanının kıymetini bilecek.

“Zamanın kıymetini bilmek” sözünden ben, birincisi; zamanın kadrini kıymetini, önemini bilmek diye anlıyorum. Zamanın çok kıymetli olduğunu, saniyesinin boş geçirilmemesi gerektiğini düşünüyorum, bir bu... Bir de her zamanda, müslümanın o zamana uygun olarak yapması gereken uygun bir iş vardır. Mesela Ramazan’da oruç tutması lazım. Cuma vaktinde Cuma namazına gitmesi lazım.

Cuma namazına gitmiyor, “Dükkânım açık, çalışıyorum.” diyor. Allah “Cuma vaktinde ticareti bırakın, camiye gelin!” diye buyurmuş. Haram işliyor, Allah’ın emrine aykırı iş yapmış oluyor. O zamanda Cuma namazına gitmek lazım. Cuma namazı kendisine farz olmuş olan, erkek ve hür bir insanın Cuma’ya gitmesi lazım!

Sabahleyin güneş doğmadan önce kalkıp sabah namazını kılması lazım! Mümkünse camide kılması lazım [çünkü] evde kılmasından 27 kat daha sevaplı... Cuma namazı kılınan bir camide namazı kılarsa 50 kat sevap var.

Zamanın kıymetini bilmek önemli. Bir de “İçinde bulunduğu zamanda yapması gereken en önemli iş hangisi?” diye düşünüp onu yapmak lazım!

İçinde bulunduğun zamanı düşüneceksin: “Bugün günlerden ne? Günün hangi saati? Şu sırada ne yapmalıyım? Bu vakit namazını kıldım mı? Şu anda ben vaktimi neyle geçiriyorum, aslında neyle geçirmek lazımdı?” diye, insan zamanını böyle de bilebilir.

Efendimiz’in tavsiye buyurduğu zamanı bilmek konusu böyle de olabilir. Hem zamanın kıymetini bilmek hem de hangi zamanda hangi sevaplı işi yapacağını bilip onu kaçırmamak...

Seher vakti tevbe ve istiğfar zamanıdır. Seher vakti, imsak kesilmeden önceki zaman, gecenin son bölümleri, sahura kalkıp da oruç tutacakların namaz kıldığı vakitler... O vakitler kalkıp abdest alıp, namaz kılıp, dua edip tevbe ve istiğfar etme zamanı...

Sabah namazı vaktinde sabah namazına gitmek lazım! Cuma namazının vakti gelince cumaya gitmek lazım! Akşamı, yatsıyı, ikindiyi zamanı gelince kaçırmamak lazım. Bunların hepsi önemli.

Zamanının içinde o anda ne yapması gerektiğini bilmiyorsa bilenlere bakmalı, sormalı, öğrenmeli. Eski büyüklerimizin yazdığı bazı güzel kitaplar vardır. Günün içinde 24 saatin hangi saatini neyle geçirmesi gerektiğini anlatan kitaplar vardır. Bir günün, bir gecenin ameli diye bunları yazan kitaplar vardır. Ne kadar güzel... İnsan onları okumalı ve zamanının kıymetini bilerek, günün o saatinde hangi işi yapması gerektiğini bilerek zamanını değerlendirmeli, sevapları kazanmalı! İslâm için çalışmalı. Âhireti için çalışmalı. Allah’ın rızasını kazanmak için çalışmalı. Hayırlı işte koşturmalı, şerli işten uzak durmaya gayret etmeli. Zamanını boşa harcamamalı.

Efendimiz böyle tasviye etmiş oluyor.

Üçüncü cümlecik, ana cümledeki üçüncü bölüm:

Ve’stekâmet tarîkatuhû. “Allah, yolu düzgün olana da rahmet eylesin, rahmetine onu da mazhar eylesin!” diye, [Peygamber] sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz yolu düzgün, tarikati istikamet üzere olan, müstakîm olana da dua ediyor.

Burada “tarikat” doğrudan doğruya kişinin gittiği, yöneldiği yol mânasına... Ve’stekâmet tarîkatuhû. “Yollandığı yol, yürümekte olduğu yol, hayatını yöneltmiş olduğu istikamet doğru olana ne mutlu! Yürüdüğü yol doğru yol olana ne mutlu!” diye, Efendimiz ona da dua ediyor.

Bu da tavsiye ediliyor. Demek ki insan yürüdüğü yola da dikkat etmeli. Zamanını boşa geçirmemeye de dikkat etmeli.

Günü hangi istikamette geçiyor, ömrü hangi istikamette geçiyor? Adam ne iş yapıyor, hangi işle meşgul? Kumarla mı meşgul, gafletle mi meşgul, ticaretle mi meşgul? Günahla mı meşgul, haramla mı meşgul, zulümle mi meşgul?

Zamanın kıymetini bilecek, yürüdüğü yolun düzgün olmasına dikkat edecek.

Müslüman her gün 40 rekât namaz kılıyorsa;

اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ

İhdine’s-sırâta’l-müstakîm. “Bizi doğru yola ilet!” diye, günde 40 defa doğru yolu düşünüyor ve Allah’tan istiyor. Doğru yolun ne olduğunu Fâtiha’dan da herkes az çok bilir.

صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ

Sırâta’llezîne en’amte aleyhim. “Kendilerine Allah’ın lütfettiği, in’am ettiği, ihsan ettiği, sevdiği, beğendiği, mükâfatlandırdığı iyi insanların yoluna” gidecek. Mü’min olacak ve iyi insan olacak. Allah’ın nimetine, lütfuna, ikramına mazhar olmuş kişilerin yoluna gidecek.

 غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ

Ğayri’l-mağdûbi aleyhim vele’d-dâllîn. “Allah’ın kendilerine gazap ettiği insanların yoluna değil, sapıtmışların yoluna değil...”

Dünyada herkes bir yolda yürüyor ama demek ki bazı yolları Allah seviyor, o yolda yürüyenlere rahmet ediyor; bazı yolda yürüyenlere gazap ediyor. “Bak bu edepsiz yanlış yolda yürüyor, bu kulumu sevmedim!” diye kızıyor, gazap ediyor. Bazıları da sapıkların yolu oluyor.

Demek ki çevremizdeki ve dünyadaki, içimizdeki ve dışımızdaki insanların yaşam tarzlarını iman gözüyle incelemeliyiz. “Bu yol hangi cins yollar grubuna girer? Benim yürüdüğüm yol Allah’ın kendilerine ihsanda, ikramda bulunduğu insanların yolu mudur; yoksa Allah’ın gazap ettiği kişilerin, sapıtmışların yolu mudur?” diye kendi yolunu insan bir denemeli...

İnsan kendi kendisini kontrol edebilir, teftiş edebilir, araştırabilir, soruşturabilir. Kendi durumuna bakabilir, kendi durumunu ölçüp tartabilir.

“Ben bir şeyler yapıyorum ama ortada kimse yok, şimdi tek başıma bir kendimi düşüneyim: Benim ömrüm nereye gidiyor? Ne yapıyorum, hangi yolda yürüyorum? Benim bu yaptığım iyi bir yol mu? Yani iş mi benim yaptığım? Yaptığım Allah’ın hoşuna gider mi? Allah’ın gazabını mı çekerim? Sonuçta zarar mı ederim, kâr mı ederim?” diye insan kendi kendisini bir yoklamalı.

Kendisini tenkit hedefi olarak karşısına alıp gittiği yolu hakkında kendisine not vermeli. Hani “Kendin pişir, kendin ye.” dedikleri gibi... Gelip geçeni lokantasına davet için yollarda “Buyur gel; eti ben vereyim, mangalı al, köşeye çekil, şu çayırda, şu gölgeliğin altında, şu masada, şu ocakta kendin pişir, kendin ye.” [yazdıkları] gibi...

Bir de insanın kendi kendisinin notunu vermesi lazım.

“Benim karnem nasıl olur? Acaba ben iyi bir müslüman mıyım? Kendime bir not vereyim.” diye insan kendisini düşünmeli, kendisini yoklamalı. Bu önemli bir şey.

Sabahleyin kapıdan çıkarken nasıl çıkacağız?

“Bugün Allah için neler yapabilirim?” diye düşünerek çıkacağız.

Çıkmadan önce kendi kendine sormalı;

“Ben bugün evden çıkıp gideceğim. Bugün Allah için ne yapmalıyım?” demeli ve akşamleyin de eve geldiği zaman;

“Ben döndüm dolaştım, geldim, koca bir gün geçirdim. Bu gün Allah için neler yaptım?” diye kendisini yoklamalı, bir not vermeli!

“Bu gün sıfır aldın?”

“Neden?”

“Namazları kılmadın. Cuma’ya gitmedin. Haram yedin, gıybet ettin. Günahlı işlere bulaştın. Sıfır... Çok fenâ!..”

Belki sıfır bile az gelir. Belki mânevî bakımdan eksi notlar da vardır. Çünkü sıfır, hiçbir şey demek. Hâlbuki eksi notlar sıfırın da altında demek... Yani daha beter de olabilir.

Onun için ne yapmamız gerekiyor?

Yolumuzun ne yol olduğunu kendi kendimize sormamız gerekiyor.

Başkası söylese insan bazen kızar. “Sen yanlış bir yoldasın!” deyince nefsi kabarır, kibrinden dolayı karşı tarafın haklı sözünü kabul etmez; “Sen kendine bak! Sen bana ne karışıyorsun? Sen benden daha mı bilgilisin? Ben bu işleri senden daha iyi bilirim. Falanca yere gittim, filanca yeri bitirdim, falanca yerde okudum...” diyebilir. İyi ama yolun yanlış işte... Küçük de söylese, çocuk da söylese, deli bile söylese doğru söylüyorsa doğru...

Eskiden delilerin, divânelerin tedavi edildiği bir yere evliyâullahtan, alimlerden birisi gitmiş. Orada delilerden sözler duymuş. Diyor ki;

“Akıllıdan çıkmayan söz çıkıyor divâneden...”

Bazen ummadığın insanlar akıllının söylemediği kadar doğru düzgün laf söyleyebilirler. Onun için başkasını dinlemek lazım ama dinlemek zor.

Peki, madem başkasından hatalarını duymak, dinlemek nefsine ağır geliyor, o halde sen de kendi kendini sorgula. Kendi kendini yargıla. Kendi kendine bir not ver. İyi bir adam mısın, iyi bir matah mısın? Allah’ın rızasını kazanacak gibi mi görünüyorsun, yoksa belanı bulacak gibi mi görünüyorsun? Allah sevecek mi, sevmeyecek mi? Kendi kendini kontrol et!

“Allahu Teâlâ hazretleri dilini hıfzedene, zamanının kadr ü kıymetini bilip uygun işi yapana ve de yolu doğru olana rahmeylesin!” diye Efendimiz tavsiye[/dua] buyuruyor.

Şerîat, tarîkat yoldur varana,

Mârifet, hakîkat andan içeru.

