İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

12.09.1997 - Anne Babaya İtaat, Allah ve Peygambere İtaat, Allah

12.09.1997 - Anne Babaya İtaat, Allah ve Peygambere İtaat, Allah
Cuma Sohbetleri

12.09.1997 - Anne Babaya İtaat, Allah ve Peygambere İtaat, Allah

02.12.2019
48 dk 33 sn

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri,

Allah cümlenizden razı olsun, cumanız mübarek olsun. Ömrünüz muradınızca, Allah’ın rızasına uygun geçsin. Allahu Teâlâ hazretleri rızasını, sevgisini kazanıp huzuruna sevdiği, razı olduğu kullar olarak varmanızı nasip eylesin.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hazretlerinin, Enes radıyallahu anh’ten rivayet edilen bu hadîs-i şerîfini İmam Buhârî hazretleri rahmetullahi aleyh kitabına almış, yazmış. Özbekistan’da kabrini ziyaret etmiştik, en büyük hadis âlimlerinden. Sahih-i Buhârî’si Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından da neşredilmiştir. Bütün kardeşlerime okumalarını, dikkatle, ellerine kalem alarak, altlarını çizerek okumalarını tavsiye ederek bu hadîs-i şerîfi okuyorum.

Sohbetimin birinci hadis-i şerifi olarak. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurmuşlar ki;

مَنْ أَرْضَى وَالِدَيْهِ، فَقَدْ أَرْضَى اللّٰهَ؛ وَمَنْ أَسْخَطَ وَالِدَيْهِ، فَقَدْ أَسْخَطَ اللّٰهَ

Men erdâ vâlideyhi fekad erdallâhe ve men eshata vâlideyhi fekad eshata’llâh.

Sadaka Resûlullah, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.

Tabi râvisi kuvvetli olunca, sahih hadîs-i şerîflerden olunca daha büyük bir rahatlıkla, bastıra bastıra söylememiz mümkün oluyor.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bu hadîs-i şerîfinde buyurmuşlar ki;

“Anne-babasını, vâlideynini...”

Anne ve babaya vâlideyn denilir. Arapça’da ikil sigasıyla, tesniye sigasıyla. Anneye vâlide, babaya vâlid; ikisine birden vâlideyn denilir.

Men erdà vâlideyhi. “Kim anne-babasını razı ve hoşnut ederse, memnun ederse, sevindirirse, kendisini onlara sevdirirse.” Fekad erda’llâh. “Allah’ı hoşnut ve razı etmiş olur.”

Bakın, dinimiz anne-babaya hürmeti ne kadar mühim bir mevkiye çıkarıyor. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz ne kadar önemle ifade buyuruyor, ne kadar kesin tavsiye buyuruyor. Kâinatın hâlikı, âlemlerin Rabbi, Yaradanımız Allahu Teâlâ hazretlerini razı etmek ne kadar önemli. Zaten ömrümüzün onun için geçmesi gerekiyor, geçmeli.

İlâhî ente maksûdî ve rıdâke matlûbî demeliyiz.

Anne babasını razı eden, anne-babasını hoşnut eden, sevindiren, memnun eden, kendisini onlara sevdiren, duasını alan, Allah’ı razı ediyor. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz ne kadar güzel, ne kadar kolay, ne kadar somut bir yol gösteriyor.

“Allah’ın rızasını kazanmak için ne yapmam lazım?” diye soran bir insana söyleyeceğimiz çok sözler var:

Kur’ân-ı Kerîm’i öğren, Kur’an-ı Kerîm’in ahkâmını iyice uygula! Allah’ın emirlerini tut, yasaklarından kaçın! Habib-i Edîbi’ne ittibâ et, Peygamber Efendimiz’in sünnetine sımsıkı sarıl, Peygamber Efendimiz’in yolundan yürü! Ahlâkını güzelleştir, haramlardan, günahlardan uzak dur. Kötü huyları bırak, iyi huylarla ibadet ve taat üzere çalış!

Uzun uzun, doğru olarak nasihatlerde bulunmamız mümkün. Ama Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz; “Anne babasını razı eden, Allah’ı razı etmiş olur.” diye çok kısa bir somut yol gösteriyor.

Anne babasına hizmet etsin evlat; elini öpsün, ayağını öpsün, alnını öpsün, kaşını, gözünü öpsün, ne yapacaksa yapsın. Para harcasın, hizmetine koşsun, havlusunu tutsun, terliğini çevirsin, tatlı sözler söylesin. Emrini tutsun, kendisinin hoşuna gitmese bile, “Peki babacığım, peki anneciğim!” desin, böylece Allah’ın rızasını kazansın. Ne kadar somut, ne kadar güzel bir şey!

Zaten her zaman vurguluyorum, söylüyorum:

“Anne-babasına yetişip de, -büyüdüğü zaman, aklı başına geldiği bir çağda anne-babası sağsa- onlara hizmet imkânını yakalamışsa bir insan...”

Hani bazen annesi babası küçükken ölüyor. Bazı kimseler anne babasını tanıyamıyor, anne babasının cemalini görmekten mahrum büyüyorlar. Hizmet etme imkânından mahrum oluyorlar. Ama yetişmişse, işte annesi, babası karşısında, işte o onların evladı, hepsi sağ salim, Allah uzun ömür versin; hizmet etme imkânı var...

“Eğer anne babasının ikisine yahut birisine...”

Biri önce ölmüş de ötekisi sağ.

“Birisine yetişmiş de, bir insan cenneti kazanamamışsa ona yazıklar olsun, burnu yerde sürtsün; ne kadar kaabiliyetsiz, ne kadar fırsatları kaçıran, ne kadar ahmak, ne kadar gevşek bir evlatmış!” diye Peygamber Efendimiz’in ikazları var, hadîs-i şerîfleri var.

Onun için, aziz ve sevgili kardeşlerim!

Anne ve babamız sağsa anne ve babamıza hürmeti bir fırsat, bir ganimet bilmeliyiz. Çok büyük bir ganimet, çok büyük bir devlet ve saadet bilmeliyiz.

Tabi anne babanın hizmeti bahis konusu olunca... İnsanın anne-babası bazen dinî inançlarının karşısında olabilirler. Mesela onu küfre çekmek isteyebilirler. Anne baba kâfirse evlatların müslüman olmasına engel olmak isterler. Şimdi Almanya’da, İngiltere’de arkadaşlarımızı ziyaret ediyoruz; bu gibi durumlar var. İngiliz çocuğu, müslüman olacak ama anne babası razı olmuyor veya Alman çocuğu müslüman olacak, anne babası razı olmuyor. Eğer onlar seni küfre sokmaya, küfürde tutmaya çalışırlarsa o zaman onlara itaat olmaz.

Âyet-i kerimede;

وَاِنْ جَاهَدَاكَ عَلٰٓى اَنْ تُشْرِكَ ب۪ي مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا

Ve in câhedâke en tüşrike bî mâ leyse leke bihî ilmün fe lâ tuti’hümâ.  “Eğer onlar seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi körü körüne bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme!” buyuruluyor.

Neden?

Çünkü, anne babanın insan üzerinde hakkı var ama Allah’ın hakkı sonsuz, mukayese edilmez. Allah’ı darıltıp da anne baba hoşnut edilmez. Allah’ı hoşnut etmek önemlidir, o önde gelir.

Hani kanun olduğu zaman bir insanın keyfi, zevki bahis konusu olmuyor. Kanuna uyuluyor, kanunî mevzuat yerine getiriliyor.

Allahu Teâlâ hazretlerine karşı olan anne babalara yapılacak en büyük itaat, en büyük iyilik, onları İslâm’a çekmeye çalışmaktır, onlara doğruyu anlatmaktır veya hiç olmazsa;

“Anneciğim, babacığım! Ben sizi seviyorum, siz beni yetiştirdiniz, büyüttünüz; ama siz benim Rabbime asî olmamı istiyorsunuz. Rabbimin emrini tutmamamı istiyorsunuz. Böyle bir şey olamaz, lütfen beni böyle bir zorlamayla karşı karşıya bırakmayın.” demek lazım!

Mus’ab b. Umeyr radıyallahu anh’i çok seviyorum. -Allah şefaatine erdirsin, cennette buluştursun cümlemizi.- Bir evin bir tek oğlu, zengin de bir çocuk. En güzel elbiseleri giyen, en güzel şekilde yaşayan bir zengin çocuğu iken müslüman olunca, annesi naz yaptı, hatırını ortaya koydu, ağladı, sızladı; eski müşrikliğe, Kureyş’in putperestliğine dönmesini istedi:

“Dönmezsen şöyle yaparım, böyle yaparım. Kendime kıyarım.” dedi.

Daha neler söylediyse Musab b. Umeyr dedi ki;

“Kaç tane canın olsa, kaç türlü şey yapsan yine İslâm’dan, imandan, Resûlullah’a ittibâ etmekten vazgeçemem anneciğim!” dedi, kararlı bir şekilde durdu.

Peygamber Efendimiz’in çok sevdiği bir mübarek kişiydi; onu Medine-i Münevvere’ye gönderdi. Nice insanların İslâm’a girmesine vesile oldu.

Demek ki anne-baba eğer dinden, imandan nasipsizlerse onları imana çekmeye çalışırsınız. O zaman onlara günahta itaat olmaz. Hani dinimizde çok umumî bir kuraldır, kâidedir; Allah’a isyan emredildi mi emreden kim olursa olsun itaat uygun olmaz. Çünkü Allah, en büyüktür.

Allahu ekber, “Allah en büyük!” Çünkü Allah, kâinatın Rabbi. Çünkü Allah hepimizi yarattı, bize emir vereni de yarattı. Bize emir veren de, ona uymak zorunda. Eğer bir insana babası küfrü emretse, anası küfrü, günahı emretse; kocası hanımına, “Ben ailenin reisiyim!” diye emretse veyahut hocası talebesine emretse veyahut bir müdür, bir amir, bir başkan, bir emir komuta sahibi kişi astına, aşağısındakine:

“Şu günahı, şu kanunsuzluğu, şu yanlışlığı işle!” diye emretse o zaman tabi itaat edilmez. Bu bir umumî esas olarak burada hatırlatılmalı.

“Ben ne yapayım? Annem müslüman değil, babam müslüman değil. Onlar benim müslüman olmama, namaz kılmama, örtünmeme müsaade etmiyorlar.” filan derse böyle bir şey mazeret olamaz. Onu belirtmek istiyorum, bu bir.

Ve men eshata vâlideyhi fekad eshata’llâh. “Anne ve babasını, yani müslüman, mütedeyyin anne babasını kızdıran da Allah’ı kızdırmış olur, Allah’ın gazabına uğrar.”

Anne-babasının rızasızlığını, bedduasını, lanetini alan bir kimse iflah olmaz. İşi ters gider, hayatı kayar, başına felaketler yağar, çok fena olur. Onun için anne babasını kızdırmamaya, onların gönlünü hoş etmeye çalışmalıdır.

Tabi burada bir şeyi söylemek istiyorum aziz ve muhterem kardeşlerim!

Türkiye’de bir şey çok eksik, çok az biliniyor ve uygulanıyor gibi geliyor bana. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz mü’minlere anne ve babalarından ve kendi nefislerinden daha yakın, daha önde ve daha önemli konumda idi. Canlarından da kıymetli idi, anne ve babalarından da kıymetli idi. Bir müslümanın Peygamber Efendimiz’i annesinden babasından, kendisinden, bütün insanlardan, çoluk çocuğundan, eşinden, dostundan daha çok sevmesi dininin tabi bir gereğidir ve sahih hadîs-i şerîflerde böyle olmazsa imanının tam olmadığı belirtiliyor.

