Sünneti İhya Ederek Dirilebiliriz - 30.09.1990

Sünneti İhya Ederek Dirilebiliriz - 30.09.1990
İmam Gazzâlî'den Allah razı olsun, rahmetullâhi aleyh, rahimallâhu, rahmeten vâsi'a. İhyâu ulûmiddîn diye koca bir kitap yazmış, "Din ilimlerini yeniden ihyâ etmek," yeniden diriltmek babında bir kitap yazmış. Yeni bir gözle, dinamik, güzel, canlı bir anlayışla tekrar eğiliyor, meseleleri şöyle kalp gözüyle mütalaa ediyor; ihlasla, imanla nasıl müslüman olunur meseleleri tekrar yazıyor. Statik, durulmuş, bozulmuş olmaktan kurtaracak ihyâ hareketi.
İşte biz de kendimizi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e en güzel tarzda uydurmak suretiyle diriltebiliriz, cemiyetimizi de cemaatimizi de öyle ihyâ edebiliriz. Başarılar da muvaffakiyet de öyle olur. Dünya saadeti de onunla olur âhiret saadeti de öyle olur.
Allahu Teâlâ hazretleri bizi Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnet-i seniyyesine sımsıkı sarılanlardan eylesin. Bizi onun sünnetini bu asırda ihyâ eden zümre etsin. Çünkü Peygamber Efendimiz'in sünnetini ihyâ edenlere 100 şehit sevabı verilecek; her bir sünnete 100 şehit, 100 şehit, 100 şehit sevabı verilecek. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz; "Kim beni severse benim sünnetime uyar ve beni sevmiş olduğu öylece belli olur ben de onu severim. Kim benim sünnetimi ihyâ ederse cennette benimle beraber olur." buyuruyor.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in Firdevs-i Âlâ'da komşusu olmak istiyorsak ahlâkımızı, sözümüzü, her şeyimizi Efendimiz'e tıpkı aynen uydurmaya çalışacağız. Efendimiz konuşurken şöyle yapardı, sol başparmağını sağ eline vururmuş ben de bundan sonra öyle yapacağım.
Neden?
[Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz] böyle yaparmış da ondan. Konuşurken arada böyle yaparmış, şemâilinde öyle okudum, sol elinin baş parmağını buraya vururmuş. Vardır bir sebebi. Olmasa da onun yaptığı gibi yapacağım, öyle yaptığı için öyle yapacağım. Şuraya bastıysa oraya basacağız, şunda kızdıysa o zaman kızacağız; şunda sevindi, hoş karşıladı, beğendiyse onu da beğeneceğiz.
"Kabak yemeği sevmiyorum."
Resûlullah Efendimiz severmiş, seveceğiz! Nefsimize kabağı sevmeyi öğreteceğiz! Nefsimize kabağı sevmeyi öğretemezsek yuh olsun, yazıklar olsun! Dikkat edeceğiz; sabahtan akşama, geceden gündüze… Ama okuyacağız, okuyacağız Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i.
Bakın bir âyet okudum size. Sabahlara kadar Peygamber Efendimiz'in şânından, kemâlatından bahseden yüzlerce âyet [okuyabiliriz.] Allahu Teâlâ hazretleri, Efendimiz hakkında kendi Esmâ-yı Hüsnâ'sını ikram ediyor:
Le-kad câeküm rasûlün min enfüsiküm azîzün aleyhi mâ anittum harîsun aleyküm bi'l-mü'minîne raûfu'r-rahîm.
Raûf ve rahîm, bunlar kullara verilen sıfat değil. [Allah] Peygamber Efendimiz'e öyle diyor.
Le-'amruke. diye ömrüne yemin ediyor; "And olsun senin ömrüne ki ey Resûlüm!" diye Peygamber Efendimiz'in başına, ömrüne yemin ediyor Allahu Teâlâ hazretleri Kur'ân-ı Azîm'de. Öyle bir peygamberin ümmetiyiz. Hâlâ tanıyamamışsan, hâlâ yolunda gidemiyorsan, hâlâ çırpınıyorsan, hâlâ onun bunun, başka şeyin peşindeysen, onun izinde bunun izindeysek olmaz…
Sünnetten Yüz
Çevirenler - 10.10.1989
Sünneti İhya
Edenler - 14.11.1989