Yunus Emre’nin dediği gibi herkes bir yolda yürüyor ama yolun güzel olması lazım!

“Allahu Teâlâ hazretleri hepimize dilimizi tutmayı, zamanımızın kıymetini bilmeyi, doğru yolda yürümeyi nasip etsin.” diye bu hadîs-i şerîflerden aldığımız bilgilerle dua ediyoruz.

İkinci hadîs-i şerîfte Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz dua ediyor. Benim çok sevdiğim alimlerden biri olan Abdullah b. Mübârek’in Halid b. Ebî İmran radıyallahu anh’ten rivayet ettiğine göre [Peygamber Efendimiz] şöyle buyurmuş:

رَحِمَ اللهُ عبدًا قال خيرًا فَغَنِم أو سكت عن سوء فَسَلِم

Rahime’llâhu abden kâle hayran fe-ğanime ev sekete an sûin fe-selime. “Allah şol kula rahmet eylesin ki şol kulu rahmetine mazhar buyursun ki...”

“Kul” dediği yaratığı, Allah’ın müslüman kulu demek, yani köle mânasına değil. “Allah şu kuluna rahmetini ihsan eylesin ki, kâle hayren fe-ğanime hayır söz söyledi ve böylece kendisine kazanç sağladı, kazançlı çıktı.”

“Hayır söz söyleyip kazançlı çıkan kula Allah rahmetini ihsân eylesin.”

Dua ediyor yani, Efendimiz öyle olmayı bize tavsiye ediyor. Hayır söyleyeceğiz, böylece kazançlı çıkacağız. Çünkü hayır sözün kazancı vardır. Hayır söylediği zaman ganimet elde etmiş gibi kazançlı çıkar.

 Ev sekete an sûin. “Veyahut da kötü, çirkin bir sözü söyleyecekken söylemezse, kendisini tutarsa, kötülükten dilini tutarsa...”

O zaman da ne oluyor?

Fe-selime. “Selâmette oluyor.”

Kötülüğü söyleseydi başı derde, belaya girecekti; günaha, cezaya çarpılacaktı.

Söylemeyince ne oldu?

Sâlim oldu, selâmette oldu; cezadan, beladan kurtuldu. Yanlışlığı yapmadığı için “oh, elhamdülillah...” selâmete erdi.

Efendimiz bize burada yine lisanla ilgili tavsiyede bulunmuş oluyor. Birinci hadîs-i şerîfte de lisanla ilgili tavsiye vardı. Diline sahip olmak, dilini hıfzetmek, korumak vardı. Burada dili iki türlü kullanacağımızı anlıyoruz: İnsan diliyle hayır söylerse ganimet kazanır, sevap kazanır, mükâfat kazanır, kâr eder. Dilini kötü şeyi söylemekten tutarsa, o zaman da selâmete erer, onun da faydasını görür.

Demek ki hayır söyleyeceğiz. Ya da kötü söz söylemek ağzımıza kadar gelmişse, içimiz kabarmış, boğazımızdan neredeyse söyleyecek kadar kızmışız, heyecanlanmışız ama söz kötü olacak; tutuyoruz kendimizi, sükût ediyoruz, söylemiyoruz. Kötü sözü söylemekten kendimizi tutuyoruz, o zaman da yine selâmette oluyoruz, selâmet buluyoruz. Kendimiz de selâmet buluruz, başkası da... Biz kötü söz söylemediğimiz için selâmet buluruz. Kötü söz söyleyip karşımızdakini zarara uğratmadığımız için o da selâmette olur.

Zaten müslümanın tarifinde, [Peygamber] sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in hepimizin bildiği bir ifadesi var. Bu hadîs-i şerîfi herkes duymuştur diye tahmin ediyorum:

المسلم من سلم المسلمون من لسانه ويده

el-Müslimü men selime’l-müslimûne min lisânihî ve yedihî.

“Müslüman o kimsedir ki elinden, dilinden bütün müslümanlar selâmettedir.”

Müslüman başka insanlara eliyle diliyle zarar vermeyecek.

Ne yapacağız?

Ya hayır söyleyeceğiz ya susacağız. Hayır söylemek de sevap susmak da kârlı... Ama susmayıp da kötü şeyi söylerse, o da artık insanı cehenneme kadar düşürebilecek tehlikelerin çığırını açmış oluyor.

Ağzını açtığı zaman kötü şey söylemekten Allah korusun, Allah kurtarsın, Allah hıfzeylesin... Allah o duruma düşürmesin...

Açtığımız sayfada bu sefer hem dili tutmakla, zamanın kıymetini bilmekle, doğru yürümekle ilgili tavsiyeler geldi. Bunun bir hikmeti vardır. Demek ki sözümüze dikkat edeceğiz, dilimize çok dikkat edeceğiz.

Başka konuya, başka hadîs-i şerîfe geçmeden önce bir şeyi üstüne bastıra bastıra hatırlatayım.

Ne yapmamız gerekiyor?

Hak sözü söylememiz gerekiyor. Hak sözü, haklı sözü, gerçek sözü, doğru sözü, birisinin mağdur olmasını engelleyecek sözü, İslâm’ın savunmasına yarayacak sözü, güzel sözü, bir zâlimi zulmünden engelleyecek cesur sözü de mutlaka söylemek gerekiyor. “Cihadın en faziletlisi budur.” diye Efendimiz hadîs-i şerîflerde bildirmiş. Onun için sakın dili tutmayı uygunsuz yerde yapmayın!

Şeyh Sâdî-i Şirâzî İran’ın en büyük şairlerinden; Gülistan, Bostan isimli kitapları kütüphanelerinizde vardır. Çok ârif, çok hakim bir şair; aynı zamanda çok mükemmel bir sanatkâr, çok da derin bir bilge kişi. Yani feylesof. Sözleri de çok derin anlamlar taşıyor. Diyor ki;

“İki şey insanı çileden, çığırından çıkartır, isyana sevk eder:

“1. Susulacak yerde konuşmak.

“2. Konuşulacak yerde susmak.”

Demek ki susulacak yer var, konuşulacak yer var...

Küçük bir çocuğun büyüklerin meclisinde susması lazım. Büyükler konuşuyor, küçük konuşmasın; ayıp, büyükleri dinlesin! Kendisinin bilmediği konulara burnunu sokup, karışıp edepsizlik etmesin!

Veyahut cahil bir insan alimlerin meclisinde ileri geri konuşup “Bana göre bu böyle...” vesaire demesin! Kendisinin hakkı yok, selâhiyeti yok, tahsili yok, bilgisi yok, görgüsü yok...

Ne olacak?

Konuşmayacak, dinleyecek, öğrenecek. Bilmediği hususu konuşmayacak. Alimler konuşacak, o meclisin bilginleri konuşacak; ötekiler edeple onu dinleyecek. Konuşulacak yerde de susmamak lazım.

Susulacak yerde konuşmamak lazım! Kişi küçükse veya çocuksa büyüklerin yanında susacak. Büyüklerin konuştuğu mevzulara pattadak bilmeden karışmayacak. Cahilse alimlerin tenkidine kalkışmayacak, ortaya atılmayacak. Bu bir.

İkincisi; konuşulacak yerde susmak. Bu da insanı çileden çıkartır. Allah da sevmez, kullar da sevmez. Konuşulacak yerde de konuşmak lazım!

Adam bir olaya şahit olmuş, suçlu şu; söylemiyor, susuyor.

Öyle şey olur mu?

“Ben şahidim, gördüm ki şu şuna vurdu. Suçlu olan, kabahatli olan şu!” diye söylemesi lazım. Şahitlik istenmeden, Allah rızası için söylemek lazım.

Veyahut kendisinin bildiği bir konuda birileri yalan yanlış konuşuyor, ileri geri konuşuyor.

“Olmaz, siz bunu bilmiyorsunuz! Susun bakalım, işin doğrusu budur. Senin bu konuda hiç bir bilgin olmadığı anlaşılıyor. Falanca alim şöyle demiştir, falanca kitap böyle yazar. İlim adamları şöyle demiştir. Ansiklopedilerde şöyledir.” filan diye, insan söylemesi gereken şeyi söylemeli.

Bazen de susması korkmasından kaynaklanıyor.

“Bu adam yüksek mevkiden bir adamdır. Şimdi ben bunun yanında konuşursam, bunlara karşı konuşursam işimden, aşımdan, başımdan, rahatımdan olurum... Kafamı keserler, hapse tıkarlar...”

Öyle şey yok! Hak sözü söyleyecek insan... Hakkı söyleyecek. Hak neredeyse hakkın yanına gidecek. Firavun’un karşısında olsa, Musa aleyhisselam gibi hakkı söyleyecek. Nemrut’un karşısında olsa, İbrahim aleyhisselam gibi hakkı söyleyecek. Zalimin karşısında olsa, kellesi gidecek bile olsa hakkı söyleyecek.

“Sen yanlış yapıyorsun, işin doğrusu bu değildir, şudur!” diyecek.

En büyük cihat bu!

Birisine yanlışından dolayı alkış tutmayacak. Yanlış sözü söyleyenin, yanlış işi yapanın yardakçısı, şakşakçısı, dalkavuğu olmayacak. Bu da çok önemli... Yani hakkı söylemek, hem de korkmadan, cesaretle söylemek...

Yaptırım gücü varsa [da] yaptırmak lazım! Gücü yeterse kötülüğü fiilen engelleyecek, gücü yetmezse sadece nasihat olarak söyleyecek, ona da gücü yetmiyorsa hiç olmazsa içinden;

“Yâ Rabbi! Ben bunların karşısında bir şey yapamadım. Sen beni affet!” diye dua edecek. Ötekisinin iflâh olmasına dua edecek, Allah’ın kendisini cezaya çarptırmamasına dua edecek. Bu da önemli...

Ben Türkiye’de bakıyorum; halkımızın, gençlerimizin terbiyesi sadedinde dergilerimizde de zaman zaman yazdım:

Herhangi bir toplantıda, herhangi bir konuda konuşma yapıldığı zaman bilginiz varsa katılın, susmayın! Bildiğiniz konuyu anlatın. Eğer bir yerde, bir toplantıda birisi doğru bir sözü söylemişse doğruyu destekleyin. Yanlış bir sözü söylemişse yanlışı engelleyin. Yanlışın karşısına çıkanı destekleyin. Yanlış söyleyene “Yanlış söylüyorsunuz!” deyin! Böylece yanlış söyleyenler korksun, çekinsin, azalsın... “Bu ülkede tereciye tere satılmaz” deyip ayağını denk alsın...

Susmak da insana vebal yükler. Allah “Niye sustun?” diye cezalandırır. Hadîs-i şerîf var, Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;

“Hakkı söylemek zamanında susan, dilsiz şeytan durumuna düşer, şeytan gibi muamele görür.”

Yani “Şeytan derekesine düşer, o mertebede mütâlâa edilir.” diye tehlikeli bir durum meydana geliyor.

