Peygamberlerden Alınan Ahdi Misak - 30.09.1990

Peygamberlerden Alınan Ahdi Misak - 30.09.1990
Allahu Teâlâ hazretleri Peygamber Efendimiz'den önceki ümmetlerin hepsinden ve onların başına vazifeli gönderilmiş peygamberlerin hepsinden ahd ü mîsâk aldığını bildiriyor.
"Eğer size bir kitap gönderirsem, hikmet indirirsem, sonra sizin arkanızdan bu kitabın indirilmesinden bu şeriatın bu hikmetin size bahşedilmesinden sonra bir peygamber gelirse, sizin kitabınızı tasdik edici size indirilmiş olanları teyit edici bir peygamber gelirse, mutlaka ve muhakkak ve muhakkak O'na inanın, inanacaksınız ve mutlaka ve muhakkak O'na yardım edeceksiniz." diye Allahu Teâlâ hazretleri bütün ümmetlerden, bütün peygamberlerden ahd ü mîsâk almış.
"Bak size gönderdiğim kitaptan, hikmetten sonra bir peygamber gelirse o peygambere mutlaka inanacaksınız ve mutlaka ona yardımcı olacaksınız." diye teyit ve takviyeli mîsak almış ve onlar da;
"İkrar ettik yâ Rabbi, kabul ettik yâ Rabbi, şahit ol yâ Rabbi!" dediler.
Böylece bütün insanoğluna Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine iman etmeleri, bütün ümmetlere Peygamber Efendimiz'e tâbi olmaları emredilmiş oldu.
Neden bütün peygamberlere, hepsine emredildi de yalnız Peygamber Efendimiz'den bir önceki peygambere emredilmedi? Niye sadece Hz. İsa'ya, onun ümmetine, "Bak sizin arkanızdan bir peygamber gelecek ona ittiba edin." denmedi de niçin bütün peygamberlere emredildi?
Allahu Teâlâ hazretleri ilm-i ezelîsinde biliyor ki, dünyanın muhtelif yerlerinde, muhtelif inançlarda, muhtelif akidelerde ve dinlerde çeşitli insanlar olacak. Hepsi bilsin, hepsi tâbi olsun diye. Çünkü;
Ve mâ ersalnâke illâ kâffeten li'n-nâsi beşîran ve nezîrâ. Yani bütün beşeriyete, bütün insanlara peygamber gönderildiği için; Amerika'da olabilir, Hindistan'da olabilir, Çin'de olabilir, Japon'da olabilir, bilmediğimiz Afrika diyarlarında, okyanus diyarlarında olabilir.
Ve in min ümmetin illâ halâ fîhâ nezîr. "Allah'ın lütfuyla, rahmetiyle ikazcı, haberci, beşîr, nezîr peygamber göndermediği hiçbir kavim yok ki!"
Allahu Teâlâ hazretleri hepsine doğru yolu gösterecek, hak yolun öğreticisi peygamberleri, mürselleri her yere gönderdiğini Kur'ân-ı Kerîm'de beyan buyuruyor. Hepsine de ahd ü misak alıp verdirtilmiş, söz verdirttirmiş ki o peygamber gelirse ona tâbi olacaksınız. Çünkü onların hepsi kendi kavmine meb'ûs, kendi kavmine peygamber olarak gönderilmiş ama bizim peygamberimiz beşeriyetin, kâffe-i insan neslinin, insan cinsinin, yeryüzünün peygamberi.
Salavat Getirmenin
Mükafatı - 13.12.1996
Peygamber Ef
Son Sözleri Namazdı