Şimdi bunu iyice belirttikten sonra, bunun sebebini düşünecek olursak; niye Resûlullah’ı annesinden babasından da daha çok sevmeli?

Çünkü anne baba küfrü istiyor, küfürde, şirkte kalmasını istiyor; Resûlullah imana gelmesini istiyor. Allah göndermiş; elbette Resûlulah’a tâbi olacak ve Resûllullah’ın izinden gidecek, Resûllullah’ın sözünü tutacak, sünnetine uyacak. Resûllullah’ı sevecek, çünkü Allah’ın resûlü, çünkü onu Allah gönderdi. Çünkü Allah onu sevdi, çünkü Allah onu görevlendirdi. Çünkü Allah, ona itaat etmeyi mü’minlere emretti.

Peki, biz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in çağına yetişmedik, 1400 yıl sonra, şu sıralarda yaşıyoruz. Aradan bu kadar zaman geçmiş. Bizim için durum ne?

Bizim için de dinimizi bize öğreten, Kur’an’ı öğreten, ihlâsı öğreten, hakiki imanı, gerçek imanı, buram buram, burcu burcu, tertemiz, ışıl ışıl parıldayan, hoş kokusu etrafa yayılan tam imanı öğreten mürşid-i kâmilerimiz nedir? Hocalarımız, rahmetullahi aleyhim ecmaîn evliyâullah büyüklerimiz nedir?

Onlar da Peygamber Efendimiz’in vekilleri olduğu için onları da tabii anne babadan çok sevmek lazım.

Tabii çocuğun Allah’ın emrini dinlemesi, Allah’ın emrini söyleyen kişiyi dinlemesi, Allah sevgisinin bir bölümüdür, bir parçasıdır.

Allah’ı seven, Allah’ın ahkâmını sever, Allah’ın emrini, yasağını, buyruğunu sever, haramını, helâlini tam öğrenip uygular. Onları anlatan, kendisini Allah’a götüren, Allah sevgisine, mârifetullaha, muhabbetullaha erdiren mürşid-i kâmillerini, evliyâullah büyüklerini de sever. Onlar da anne babadan önde gelirler.

Neden?

Kendilerinin nüfuz kazanması için söylenmiş bir söz mü bu?

Hayır!

İslâm’ın sağlam olarak bilinmesi ve uygulanması için. Madem insan müslümandır, o halde İslâm’ı uygulayacak. O halde İslâm’ın emirlerini söyleyen hocasını baş tacı edecek. Öyle bir hoca, bir mürşid-i kâmil, bir hak sözü söyleyen, hakkı öğreten, Kur’an’ı, imanı, İslâm’ı öğreten kimse insan için annesinden babasından önde gelir, önde gelmiştir.

Farsça’da bir atasözü vardır, eski bir tarihî büyüğün mezar taşına altın ile yazılmış  “Cevr-i üstaz bih ki, mihr-i peder.” meşhur bir söz olarak Farsça kitaplarına girmiştir:

 “Hocanın baskısı, ‘Dersi çalışsın, bilgiyi öğrensin.’ diye talebeyi sıkıştırması, babanın merhametinden, sevgisinden, kucağına alıp hoplatmasından daha iyidir. Hocanın cevri, babanın mihr-ü vefâsından, sevgisinden daha önde gelir.” diye buyrulmuş.

Tabi bunların hepsinin sınırları var, hiçbir şey aşırı değil. “Hocayı sevecek.” diye, bu sefer anne-babasının hakkını çiğnemek gibi bir tarafı da yok.

İşin hudutlarını bilmek fıkıhtır. İslâm’da bir hükmün sınırı nereye kadardır, nerede biter; onu bilmek, incelikleri öğrenmek, dinin inceliklerini öğrenmek önemlidir. Dinde bu ilme “fıkıh ilmi” denir. Tabi her şeyi hudutlarıyla bilmek lazım ki şuraya kadar tarla senin, orayı ekersin, oranın meyvesini yersin. Şuradan sonrası başkasının, oraya elini uzatmazsın ki haram olur.

Hudutları bilmek lazım, sınırları çiğnememek lazım. Kuralları tam uygulamak, kuralların da sınırını bilmek lazım. Yeşil ışık yandığı zaman gitmek, kırmızı yanınca da durmak lazım. “Ayağımın altında gaz pedalı, elimde direksiyon var.” diye, dere tepe dümdüz, ışık tanımadan gitmek de olmaz. Onun için hudutları söylememiz gerekiyor.

Evlatlara, anne-babalarına sevgiyi, hürmeti ve hizmeti tavsiye ediyoruz. Böylece İslâm, bu emirleriyle aile içi muhabbetini sağlamış oluyor. Bir de çocuğun âhiret saadetini, cennetlik olmasını sağlamış oluyor.

Onun için yakınlarınızdan, tanıdıklarınızdan anasıyla babasıyla küsüşmüş, bozuşmuş, miras yüzünden veya bir hiç yüzünden veya mühim bir şey yüzünden.

Ne yani, anne-baba sevgisi yanında dünya malının, metaının, menfaatinin mühimi ne olacak?

Herhangi bir sebeple küsüşmüş olan varsa, onlara nasihat edin:

“Yapmayın, etmeyin! Bak, hadîs-i şerîf böyle. Sakın ha, ahiretinizi mahveylemeyin! Anne-babanıza sevgi ve hürmetinizi ifade edin, ufak tefek meseleleri büyütmeyin!” diye söylemek lazım.

Yine size okuduğum hadîs-i şerîf kitabının bazı sayfalarından karşıma geldiği için altını çizdiğim başka bir hadîs-i şerîf var.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurmuş:

“Büyük ağabey baba yerinedir, baba gibidir.”

Şimdi ben burada bakıyorum, herkes birbirine adıyla hitap ediyor; yadırgıyorum. Babasına da adıyla hitap ediyor, abisine de adıyla hitap ediyor.

Halbuki biz, yaşça büyük olan kardeşimize “ağabey” diyoruz ki bu kelimeyi biraz açıklayacak olursak tahlil edecek olursak “ağa” ve “bey” kelimelerinden meydana geliyor. Kendisinden büyük kardeşine “kardeşim” demiyor, “kardeş” demiyor, Arapçası ahî demiyor, birâder-i men demiyor; ağabey diyor.

Bizim örfümüzde, terbiyemizde ağalık da, beylik de çok yüksek unvanlar, içtimâî unvanlar. Bir insan “bey” oldu mu, mesela Osmanlı Beyi, Karamanoğlu Beyi. Çok büyük bir unvan, sultan gibi bir şey. Bizim edebimiz böyle. Yaşça biraz büyük olduğunda, hatta “İkizlerden önce doğanı, ötekisinin abisidir.” derler.

Ağabeye de hürmet lazım! Ağabeyin sözü de, hatırı da önemli. Dünya malı önemsiz. Ufak tefek şeyler; “Öyle dedi, böyle dedi, malı çok aldı, az aldı, taksim şöyle oldu, böyle oldu, yan baktı, kaş kaldırdı, kaş çattı, gözünü döndürdü...”

Bunlar şeytanın insanı körüklemesi. Aile muhabbetini bozmak için şeytanların çalışması. Müslüman, müslümanın kardeşidir.

Büyük ağabey de ağa-bey, unvan bakımından “ağa ve bey” gibidir; ona elbette hürmet edecek. Hele babası vefat etmişse küçük kardeşlerin ağabeyin sözünü dinlemesi lazım.

Hakikaten bizim ülkemizde de bazen böyle olaylarla karşılaşıyoruz. Bakıyoruz, bir büyük ağabey, yaşça büyük kardeş; -tabi kısaltarak ağabey abi olmuş.- bir büyük ağabey ne yapmış oluyor?

Öteki kardeşlerinin hepsine bakıyor, okutuyor, yetiştiriyor, büyütüyor, geçimini sağlıyor, yuvasını kuruyor, evlendiriyor; malını mülkünü, çeyizini çimenini hazırlıyor. “Tamam, kız kardeşimi evlendirdim.” diye rahat ediyor. Hatta ağabey olduğu için kendisi evlenmesini geciktiriyor; “Evvela kardeşlerimi kayırayım, kurtarayım.” diyor.

İslâm ne kadar güzel! İslâm terbiyesi bizim örfümüzün, âdetimizin içine ne kadar işlemiş. Elhamdülillâh...

İngiltere’deki kardeşimiz İngiliz kızla evlenmiş, İngiliz kayınpederi, kayınvalidesi var. İngiliz dilinin özelliğine göre birbirlerine hitap ediş şekillerine bakınca, ismiyle hitap edince, bizde ayıptır tabi, ismi söylenmez. “Ahmet, Ali, Veli kalk, gel, git...” Yaşça büyüğüne ismi söylenmez, unvanı söylenir. Babasına isim söylenmez, söylerse herkes şaşırır, kızar:

“Senin askerlik arkadaşın mı, bu ne laubalilik?” derler.

İslâm’da bizim dedelerimiz çok derin bilgileri elde ettiklerinden, en büyük hadis kitaplarını, en büyük fıkıh kitaplarını, en büyük tefsir kitaplarını onların yazdığını biliyoruz. Tarih biliyor, cümle İslâm âlemi biliyor. İslâm’ı çok iyi öğrendiklerinden, halkı da çok güzel yetiştirmişler.

Halk öyle müslüman olmuş ki ben tatlı bir latife olarak şuna benzetiyorum: Hanımlar tatlıyı hazırlarlar, öbür tarafına da şerbetini hazırlarlar. Ondan sonra bu hazırladıkları hamuru, tatlının içine koyarlar. Eğer hamur tatlıyı içine almazsa sunduğunuz zaman yiyen bir ısırır:

“Tatlısı bunun içine işlememiş, bir yeri hamur kalmış!” diye yüzünü buruşturur.

Ama bazen de tatlı, hamurun bütün iliklerine kadar işliyor. O zaman;

“Ooo, elinize sağlık, pek tatlı olmuş, pek güzel olmuş.” diye yapanı methediyoruz.

İslâm terbiyesi bizim halkımızın hücrelerine işlemiştir de onun için ağabeyine hürmet eder. Ağabeyinin, babasının yanında sigara tiryakisi bile olsa sigara içmez. Ayakta durur, “Otur.” demeyince oturmaz. Hizmete hemen ilk önce fırlar, kalkar, koşturur. Hizmeti bir devlet ve nimet bilir, saadet bilir. Bu tarafını da hatırlatıyoruz.

Büyük olan kardeşe hürmet de hadîs-i şerîlerde tavsiye edilmiş bir husus.

Sevgili ve değerli Akra dinleyicileri,

Böylece “anne babayı memnun etmek” derken, bu alanın birkaç hududunu da belirtmiş olduk. Hudut çizgilerini ve hudut işaretlerini de açıklamış olduk. Bunlar da önemli açıklamalardı. Hepsini beraber düşünmek lazım. Hepimiz, sağsa annelerimizin, babalarımızın gönlünü almaya koşturmalı, seferber olmalıyız.

Ya vefat ettilerse?