İmam Beyhakî’nin rivayet ettiği bir hadîs-i şerîfi, bu arada işin başka bir yönü aydınlansın diye okumak istiyorum. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuşlar ki;

رَأْسُ الْعَقْلِ بَعْدَ الْإِيمَانِ بِاللهِ التَّوَدُّدُ إِلَى النَّاسِ، واصطناع الخير الي كل بر وفاجر، وَإِنَّ أَهْلَ الْمَعْرُوفِ فِي الدُّنْيَا هُمْ أَهْلُ الْمَعْرُوفِ فِي الْآخِرَةِ، وَإِنَّ أَهْلَ الْمُنْكَرِ فِي الدُّنْيَا هُمْ أَهْلُ الْمُنْكَرِ فِي الْآخِرَةِ.

Re’sü’l-akli ba’de’l-îmâni billâhi etteveddüdü ile’nnâsi vastınâu’l-hayri ilâ külli berrin ve fâcir. Ve inne ehle’l-ma’rûfi fi’ddünyâ hüm ehlü’l-ma’rûfi fi’l-âhireh. Ve inne ehle’l-münkeri fi’ddünyâ hüm ehlü’l-münkeri fi’l-âhireh.

Sadaka rasûlullah fîmâ kâl ev kemâ kâl.

Efendimiz buyuruyor ki;

Re’sü’l-akl. “Aklın başı...”

“Aklın başı” demek en akıllıca hareket, en başta gelen akıl demek.

Ba’de’l-îmâni billâhi. “Allah’a imandan sonra en başta gelen akıllılık...”

Nedir?

et-Teveddüdü ile’nnâs. “İnsanlara karşı kendisinin sevgi toplamasını sağlayacak, insanlara kendisini sevdirmeyi sağlayacak şekilde davranmak, konuşmak ve insanların sevgisini kazanmaktır.”

Bu cümlede bir-iki noktaya işaret etmek istiyorum.

Re’sü’l-akli “en başta gelen akıllılık”, ba’de’l-îmâni billâh “Allah’a imandan sonra” diyor.

Demek ki en büyük akıl neymiş? Peygamber Efendimiz’e göre dünyada en önde gelen akıllılık, en zekilik, en alimlik, en bilginlik neymiş?

el-Îmânu bi’llâh, Allah’a inanmakmış. Her şeyden önce bu geliyor.

En mühim, en büyük akıl Allah’a iman etmek, Allah’ı bulmak, mârifetullaha ermek... Allah’a iman etti mi bir insan âhiretini kurtarıyor; cehennemde ebedî kalmaktan kurtuluyor, saadet yurdu olan cennete dahil olmayı garantiliyor. En büyük akıl bu.

“Ben şu kadar yükseldim, bu kadar makamlara sahip oldum. Oxford’dan diploma aldım. Amerika’nın falanca üniversitesinde doktora yaptım...”

İyi ama sen âhiretini kurtaramıyorsun. Sen Allah’ın gazabına uğrayacak yolda yürüyorsun. Sen ebediyen cehennemde yanacak şekilde gidiyorsun. Sen hayatı anlayamamışsın! Sen kendini orada doktora yaptın diye bir şey sanıyorsun ama gel bakalım şu alim dindarlarla biraz bir konuş, eksiklerini bir anla... Gerçek ilim adamlarına kulak ver. Hatta Türkiye’deki değil, Avrupa’daki gerçek ilim adamlarına bir kulak ver, büyük filozofları bir araştır. Senin gibi dinsiz değiller...

Dinsiz olanların da neden dinsiz olduğunu bir incele... Göreceksin ki bulundukları ülkedeki dinî inançlar bozuk ise onlar onlara inanamadıkları için o yola sapmışlardır. Hatta Avrupalılar’ın içinde Volter gibiler

“Ey Muhammed! Senin dininin ne kadar yüce olduğunu görüyorum, biliyorum.” demişlerdir.

Bismarck gibi kişiler Peygamber Efendimiz’i methetmişler. Geothe gibi şair ve feylesof olan kişilerin müslüman olduğu, İslâm’ı methettiği söyleniyor. Yani bu sadece Türkler’in tarih sevgisi, nostaljisi, kendi indî, tarafgirâne böbürlenmesi değil; gerçekler böyle...

Demek ki en büyük akıl neymiş?

el-Îmânu billâh, önce Allah’a inanmak...

Bir insan Allah’a inanamıyorsa ki bazen inanamıyorlar...

Büyük filozoflar, büyük alimler Allah’ın varlığını, birliğini söylemişler. İslâm’ın yüceliğinden, büyüklüğünden Şark’daki, Garp’taki herkes bahsetmiş de ben niye bunu bilmiyorum? Bende acaba bir nasipsizlik mi var?” diye kendi kendine sorsun.

 Re’sü’l-akli ba’de’l-îmâni bi’llâh.

Allah’a imandan sonra en yüksek derecedeki akıllılık, en başta gelen akıllılık neymiş?

et-Teveddüdü ile’nnâs İnsanlara kendisini sevdirmekmiş.

Müslüman sevimli olur, kendisini sevdirir. Yunus Emre’yi hepimiz seviyoruz. Mevlânâ’yı Avrupalılar bile seviyor, Batılılar seviyor, sünnîler seviyor, şiîler seviyor... Herkes seviyor.

Ben de çok seviyorum. Mevlânâ hazretleri benim de şeyhim, rüyada beni de Mevlevî yaptıkları için... ben de Mevlevîyim. İlan ediyorum: Mevlânâ hazretlerini ben de seviyorum!

Asırlar geçmiş; seviyorum, seviyoruz. Demek ki, [Peygamber] sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in bu tavsiyesini tutmuşlar mübarekler... İnsanlara kendilerini sevdirmişler.

Dalkavuklukla mı?

Hayır, asla ve kat’â! Doğru söyleyerek ama doğruyu tatlı söyleyerek...

Mesela Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Efendimiz’in dalkavukluk yapmadığının bir misalini söyleyeyim:

Büyük bir komutan huzuruna gelmiş. İzin istemiş, girmiş. Hiç konuşmamış Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretleri, yüzüne bakmamış. Başını önüne eğmiş, gözlerini kapamış durmuş. Komutan beklemiş. Bekle Allah’ım, bekle Allah’ım... Mübarek Mevlânâ hazretlerinin heybeti de var, huzurunda bir şey de yapamamış, sıkılmış, sıkılmış, terlemeye başlamış. Sonra ezile büzüle demiş ki;

“Efendim bana bir nasihat buyursanız?”

Mevlânâ hazretleri gözünü açmış, acıyarak bakmış;

“A evladım, ben sana ne diyeyim? Seni Rahman yarattı, sen şeytana hizmet ediyorsun. Hâlbuki Rahman’a hizmet etmen lazım! Allah seni insanlara hizmet için görevlendirdi, komutan yaptı, sultan yaptı, bey yaptı, reis yaptı. Senin halka rahmetmen, merhamet etmen, hizmet etmen lazım; sen halka zulmediyorsun!” diye bir açmış ağzını, bir güzel sözler söylemiş...

Acı söylemiş ama hiç dalkavukluk değil. Adam hüngür hüngür ağlamış, öyle gitmiş.

Dalkavuk değiller. Kat’iyyen dalkavuk değil. Kafası kesilse hakkı söylüyor ama güzel söylediği için seviliyor. Mevlânâ güzel söylediği için seviliyor, fikirlerinden dolayı seviliyor. Yunus güzel söylediği için seviliyor.

Bir de, lütfen müslümanız diye kendimizi pahalıya satmaya kalkıp halkı İslâm’dan nefret ettirmeyelim!

“Bana ne, ben müslümanım. O da bana tahammül etsin!”

Öyle şey olur mu?!

Sen tahammül edilecek gibi tatlı bir insan olmakla da vazifelisin. Tatlı bir müslüman olmakla vazifelisin. İslâm’ı seni sevince sevecek insanlar... Sen müslümansın, sakallısın, hacısın, hocasın diye sevecek. Halk sana bakıyor, inceliyor. Sen halkı kendinden nefret ettirirsen, sana nefretle beraber dinden de nefret ederse cezaya uğrar. Sevdireceksin kendini, Allah için sevdireceksin.

Ben onun için arkadaşlarıma diyordum bazen:

“Allah rızası için güzel giyinin! Nefis için değil, fiyaka yapayım, caka satayım diye değil; Allah rızası için güzel giyinin! Allah rızası için tıraşlı olun! Allah rızası için sevimli şeyler yapın; güzel koku sürünün, taranın, donanın, temiz, pâk olun! Dişleriniz fırçalanmış olsun!”

Neden?

Bu da önemli bir şey... İslâm’ı kendinizle sevdireceğinizi düşünün. Davranışlarınıza dikkat edin. Umumî vasıtalarda büyüklere yer verin, küçüklere şefkat gösterin. Güleç yüzlü olun.

“Şu adama bak, ne kadar asık suratlı! Şu kadar yıldır önümden geçer, görürüm, hiç kaşlarının kalktığını, yüzünün güldüğünü görmedim. Hep çatık kaşlı... Kaşlarını yıkmış geçer.” demesin insanlar.

İnsanlara kendimizi sevdirmenin mânevî sebepleri var, Efendimiz böyle buyurmuş. Efendimiz’i de herkes sevmiş; dostu düşmanı sevmiş. Düşmanı dost olmuş. Azılı düşmanları, kendisini öldürmeye kalkışan insanlar emrine girmiş, yolunda canını fedâ etmiş. Bu noktaya çok dikkat etmemiz lazım, insanlara kendimizi sevdirmemiz lazım. Her müslümanın sevdirmesi lazım.

Sonra, akıllılık olarak ne tavsiye ediyor Efendimiz?

Vastınâu’l-hayri ilâ külli berrin ve fâcir. “Hayır yapmak...”

Ama kime?

Külli berrin ve fâcir. “Her iyi insana da kötü insana da...”

Efendimiz’in bu hadîs-i şerîfinde bu ifadeye dikkat buyurun lütfen! İyi insana iyilik yapmayı herkes sever. Aksakallı mübarek insan; elinden tutarsın, yükünü taşırsın, karşıya geçirirsin, arabana alırsın; “Hacı baba gel şuraya otur, nereye gideceksen götüreyim.” dersin.

Neden?

Sevimli, aksakallı, nur yüzlü... Bakıyorsun, için gidiyor, ılık duygular yayılıyor. İyi insana iyilik yapmak, tamam... Ama bak, Efendimiz buyuruyor ki;

İlâ külli berrin ve fâcir. “İyi ve kötü her insana iyilik yapmak, kötüye de iyilik yapmak.”

Buyrun bunun üzerine düşünelim:

Kötüye iyilik yapmak ne demek?

Kötüye iyiliği öğretmek demek. “Bak kötü yapıyorsun sen; fısk u fücurla meşgulsün, kötülükle meşgulsün! Öyle yapma, böyle yap...” demek oluyor. Adam bir de kendisine iyilik yapıldıkça toparlar kendisini, insafa gelir. Nice kötü insanlar vardır ki mübarek insanlar kendisine iyi muamele ettiğinden iyi insan safına gelmiştir.

