Efendimizin Soyunun Temizliği - 26.07.1996

Efendimizin Soyunun Temizliği - 26.07.1996
İnsanlar tarihin akışı içinde kabileler olarak tabii büyüyorlar, nüfus artıyor. Ayrılıyorlar. Birisi bir başka tarafa yerleşiyor. Ötekisi bir başka tarafa göç ediyor. İki kabile oluyor. “İşte insanlar böyle ikiye ayrıldıkları zaman, Allah beni daima en hayırlısı tarafından eyledi.”
Yâni geriye doğru hangi kabileye mensubsa Peygamber Efendimiz, hayırlı. O kabilenin akraba kabileleri vardır ama, Efendimiz’in kabilesi en hayırlı kabile. Böyle en hayırlısına sevketmiş Peygamber Efendimiz’in soyunu Allah-u Teàlâ Hazretleri celle celâluhû ve amme nevâluhû, her şeyi hikmetli olan Mevlâmız. Yâni hiçbir kimsenin içinde, bir zerre kadar tereddüdü kalmayacak kadar şerefli. Feuhrictü min beyni ebeveyye. “Ben anne ve babalarımın, dede ve ninelerimin, ecdâdü ceddâtımın arasından, böyle bir soylu aileden çıkartıldım, dünyaya getirildim." Fe-lem yusibnî şey'ün min-ahdil câhiliye. "Cahiliye zamanından hiçbir şey bana isabet etmedi." Ne demek istiyor, “Cahiliye zamanının hiç bir şeyi bana isabet etmedi.” derken? Şey diyor, söylemiyor ne olduğunu, ne demek istiyor?
Cahiliye devrinde her zaman nikâh yoktu. İnsanlar keyfine göre bazen zina ediyorlardı, hırsızlık yapıyorlardı. O kabileye saldırıp onun koyunlarını, develerini çalıyorlardı vs. Peygamber Efendimiz’in kabilesi, ailesi ne böyle soy bakımından ne de davranış bakımından kötü şeyler isabet etmemiş. Ağırbaşlı bir soylu aile, eşraf; yâni kavmin şereflileri. Herkese iyilik yapan, böyle fakirleri gözeten, keselerinin ağzını açıp etrafa iyilik yapan insanlar.
Hatta Hâşim ne demek? Hâşim, kelime mânâsı olarak ekmeği parçalayıp parçalayıp, kabın içine koyup, et suyuyla böyle ikram yaparlarmış.
Tabii o da güzel bir ikram. Belki dinleyicilerimiz de seviyorlardır, böyle et suyuna böyle kuru ekmeği koyduğu zaman insan, hoş lezzetli bir şey olur. Böyle fakirleri doyururlarmış, ziyafetler çekerlermiş yâni.
“Cahiliye zamanının kötü adetlerinden ananelerinden veya kötü işlerinden, fiillerinden hiç bir şey bana isabet etmedi.” Yâni öyle günah, kötülük olacak şeyleri benim soyuma mensub insanlara Allah yaptırtmamış. Babadan dedeye geriye doğru hep soylu, eşraftan, ağır başlı, herkesin hürmet ettiği kimseler.
Efendimizin Üstünlüğü
- 19.09.1991
Efendimizin Sonraki
Ümmetine Sevgisi -