O zaman da vazifelerimiz var. Anne ve baba vefat ettiği zaman yapılacak hizmetlerin başında, onların ruhuna dualar etmek, hatimler indirmek, Kur’ân-ı Kerîm’ler, Mevlid’ler okutmak; hayır hasenât yapmak, kurbanlar kesmek gibi şeyler gelir.

İnsan vefat etmiş anne babasının ruhu için hangi hayrı yaparsa; -sadaka verse, bir hayır yapsa, çeşme yaptırsa, kurban kesse, hacca gitse sevabı anne babaya gider, hiçbir şey eksilmeden çocuk da sevap alır. Bölüşülmez.

Aynı sevabı çocuk da alır; onun namına gittiği büyüğü, annesiyse annesi, babasıysa babası de alır. Mesela onların namına hacca gitmişse çocuk da hac sevabı alır, anne babası da hac sevabı alır. Peygamber Efendimiz kesin olarak, açıkça bunu beyan ediyor.

Demek ki vefat etmişlerse onların namına hayır yapağız. Okul yaptırır, çeşme yaptırır, köprü yaptırır, yol yaptırır, sadaka verir, kurban keser vesaire…

Ayrıca kabrini ziyaret edeceğiz, ruhuna hatimler indireceğiz, hayır ile yâd edeceğiz; bu da bir şey.

Hadîs-i şerîflerden benim hatırladığım başka bir husus da, anne babanın hatırı için anne babanın ahbaplarına ilgiyi devam ettirmektir:

“Bu, benim babamın en yakın arkadaşıydı. Şunu ziyaret edeyim, elini öpeyim, bir arzusu varsa sorayım!” filan diye anne babanın arkadaşlarını, eski dostlarını da aramak, kayırmak önemlidir.

Onun için anne baba dostlarını, arkadaşlarını arayın, bulun, kollayın.

Çünkü “Kim annesine, babasına kabrinde ziyaret yapmak isterse...”

İstemez mi?

Keşke kabrin bir yolu olsa da, insan tıpış tıpış merdivenlerden inse, içeride nurlu, geniş bir kubbenin altında vefat etmiş olan annesini, babasını dayalı döşeli güzel bir şekilde görse de, ışıklar içinde, hoş kokular içinde ziyaret etse, elini öpse...

“Anne ve babasını kabrinde ziyaret etmek isteyen; onun hayatta kalmış olan yakınlarını, dostlarını, arkadaşlarını ziyaret etsin.” diye Peygamber Efendimiz buyuruyor.

Onun için baba dostlarını, ana dostlarını unutmayın aziz ve sevgili kardeşlerim!

Bu da işin bir zarif, bir güzel, bir ince yönüdür.

Tabi anne babanın vasiyetleri vardır. “Evlâdım, vasiyetnâme bıraktım; şunu yap, bunu yapma!” diye tavsiyeleri vardır. Onları da tutmak lazım!

Biz de anne ve babalar olarak, bizden sonraki evlatlarımıza vasiyet de bırakmalıyız. Yazılı olmalı, hatta “Vasiyetnâme yatağının, yastığının altında olmalı!” diyorlar. O kadar hazır olmalı. Çünkü ölüm nerede, nasıl, ne zaman gelecek, belli olmaz. Vasiyetnâmesi hazır olmalı.

Vasiyetnâme nasıl başlar?

Evvela besmeleyle başlar, sonra takvâyı tavsiye eder: “Allah’tan kork evladım!” diye başlar.

O halde, annesinin, babasının vasiyetnâmesi yoksa bile ben onlar nâmına hatırlatayım ki evlatlar önce takvâ ehli olsun. Çünkü annesi babası eğer vasiyetnâme yazmaya muvaffak olsaydı, öyle bir şeye ihtiyaç duysaydı, bir hocaya danışıp sorsaydı, öyle başlayacaktı:

“Evladım, sana önce, takvâ ehli olmayı, iyi bir müslüman olmayı, mütedeyyin insan olmayı tavsiye ederim. Aman takvâya sımsıkı sarıl! Ben hayatı yaşadım, bak, geldim gidiyorum. Hayat çok aldatıcıdır. Sakın hayatın aldatıcılığına aldanma, ibadetini, taatini, hayrını hasenâtını geriye koyma!” diye nasihat edecekti.

Onun için siz de bu nasihati yapılmış kabul edip iyi bir müslüman olarak yaşamaya gayret edin.

“Namazı kılmıyorum hocam.”

Aman, annenin babanın hatırı için takvâ ehli bir müslüman ol! Allah’tan kork, namazını kıl, ibadetlerini yap!

“Kusura bakmayın hocam, arada bazı günahlara kaçamak yapıyoruz, kayıyoruz.”

Aman, ben kusura baksam ne olacak, bakmasam ne olacak? Ben, Allah’ın bir âciz, nâçiz kuluyum. Ancak tebliğ ediyorum; elime mikrofonu alırsam camide konuşuyorum, kalemi alırsam yazımı yazıyorum. Ben memnun olsam ne olacak, olmasam ne olacak; Allah memnun olsun. Allah’ı memnun etmeye çalışın! İbadetlerinizi, taatlerinizi asla ve asla ihmal etmeyin!

Her zaman söylediğim beni çok duygulandıran bir hadîs-i şerîf var:

“Eğer bir evlat anne babasına kötülük yapıyorsa...”

Tabi yapmak istemez, anne babasının kemiklerini mezarda sızlatmak istemez, ölmüş anne babasına; “Nasıl yaparım ben bunu?” der.

Ama bir insan günah işlediği zaman, annesinin, babasının kabrinde, mezarda kemikleri sızlıyor, gerçekten ezalanıyor. Çünkü Peygamber Efendimiz böyle buyurmuş. Çünkü bütün bilgiler onlara gidiyor:

“Senin oğlun namaz kılmadı, kumar oynadı, adam dövdü; şu haksızlığı, şu zulmü yaptı, şu edepsizliği işledi. Senin kızın şöyle etti, böyle etti...” diye bilgiler gidiyor.

Onlar da artık gözünden perdeler kalktığı için ah vah ediyorlar:

“Vah bizim kız, vah bizim oğlan, iyi bir müslüman olarak yaşamıyor, mahvolacaklar!” diye çok fena halde üzülüyorlar.

Biliyorsunuz insanlar bir çeşit uykudadır, ölünce uyanacaklar. Öldü mü âhireti görüyor, perdeler kalkıyor. Bu dünyanın aldatıcılığını anlıyor; ondan daha iyi biliyor. Yapılan her yanlışlıktan dolayı; -hani iki kişi müsabaka yapıyor, seyirciler heyecandan hop oturup hop kalıyorlar: “Ah öyle yapma, vah böyle yap!” Bağırıyorlar. “Vur ona, dikkat!” bilmem ne diye, hani stadyumlarda tezahüratları, ikazları hatırlayın- tabi anne baba da kabirde çocuğunu öyle endişeyle seyrediyor.

Bilgiler ona gelince, kötü bilgiler gelirse üzülüyor, iyi haberler gelince evladından memnun oluyor.

Demek ki anne babaya vefanın, iyi evlatlığın bir yönü de, bizzat kendisinin iyi insan olmasıdır. Bir günahkâr sadece kendisi günah yüklenmekle kalmıyor, kabirdeki annesini babasını da üzüyor, ezalandırıyor. Eleme, kedere, yasa gark ediyor. Bunu da hatırlatmış olduk. Anne babayı razı etmek konusunda epeyce şey hatırlamış ve hatırlatmış oldum.

Şimdi bir başka hadîs-i şerîfe geçelim.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, Hanbelî mezhebinin kurcusu mübarek İmam Ahmed b. Hanbel’in Sehl b. Huneyf’ten rivayet ettiğine göre şöyle buyurmuş:

مَنْ أُذِلَّ عِنْدَهُ مُؤْمِنٌ فَلَمْ يَنْصُرْهُ وَهُوَ قَادِرٌ عَلَى أَنْ يَنْصُرَهُ أَذَلَّهُ اللَّهُ عَلَى رُؤُوسِ الْأَشْهَادِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ

Men üzille indehû mü’minün felem yensurhü, ve hüve yakdiru alâ en yensurahû, ezellehu’llâhu alâ ruûsi’l-eşhâdi yevme’l-kıyâmeh.

Bu ne ile ilgili?

Bir müslüman kardeşe yardımcı olmakla ilgili. Yardımcı olmazsa âhirette başa gelecek sıkıntıyı bildiren bir hadîs-i şerîf.

Peygamber Efendimiz buyurmuş ki;

Men üzille indehû mü’minün felem yensurhü. “Eğer bir kimsenin yanında bir müslüman zelil ediliyorsa, horlanıyorsa, başına çökülmüşse, eza cefa yapılıyorsa, o da ona yardım etmiyorsa...”

Ya sözle taciz edilebilir, ya da fiilen yakası paçası tutulup alaşağı edilip vurulur, dövülür. Böyle şeyler olabiliyor. Hatta bu Ruanda’yı, Orta Afrika’daki olayları anlatan bir kitapta... Bazı gaddar kimseler yakaladıkları esirleri; kollarını, bacaklarını, azalarını keserek öldürüyorlarmış. Hatta zavallılar yalvarıyorlarmış:

“Ne olur bir kurşun sık, öleyim!”

Böyle parça parça kese kese ölmek tabi çok müthiş bir şey olduğundan; “Ne olur bir kurşun sık, öleyim!” diyorlarmış. Böyle işkence olduğu zaman, bir kurşunla ölmek bile bir nimet ve devlet oluyor. Dünyada ne zulümler oluyor. Başka insanların bu zulümleri engellemesi lazım.

Vehüve yakdiru alâ en yensurahû. “O mü’min kardeşine yardım etmeye gücü yettiği halde, kendisinin gözü önünde horlanan bir mü’mine yardım etmeyen bir kimse, çok kötü bir şey yapmış olur.” Ezellehu’llâhu alâ ruûsi’l-eşhâdi yevme’l-kıyâmeh. “Kıyamet gününde de Allah onu şahitlerin başında, huzurunda, gözü önünde hor ve zelîl eder, yere yatırır, mahv u perişan eder.”

Çünkü o da dünyadayken yardım etmedi.

Aziz ve sevgili kardeşlerim!

Biliyorsunuz Mekke-i Mükerreme’de, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz peygamber olduktan sonra İslâm çok garibâne, çok mazlumâne gelişti. Peygamber Efendimiz peygamberlik vazifesini yaparken, on üç sene Mekke’de o kadar büyük sıkıntılar çekti ki tarih kitaplarından bu sıkıntıları mutlaka okumalısınız sevgili kardeşlerim!

Size en mühim kitaplardan birisi olarak -Allah razı olsun- Âsım Köksal Hocaefendi’nin İslâm Tarihi kitabını tavsiye ederim. Alın, çoluk çocuk okuyun! Çünkü çok belgeseldir, Ziyâü’l-Hak’tan mükâfât almıştır. Çok güzel bir şekilde yazılmıştır, kaynakları gösterilmiştir.

Ben çok beğeniyorum, dualar ediyorum. O kitabı alın, okuyun. Eskiden Mekke devri bir ciltti, sonra onu genişletti. Okuyun, bakın müslümanlar neler çekmiş! Peygamber Efendimiz neler çekmiş, ne kadar eziyetlere, işkencelere uğramış; bunları anlayın.