Sarhoşun birisi elinde şişe, yalpalayarak bizim Hasib Efendimiz’in karşısına çıkmış. Yani Hocamız’ın arkadaşı olan, Hocamız’dan iki evvel vazife yapmış olan Hasib Efendimiz’in Şehzâdebaşı’nda karşısına sarhoş çıkmış, önünü kesmiş:

“Hocaefendi, bu şişenin içinde ne var?” demiş.

Sallanıyor, sarhoş, ağzı leş gibi içki kokuyormuş. Hasib Efendimiz adamın gözünün içine bakmış;

“Allah...” demiş.

Ondan sonra adam bir fenâ olmuş, bir değişmiş. Ertesi gün gelmiş, ağlaya ağlaya Hasib Efendi’nin ellerine ayaklarına kapanmış.

“Evliyâullah’ın bir nazarı kimyâdır.” derler, bak nasıl değiştiriyor sarhoşu!..

“Pis sarhoş, çekil yolumdan! Edepsiz, yıkıl karşımdan! Şu kadar içmişsin de, bir de utanmadan bilmem ne yapıyorsun!” filan diye bazısı azarlayabilir, kaşlarını çatabilir. Ama sonunda iyi bir derviş olmuş o zât, diye duymuştum. Allah rahmet eylesin, şefaatlerine erdirsin o mübareklerin...

Kötü insanı iyi yapmanın yolu nedir?

Ona iyilik yapmaktır.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz iyi ve kötü herkese iyilik yapmamızı da tavsiye buyurdu. İnsanlara kendimizi sevdirmemizi de tavsiye buyurdu. Sonra bir gerçeği anlatıyor:

Ve inne ehle’l-ma’rûfi fi’ddünyâ hüm ehlü’l-ma’rûfi fi’l-âhireh. “Dünyada iyilik erbabı olan kişiler âhirette de iyilik erbabı olacaklar.”

el-Ma’rûf ne demek?

Aklın ve şeriatin güzel gördüğü iyi şeyler demek. Dünyada bu iyi şeyleri yapanlar âhirette de ehl-i mâruf olacak.

Ne demek?

“Âhirette mükâfat alacak, orada iyiliklere erecek.” demek.

Bir anladığım mâna bu...

İkinci mâna da: “Allah âhirette de onlara selâhiyet verecek, şefaat hakkı verecek. Dünyada iyilik yaptıkları gibi âhirette de muhtaç bazı kimselere iyilik yapacaklar.”

Şeyh efendiler, mürşid-i kâmiller, evliyâullah, ulemâ-yı âmilîn cennetin kapısında durdurulup “İstediğini cennete sok.” diye kendilerine selâhiyet verildiği için bazı insanları cehennemden kurtaracaklar. Hadîs-i şerîflerde var bunlar. “Şehitler şefaat edecek, büyük alimler şefaat edecek, peygamberler şefaat edecek...” diye hadîs-i şerîfler bildiriyor.

Demek ki dünyadaki iyilik sahibi insanlar âhirette de iyilikler yapabilecek veyahut iyiliklere mazhar olacak.

 Ve inne ehle’l-münkeri fi’ddünyâ hüm ehlü’l-münkeri fi’l-âhireh. “Dünyadaki kötülük yapan insanlar, münkerâtın ehli olan, erbabı olan, münkerât işleyen insanlar âhirette münkerât işleyecekler.”

“Âhirette kötü şeylere uğrayacaklar, cezalara uğrayacaklar, cehennemde yanacaklar.” demek. Veyahut da, “Âhirette de başkalarına zararları olacak.” demek. Başkalarına zararları olabilir, âhirette de başkalarının cehenneme düşmelerine sebep olabilirler.

Bazı şeylerden dolayı cehennemde de birbirleriyle ceng ü cidâl edecekler:

“Senin yüzünden cehenneme düştük. Sen olmasaydın biz böyle olmazdık!”

Ötekisi de;

“Sen aklını kullansaydın!” diyecek, böyle münakaşalar olacak.

Bazı insanların da cehenneme düşmesine sebep oldukları için âhirette de öyle olacaklar.

Beşinci hadis-i şerifle bitirelim sohbetimizi.

Bu hadîs-i şerîf Taberânî isimli alim tarafından Abdullah b. Ömer’den rivayet edilmiş.

رُبَّ حامِلِ فِقْهٍ غَيْرُ فَقِيهٍ ، وَمَنْ لَمْ يَنْفَعْهُ عِلْمُهُ ضَرَّهُ جَهْلُهُ . اقْرَإ القُرْآنَ مَا نَهَاكَ فإِنْ لَمْ يَنْهَكَ فَلَسْتَ تَقْرَؤهُ

Rubbe hâmili fıkhin ğayru fakîhin ve men lem yenfa’hü ilmühû darrahû cehlühû. İkrâi’l-Kur’âne mâ nehâke fe-in lem yenheke fe-leste takrauh.

Bu çok önemli konuları ihtiva eden bir hadîs-i şerîftir. Efendimiz buyuruyor ki;

Rubbe hâmili fıkhin ğayru fakîhin. “Nice dinî bilgi, İslâmî bilgi sahibi kişi vardır, aslında bilgin değildir, fakih değildir.”

Neden?

Biliyor ama bilseydi hayatında uygulayacaktı; uygulamadığı için fakih sayılmaz. İlmiyle âmil olmayana değer verilmiyor İslâm’da, o alim sayılmıyor. Bilgiyi taşıyor ama papağan gibi taşıyor veyahut teyp gibi taşıyor, başkalarına anlatıyor. Veyahut bazı insanlar duymuştur, “Efendimiz şöyle buyurdu.” diye ama derinliğine mânasını yorumlayacak zihin seviyesinde, genişliğinde değildir. Ötekisine anlatır.

“Resûlullah Efendimiz böyle mi buyurdu?”

“Evet böyle buyurdu.”

O kendisine bilgi nakledilen kişi daha ârif olduğundan derinlemesine daha çok mânalar çıkartıp anlayabilir. Bunun misalleri çok, o mânaya da gelir.

Demek ki bildiğimiz bilgileri derinlemesine düşünmeliyiz, iyi anlamaya çalışmalayız. İlmimizle âmil olmalıyız, bildiğimizi uygulamalıyız. Öyle ilmiyle âmil olamayan, özü başka, sözü başka insanlar olmamalı ilimle uğraşan kişiler...

 Ve men lem yenfa’hü ilmühû. “İlmi kendisine fayda vermeyen kişi, darrahû cehlühû cehlinin zararına uğrar, cehli ona zarar verir.”

İlmini uygulayamıyorsa cahil demektir. O cahillik onun başınını derde sokar, belaya uğratır. Onun için ilimden istifade etmeye çalışmalı!

Çok hoşuma gitti, bir kardeşim [bana dedi] ki;

“Ben para kazandım, malî durumum iyi, iş durumum şöyle... Ben iki sene işimden ayrılıp derinlemesine İslâm’ı öğrenmek, ibadetlerimi yapmak, iyi müslüman olmak; biraz da İslâm’ı tanıyan bir alim kişi olmak istiyorum. Ne dersiniz?”

“Çok güzel, Allah’ın sevdiği bir işi yaparsın!” dedim. O da ona göre kendisini hazılayacak.

Efendimiz bu hadîs-i şerîfin sonunda buyurmuş ki;

“Nice ilim, fıkıh taşıyan kişi vardır ama fakih değildir, alim değildir.” Kafasına [başkasına] naklettiği, diliyle söylediği şeyin anlamını anlayamıyor veya uygulamadığı için anlamamış sayılıyor, alim sayılmıyor. İlmi kendisine fayda vermeyen insana o cahilliği elbette bir zarar verir, belasını bulur.

Ondan sonra Efendimiz buyuruyor ki;

İkrai’l-Kur’âne mâ nehâke. “Kur’an’ı oku, seni günahlardan alıkoyduğu müddetçe...”

Yani Kur’an’ı okuyor,

“Bak, Allah şunu yasaklamış, yapmayayım! Şunu günah kılmış, etmeyeyim! Şunu sevap demiş, şunu yapayım!” diyecek. Kur’ân-ı Kerîm’e uyacak.

“Kur’ân-ı Kerîm’e uyduğun müddetçe, Kur’ân-ı Kerîm seni günahlardan alıkoyduğu müddetçe Kur’ân-ı Kerîm’i oku.”

Fe-in lem yenheke. “Eğer Kur’an seni günahlardan alıkoymuyorsa, fe-leste takrauh o zaman sen Kur’an’ı okumuyorsun demektir.”

Bu da çok mühim...

“Ne demek okumuyorum? Okuyorum işte, ben hafızım!” veyahut “Kur’an’ı hızlı okuyan bir kimseyim!”

Kur’an okuyorsun ama kardeşim şu hallerine bak, şu günlük yaşantına bak! Şu yaptığın işlere, şu söylediğin sözlere, şu ticaretine, şu aile yaşantına, şu ictimâî hayatına bak! Rezil ettin sen Müslümanlığı, mahvettin!..

“Kur’an okuyorum.” diyorsun ama ne bu halin?

“Eğer Kur’ân-ı Kerîm kişiyi günahlardan, yanlışlıklardan alıkoymuyorsa, fe-leste takrauh sen Kur’an’ı okumuyor sayılırsın!” diyor Peygamber Efendimiz.

Demek ki öyle kuru kuruya okumanın bir değeri yok, okumuyor sayılacak. Okuyor ama okumuyor sayılacak.

Neden?

Halini düzeltmedi. Halini düzeltmediği için Kur’ân-ı Kerîm okuduğu halde okumuyormuş muamelesi görecek.

O halde ne yapmak lazım?

Kur’an’ı okurken mânasını tedebbür ve tefekkür ederek okumak lazım. Yasaklarını anlayıp yasaklarından kaçınmak lazım. Emirlerini anlayıp emirlerini tutmak lazım. Kur’ân-ı Kerîm’e uymak lazım.

Kur’ân-ı Kerîm’e uyulmadan müslüman olunmaz.

“Efendim ben müslümanım. Bak, görüyor musun sakal da bıraktım. Altın köstekli saatim de var. Görüyorsun kocaman göbeğim de var. Üç defa, beş defa da hacca gittim...”

İyi ama hacı baba, senin halin, tavrın, işin, muamelâtın hiç İslâmî değil... Senin ticarethânende yapılanlar rezâlet, felâket, fecaat...

Ne olacak o zaman? Ne demek o?

Kur’ân-ı Kerîm’i okumamış gibi sayılıyor.

