Hz. Ali'nin Efendimizi Anlatışı - 29.08.1993

Hz. Ali'nin Efendimizi Anlatışı - 29.08.1993
Hz. Ali radıyallahu anh'a "Peygamber Efendimiz'i anlat" diyorlar. Çünkü Peygamber Efendimiz'den sonra sahabe-i kirâm yaşadı, ondan sonra Resûlullah'a erişmemiş bir nesil geldi. Onlar biliyorlar ki bu mübarekler Peygamber Efendimiz'in ashâbı, Peygamber Efendimiz'i görmüşler ama kendileri yetişememişler Peygamber Efendimiz'in hayatına, sonradan doğmuşlar. Diyorlar ki;
"Anlat ki Resûlullah nasıldı? Boyu nasıldı? Saçları nasıldı? Gözü nasıldı? Siması nasıldı?.."
Resim yok, video yok, nasıl şey yapacaklar [bilecekler]?
Anlatıyor, anlatıyor da, Hz. Ali radıyallahu anh Efendimiz'den gelen rivayette diyor ki;
Men raâhü bedîheten hâbehû. "Resûlullah'ın yanına ömründe ilk defa, ilk olarak giren kimse, onun huzuruna girip de yüzüne bir baktı mı titreme alırdı kişiyi. Onun heybetinden, Resûlullah'ın peygamberlik heybetinden adam titremeye başlardı. Kapıdan girdi de Resûlullah'a baktı mı, heybeti altında erirdi, titremeye başlardı.
Men raâhü bedîheten. "Ansızın Resûlullah'ı bir defa, ilk gördüğü zaman, heybeti tesiri altında kalır, tir tir titrerdi." Ve men hâletehû ma'rifeten. "Kim tanır da, Resûlullah'ın sohbetine iştirak eder de, konuşmasını dinler de, halini huyunu anlarsa." Ve men hâletehû. "Muhâlata ederse, karışır görüşürse onunla." Ma'rifeten. "Ve böylece huyunu, ahlâkını, yaşamını tanırsa." Ehabbehû. "Âşık olurdu, dayanamazdı."
Gördü, dayanamaz artık, mümkün mü gördü...
Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mâhım
Kurbanın olam var mı benim bunda günahım.
Ne yapayım, göz gördü, gönül sevdi, çare mi var? Mecburen âşık olacak tabii, aşk-ı deryâsına gark olacak. Başka çaresi yok.
Peygamber Ef
Son Sözleri Namazdı