Bunları anladığınız zaman, İslâm’ı daha iyi anlayacaksınız, Müslümanlığa daha çok sarılacaksınız. Bu çok önemli bir ders. Bence bütün müslümanlar, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in Mekke devrinde çektiklerini tarih kitaplarından okumalı! En kıymeti tarih kitaplarından, en değerli, en sağlam bilgileri okumalı.

Bazen tercümeyi yapan, kitabı hazırlayan kimseler bu konuda yeteri kadar bilgiye sahip değil. İsimler yanlış yazılmış, başka hatalar yapılmış, tercemeler eksik, kusurlu, hatta yanlış anlaşılacak şekilde yapılmış oluyor.

Onun için eserin çok bilgili, çok yetenekli, çok uzman bir kimse tarafından yazılmış olması fevkalade önemli. İsim vermemin sebebi de eseri okuduğum ve çok memnun olduğum için ve kıymetini bildiğim içindir. Eğer kütüphanenizde İslâm Tarihi varsa, alın birinci cildinden başlayın, okuyun. Nasıl zulme mâruz kaldılar, o müşrikler, o kâfirler o zavallı, masum, mazlum müslümanları, kadınları, çocukları, köleleri nasıl ezdiler? Hatta işkenceyle nasıl öldürdüler? Mızrağı, göğsüne nasıl sapladılar, görün.

Bu durumda, yani müslüman kardeşi böyle zulme mâruz kalmış iken, zulüm görüyor iken, o da onu engellemeye gücü yeterken yardım etmemişse çok büyük suç işliyor.

“Eh biz o zamanda, o zulümlere şahit olmadık, onları yaşamadık.” diyemezsiniz, diyemeyiz sevgili kardeşlerim!

Diyecek, savunacak halimiz yoktur. Biz de bugün dünyanın her yerinde müslümanların nasıl zayıf, nasıl fakir, nasıl muzdarip, nasıl aç, nasıl susuz, nasıl böyle hastalıktan kırılan, nasıl gözlerine sinekler konan, kaburgaları sayılan insanlar olduğunu radyolardan dinliyoruz, televizyonlarda izliyoruz. Gazetelerde, mecmualarda resimlerini görüyoruz.

Dünyanın her yerinde zulme uğrayan mazlum, mağdur müslümanlar var. Bakın Orta Asya’da nice nice bizim gibi aynı dili konuşan, aynı inancı paylaşan, ama yardıma çok ihtiyacı olan; hem eğitim bakımından, hem maddî bakımdan, hem sınaî bakımdan yardıma çok muhtaç nice nice kardeşlerimiz var. İşte ilgilileri oralara gidiyorlar, oralarda iş birliği çareleri arıyorlar. Karşılıklı menfaatleri arayıp bulup dostlukları pekiştirmeye çalışıyorlar.

Bu devirde de, çevremizdeki insanlara karşı çeşit çeşit görevlerimiz var. Bunları yapmazsak Allah sorumlu tutabilir. Dileriz ki Allah sorgu suale uğratmadan, bigayr-i hisâb, sıratı yıldırım gibi geçirip cennetine dâhil eylesin.

Ama görüyorsunuz hadîs-i şerîfler ürkütücü ve korkutucu olabiliyor. Yanında bir müslüman hor, zelil edilmiş, işkence ve zulme mâruz iken, o da ona yardım etmeye güç yetirebilecek durumda iken yardım etmemişse, Allah da onu kıyamet gününde hor ve zelîl eder.

Alâ ruûsil-eşhâdi yevme’l-kıyâmeh. “Kıyamet gününde, gözlemcilerin, bakanların gözü önünde...” demek oluyor.

Bütün mahşer halkının huzurunda hor ve zelîl olur.

Onun için biraz toplumcu, biraz ümmetçi, biraz insancıl, biraz bütün dünyaya yönelik, bütün insanları kucaklayan, geniş, büyük duygulara artık daha fazla önem vermeye yönelmenin zamanı geldiğini düşünüyorum.

Üçüncü hadis-i şerifle sohbetimi tamamlamak istiyorum, aziz ve değerli kardeşlerim!

Bu, mâna bakımından ikinci hadîs-i şerîfi destekleyecek bir hadîs-i şerîf. Dünyanın neresinde yardıma muhtaç insan varsa yardım etmeliyiz, dünyanın neresinde zulüm varsa zulmün karşısına çıkmalıyız, her yere yetişmeliyiz.

Ticaret için nasıl yetişiyoruz?

Yaptığımız bir pamuklu elbiseyi, iç çamaşırını Amerika’da, Kanada’da satıyoruz, Avustralya’ya, Afrika’ya gönderiyoruz da, iman için çalışma bahis konusu olunca niçin geri duralım? Ona da çalışmamız lazım.

Hâkim’in Müstedrek’inde rivayet ettiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurmuş ki;

مَنِ اسْتَطَاعَ مِنْكُمْ أَنْ يُبْقِىَ دِينَهُ وَعِرْضَهُ بِمَالِهِ فَلْيَفْعَلْ.

Meni’stetâa minküm en yübkıye dînehû ve ırdahû bi-mâlihî fe’l-yef’al. “Sizden her kim ki malıyla dinini ve namusunu ibkâ etmek, korumak imkânına sahipse bunu yapsın!”

Bunu biraz açıklayayım:

Meni’stetâa minküm. “Sizden her kimin gücü yeterse...” diyor.

Neye?

En yübkıye dînehû. “Dinini devam ettirmeye, dindarlığını sürdürmeye, dinini korumaya.” Ve ırdahû. “Ve şerefini, namusunu, haysiyetini korumaya, devam ettirmeye, bayrağı yere indirtmemeye kimin gücü yeterse...”

Ne ile?

Bi-mâlihî. “Para vererek, masraf yaparak, mal harcayarak bunu yapmaya gücü yeterse.” Fe’l-yef’al. “Yapsın!”

“Kesenin ağzını açsın, paraları saçsın, harcasın, âhiretini kazansın, dinini kurtarsın; ırzını, namusunu korusun, kurtarsın!”

Türkçe’de ırz deyince sadece bir çeşit suç akla geliyor, ırza geçmek gibi. Fakat ırz, Arapça’da “namus” demektir.

Mesela bir kimseye hakaret etsen, onun haysiyetine dokunacak bir şey yapsan, o da bir çeşit ırza tecavüz oluyor. Bizde anlaşıldığı mânasından daha değişik bir mâna.

Bir insanın haysiyeti var, şerefi var, kıymeti var. Kişisel hakları ve hürriyetleri var. Toplum içinde itibarı var Birisi buna sözle de sataşsa veyahut fiilen de yakalasa, bunu yok etmeye kalksa; ırzına, şerefine, haysiyetine, malına, mülküne şöhretine, şanına leke sürmeye kalksa; tabii bu fena! Bunun yapılmaması için insanın çalışması lazım.

Bir de dinini korumak için mesela insan oruç tutuyor, namaz kılıyor, dindarlığını devam ettiriyor. Zalim, zorba birileri gelmiş, namazını niyazını engelleyecek, orucunu, ibadetini, haccını engelleyecek; İslâm’ı yaşamasını, öğrenmesini, öğretmesini engelleyecek; zikrini, sevaplı çalışmaları yapmasını engelleyecek... Bunun izale edilmesi lazım! Bu bir engeldir.

Bu engelin izale edilmesi için ne gerekiyor?

Çalışma gerekiyor.

Çalışma neye dayanıyor?

Paraya dayanıyor. Bütün hizmetlerin, bütün çalışmaların bir mâlî yönü vardır. İnsan bir evde oturuyor, mâlî yönü nedir?

Kirası. O evde oturabilmek için kirasını verecek, vergilerini verecek. Elektrikten istifade ediyor, sayacın yazdığı parayı ödeyecek. Sudan istifade ediyor, belediyeye su parasını verecek.

O halde insanın da dinini korumak için haysiyetini, namusunu, şerefini, izzetini, itibarını, alın açıklığını korumak için para vermek gerekiyorsa verilecek.

Basit basit misallerle anlatmaya çalışayım: O devirde bazı mütecâviz şairler olurdu. Hiciv yazar, kötüleyici şiir yazar. İnsanların zaten dedikoduya kulak verme tarafı vardır. O şiirleri okur, ezberler, kulaktan kulağa yayılırdı.

“Al şu parayı, kes sesini, sus!” veyahut “Öyle yazma böyle yaz!” denilebilirdi.

Şimdi ben bu yabancı ülkelerin çalışma tarzlarını okuyorum. Bir ülkede bir şey yaptırmak istedikleri zaman, o ülkenin yazarlarına, itibarlı insanlarına kesenin ağzını açıyorlar, paralarını veriyorlar. Ondan sonra istediklerini yaptırıyorlar. Bu, harp etmekten kolay oluyor.

Harp etse, bir attığı bombanın şu kadar milyar değeri var. Bir uçak düşse şu kadar. Bir asker ölse, -tabi artık bir insanın canının parası ölçülemez, ne kadar büyük zarar- öyle yapmıyor, rüşvet vererek, el altından para göndererek, destek yaparak kendi işini götürüyor. Beşinci kol faaliyetlerini, o milleti içeriden yıkmak veya gelişmesini engellemek için parayla, pulla bir şeyler yapıyor.

Düşmanlar İslâm’ın gelişmesini engellemek için, müslümanın huzurunu rahatını bozmak için paralar harcıyorlarsa ki bunlar belgelerle belirlenmiştir, kitaplarda yazılmıştır. Gazeteler bu belgeleri bazen neşrediyorlar, bazen de yayınevleri mühim kitaplar neşrediyorlar. Oralardan herkes okuyor, herkesin bildiği bir şey.

Onlar İslâm aleyhine bu kadar paralar harcıyorlarsa müslümanlar ne güne duruyor?

Onlar da mallarıyla, keseleriyle, paralarıyla, imkânlarıyla İslâm’ı korumaya çalışacaklar.

Bu; ya o şirrete, “Al şu parayı, sus!” demek şeklinde olur, ya da karşılık verecek müesseseleri tesis etmekle olur, yayın yapmakla olur. Radyo yayını, televizyon yayını, gazete yayını, dergi yayını, okul faaliyetleri, eğitim çalışmaları, konferanslar, çeşit çeşit çalışmalar.

İşte bunlar ne ile oluyor?

Masrafla oluyor. Her işin mâlî tarafı oluyor.

Onun için İslâmî hizmetlerin mâlî yönlerini herkes düşünmeli, kesesinin ağzını açmalı; kendi namusunu, haysiyetin, dinini korumalı, çiğnetmemeli. Bu iş parasız olmaz.

Peygamber Efendimiz’in zamanında da Ebûbekr-i Sıddîk gibi, Osman-ı Zinnûreyn gibi, Sa’d b. Ebî Vakkas gibi nice nice sahabenin rıdvanulâhi aleyhim ecmaîn, Allah şefaatlerine erdirsin, nice nice mallarını, paralarını Resûlulah’ın gösterdiği istikamette nasıl harcadıkların biliyoruz. Esirlerin nasıl kölelikten kurtarıldığını, hürriyetlerine kavuşturulduğunu, İslâm ordularının nasıl teçhiz edildiğini, müslümanların açlıktan, yoksulluktan nasıl kurtarılmaya çalışıldığını tarih kitaplarında ibretle okuyoruz, aziz ve sevgili kardeşlerim!