Zikir de böyle. Bir insan eğer zikrediyor, Allah’ı anıyor da, “Allah, Allah... Lâ ilâhe illallah...” diyor da günahlardan kendisini çekiyorsa iyi derviş demektir. Tamam, zikrediyor ve günahlardan da kaçınıyor. “Eğer zikretmesine rağmen günahlara devam ediyorsa, isyanda, itaatsizlikte, günahta berdevam ise, devam etmekte ise o zaman Allah’ı zikretmiyor sayılır.” diye Efendimiz hadîs-i şerîfinde buyurmuş.

Buradan da anlıyoruz ki zikir bir bakıma “Allah’a itaat” demek. Allah’ı anan, hatırlayan, itaat eden zikrediyor demektir; Allah’ı anmayan, Allah’ı anıp da itaat etmeyen anmıyor, demek gibi olur. Onun için bu inceliklere dikkat edelim.

“Ben dervişim.”

“Dervişsen Allah yolunda yürü.”

“Ben müslümanım, Kur’an okuyorum.”

“Okuyorsan Kur’an’ın emirlerini tut.”

Böyle hareket etmek lazım. Yapmıyor...

“Yapamıyoruz hocam, ne yapalım?”

Yapamıyorsan sen Kur’an okumuyor sayılırsın, sen zikir yapmıyor sayılırsın. Muamele böyle olur sana... O bakımdan, boşa gitmiş olur. Nitekim Peygamber Efendimiz buyurmuş ki;

“Nice nice gece kalkıp namaz kılan insan vardır ki uykusuzluktan başka eline bir şey geçmez. Nice nice gündüz oruç tutan vardır ki akşam aç ve susuz kalmaktan başka eline bir şey geçmez.”

Bir şeyi sadece yapmak yetmiyor, kabul edilecek şekilde yapmak lazım. Zikri kabul edilecek bir zikir olarak yapmak lazım. Kur’an’ı kabul edilebilecek bir kıraat olarak okumak lazım. Namazı kabul edilebilecek bir namaz olarak kılmak lazım. Orucu kabul olunabilecek bir oruç olarak tutmak lazım. Haccı kabul olunabilecek bir hac olarak yapmak lazım. Kabul olunabilecek, Allah’ın rızasını kazanabilecek bir Müslümanlığı sürdürmek lazım. Günahlardan, haramlardan kaçınmak lazım.

Aziz ve sevgili kardeşlerim, değerli kardeşlerim, mü’min kardeşlerim!

Aman Resûlullah’ın sünnetine sımsıkı sarılalım. Kur’ân-ı Kerîm’e sımsıkı sarılalım. Gözümüzü açalım! Hayat bir anda geçiverir. Bizim şimdiye kadar uğraştığımız şeyler boş ise bırakalım. Boş şeylerle, malâyaniyle, fayda vermeyen, sevap kazandırmayan, günah kazandıran şeylerle artık ilgimizi şu vaazdan sonra, şu hadisleri dinledikten sonra keselim. Allah’ın iyi bir kulu olmaya azm ü cezm ü kasd eyleyelim!

Allah tevfîkini refîk etsin. Sevdiği kul eylesin, evliyâsından eylesin. Mübarek kullarından eylesin. Dünyada âhirette aziz eylesin, şerefli eylesin, şerif eylesin, bahtiyar eylesin. Cennetiyle cemâliyle cümlenizi müşerref eylesin.

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!..

 

