Efendimize Ashabının Sevgisi - 10.10.1989

Efendimize Ashabının Sevgisi - 10.10.1989
Mü'minlerin bizden önce gelenleri Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e öyle candan bağlanıyorlar ki, öyle candan bağlanmışlardı ki birisini müşrikler yakalayıp da katletmeye, şehit etmeye doğru götürürken dediler ki;
"Bu işler sana, [senin] başına Muhammed'in yüzünden geliyor. N'olaydı, şimdi sen ona tâbi olmasaydın da evinde çoluk çocuğunun yanında rahat etseydin. O bizim elimizde olsaydı, sen de ölümden de kurtulmuş olsaydın, başına bu haller gelmeseydi!" Dedi ki;
"Lâ, vallahi, değil benim yerime onun olması, sizin elinizde işkence görmesi, onun ayağına diken batmasına rızam yoktur."
Sahâbe-i kirâmın Resûlullah'a hitapları;
Fidâke ebî ve ümmî yâ Resûlallah." idi. "Annemiz, babamız, canımız her türlü varlığımız sana feda olsun ey Allah'ın Resûlü." diye idi, [öyle hitap ediyorlardı.]
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in sahâbe-i kirâmı[nın] her birisi Resûlullah'ın bağrı yanık aşıklarıydı. Sahâbe-i kirâmdan öyle kimseler var ki diyorlar ki, Resûlullah'a muhabetimden, saygımdan başımı kaldırıp yüzüne doya doya ömrüm boyunca bakamadım. Öyle kimseler vardı ki yüzüne bakıyorlardı, bakmaya doyamıyorlardı.
Onlardan bir tanesi Resûlullah'ın yanına oturup devamlı olarak gözünü kırpmadan Resûlullah'a bakarken Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem mütebessim, kendisine dönüp dedi ki;
"Sana ne oluyor böyle! Durmuşsun, her işi bırakmışsın, hayran [hayran] bakıyorsun?" O zât-ı muhterem dedi ki;
"Anam babam sana feda olsun yâ Resûlallah!
Etemette'u bi'n-nazari ileyke. 'Senin cemaline bakmakla nimetleniyorum, yaptığım iş o.' Cemalini seyrediyorum, seyrân ediyorum. Dünyada bu nimetten istifade ediyorum ama bir de düşünüyorum ki kıyamet günü olduğunda, kıyamet koptuğunda, Allahu Teâlâ hazretleri seni âlâ-yı illiyyîne, makâm-ı mahmûd'a çıkartacak. Bense, acep halim nice olur? Acaba cennete girecek miyim? Cennete girsem bile senin makamın neresi, ben âciz nâçiz kulun makamı neresi, diye onu düşündükçe de efkârlanıyorum." deyince, Allahu Teâlâ hazretleri âyet-i kerîme indirdi ki;
"Allah'a ve Peygambere itaat edenler... İşte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehitlerle, salihlerle beraberdir. Onlar ne iyi arkadaştır." Bu âyet-i kerîme inince;
Ve hasüne ülâike refîkâ. Resûlullah o zât-ı muhteremi çağırdı [ve] ona bu âyet-i kerîmeyi müjdeledi. Yani "Sen de peygamberlerle, sıddıklarla, şehitlerle beraber olacaksın." diye ona müjdeledi.
Efendimize Karşı
Buğz Edenlere Tavrımız
Efendimizden Nasihatler
- 26.07.1996