“Sizden biriniz dinini korumak, kurtarmak, geliştirmek için; haysiyetini, namusunu, hürriyetlerini korumak, kurtarmak için, eğer malıyla bir çalışma yapma imkânına, iktidarına sahipse, malı mülkü, parası pulu varsa, bunu yapsın!” dediğine göre Peygamber Efendimiz, bileceğiz ki İslâmî çalışmaların bir bölümü de maddîdir.

Herkes maddî yönden de İslâm’a katkıda bulunmaya çalışacak, parasını hak yola harcayacak, İslâmî hizmetleri yapacak.

Tabi bu İslâmî hizmetin yapılmasını da sınırlar içinde düşünelim. Bazıları çıkıyor; “Ben İslâmî hizmet yapacağım, verin paraları!” diyor; paraları topluyor, ondan sonra paralar o İslâmî hizmetlere gitmeyebiliyor. Tabi paraların İslâmî hizmetlere gitmesini sağlayacak tedbirleri de almak lazım!

Ben bizim camimizin çevresindeki harabe evlerin alınmasını ve camiye katılmasını sağlarken, bunu arkadaşlarıma, cemaatime hedef olarak gösterirken daima söylerdim:

“Gidin bakın, bunları biriniz alın! Bir kişi alabilirse alsın, ondan sonra camiye bağışlasın! En kolay yolu, inşaat yapılırken getirsin bir kamyon demiri, oraya koysun. Bir kamyon tuğlayı getirsin, inşaatı takip etsin veya üç tane ustayı göndersin, akşama kadar çalışsın, parasını kendisi versin!” derdim.

Hayrın amaçlanan hedefe varmasını, amacından sapmamasını, birilerinin cebinde suistimal edilmemesini sağlamak da önemli...

Onun için ben şahsen, tecrübelerime dayanarak kardeşlerime şunu belirtmek istiyorum:

Hayırlarınızı şahsen yapınız! Bizzat takip ederek, yoksulun eline parayı bizzat veriniz! Aracıları mümkün olduğu kadar kaldırınız veyahut büyük hayırlarsa, bazı kimseler iki üç kişi bir araya gelip yapsınlar.

Bir ulusal televizyonumuz yok. Ulusal televizyonu yapmak büyük bir iş. Para toplanacak vesaire. Üç tane zengin toplansın, yapsın! Allah rızası için güç yetirebilecek insan yapsın! İslâmî yayın yapsınlar, İslâm dışı iş yapmasınlar! İslâm’ı korusunlar, imanı öğretecek çalışmalar yapsınlar, sevapları kazansınlar. Resûlullah Efendimiz’in tavsiyesini tutmuş olsunlar, rızasına vasıl olsunlar. Peygamber Efendimiz’in hoşnutluğunu kazansınlar, âhirette komşusu olsunlar.

Kısaca söylemek gerekirse mâlî hayırları yapacaksınız. Bu hayırların amaca uygun yere ulaştığını takip edeceksiniz, mümkünse kendi elinizle amaca, hedefe kadar götüreceksiniz. “Aracılar çoğaldıkça tehlikeler artabilir.” diye ikaz ediyoruz. Hayırları bizzat yapın, böylece hayırları gösteren insanları da zahmetten kurtarmış olursunuz. Bak “Şurada bir hayır yapılacak.” diyoruz, yapıyorsunuz. Elhamdülillah, “Böylece biz de rahat ediyoruz.” demek istiyorum.

Aziz ve sevgili kardeşlerim!

Allahu Teâlâ hazretleri hepimizin hayatını olumlu ve verimli bir tarzda geçirmeyi hepimize nasip etsin. Hepimizin malımızla, canımızla, dilimizle, gönlümüzle, elimizle her çeşit imkân ve müktesebatımızla İslâm’a güzel hizmetler yapmamızı Allah nasip eylesin.

Böylece ne olacak?

Arkada bıraktığımız eserlerle, biz vefat ettikten sonra da sevap kazanmaya devam edeceğiz. Bir insanın arkada bıraktığı hayrâtı hasenâtı onun ikinci ömrüdür, vefattan sonraki ömrüdür. Kişi ölür, eseri kaldıkça, durdukça sevabı ona gelir. İnsan bir ağaç dikse bile, ağacının altında birisi otursa bile, üstüne bir kuş konsa bile, meyvesini gagalasa bile, odununu birisi alıp evinde, ocakta yaksa, ısınsa bile, o ağacı dikene onun sevabı gelir. Vefat etmiş olsa bile defterine sevaplar yazılır, sevabı artar. Âhirette yüzü güler.

Allah hepimizi hayırların kaynakları eylesin, şerlerden uzak eylesin. Islah-ı nefs edip kâmil müslüman olup İslâm’a güzel hizmetler yapmayı nasip eylesin.

Tabi vaatler çok büyük; ümitsizliğe düşmeyin.

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş:

“İslâm; okyanusları geçecek, her tarafa yayılacak, herkes İslâm’ın güzelliğini anlayacak ve cihana bir zaman İslâm hâkim olacak!”

Allah bize o hususta yardımcı olmak şerefini bahşeylesin.