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
13.10.2000 - Allah İçin Sevmek, Kızmak, Pazarda Tesbihin Sevabı, Kış Müminin Baharıdır
26.12.202531 dk 25 sn
08.12.2000 - Ramazan, Sıcak Günlerde Oruç, Tevhidi Yaymak
14.03.202531 dk 1 sn
12.12.1997 - Şabanın Ortası, Peygamber Efendimizin Sıfatları, Cehennem
30.01.202630 dk 47 sn
05.09.1997 - Yardımlaşmak, Tasavvufun Çeşitli Yolları
17.01.202532 dk 56 sn
31.12.1999 - Ramazan, İlmin Önemi, Takva, Mümin Kardeşini Sevindirmek
24.11.202343 dk 20 sn
29.12.1995 - Rasulullahın Rüyası, Seher Vakti, Teheccüd, Hz. Ebubekir, Rüya Tabiri, Hz. Aişenin Rüyası
24.11.202328 dk 49 sn
29.09.1995 - Dört Çeşit Göz Hakkında Bilgiler
02.10.202628 dk 39 sn
28.10.1994 - Nefsini Küçültmek, Mütevazı Olmak, Malını Hayra Vermek, Sözünü Tutmak, Müslümanın Özellikleri
14.11.202530 dk
27.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri Ve Ona Tabi Olmak
14.09.202447 dk 8 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Muharrem Oruçları, Aşurede Olan Olaylar, Yılı Oruçla Kapatıp Oruçla Açmak
12.06.202621 dk 56 sn
25.09.1998 - İlimle Meşgul Olmak, Dini Ögrenmek, Fakih Olmak
24.11.202325 dk 49 sn
24.10.1997 - Meleklerin Dua Ettiği Üç Zümre, Alim, Cömert, Zalim, Aşikare, Günahkar, Bidatçi
24.11.202318 dk 28 sn
23.08.1996 - İçkinin Kötülüğü, İlim Öğrenmek, Genç Yaşta Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
24.11.202342 dk 36 sn
22.11.1996 - Miraçtan Önce, Helal Kazanç, Ailenin İhtiyaçlarını Görmek
24.11.202342 dk 7 sn
22.07.1994 - Cemaat Sevabı, Nefsi Yenmek, Tasavvuf, Allah'ın Emirlerine Uymak, Nefs Terbiyesi, Kulluk
24.11.202328 dk 53 sn
21.05.1999 - Önce Allahın Kitabını Öğrenmek, Kuranın Öğrenilmesi, Fetih Haftası
24.11.202352 dk 2 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Hususlar
11.04.202524 dk 43 sn
19.01.2001 - Dua Edenin Eli Boş Kalmaz, Allah Verdiği Nimeti Görmek İster, Peygamber Efendimizin Merhameti
24.11.202331 dk 41 sn
18.12.1998 - Şabanın Son Günleri, Oruç İle İlgili Hadisler, Ramazan Geliyor
24.11.202329 dk 23 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesi
24.11.202328 dk 10 sn
10.04.1998 - Kurban Bayramı 4. Gün, Mekkeden Ayrılmadan Veda Tavafı, Haccın Muhteşemliği
24.11.202333 dk 15 sn
10.02.1995 - İlk On Gün, Ramazan
24.11.202342 dk 9 sn
09.08.1996 - Doğanın Korunmasına Verilen Önem, Ateş, Peygamberimizin Fakihliği, Salatu Selam Getirmek, Selamın Önemi
24.11.202334 dk 39 sn
09.05.1997 - 1 Muharrem 1418, Hicri Yılbaşı, Hicri Yıl İlk Günü
16.06.202630 dk 24 sn
08.01.1999 - Kadir Gecesinin Önemi
13.03.202630 dk 13 sn
07.04.2000 - Hicri yıl
24.11.202334 dk 45 sn
04.04.1997 - Zilhicce ve Hac Yaklaşıyor, Evi İbadetle Şenlendirmek, Ecdadın Mirasına Ve Kültürümüze Sahip Çıkmak, Küçük Yaşta Eğitim
08.05.202627 dk 26 sn
03.04.1998 - Hac Günleri, Zilhiccenin İlk Günü, Arife, Hicret, Günahlardan Uzak Durmak, Kurban Bayram öncesi
24.11.202335 dk 47 sn
18.02.2000 - Kuranın Önemi, Kuran Öğrenmenin Önemi
02.08.202431 dk
27.12.1996 - Şaban Ayı, Oruç ve Allahın Rızasını Gözetmek
07.02.202523 dk 26 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması, Allah
10.02.202320 dk 21 sn
21.07.1995 - Sabır ve Şükür, Kurana İtaat Mükafatları, Cennete Dört Vesile
13.09.202225 dk 30 sn
24.11.2000 - Orucun Faziletleri ve İncelikleri
06.02.202624 dk 35 sn
13.12.1996 - Şaban Ayı, Sünnet Yolu, Dünyayı Terketmek, Ramazana Hazırlık, Salavat
31.01.202535 dk 31 sn
13.08.1999 - Gazilerin Önemi, Müslümanın Güçlü Olması,Tefekkür
01.02.202244 dk 27 sn
10.09.1999 - Allah Yolunda Yürümek, İlimsiz Fetva Vermek
01.02.202251 dk 8 sn
09.07.1999 - Kurtuluş İslamda, Peygamber Efendimizin Şefaati, Salih İnsanların Azalması, İlim
01.02.202251 dk 17 sn
08.10.1999 - Medinenin Önemi,Tarihi, Sadaka, Tevhidin Önemi
01.02.202253 dk 50 sn
07.05.1999 - Oruç, Namaz, Gusül, İlmihal Bilgisi
01.02.202233 dk 27 sn
09.12.1994 - Recep, Şaban ve Ramazanın Önemi, Tevbede Acele Etmek, İnancın Doğru Olması
03.01.202530 dk 19 sn
27.01.1995 - Dünyanın Faniliği, Kabir Hayatı, Asi Olmamak, İbadet ve Taat Etmek, Şükredici Olmak
09.10.202633 dk 23 sn
19.12.1996 - Şaban Ayındayız, Allahın Lütfuna, Kaderine, Rızka Rıza
23.01.202621 dk 23 sn
28.11.1997 - İmanı Korumak, Müslümanın Hali, Recep Ayının Son Günleri
16.01.202635 dk 29 sn
06.12.1996 - Tevbe Etmek, Gönlü Allah ile Olmak, Ramazana Hazırlık
05.03.202133 dk 49 sn
24.11.1995 - Recep Ayına Girerken Dua, Recebin ve Üç Ayların İçerisindeki Kandil Geceleri
12.01.202421 dk 21 sn
07.10.1994 - Müminlerin Güzel Özellikleri, Emin Olmak, Ahir Zaman
31.10.202529 dk 10 sn
22.05.1998 - Dilin Önemi, Haktan Yana Olmak, Uzun Ömürlü Müminin Değeri
25.12.202031 dk 33 sn
17.02.1999 - Müslümanlara Yardım, Dua
18.12.202037 dk 41 sn
20.10.2000 - Dünya ve Ahiret İçin Çalışmak, Hastanın Duası
20.11.202013 dk 6 sn
01.12.2000 - Ramazanda Verilen Beş Şey, Orucun Faziletleri
31.03.202330 dk 14 sn
01.03.1996 - Ramazan Sonrası Şevval
04.04.202536 dk 9 sn
31.12.1997 - Ramazanın İlk Günleri
08.05.202036 dk 8 sn
26.12.1997 - Ramazan Öncesi Yapılması Gerekenler
01.04.202235 dk 10 sn
24.12.1998 - Oruçlunun Duası
08.05.202030 dk 31 sn
24.02.1995 - Ramazandan Sonra Halimizi Muhafaza Etmek
08.05.202027 dk 42 sn
24.01.1997 - Allah Rızası, Ramazandan Sonraki Halimiz, Ayet el-Kürsi, Keramet
08.05.202038 dk 42 sn
22.12.2000 - İlmin Önemi, Kadir Gecesi Temennileri
08.05.202043 dk 54 sn
22.01.1999 - Ramazandan Sonra, Şevval Orucu, Kurban Arifesi, Nafile Oruçlar
03.04.202644 dk
21.02.1997 - İnsanların Hayırlısı, Ramazanda Zekat, Ayet-el Kürsi
12.09.202540 dk 15 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Şeyler
28.04.202328 dk 12 sn
17.03.1994 - Ramazan Bayramı Sonrası, Zikir, Şükür, Eş Seçiminin Önemi, Arkadaş
27.03.202625 dk 4 sn
16.01.1998 - Ramazanda İtikafa Girmenin Sevabı
06.03.202625 dk 28 sn
11.02.1994 - Ramazanın Fazileti
21.02.202525 dk 17 sn
10.12.1999 - Ramazan, Orucun Mükafatı, Orucun Sevabını Götürecek Olanlar
08.05.202035 dk 59 sn
10.01.1997 - Ramazanın İlk Günü, Ramazanda Sevaplar, Tavsiyeler
08.05.202029 dk 58 sn
09.02.1996 - Ramazanda Mukabele, Zekat
08.05.202026 dk 19 sn
09.01.1998 - Ramazan Gufran Ayıdır, Kuran Ayıdır
08.05.202033 dk 24 sn
03.01.1997 - Ramazan Ayetleri
13.02.202627 dk 17 sn
02.02.1996 - Ramazanın İlk Haftası
08.05.202027 dk 53 sn
02.01.1998 - Ramazanın Faziletleri, Teravih, Kadir Gecesi
22.03.202433 dk 17 sn
12.03.1999 - İtikafın Sevabı, Allahı Zikretmek, Çocuklar Arasında Adalet, Miras, Koca ve Anne Hakkı
22.04.202233 dk 3 sn
31.01.1997 - Aşrul Evahir, Ramazanın Son On Günü, Kadir Gecesini Değerlendirmek
03.12.201935 dk 24 sn
03.02.1995 - Ramazanın İlk Haftası, Ramazanı Değerlendirmek
20.02.202624 dk 6 sn
07.02.1997 - Ramazanın Son Cuması ve Bayram, Niyetin Önemi, Allah Yolunda Para Harcamak
28.03.202535 dk 46 sn
07.01.2000 - Ramazanın Son Günleri, Veda
02.12.201924 dk 43 sn
06.02.1998 - Kulun Vazifesi, Kuranın Anlaşılması, Ramazandaki İyi Halin Devam Etmesi
02.12.201945 dk 8 sn
13.11.1998 - Miraç Kandili
02.12.201931 dk 52 sn
14.11.1997 - Mehmed Zahid Kotku, Gerçek Akıllı İnsan, Nefsi Terbiye Etmek, Evliyaların Anılması
03.09.202130 dk 45 sn
06.12.1996 - Şaban, Miraç Kandili Öncesi, Ramazana Hazırlık
09.01.202634 dk 12 sn
05.07.1998 - Mevlid Kandili Sohbeti
02.12.201943 dk 52 sn
05.01.1996 - Berat Kandili, Günahları Affedilmeyecek Kişiler, Berat Gecesinde Yapılması Gerekenler
23.02.202428 dk 39 sn
26.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimiz
02.12.201957 dk 46 sn
19.01.1996 - Berat Kandili, Ramazana Yaklaşırken Dikkat Edilecekler
25.03.202133 dk 57 sn
15.12.2000 - Kadir Gecesi, Şehitler, Sıddıklar, Tervaih
02.12.201931 dk 6 sn
15.10.1999 - Dua, Salavat, Doğru Söz Söylemek, Sıla-i Rahim
02.12.201932 dk 5 sn
15.01.1999 - Kadir Gecesi Geçti, Ramazanda Zekat ve Fitre Vermek
02.12.201927 dk 5 sn
02.06.1995 - Hicri Yıl ve Aşure Günü Orucu, Hicri Yıl Girdi
19.06.202632 dk 52 sn
01.05.1998 - Hicri Yılbaşı, Oruç Tutmak, Müslümanlara Düşen Toplumsal Görevler
06.08.202127 dk 29 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Aşurede Olan Olaylar, Hicri Yılda Oruç Tutmak
14.07.202325 dk 40 sn
17.05.1996 - Yarın Hicri Yıl, Hilali Gözlemlemek, Müslümanlara Düşen Vazifeler
29.07.202234 dk 36 sn
16.05.1997 - Muharrem, Aşure Günün Önemi, Orucunun Fazileti, Muharremde Neler Yapılmalı
04.07.202528 dk 9 sn
14.04.2000 - Aşure Gününde Oruç, Alışveriş Yapmak
28.08.202025 dk 54 sn
04.04.1997 - Hac Yaklaşıyor, Kültürümüze Sahip Çıkmak, İyi Niyet
16.06.202328 dk 37 sn
03.06.1994 - Hac Sonrası, İnanç, İmanın Özelliği
23.07.202122 dk 4 sn
02.04.1999 - Hacdan Dönüşler, Lebbeyk Demek, İlim Öğrenmek, Eşe ve Çocuğa İkram Sadakadır
13.06.202530 dk 25 sn
27.05.1994 - Haccın Önemi, Alimin Abide Üstünlüğü, Cumanın Faziletleri
02.12.201920 dk 25 sn
