Efendimizin Sohbet Adabı - 26.07.1996

Efendimizin Sohbet Adabı - 26.07.1996
Peygamber Efendimiz sohbete oturdu mu dakikalar unutulurdu, saatler unutulurdu. Ashab-ı kiram sabaha kadar, etrafında Efendimiz’i canla dinlerlerdi. Hoşuma gidiyor, nasıl dinledikleri tasvir buyruluyor ki rivayetlerde: Peygamber Efendimiz’i dinlerken, dinleyenler sanki başlarının üstüne bir ürkek kuş konmuş gibi; “Aman kıpırdamayayım! Kıpırdarsam kuş uçar, kaçar, kaçmasın.” diye, öyle başını kıpırdatmadan o tarzda dinleyerek, meclisinde Rasûlüllah Efendimiz’i hayran hayran seyrederek, kendilerini tam verirlerdi konuşmasına.
Peygamber SAS’e bazen sorarlardı:
“—Yâ Rasûlallah! Kendin hakkında bilgi ver bize. Yâni sen nasıl bir mübarek kimsesin? Nerelerden gelmesin? Dünya hakkında bilgi veriyorsun, ahiret hakkında bilgi veriyorsun, kıyamet hakkında bilgi veriyorsun, Allah-u Teàlâ Hazretleri hakkında bizi öğretiyorsun, eğitiyorsun, yetiştiriyorsun, ibadetler hakkında bilgi veriyorsun; kendinden de biraz bahsetsene yâ Rasûlallah!” dedikleri olurdu.
O zaman da Efendimiz, —tabii kendisinin nesebi, hasebi çok meşhur, biliniyor— ama herkes bilsin diye, hakikatleri ifade ederdi.
Efendimizin Sonraki
Ümmetine Sevgisi -
Efendimizin (SAV)
Ahlakı Kur'andı -