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
13.10.2000 - Allah İçin Sevmek, Kızmak, Pazarda Tesbihin Sevabı, Kış Müminin Baharıdır
26.12.202531 dk 25 sn
08.12.2000 - Ramazan, Sıcak Günlerde Oruç, Tevhidi Yaymak
14.03.202531 dk 1 sn
12.12.1997 - Şabanın Ortası, Peygamber Efendimizin Sıfatları, Cehennem
30.01.202630 dk 47 sn
05.09.1997 - Yardımlaşmak, Tasavvufun Çeşitli Yolları
17.01.202532 dk 56 sn
31.12.1999 - Ramazan, İlmin Önemi, Takva, Mümin Kardeşini Sevindirmek
24.11.202343 dk 20 sn
29.12.1995 - Rasulullahın Rüyası, Seher Vakti, Teheccüd, Hz. Ebubekir, Rüya Tabiri, Hz. Aişenin Rüyası
24.11.202328 dk 49 sn
29.09.1995 - Dört Çeşit Göz Hakkında Bilgiler
02.10.202628 dk 39 sn
28.10.1994 - Nefsini Küçültmek, Mütevazı Olmak, Malını Hayra Vermek, Sözünü Tutmak, Müslümanın Özellikleri
14.11.202530 dk
27.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri Ve Ona Tabi Olmak
14.09.202447 dk 8 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Muharrem Oruçları, Aşurede Olan Olaylar, Yılı Oruçla Kapatıp Oruçla Açmak
12.06.202621 dk 56 sn
25.09.1998 - İlimle Meşgul Olmak, Dini Ögrenmek, Fakih Olmak
24.11.202325 dk 49 sn
24.10.1997 - Meleklerin Dua Ettiği Üç Zümre, Alim, Cömert, Zalim, Aşikare, Günahkar, Bidatçi
24.11.202318 dk 28 sn
23.08.1996 - İçkinin Kötülüğü, İlim Öğrenmek, Genç Yaşta Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
24.11.202342 dk 36 sn
22.11.1996 - Miraçtan Önce, Helal Kazanç, Ailenin İhtiyaçlarını Görmek
24.11.202342 dk 7 sn
22.07.1994 - Cemaat Sevabı, Nefsi Yenmek, Tasavvuf, Allah'ın Emirlerine Uymak, Nefs Terbiyesi, Kulluk
24.11.202328 dk 53 sn
21.05.1999 - Önce Allahın Kitabını Öğrenmek, Kuranın Öğrenilmesi, Fetih Haftası
24.11.202352 dk 2 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Hususlar
11.04.202524 dk 43 sn
19.01.2001 - Dua Edenin Eli Boş Kalmaz, Allah Verdiği Nimeti Görmek İster, Peygamber Efendimizin Merhameti
24.11.202331 dk 41 sn
18.12.1998 - Şabanın Son Günleri, Oruç İle İlgili Hadisler, Ramazan Geliyor
24.11.202329 dk 23 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesi
24.11.202328 dk 10 sn
10.04.1998 - Kurban Bayramı 4. Gün, Mekkeden Ayrılmadan Veda Tavafı, Haccın Muhteşemliği
24.11.202333 dk 15 sn
10.02.1995 - İlk On Gün, Ramazan
24.11.202342 dk 9 sn
09.08.1996 - Doğanın Korunmasına Verilen Önem, Ateş, Peygamberimizin Fakihliği, Salatu Selam Getirmek, Selamın Önemi
24.11.202334 dk 39 sn
09.05.1997 - 1 Muharrem 1418, Hicri Yılbaşı, Hicri Yıl İlk Günü
16.06.202630 dk 24 sn
08.01.1999 - Kadir Gecesinin Önemi
13.03.202630 dk 13 sn
07.04.2000 - Hicri yıl
24.11.202334 dk 45 sn
04.04.1997 - Zilhicce ve Hac Yaklaşıyor, Evi İbadetle Şenlendirmek, Ecdadın Mirasına Ve Kültürümüze Sahip Çıkmak, Küçük Yaşta Eğitim
08.05.202627 dk 26 sn
03.04.1998 - Hac Günleri, Zilhiccenin İlk Günü, Arife, Hicret, Günahlardan Uzak Durmak, Kurban Bayram öncesi
24.11.202335 dk 47 sn
18.02.2000 - Kuranın Önemi, Kuran Öğrenmenin Önemi
02.08.202431 dk
27.12.1996 - Şaban Ayı, Oruç ve Allahın Rızasını Gözetmek
07.02.202523 dk 26 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması, Allah
10.02.202320 dk 21 sn
21.07.1995 - Sabır ve Şükür, Kurana İtaat Mükafatları, Cennete Dört Vesile
13.09.202225 dk 30 sn
24.11.2000 - Orucun Faziletleri ve İncelikleri
06.02.202624 dk 35 sn
13.12.1996 - Şaban Ayı, Sünnet Yolu, Dünyayı Terketmek, Ramazana Hazırlık, Salavat
31.01.202535 dk 31 sn
13.08.1999 - Gazilerin Önemi, Müslümanın Güçlü Olması,Tefekkür
01.02.202244 dk 27 sn
10.09.1999 - Allah Yolunda Yürümek, İlimsiz Fetva Vermek
01.02.202251 dk 8 sn
09.07.1999 - Kurtuluş İslamda, Peygamber Efendimizin Şefaati, Salih İnsanların Azalması, İlim
01.02.202251 dk 17 sn
08.10.1999 - Medinenin Önemi,Tarihi, Sadaka, Tevhidin Önemi
01.02.202253 dk 50 sn
07.05.1999 - Oruç, Namaz, Gusül, İlmihal Bilgisi
01.02.202233 dk 27 sn
09.12.1994 - Recep, Şaban ve Ramazanın Önemi, Tevbede Acele Etmek, İnancın Doğru Olması
03.01.202530 dk 19 sn
27.01.1995 - Dünyanın Faniliği, Kabir Hayatı, Asi Olmamak, İbadet ve Taat Etmek, Şükredici Olmak
09.10.202633 dk 23 sn
19.12.1996 - Şaban Ayındayız, Allahın Lütfuna, Kaderine, Rızka Rıza
23.01.202621 dk 23 sn
28.11.1997 - İmanı Korumak, Müslümanın Hali, Recep Ayının Son Günleri
16.01.202635 dk 29 sn
06.12.1996 - Tevbe Etmek, Gönlü Allah ile Olmak, Ramazana Hazırlık
05.03.202133 dk 49 sn
24.11.1995 - Recep Ayına Girerken Dua, Recebin ve Üç Ayların İçerisindeki Kandil Geceleri
12.01.202421 dk 21 sn
07.10.1994 - Müminlerin Güzel Özellikleri, Emin Olmak, Ahir Zaman
31.10.202529 dk 10 sn
22.05.1998 - Dilin Önemi, Haktan Yana Olmak, Uzun Ömürlü Müminin Değeri
25.12.202031 dk 33 sn
17.02.1999 - Müslümanlara Yardım, Dua
18.12.202037 dk 41 sn
20.10.2000 - Dünya ve Ahiret İçin Çalışmak, Hastanın Duası
20.11.202013 dk 6 sn
01.12.2000 - Ramazanda Verilen Beş Şey, Orucun Faziletleri
31.03.202330 dk 14 sn
01.03.1996 - Ramazan Sonrası Şevval
04.04.202536 dk 9 sn
31.12.1997 - Ramazanın İlk Günleri
08.05.202036 dk 8 sn
26.12.1997 - Ramazan Öncesi Yapılması Gerekenler
01.04.202235 dk 10 sn
24.12.1998 - Oruçlunun Duası
08.05.202030 dk 31 sn
24.02.1995 - Ramazandan Sonra Halimizi Muhafaza Etmek
08.05.202027 dk 42 sn
24.01.1997 - Allah Rızası, Ramazandan Sonraki Halimiz, Ayet el-Kürsi, Keramet
08.05.202038 dk 42 sn
22.12.2000 - İlmin Önemi, Kadir Gecesi Temennileri
08.05.202043 dk 54 sn
22.01.1999 - Ramazandan Sonra, Şevval Orucu, Kurban Arifesi, Nafile Oruçlar
03.04.202644 dk
21.02.1997 - İnsanların Hayırlısı, Ramazanda Zekat, Ayet-el Kürsi
12.09.202540 dk 15 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Şeyler
28.04.202328 dk 12 sn
17.03.1994 - Ramazan Bayramı Sonrası, Zikir, Şükür, Eş Seçiminin Önemi, Arkadaş
27.03.202625 dk 4 sn
16.01.1998 - Ramazanda İtikafa Girmenin Sevabı
06.03.202625 dk 28 sn
11.02.1994 - Ramazanın Fazileti
21.02.202525 dk 17 sn
10.12.1999 - Ramazan, Orucun Mükafatı, Orucun Sevabını Götürecek Olanlar
08.05.202035 dk 59 sn
10.01.1997 - Ramazanın İlk Günü, Ramazanda Sevaplar, Tavsiyeler
08.05.202029 dk 58 sn
09.02.1996 - Ramazanda Mukabele, Zekat
08.05.202026 dk 19 sn
09.01.1998 - Ramazan Gufran Ayıdır, Kuran Ayıdır
08.05.202033 dk 24 sn
03.01.1997 - Ramazan Ayetleri
13.02.202627 dk 17 sn
02.02.1996 - Ramazanın İlk Haftası
08.05.202027 dk 53 sn
02.01.1998 - Ramazanın Faziletleri, Teravih, Kadir Gecesi
22.03.202433 dk 17 sn
12.03.1999 - İtikafın Sevabı, Allahı Zikretmek, Çocuklar Arasında Adalet, Miras, Koca ve Anne Hakkı
22.04.202233 dk 3 sn
31.01.1997 - Aşrul Evahir, Ramazanın Son On Günü, Kadir Gecesini Değerlendirmek
03.12.201935 dk 24 sn
03.02.1995 - Ramazanın İlk Haftası, Ramazanı Değerlendirmek
20.02.202624 dk 6 sn
07.02.1997 - Ramazanın Son Cuması ve Bayram, Niyetin Önemi, Allah Yolunda Para Harcamak
28.03.202535 dk 46 sn
07.01.2000 - Ramazanın Son Günleri, Veda
02.12.201924 dk 43 sn
06.02.1998 - Kulun Vazifesi, Kuranın Anlaşılması, Ramazandaki İyi Halin Devam Etmesi
02.12.201945 dk 8 sn
13.11.1998 - Miraç Kandili
02.12.201931 dk 52 sn
14.11.1997 - Mehmed Zahid Kotku, Gerçek Akıllı İnsan, Nefsi Terbiye Etmek, Evliyaların Anılması
03.09.202130 dk 45 sn
06.12.1996 - Şaban, Miraç Kandili Öncesi, Ramazana Hazırlık
09.01.202634 dk 12 sn
05.07.1998 - Mevlid Kandili Sohbeti
02.12.201943 dk 52 sn
05.01.1996 - Berat Kandili, Günahları Affedilmeyecek Kişiler, Berat Gecesinde Yapılması Gerekenler
23.02.202428 dk 39 sn
26.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimiz
02.12.201957 dk 46 sn
19.01.1996 - Berat Kandili, Ramazana Yaklaşırken Dikkat Edilecekler
25.03.202133 dk 57 sn
15.12.2000 - Kadir Gecesi, Şehitler, Sıddıklar, Tervaih
02.12.201931 dk 6 sn
15.10.1999 - Dua, Salavat, Doğru Söz Söylemek, Sıla-i Rahim
02.12.201932 dk 5 sn
15.01.1999 - Kadir Gecesi Geçti, Ramazanda Zekat ve Fitre Vermek
02.12.201927 dk 5 sn
02.06.1995 - Hicri Yıl ve Aşure Günü Orucu, Hicri Yıl Girdi
19.06.202632 dk 52 sn
01.05.1998 - Hicri Yılbaşı, Oruç Tutmak, Müslümanlara Düşen Toplumsal Görevler
06.08.202127 dk 29 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Aşurede Olan Olaylar, Hicri Yılda Oruç Tutmak
14.07.202325 dk 40 sn
17.05.1996 - Yarın Hicri Yıl, Hilali Gözlemlemek, Müslümanlara Düşen Vazifeler
29.07.202234 dk 36 sn
16.05.1997 - Muharrem, Aşure Günün Önemi, Orucunun Fazileti, Muharremde Neler Yapılmalı
04.07.202528 dk 9 sn
14.04.2000 - Aşure Gününde Oruç, Alışveriş Yapmak
28.08.202025 dk 54 sn
04.04.1997 - Hac Yaklaşıyor, Kültürümüze Sahip Çıkmak, İyi Niyet
16.06.202328 dk 37 sn
03.06.1994 - Hac Sonrası, İnanç, İmanın Özelliği
23.07.202122 dk 4 sn
02.04.1999 - Hacdan Dönüşler, Lebbeyk Demek, İlim Öğrenmek, Eşe ve Çocuğa İkram Sadakadır
13.06.202530 dk 25 sn
27.05.1994 - Haccın Önemi, Alimin Abide Üstünlüğü, Cumanın Faziletleri
02.12.201920 dk 25 sn