26.04.1996 - Hac Hadisleri, Zekat, Hacıların Duası, Arefe Orucu
22.05.202633 dk 39 sn
26.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü, Arefe ve Aşure Orucu, Bayram Günü
07.06.202420 dk 31 sn
25.04.1997 - Haccın Muhteşemliği, Hacdan Sonra, Şehit Mertebeleri
02.12.201936 dk 39 sn
19.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü
15.05.202622 dk 50 sn
18.07.1997 - Hac, Müslümanlar, Tefekkür
02.12.201946 dk 7 sn
17.04.1998 - Haccın Önemi, Ziyaret Edilecek Mescitler, Toplumsal Durumlar
31.05.202429 dk 54 sn
17.03.2000 - Kurban Bayramı, Bayram Gecelerinin İhyası
02.12.201930 dk 1 sn
13.03.1998 - Kurban ve Arife Orucu, Cemaatle Namaz, Nafile Oruçlar
30.05.202533 dk 55 sn
12.04.1996 - Hacda Sabırlı Olmak, İyi Niyetin Kıymeti
02.12.201932 dk 5 sn
12.02.1999 - Oruç Tutmak, Her Sene Hacca Gitmek
02.12.201946 dk 39 sn
11.04.1997 - Mescid-i Haram Ziyareti, Seher Vakti İbadet
16.07.202136 dk 35 sn
29.05.1998 - İstanbul
02.12.201941 dk 53 sn
11.06.1999 - İstanbul'un Fethinden Sonra, Romanın Fethi, Subanallah Demek, Deccal
02.12.201945 dk 45 sn
17.01.1997 - Evliyaların Önemi
02.12.201936 dk 47 sn
30.01.1998 - Ramazan Bayramı, Ramazandan Sonra İbadetlere Devam Etmek
20.03.202632 dk 59 sn
29.12.2000 - Ramazan Bayramı, Ramazan Sonrası Durum, Alimlerin Önemi
12.04.202439 dk
23.02.1996 - Ramazan Bayramının Son Günü
02.12.201937 dk 56 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Salatu Selam, Ziyaret Etmek, Sadaka Vermek
29.05.202629 dk 26 sn
26.01.2001 - Kabir, Kıyamet Alametleri, Müslümanca Yaşamak
02.12.201936 dk 41 sn
19.01.2001 - Allahın Sevdiği Haller, Hakla İyi Geçinmek
05.05.202332 dk 49 sn
05.01.2001 - Gerçek İman ve Tezahürleri, İman ve Namaz , Allah Sevgisi
29.11.202436 dk 49 sn
02.02.2001 - Ahiretin Hayrı, Dünyanın Geçiciliği, Peygamber Efendimiz
07.08.202642 dk 43 sn
30.06.2000 - Sabır ve Takva, Allah
02.12.201926 dk 6 sn
28.07.2000 - Allah'ın Sevdiği ve Kızdığı İşler,Tevbekâr Genç Günahkar Yaşlı,Cuma Gününde Yapılacaklar
02.12.201930 dk 54 sn
28.04.2000 - Hasta Ziyareti, Belalara Sabır, Rıza, Müslümana Yardım
02.12.201937 dk 42 sn
28.01.2000 - Gaziye Yardım Etmek, Mescid Yapmak, Müslümana Yardım Etmek
02.12.201927 dk 50 sn
27.10.2000 - Kardeşini Kendisine Tercih Etmek, Haksız Kazanç, Ölümden İbret Alın
02.12.201930 dk 43 sn
26.05.2000 - İlim ve Alimin Önemi, Alimin Vefatı
02.12.201936 dk 29 sn
25.08.2000 - Fitne Zamanında Güzel Kulluk, Sünnete Sarılmanın Karşılığı
09.05.202529 dk 18 sn
25.02.2000 - Allah Bir Kavmin Hayrını İsterse Alimleri Çogaltır, İyi ve Kötü Kavimler, Misafirin Önemi
02.12.201922 dk 31 sn
21.07.2000 - Salih Amellere Koşmak, Gece Karanlığı Gibi Fitneler Olması
02.12.201925 dk 39 sn
21.04.2000 - Nefse Uymak, Allah Rızası İçin Öfkelenmek, Allah Rızası İçin Yaşamak
02.12.201943 dk 7 sn
21.01.2000 - Gaziye Yardımcı Olmak, Şehide Mükafat
02.12.201930 dk 33 sn
20.07.2000 - Fitne Zamanı Hayırlı Amellere Sarılmak, Toplum Ahlakı, Sadaka, Zekat, Buğz Etmek
02.12.201928 dk 58 sn
19.05.2000 - Peygamber Efendimizin Saçını Ağartan Sûreler, Şehidler
02.12.201924 dk 55 sn
18.08.2000 - İyiliği Hor Görmemek, İmanın Tadı, Munakasa, Cennet, Cehennem
02.12.201918 dk 9 sn
17.11.2000 - Allahı Zikretmek, Ölümü Düşünmek
17.11.202335 dk 33 sn
14.07.2000 - Anne Babasının İhtiyacını Görmek, Allah İçin Sevmek, Zahidin Özellikleri
02.12.201940 dk 58 sn
14.01.2000 - Deccal, Kehf Sûresi, Hz.İsâ
02.12.201932 dk 45 sn
12.05.2000 - Emanet, Doğruluk, Komşu, Sadaka, Vakıf, Lanetleme, İçki
02.12.201927 dk 2 sn
11.08.2000 - İnsanı Cennete Götüren Ameller, Selam, Gece Namazı, İyi Geçim, Sıla-i Rahim, İlim Öğrenmek, Takva
02.12.201945 dk 51 sn
11.02.2000 - Bela, Hasta Ziyareti, Musibete Uğrayan Kimse, Müslümanın Yardımına Koşmak
02.12.201927 dk 46 sn
10.11.2000 - Cömertlik, Allah Rızası İçin Şehit Olmak
02.12.201934 dk 53 sn
09.06.2000 - Peygamber Efendimizin Soyu, Asaleti, Son Peygamberliği, Makam-ı Mahmud
13.09.202443 dk 7 sn
07.07.2000 - Aktarırken Yalnış Aktarmak, Allahın Gazabı
02.12.201925 dk 32 sn
07.04.2000 - Kalplerin Pası, Veli Kullar, Riya, Pazartesi ve Perşembenin Fazileti
02.12.201929 dk 33 sn
06.10.2000 - Dinini Öğrenmek, Ahir Zamanda Belâların Gelmesi, Dinden Çıkan Alim
02.12.201933 dk 38 sn
04.08.2000 - Zenginlerin Hali, Fakirin Hakkı, Kötü Alimler
02.12.201928 dk 26 sn
04.02.2000 - Hakkı Söylemek, Alimlerin Susması, Mümine Belaların Gelmesi
02.12.201925 dk 39 sn
03.11.2000 - Kimseye Yük Olmamak, Zikrin Kıymetli Olduğu Zamanlar, Kuran-ı Kerim
22.11.202429 dk 24 sn
03.03.2000 - Salavat, Müminler, Cennet, Yahudiler
02.12.201929 dk 6 sn
02.06.2000 - Tefekkür, Amel Niyet ve Sünnete Uygunluk
02.12.201936 dk 21 sn
01.09.2000 - Günahkar Uyarma, Yöneticilerin Veballeri, Ölümden Sonra Pişmanlık
02.12.201927 dk 34 sn
01.10.1999 - Namaz Vaktinde Nida Eden Melek, Sabır Göstermek
02.12.201941 dk 18 sn
30.04.1999 - Müslümanın Temiz Olması, Melekler, Hocaya ve Öğrenciye Saygı
02.12.201939 dk 22 sn
29.10.1999 - Peygamber Efendimizi Görmek İstemek, Allah Sevgisi ve Merhamet, İslamı Yaymak, Sadaka ve Dua, Cennet Ehli
02.12.201924 dk 39 sn
29.01.1999 - Allahın Rızasını Gözetmek, Müslüman Akıllı Olmalı, İslama Hizmet
08.12.202337 dk 57 sn
28.05.1999 - İslamın Küfre Galip Gelmesi, Zaferler, İslamın Yayılması Yeni Fetihler
02.12.201930 dk 16 sn
26.11.1999 - Büyük Konuşmak, İnşallah Demek, Edep, Yasin Suresi
07.07.202340 dk 39 sn
26.02.1999 - Allahın Sevdiği Davranışlar, Namazı Kabul Olanlar, Kulluğu Güzel Yapmak
02.12.201955 dk 31 sn
25.06.1999 - Bidatçiye Hürmet, İdarecilerin Vasıfları, Merhamet Etmek
02.12.201931 dk 43 sn
24.09.1999 - Mazlumun Duası, Günahlar, Kötü Arkadaş
02.12.201937 dk 8 sn
23.07.1999 - Mağfiret İstemek, Tevbe, İman Kıymeti, Allah
02.12.201934 dk 34 sn
23.04.1999 - Kurana Bağlılık, Sadaka, Yardımlaşma, Anne Babayı Hoşnut Etmek, Birlik ve Beraberlik
30.08.202434 dk 44 sn
22.10.1999 - Ölüm Sonrası
02.12.201940 dk
20.08.1999 - Zikirin Faydaları, Tatil,Kuran Kursu, Fakih Olmak
02.12.201934 dk 14 sn
19.11.1999 - Kabir Ehline Yapılacaklar, Ahde Vefa, Haramdan Sadaka Vermek, Tevbe Etmek
25.07.202529 dk 41 sn
18.06.1999 - Şehit Olmak, Ayetel Kürsi ve İhlas Suresinin Faziletleri
02.12.201935 dk 14 sn
17.09.1999 - Adaletli Hükmetmek, Amel-i Salihada Acele Etmek, Deccal
02.12.201926 dk 35 sn
16.07.1999 - Allah ve Resulune İtaat, Yöneticiler, Zikir Ehli
02.12.201945 dk 18 sn
14.05.1999 - Adaletli Olmak, Cehennem, Çocuk ve Eş İmtihanımız, Adaletli Olmak
02.12.201934 dk 31 sn
06.08.1999 - Gaziye Yardımcı Olmak, Müslümana Yardımcı Olmak
02.12.201932 dk 33 sn
04.06.1999 - İlim Talep Etmek, İlmin Sadakası, Ganimet Malı
02.12.201938 dk 53 sn
03.09.1999 - Zikirin Faydası, Abdest, Fakih Olmak
02.12.201942 dk 6 sn
02.07.1999 - Peygamber Efendimizine İman, İslam Olmak, Hicret
15.08.202532 dk 12 sn
27.02.1998 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek
04.06.202124 dk 30 sn
26.06.1998 - Helal Kazanç, İhtiyacını Görmek, Darlıktan Sonra Kurtuluş, İkram Etmek
26.06.202633 dk 37 sn
20.11.1998 - Ahir Zaman Haramdan Mal Kazanmak, Müslümanın Arıya Benzemesi
02.12.201928 dk 5 sn
20.03.1998 - Cennet Ehline İkramlar ve Alimin Önemi, Allahu Teala
22.10.202120 dk 44 sn
19.06.1998 - Dünyanın Kıymetsizliği, Afiyet İstemek, Zikir
02.12.201942 dk 59 sn
15.05.1998 - Belaların Gelmesi ve Sebebleri, Lailaheillallah Demek, Kardeşinin İhtiyaçlarını Görmek
02.12.201947 dk 19 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması
02.12.201939 dk 22 sn
12.06.1998 - Toplum Hayatının Önemi
28.06.202441 dk 23 sn
11.12.1998 - Mescid Yaptırmak, Meleklerin Girmedikleri Evler, Ömürün Kıymeti
02.12.201933 dk 51 sn
08.05.1998 - Hesap Yapmak, Dünya Müslümanları, Batıl Din, Doğru İnanç, Çanakkale Savaşı
02.12.201927 dk 14 sn
07.08.1998 - Müslümanların İşleriyle İlgilenmek, Edepsiz Olanlar, Tevbe Etmek
02.12.201942 dk 10 sn
06.11.1998 - Helal Kazanç, Doğru Arkadaş Edinmek, Sağlam Dostluklar, Sünnete Sarılmak
10.11.202339 dk 14 sn
06.03.1998 - Cuma Namazının Önemi, Diğer Ülkelerdeki Rahatlık
02.12.201925 dk 32 sn
05.06.1998 - Estagfirullah, Zikir, Musibetler Karşısındaki Haller
05.11.202138 dk 29 sn
04.12.1998 - Erhamerrahimin Demek, Vefat Haberi Almak, Azrail
02.12.201926 dk 57 sn
03.07.1998 - Allah Sevgisi, Peygamber Efendimizin Doğumu, Salavat Getirmek, Ümmete Hizmet Etmek
05.09.202528 dk 16 sn
31.10.1997 - Tüm İnsanlığa Merhamet, Cömertlik, Cesurluk, Huysuzluk ve Cimrilik
26.09.202527 dk 44 sn
29.08.1997 - Cehennemde Cennette Ebedi Kalmak, İslam
02.12.201941 dk
28.03.1997 - Faiz, Zina
02.12.201929 dk 46 sn
28.02.1997 - Peygamber Efendimize İtaat, Kuran-ı Kerim Okumak, Cennet, Cehennem, Allah
19.09.202534 dk 20 sn
27.06.1997 - Musibetin Sebepleri, Zekatın Önemi, Allah Bir Topluma Gazap Etmişse Bunun İşaretleri
02.12.201945 dk 11 sn
