Efendimizin (SAV) Ahlakı Kur'andı - 13.11.1994

Efendimizin (SAV) Ahlakı Kur'andı - 13.11.1994
Hz. Âişe-i Sıddîka validemize Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in ahlâkını sordular:
"Resûlullah'ın ahlâkı nasıldı?"
Böyle bir soruya bir cümlede cevap verilir mi?
Ey anamız, ey mü'minlerin annesi, yâ ümme'l-mü'minîn, yâ Âişe-i Sıddîka! Resûlullah'ın ahlâkı nasıldı?" diye sordular.
Ne cevap verdi?
"Sen Kur'ân-ı Kerîm okumaz mısın?"
Kâne hulukuhu'l-Kur'ân. "Sen Kur'ân-ı Kerîm'i okumaz mısın? Resûlullah'ın ahlâkı Kur'ân-ı Kerîm idi."
Neyse o. Allah neyi emretmişse o. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem peygamberlerin serveri, kâinâtın önderi, ekremü'l-halk, insanların, mahlukâtın, cinlerin en şereflisi, eşref-i mahlukât, Peygamber Efendimiz; hem çok merhametli, hem de çok celâdetli ve kahraman. Denge var. İkisi de var. Harpte en önde en kahraman, sulh da en merhametli, fakirlere fukarâya iyilik yapan, elindekini sonuna kadar veren... Mesele, ahlâkı her yönüyle almak, bir tarafını alıp bir tarafını bırakmak değil. Bir tarafını alıp bir tarafını bırakırsa yarım ahlâk olur.
İslâm ahlâkı nasıldır?
"Müsamahadır."
Şimdi "hoşgörü" diyorlar. Hoşgörü, hoşgörü, hoşgörü... Yunus Emre hoşgörülüymüş. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hoşgörülüymüş.
Vallâhi de billâhi de değil! Ya bunlar Yunus Emre'yi okumuyorlar, Mevlânâ Celâleddîn'i tam okumuyorlar, ya da yalan söylüyorlar!
Efendimizin Sohbet
Adabı - 26.07.1996
Efendimizin Nasihatleri
- 29.08.1993