26.04.1996 - Hac Hadisleri, Zekat, Hacıların Duası, Arefe Orucu
22.05.202633 dk 39 sn
26.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü, Arefe ve Aşure Orucu, Bayram Günü
07.06.202420 dk 31 sn
25.04.1997 - Haccın Muhteşemliği, Hacdan Sonra, Şehit Mertebeleri
02.12.201936 dk 39 sn
19.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü
15.05.202622 dk 50 sn
18.07.1997 - Hac, Müslümanlar, Tefekkür
02.12.201946 dk 7 sn
17.04.1998 - Haccın Önemi, Ziyaret Edilecek Mescitler, Toplumsal Durumlar
31.05.202429 dk 54 sn
17.03.2000 - Kurban Bayramı, Bayram Gecelerinin İhyası
02.12.201930 dk 1 sn
13.03.1998 - Kurban ve Arife Orucu, Cemaatle Namaz, Nafile Oruçlar
30.05.202533 dk 55 sn
12.04.1996 - Hacda Sabırlı Olmak, İyi Niyetin Kıymeti
02.12.201932 dk 5 sn
12.02.1999 - Oruç Tutmak, Her Sene Hacca Gitmek
02.12.201946 dk 39 sn
11.04.1997 - Mescid-i Haram Ziyareti, Seher Vakti İbadet
16.07.202136 dk 35 sn
29.05.1998 - İstanbul
02.12.201941 dk 53 sn
11.06.1999 - İstanbul'un Fethinden Sonra, Romanın Fethi, Subanallah Demek, Deccal
02.12.201945 dk 45 sn
17.01.1997 - Evliyaların Önemi
02.12.201936 dk 47 sn
30.01.1998 - Ramazan Bayramı, Ramazandan Sonra İbadetlere Devam Etmek
20.03.202632 dk 59 sn
29.12.2000 - Ramazan Bayramı, Ramazan Sonrası Durum, Alimlerin Önemi
12.04.202439 dk
23.02.1996 - Ramazan Bayramının Son Günü
02.12.201937 dk 56 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Salatu Selam, Ziyaret Etmek, Sadaka Vermek
29.05.202629 dk 26 sn
26.01.2001 - Kabir, Kıyamet Alametleri, Müslümanca Yaşamak
02.12.201936 dk 41 sn
19.01.2001 - Allahın Sevdiği Haller, Hakla İyi Geçinmek
05.05.202332 dk 49 sn
05.01.2001 - Gerçek İman ve Tezahürleri, İman ve Namaz , Allah Sevgisi
29.11.202436 dk 49 sn
02.02.2001 - Ahiretin Hayrı, Dünyanın Geçiciliği, Peygamber Efendimiz
07.08.202642 dk 43 sn
30.06.2000 - Sabır ve Takva, Allah
02.12.201926 dk 6 sn
28.07.2000 - Allah'ın Sevdiği ve Kızdığı İşler,Tevbekâr Genç Günahkar Yaşlı,Cuma Gününde Yapılacaklar
02.12.201930 dk 54 sn
28.04.2000 - Hasta Ziyareti, Belalara Sabır, Rıza, Müslümana Yardım
02.12.201937 dk 42 sn
28.01.2000 - Gaziye Yardım Etmek, Mescid Yapmak, Müslümana Yardım Etmek
02.12.201927 dk 50 sn
27.10.2000 - Kardeşini Kendisine Tercih Etmek, Haksız Kazanç, Ölümden İbret Alın
02.12.201930 dk 43 sn
26.05.2000 - İlim ve Alimin Önemi, Alimin Vefatı
02.12.201936 dk 29 sn
25.08.2000 - Fitne Zamanında Güzel Kulluk, Sünnete Sarılmanın Karşılığı
09.05.202529 dk 18 sn
25.02.2000 - Allah Bir Kavmin Hayrını İsterse Alimleri Çogaltır, İyi ve Kötü Kavimler, Misafirin Önemi
02.12.201922 dk 31 sn
21.07.2000 - Salih Amellere Koşmak, Gece Karanlığı Gibi Fitneler Olması
02.12.201925 dk 39 sn
21.04.2000 - Nefse Uymak, Allah Rızası İçin Öfkelenmek, Allah Rızası İçin Yaşamak
02.12.201943 dk 7 sn
21.01.2000 - Gaziye Yardımcı Olmak, Şehide Mükafat
02.12.201930 dk 33 sn
20.07.2000 - Fitne Zamanı Hayırlı Amellere Sarılmak, Toplum Ahlakı, Sadaka, Zekat, Buğz Etmek
02.12.201928 dk 58 sn
19.05.2000 - Peygamber Efendimizin Saçını Ağartan Sûreler, Şehidler
02.12.201924 dk 55 sn
18.08.2000 - İyiliği Hor Görmemek, İmanın Tadı, Munakasa, Cennet, Cehennem
02.12.201918 dk 9 sn
17.11.2000 - Allahı Zikretmek, Ölümü Düşünmek
17.11.202335 dk 33 sn
14.07.2000 - Anne Babasının İhtiyacını Görmek, Allah İçin Sevmek, Zahidin Özellikleri
02.12.201940 dk 58 sn
14.01.2000 - Deccal, Kehf Sûresi, Hz.İsâ
02.12.201932 dk 45 sn
12.05.2000 - Emanet, Doğruluk, Komşu, Sadaka, Vakıf, Lanetleme, İçki
02.12.201927 dk 2 sn
11.08.2000 - İnsanı Cennete Götüren Ameller, Selam, Gece Namazı, İyi Geçim, Sıla-i Rahim, İlim Öğrenmek, Takva
02.12.201945 dk 51 sn
11.02.2000 - Bela, Hasta Ziyareti, Musibete Uğrayan Kimse, Müslümanın Yardımına Koşmak
02.12.201927 dk 46 sn
10.11.2000 - Cömertlik, Allah Rızası İçin Şehit Olmak
02.12.201934 dk 53 sn
09.06.2000 - Peygamber Efendimizin Soyu, Asaleti, Son Peygamberliği, Makam-ı Mahmud
13.09.202443 dk 7 sn
07.07.2000 - Aktarırken Yalnış Aktarmak, Allahın Gazabı
02.12.201925 dk 32 sn
07.04.2000 - Kalplerin Pası, Veli Kullar, Riya, Pazartesi ve Perşembenin Fazileti
02.12.201929 dk 33 sn
06.10.2000 - Dinini Öğrenmek, Ahir Zamanda Belâların Gelmesi, Dinden Çıkan Alim
02.12.201933 dk 38 sn
04.08.2000 - Zenginlerin Hali, Fakirin Hakkı, Kötü Alimler
02.12.201928 dk 26 sn
04.02.2000 - Hakkı Söylemek, Alimlerin Susması, Mümine Belaların Gelmesi
02.12.201925 dk 39 sn
03.11.2000 - Kimseye Yük Olmamak, Zikrin Kıymetli Olduğu Zamanlar, Kuran-ı Kerim
22.11.202429 dk 24 sn
03.03.2000 - Salavat, Müminler, Cennet, Yahudiler
02.12.201929 dk 6 sn
02.06.2000 - Tefekkür, Amel Niyet ve Sünnete Uygunluk
02.12.201936 dk 21 sn
01.09.2000 - Günahkar Uyarma, Yöneticilerin Veballeri, Ölümden Sonra Pişmanlık
02.12.201927 dk 34 sn
01.10.1999 - Namaz Vaktinde Nida Eden Melek, Sabır Göstermek
02.12.201941 dk 18 sn
30.04.1999 - Müslümanın Temiz Olması, Melekler, Hocaya ve Öğrenciye Saygı
02.12.201939 dk 22 sn
29.10.1999 - Peygamber Efendimizi Görmek İstemek, Allah Sevgisi ve Merhamet, İslamı Yaymak, Sadaka ve Dua, Cennet Ehli
02.12.201924 dk 39 sn
29.01.1999 - Allahın Rızasını Gözetmek, Müslüman Akıllı Olmalı, İslama Hizmet
08.12.202337 dk 57 sn
28.05.1999 - İslamın Küfre Galip Gelmesi, Zaferler, İslamın Yayılması Yeni Fetihler
02.12.201930 dk 16 sn
26.11.1999 - Büyük Konuşmak, İnşallah Demek, Edep, Yasin Suresi
07.07.202340 dk 39 sn
26.02.1999 - Allahın Sevdiği Davranışlar, Namazı Kabul Olanlar, Kulluğu Güzel Yapmak
02.12.201955 dk 31 sn
25.06.1999 - Bidatçiye Hürmet, İdarecilerin Vasıfları, Merhamet Etmek
02.12.201931 dk 43 sn
24.09.1999 - Mazlumun Duası, Günahlar, Kötü Arkadaş
02.12.201937 dk 8 sn
23.07.1999 - Mağfiret İstemek, Tevbe, İman Kıymeti, Allah
02.12.201934 dk 34 sn
23.04.1999 - Kurana Bağlılık, Sadaka, Yardımlaşma, Anne Babayı Hoşnut Etmek, Birlik ve Beraberlik
30.08.202434 dk 44 sn
22.10.1999 - Ölüm Sonrası
02.12.201940 dk
20.08.1999 - Zikirin Faydaları, Tatil,Kuran Kursu, Fakih Olmak
02.12.201934 dk 14 sn
19.11.1999 - Kabir Ehline Yapılacaklar, Ahde Vefa, Haramdan Sadaka Vermek, Tevbe Etmek
25.07.202529 dk 41 sn
18.06.1999 - Şehit Olmak, Ayetel Kürsi ve İhlas Suresinin Faziletleri
02.12.201935 dk 14 sn
17.09.1999 - Adaletli Hükmetmek, Amel-i Salihada Acele Etmek, Deccal
02.12.201926 dk 35 sn
16.07.1999 - Allah ve Resulune İtaat, Yöneticiler, Zikir Ehli
02.12.201945 dk 18 sn
14.05.1999 - Adaletli Olmak, Cehennem, Çocuk ve Eş İmtihanımız, Adaletli Olmak
02.12.201934 dk 31 sn
06.08.1999 - Gaziye Yardımcı Olmak, Müslümana Yardımcı Olmak
02.12.201932 dk 33 sn
04.06.1999 - İlim Talep Etmek, İlmin Sadakası, Ganimet Malı
02.12.201938 dk 53 sn
03.09.1999 - Zikirin Faydası, Abdest, Fakih Olmak
02.12.201942 dk 6 sn
02.07.1999 - Peygamber Efendimizine İman, İslam Olmak, Hicret
15.08.202532 dk 12 sn
27.02.1998 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek
04.06.202124 dk 30 sn
26.06.1998 - Helal Kazanç, İhtiyacını Görmek, Darlıktan Sonra Kurtuluş, İkram Etmek
26.06.202633 dk 37 sn
20.11.1998 - Ahir Zaman Haramdan Mal Kazanmak, Müslümanın Arıya Benzemesi
02.12.201928 dk 5 sn
20.03.1998 - Cennet Ehline İkramlar ve Alimin Önemi, Allahu Teala
22.10.202120 dk 44 sn
19.06.1998 - Dünyanın Kıymetsizliği, Afiyet İstemek, Zikir
02.12.201942 dk 59 sn
15.05.1998 - Belaların Gelmesi ve Sebebleri, Lailaheillallah Demek, Kardeşinin İhtiyaçlarını Görmek
02.12.201947 dk 19 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması
02.12.201939 dk 22 sn
12.06.1998 - Toplum Hayatının Önemi
28.06.202441 dk 23 sn
11.12.1998 - Mescid Yaptırmak, Meleklerin Girmedikleri Evler, Ömürün Kıymeti
02.12.201933 dk 51 sn
08.05.1998 - Hesap Yapmak, Dünya Müslümanları, Batıl Din, Doğru İnanç, Çanakkale Savaşı
02.12.201927 dk 14 sn
07.08.1998 - Müslümanların İşleriyle İlgilenmek, Edepsiz Olanlar, Tevbe Etmek
02.12.201942 dk 10 sn
06.11.1998 - Helal Kazanç, Doğru Arkadaş Edinmek, Sağlam Dostluklar, Sünnete Sarılmak
10.11.202339 dk 14 sn
06.03.1998 - Cuma Namazının Önemi, Diğer Ülkelerdeki Rahatlık
02.12.201925 dk 32 sn
05.06.1998 - Estagfirullah, Zikir, Musibetler Karşısındaki Haller
05.11.202138 dk 29 sn
04.12.1998 - Erhamerrahimin Demek, Vefat Haberi Almak, Azrail
02.12.201926 dk 57 sn
03.07.1998 - Allah Sevgisi, Peygamber Efendimizin Doğumu, Salavat Getirmek, Ümmete Hizmet Etmek
05.09.202528 dk 16 sn
31.10.1997 - Tüm İnsanlığa Merhamet, Cömertlik, Cesurluk, Huysuzluk ve Cimrilik
26.09.202527 dk 44 sn
29.08.1997 - Cehennemde Cennette Ebedi Kalmak, İslam
02.12.201941 dk
28.03.1997 - Faiz, Zina
02.12.201929 dk 46 sn
28.02.1997 - Peygamber Efendimize İtaat, Kuran-ı Kerim Okumak, Cennet, Cehennem, Allah
19.09.202534 dk 20 sn
27.06.1997 - Musibetin Sebepleri, Zekatın Önemi, Allah Bir Topluma Gazap Etmişse Bunun İşaretleri
02.12.201945 dk 11 sn