26.09.1997 - Allahın Sevmedikleri, Sevgide ve Buğzda Aşırıya Kaçmak, Mal, Eş ve Evlatla İmtihan, Kalpler Allahın Elinde
02.12.201945 dk 46 sn
25.07.1997 - Mümin Kardeşe Sevgiyle Bakmak, Evde Namaz, Kuranı Anlamak, Sabretmek
03.10.202518 dk 13 sn
23.05.1997 - Gıybet, İftira, Dedikodu, Müslümanın Heybeti
02.12.201929 dk 52 sn
22.08.1997 - Mücahit, Hurafeler, Sıla-ı Rahim Yapmak, Emirlerin, Yöneticilerin Veballeri
02.12.201943 dk 13 sn
21.11.1997 - Zulmetmek, Affetmek, Hidayet, Hamdetmek
02.12.201937 dk 34 sn
21.03.1997 - Amil ile Abid Arasındaki Fark, Tövbe, Zikir
02.12.201931 dk 59 sn
20.06.1997 - Hz. Ali, Kulluk, Dünyaya Rağbet Etmek, Ahiret, Cehennem
02.12.201932 dk 57 sn
19.12.1997 - Doğru İnanç, Allaha İtaat, Rasulullahın Namazı, Nimetlere Şükür, Dünya Müslümanlarını Unutmamak
02.12.201927 dk 2 sn
17.10.1997 - Tevhidin Faziletleri, Doğru İnanç, Temizlik, Müslüman Kardeşine İyilik Etmek
03.07.202628 dk 25 sn
15.08.1997 - Peygamber Efendimiz Özellikleri, Ahlakı, Şefaati, Hanımlarına Davranışı
28.08.202631 dk 52 sn
14.03.1997 - Cahillik, Akıl Zenginliği, Tefekkür, Cennete Giremeyecek Kişiler
02.12.201945 dk 32 sn
14.02.1997 - Aile Eğitimi, Hicret Etmek
02.12.201936 dk 29 sn
12.09.1997 - Anne Babaya İtaat, Allah ve Peygambere İtaat, Allah
02.12.201948 dk 33 sn
11.07.1997- Hayırlı Yardımcılar, İdarecilerin Sorumlulukları, İyi Niyet
02.12.201927 dk 41 sn
10.10.1997 - Amerikadaki İnanç, Tevhid İnancı, Ölümden Sonra Dirilmek
02.12.201934 dk 49 sn
08.08.1997 - Merhamet, Acıma, Emri Maruf Nehyi Münker
02.12.201939 dk 24 sn
07.11.1997 - Bildiğini Uygulamamak, Alimin Önemi, Peygamber Efendimizin Kıyafet Tavsiyleri
02.12.201924 dk 53 sn
07.03.1997 - Alim Olmak, Kabenin Anahtarı, Eman Vermek, Tevbe Etmek
02.12.201930 dk 50 sn
05.12.1997 - Hayat Gayesi, İsraf, Namazın Önemi, Mekke
01.12.202327 dk 31 sn
03.10.1997 - Muhabbet, Hediyeleşme, Misvak, Tevbe, İyi İnsan Olmak
30.10.202626 dk 28 sn
02.05.1997 - Muharreme Yaklaşıyoruz, Alimlerin Çeşitleri ve Kıymeti, Alim Olmaya Çalışmak
02.12.201932 dk 23 sn
01.08.1997 - Müslümanların Sıkıntılarıyla İlgilenmek, Allaha, Rasulüne, İmama, Müslümanlara Samimiyet
02.12.201940 dk 22 sn
01.03.1997 - Alimlerin Önemi ve Üstünlükleri, Çeşitleri
04.08.202333 dk 37 sn
02.08.1996 - Salih Kimseleri Anmak, Sıkıntılar İçin Estağfirullah, Kin Tutmak, Kıskançlık, İbadeti İsteksiz Yapmak
24.07.202627 dk 40 sn
01.11.1996 - Tevbe Etmek, Allah İçin Sevmek, Sevginin Gerekliliği
05.12.202533 dk 13 sn
31.05.1996 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek, Borçluya Mühlet Tanımak, İstiğfar Etmek, La Havle ve La Kuvvete
01.08.202541 dk 41 sn
30.08.1996 - İstihare, İstişare Yapmak, Yolculuk, Tevbe Duası
02.12.201944 dk 35 sn
29.03.1996 - Peygamber Efendimizin Şemaili, Merhameti, Adetleri
02.12.201937 dk 48 sn
28.06.1996 - Allahın Cömert Olması, Alimin Önemi, Cömertliğin Çeşitleri
02.12.201926 dk 56 sn
27.09.1996 - Toplumu Düzeltmek, Azap, Umumi Gelir, Günah İşleyenleri İkaz Etmek
02.12.201937 dk 52 sn
25.10.1996 - İçi Temizlemek, Ahiret İçin Hazırlanmak
08.08.202547 dk 40 sn
23.08.1996 - İlim Öğrenmek, Affedilmek, Genç Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
02.12.201942 dk 20 sn
22.11.1996 - Ticaret, Helal-Haram Kazanç, İlim Talep Etmenin Niyeti, Komşuluk
02.12.201940 dk 39 sn
21.06.1996 - Salavatın Faziletleri, Mütevazi Olmak, Cematin Önemi, Avlanmanın Sakıncaları
02.12.201928 dk 12 sn
19.07.1996 - Özgürlük Anlayışı, Eşler Arası İletişim, Muhabbet, Anne Babanın Çocuguna Bakması
07.08.202032 dk 2 sn
19.04.1996 - Haccın Faziletleri, Hacının Şefaati
01.05.202629 dk 10 sn
18.10.1996 - Kadın ve Erkekte Kıyafet Ölçüsü, İlimin Önemi, Hastalığın Sevabı
02.12.201947 dk 24 sn
16.08.1996 - Gıybet, Tartışmaya Girmemek, Çok Konuşmamak, Helal Kazanç
24.04.202642 dk 48 sn
15.11.1996 - Recep Ayının Faziletleri, Kuran Okumak, Kalp ve Dil Temizliği
19.12.202527 dk 54 sn
14.06.1996 - İlim Öğrenmek, Hoca ve Talebe
02.12.201923 dk 58 sn
12.07.1996 - Komşuluk Hakkı, Güzel Ahlak, Akıllı İnsan
02.05.202530 dk 3 sn
12.01.1996 - Dünya Kaygısının Nelere Sebep Verdiği, Ahireti Düşünmek
19.07.202428 dk 44 sn
11.10.1996 - İftira Atmak, Evlenmek, Abdestin Fazileti
10.04.202632 dk 41 sn
10.05.1996 - Ahlakı Güzelleştirmek, Evlenmek, Hamileliğin ve Çocuk Büyütmenin Sevabı, Nikah
02.12.201932 dk 23 sn
08.11.1996 - Kabenin O Zamanki İnşaatı, Kabe-i Muazzama
02.12.201928 dk 15 sn
08.03.1996 - Salavat Getirmek, 20 Kişiye Selam Vermek, Ezanı Tekrar Etmek, Cemaate Devam Etmek
25.04.202525 dk 44 sn
07.06.1996 - Peygamber Efendimizin Zühd Sahibi Olması, Rüşvet, Dünyayı Sevmek
17.04.202636 dk 40 sn
06.09.1996 - Hamdetmek, Estagfirullah, Laileheilallah Demek, Allahın Kula Kızmasıyla Kulda Değişen Haller
05.06.202633 dk 41 sn
05.07.1996 - Rahman, Rahim ve Hay Olması, Ellerin Açılıp Dua Edilmesi
02.12.201937 dk 21 sn
04.10.1996 - Mümin Kardeşini Sevindirme, Cennetteki Arazileri İbadetle Mamur Hala Getirme
02.12.201932 dk 10 sn
29.12.1995 - Rüyaların Önemi, Rüyaların Hakikati
02.12.201928 dk 42 sn
27.10.1995 - Zikrin Faydaları, Toplumda İyiliği Yaymak, Topluma Karşı Görevler, Kardeşi Sevindirmek
25.09.202620 dk 52 sn
25.08.1995 - Akra, İlahi Ente Maksudi ve Ridaike Matlubi, Müslümanların Genel Durumu
02.12.201928 dk 53 sn
24.03.1995 - Mazluma Yardım, Müslüman Kardeşliği, Yardım Etmek, Dertlenmek
18.06.202135 dk 11 sn
22.12.1995 - Allahın Kudreti, İslamın Güzelliği
28.11.202534 dk 50 sn
20.01.1995 - Hayır İşlemek, Hayra Vesile Olmak, Şerden Sakınmak
18.09.202635 dk 28 sn
18.08.1995 - Peygamber Efendimizin Şefaati, Merhameti, Paylaşımcı Olmak, Aile Sevgisinin Önemi
02.12.201929 dk 25 sn
17.11.1995 - Allaha ve Resulune Yakın Olmak
02.12.201929 dk 12 sn
16.06.1995 - Okul Yaz Tatilini İyi Değerlendirmek
02.12.201923 dk 2 sn
15.12.1995 - Allaha ve Peygamberimize Kendimizi Sevdirmek, Emanete Riayet
14.08.202632 dk 30 sn
14.04.1995 - Kötü Huyun Ameli Bozması, Hased
02.12.201932 dk 16 sn
13.10.1995 - Karadeniz Gezisi, Cenneti İsteyip Ona Göre Çalışma Yapmak
02.12.201921 dk 19 sn
13.01.1995 - Gönlün Önemi ve Gönül Kırmamaya Dikkat Etmek
04.09.202631 dk 11 sn
10.11.1995 - Mümin Kulların Kaza ve Kader Karşısındaki Tavırları, Mümin Kulların Özellikleri
11.09.202635 dk 54 sn
08.12.1995 - Şaka, Mizah Ölçüsü, Kendisi İçin İstediğini Kardeşi için İstemek
02.12.201934 dk 51 sn
01.12.1995 - Borç Vermenin Sevabı, Sadaka ve Zekatın Önemi
27.02.202631 dk 31 sn
30.12.1994 - Gıybet, Haramlardan Sakınma, İlmiyle Amel Etmek ve Dünyaya Tamah Etmemek
11.10.202423 dk 2 sn
29.04.1994 - İyilik ve Kötülükte Niyetin Önemi, Nefisle Mücadele
02.01.202628 dk 26 sn
26.08.1994 - Allahın Rızasını Kazanmak, Hayırlarda Yarışmak, Nefsi Dizginlemek
31.07.202631 dk 56 sn
25.03.1994 - İlimin Önemi, İlimin Mükafatı, Bahar Ayına Giriyoruz
02.12.201923 dk 35 sn
21.10.1994 - Ölümü Hatırlamak, İbret Almak, Nasihat, Başkasının Ayıbına Bakmamak
07.11.202528 dk 7 sn
19.08.1994 - Peygamber Efendimizin Doğumu ve Vefatı
30.09.202223 dk 35 sn
17.06.1994 - Tatili Değerlendirme
18.07.202519 dk 43 sn
16.12.1994 - Kanaatkar Olmak, Söylenenle Yapılanın Bir Olması, Sadaka Vermek
17.10.202522 dk 26 sn
14.10.1994 - Marifetullah, Arif Olmanın Özellikleri
02.12.201927 dk 40 sn
11.11.1994 - Ahir Zamanda Cahillik, Emri Maruf, Sünnete ve Kurana Sarılmak
02.12.201928 dk 57 sn
10.06.1994 - Allahtan Korkmak, Zenginlik, Adalet, Cimrilik, Kendini Beğenme, Nefsine Uyma, Yemek Yedirme, Selam Verme
23.10.202629 dk 9 sn
08.08.1995 - Peygamber Efendimizin Doğumu, Son Peygamber Oluşu, Peygamberlerden Üstünlüğü
21.08.202640 dk 6 sn
07.04.1995 - Allah Güzeldir Güzeli Sever, Cemalullah, Allah Nimeti Üstünde Görmek İster, Kibir
31.12.202129 dk 20 sn
06.04.1995 - Sabır, Doğru Yol, Mescitleri Doldurmak, Allah İçin Arkadaşlık Yapmak, Seherde İbadet Etmek
16.10.202633 dk 17 sn
03.11.1995 - Yalnızlığın Yararları
05.11.201929 dk 23 sn
06.05.1994 - Rızkın Kesilmesi, Tövbe Etmek, Seher Vaktinde İbadet
21.11.202532 dk 15 sn
05.08.1994 - Allahtan İstemek, Cennet, Her İşte Allahın Rızasını Düşünmek, Cehennemden Korkmak
25.10.201927 dk 16 sn
04.11.1994 - Sahih Kaynakların Önemi, Sahte Din Alimlerine Dikkat, Hak Yolda Olmak Hakkı Söylemek
17.07.202627 dk 35 sn
02.09.1994 - Kalbin Paslanması, Ölümü Düşünmek, Kuran-ı Kerim Okumak
24.10.202526 dk 18 sn
01.07.1994 - Belalara Sabır ve Şükür, 4 Şeyden Sakınmak, Kuran-ı Kerim
08.11.202437 dk 34 sn
31.03.1993 - Günah İşleyeni Engellememek, İyi İşlere Vesile Olmak
12.12.202535 dk 22 sn
24.12.1993 - İlmin ve Alimin Önemi ve İbadetin Anlamı, Yeryüzünün Işıkları, Varisleri
25.10.201928 dk 58 sn
12.11.1993 - Cuma Gününün Faziletleri, Temizlenmek, Camiye Erken Gitmek, Cuma Günü Salavat-ı Şerife Getirmek
25.10.202437 dk 43 sn
09.12.1993 - Hamd Etmek, Allaha Tam Teslimiyet ve İrfan Gözü ile Bakmak
10.07.202624 dk 45 sn
AKRA