26.09.1997 - Allahın Sevmedikleri, Sevgide ve Buğzda Aşırıya Kaçmak, Mal, Eş ve Evlatla İmtihan, Kalpler Allahın Elinde
02.12.201945 dk 46 sn
25.07.1997 - Mümin Kardeşe Sevgiyle Bakmak, Evde Namaz, Kuranı Anlamak, Sabretmek
03.10.202518 dk 13 sn
23.05.1997 - Gıybet, İftira, Dedikodu, Müslümanın Heybeti
02.12.201929 dk 52 sn
22.08.1997 - Mücahit, Hurafeler, Sıla-ı Rahim Yapmak, Emirlerin, Yöneticilerin Veballeri
02.12.201943 dk 13 sn
21.11.1997 - Zulmetmek, Affetmek, Hidayet, Hamdetmek
02.12.201937 dk 34 sn
21.03.1997 - Amil ile Abid Arasındaki Fark, Tövbe, Zikir
02.12.201931 dk 59 sn
20.06.1997 - Hz. Ali, Kulluk, Dünyaya Rağbet Etmek, Ahiret, Cehennem
02.12.201932 dk 57 sn
19.12.1997 - Doğru İnanç, Allaha İtaat, Rasulullahın Namazı, Nimetlere Şükür, Dünya Müslümanlarını Unutmamak
02.12.201927 dk 2 sn
19.09.1997 - Dili Tutmak, Susulacak ve Konuşulacak Yerler, İlim ile Amil Olmak, Zamanın Kıymetini Bilmek
02.12.201949 dk 54 sn
17.10.1997 - Tevhidin Faziletleri, Doğru İnanç, Temizlik, Müslüman Kardeşine İyilik Etmek
03.07.202628 dk 25 sn
15.08.1997 - Peygamber Efendimiz Özellikleri, Ahlakı, Şefaati, Hanımlarına Davranışı
28.08.202631 dk 52 sn
14.03.1997 - Cahillik, Akıl Zenginliği, Tefekkür, Cennete Giremeyecek Kişiler
02.12.201945 dk 32 sn
14.02.1997 - Aile Eğitimi, Hicret Etmek
02.12.201936 dk 29 sn
11.07.1997- Hayırlı Yardımcılar, İdarecilerin Sorumlulukları, İyi Niyet
02.12.201927 dk 41 sn
10.10.1997 - Amerikadaki İnanç, Tevhid İnancı, Ölümden Sonra Dirilmek
02.12.201934 dk 49 sn
08.08.1997 - Merhamet, Acıma, Emri Maruf Nehyi Münker
02.12.201939 dk 24 sn
07.11.1997 - Bildiğini Uygulamamak, Alimin Önemi, Peygamber Efendimizin Kıyafet Tavsiyleri
02.12.201924 dk 53 sn
07.03.1997 - Alim Olmak, Kabenin Anahtarı, Eman Vermek, Tevbe Etmek
02.12.201930 dk 50 sn
05.12.1997 - Hayat Gayesi, İsraf, Namazın Önemi, Mekke
01.12.202327 dk 31 sn
03.10.1997 - Muhabbet, Hediyeleşme, Misvak, Tevbe, İyi İnsan Olmak
30.10.202626 dk 28 sn
02.05.1997 - Muharreme Yaklaşıyoruz, Alimlerin Çeşitleri ve Kıymeti, Alim Olmaya Çalışmak
02.12.201932 dk 23 sn
01.08.1997 - Müslümanların Sıkıntılarıyla İlgilenmek, Allaha, Rasulüne, İmama, Müslümanlara Samimiyet
02.12.201940 dk 22 sn
01.03.1997 - Alimlerin Önemi ve Üstünlükleri, Çeşitleri
04.08.202333 dk 37 sn
02.08.1996 - Salih Kimseleri Anmak, Sıkıntılar İçin Estağfirullah, Kin Tutmak, Kıskançlık, İbadeti İsteksiz Yapmak
24.07.202627 dk 40 sn
01.11.1996 - Tevbe Etmek, Allah İçin Sevmek, Sevginin Gerekliliği
05.12.202533 dk 13 sn
31.05.1996 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek, Borçluya Mühlet Tanımak, İstiğfar Etmek, La Havle ve La Kuvvete
01.08.202541 dk 41 sn
30.08.1996 - İstihare, İstişare Yapmak, Yolculuk, Tevbe Duası
02.12.201944 dk 35 sn
29.03.1996 - Peygamber Efendimizin Şemaili, Merhameti, Adetleri
02.12.201937 dk 48 sn
28.06.1996 - Allahın Cömert Olması, Alimin Önemi, Cömertliğin Çeşitleri
02.12.201926 dk 56 sn
27.09.1996 - Toplumu Düzeltmek, Azap, Umumi Gelir, Günah İşleyenleri İkaz Etmek
02.12.201937 dk 52 sn
25.10.1996 - İçi Temizlemek, Ahiret İçin Hazırlanmak
08.08.202547 dk 40 sn
23.08.1996 - İlim Öğrenmek, Affedilmek, Genç Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
02.12.201942 dk 20 sn
22.11.1996 - Ticaret, Helal-Haram Kazanç, İlim Talep Etmenin Niyeti, Komşuluk
02.12.201940 dk 39 sn
21.06.1996 - Salavatın Faziletleri, Mütevazi Olmak, Cematin Önemi, Avlanmanın Sakıncaları
02.12.201928 dk 12 sn
19.07.1996 - Özgürlük Anlayışı, Eşler Arası İletişim, Muhabbet, Anne Babanın Çocuguna Bakması
07.08.202032 dk 2 sn
19.04.1996 - Haccın Faziletleri, Hacının Şefaati
01.05.202629 dk 10 sn
18.10.1996 - Kadın ve Erkekte Kıyafet Ölçüsü, İlimin Önemi, Hastalığın Sevabı
02.12.201947 dk 24 sn
16.08.1996 - Gıybet, Tartışmaya Girmemek, Çok Konuşmamak, Helal Kazanç
24.04.202642 dk 48 sn
15.11.1996 - Recep Ayının Faziletleri, Kuran Okumak, Kalp ve Dil Temizliği
19.12.202527 dk 54 sn
14.06.1996 - İlim Öğrenmek, Hoca ve Talebe
02.12.201923 dk 58 sn
12.07.1996 - Komşuluk Hakkı, Güzel Ahlak, Akıllı İnsan
02.05.202530 dk 3 sn
12.01.1996 - Dünya Kaygısının Nelere Sebep Verdiği, Ahireti Düşünmek
19.07.202428 dk 44 sn
11.10.1996 - İftira Atmak, Evlenmek, Abdestin Fazileti
10.04.202632 dk 41 sn
10.05.1996 - Ahlakı Güzelleştirmek, Evlenmek, Hamileliğin ve Çocuk Büyütmenin Sevabı, Nikah
02.12.201932 dk 23 sn
08.11.1996 - Kabenin O Zamanki İnşaatı, Kabe-i Muazzama
02.12.201928 dk 15 sn
08.03.1996 - Salavat Getirmek, 20 Kişiye Selam Vermek, Ezanı Tekrar Etmek, Cemaate Devam Etmek
25.04.202525 dk 44 sn
07.06.1996 - Peygamber Efendimizin Zühd Sahibi Olması, Rüşvet, Dünyayı Sevmek
17.04.202636 dk 40 sn
06.09.1996 - Hamdetmek, Estagfirullah, Laileheilallah Demek, Allahın Kula Kızmasıyla Kulda Değişen Haller
05.06.202633 dk 41 sn
05.07.1996 - Rahman, Rahim ve Hay Olması, Ellerin Açılıp Dua Edilmesi
02.12.201937 dk 21 sn
04.10.1996 - Mümin Kardeşini Sevindirme, Cennetteki Arazileri İbadetle Mamur Hala Getirme
02.12.201932 dk 10 sn
29.12.1995 - Rüyaların Önemi, Rüyaların Hakikati
02.12.201928 dk 42 sn
27.10.1995 - Zikrin Faydaları, Toplumda İyiliği Yaymak, Topluma Karşı Görevler, Kardeşi Sevindirmek
25.09.202620 dk 52 sn
25.08.1995 - Akra, İlahi Ente Maksudi ve Ridaike Matlubi, Müslümanların Genel Durumu
02.12.201928 dk 53 sn
24.03.1995 - Mazluma Yardım, Müslüman Kardeşliği, Yardım Etmek, Dertlenmek
18.06.202135 dk 11 sn
22.12.1995 - Allahın Kudreti, İslamın Güzelliği
28.11.202534 dk 50 sn
20.01.1995 - Hayır İşlemek, Hayra Vesile Olmak, Şerden Sakınmak
18.09.202635 dk 28 sn
18.08.1995 - Peygamber Efendimizin Şefaati, Merhameti, Paylaşımcı Olmak, Aile Sevgisinin Önemi
02.12.201929 dk 25 sn
17.11.1995 - Allaha ve Resulune Yakın Olmak
02.12.201929 dk 12 sn
16.06.1995 - Okul Yaz Tatilini İyi Değerlendirmek
02.12.201923 dk 2 sn
15.12.1995 - Allaha ve Peygamberimize Kendimizi Sevdirmek, Emanete Riayet
14.08.202632 dk 30 sn
14.04.1995 - Kötü Huyun Ameli Bozması, Hased
02.12.201932 dk 16 sn
13.10.1995 - Karadeniz Gezisi, Cenneti İsteyip Ona Göre Çalışma Yapmak
02.12.201921 dk 19 sn
13.01.1995 - Gönlün Önemi ve Gönül Kırmamaya Dikkat Etmek
04.09.202631 dk 11 sn
10.11.1995 - Mümin Kulların Kaza ve Kader Karşısındaki Tavırları, Mümin Kulların Özellikleri
11.09.202635 dk 54 sn
08.12.1995 - Şaka, Mizah Ölçüsü, Kendisi İçin İstediğini Kardeşi için İstemek
02.12.201934 dk 51 sn
01.12.1995 - Borç Vermenin Sevabı, Sadaka ve Zekatın Önemi
27.02.202631 dk 31 sn
30.12.1994 - Gıybet, Haramlardan Sakınma, İlmiyle Amel Etmek ve Dünyaya Tamah Etmemek
11.10.202423 dk 2 sn
29.04.1994 - İyilik ve Kötülükte Niyetin Önemi, Nefisle Mücadele
02.01.202628 dk 26 sn
26.08.1994 - Allahın Rızasını Kazanmak, Hayırlarda Yarışmak, Nefsi Dizginlemek
31.07.202631 dk 56 sn
25.03.1994 - İlimin Önemi, İlimin Mükafatı, Bahar Ayına Giriyoruz
02.12.201923 dk 35 sn
21.10.1994 - Ölümü Hatırlamak, İbret Almak, Nasihat, Başkasının Ayıbına Bakmamak
07.11.202528 dk 7 sn
19.08.1994 - Peygamber Efendimizin Doğumu ve Vefatı
30.09.202223 dk 35 sn
17.06.1994 - Tatili Değerlendirme
18.07.202519 dk 43 sn
16.12.1994 - Kanaatkar Olmak, Söylenenle Yapılanın Bir Olması, Sadaka Vermek
17.10.202522 dk 26 sn
14.10.1994 - Marifetullah, Arif Olmanın Özellikleri
02.12.201927 dk 40 sn
11.11.1994 - Ahir Zamanda Cahillik, Emri Maruf, Sünnete ve Kurana Sarılmak
02.12.201928 dk 57 sn
10.06.1994 - Allahtan Korkmak, Zenginlik, Adalet, Cimrilik, Kendini Beğenme, Nefsine Uyma, Yemek Yedirme, Selam Verme
23.10.202629 dk 9 sn
08.08.1995 - Peygamber Efendimizin Doğumu, Son Peygamber Oluşu, Peygamberlerden Üstünlüğü
21.08.202640 dk 6 sn
07.04.1995 - Allah Güzeldir Güzeli Sever, Cemalullah, Allah Nimeti Üstünde Görmek İster, Kibir
31.12.202129 dk 20 sn
06.04.1995 - Sabır, Doğru Yol, Mescitleri Doldurmak, Allah İçin Arkadaşlık Yapmak, Seherde İbadet Etmek
16.10.202633 dk 17 sn
03.11.1995 - Yalnızlığın Yararları
05.11.201929 dk 23 sn
06.05.1994 - Rızkın Kesilmesi, Tövbe Etmek, Seher Vaktinde İbadet
21.11.202532 dk 15 sn
05.08.1994 - Allahtan İstemek, Cennet, Her İşte Allahın Rızasını Düşünmek, Cehennemden Korkmak
25.10.201927 dk 16 sn
04.11.1994 - Sahih Kaynakların Önemi, Sahte Din Alimlerine Dikkat, Hak Yolda Olmak Hakkı Söylemek
17.07.202627 dk 35 sn
02.09.1994 - Kalbin Paslanması, Ölümü Düşünmek, Kuran-ı Kerim Okumak
24.10.202526 dk 18 sn
01.07.1994 - Belalara Sabır ve Şükür, 4 Şeyden Sakınmak, Kuran-ı Kerim
08.11.202437 dk 34 sn
31.03.1993 - Günah İşleyeni Engellememek, İyi İşlere Vesile Olmak
12.12.202535 dk 22 sn
24.12.1993 - İlmin ve Alimin Önemi ve İbadetin Anlamı, Yeryüzünün Işıkları, Varisleri
25.10.201928 dk 58 sn
12.11.1993 - Cuma Gününün Faziletleri, Temizlenmek, Camiye Erken Gitmek, Cuma Günü Salavat-ı Şerife Getirmek
25.10.202437 dk 43 sn
09.12.1993 - Hamd Etmek, Allaha Tam Teslimiyet ve İrfan Gözü ile Bakmak
10.07.202624 dk 45 sn
AKRA