İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Ayetlerle Efendimiz - 30.09.1990

Ayetlerle Efendimiz - 30.09.1990
Peygamber Efendimiz (SAS)

Ayetlerle Efendimiz - 30.09.1990

20.10.2025
10 dk 12 sn

Ellezîne yettebi'ûne'r-resûle'n-nebiyye'l-ümmiyyellezî yecidûnehû mektûben indehüm fi't-tevrâti ve'l-incîli.

Bir de bu rahmetimi kimlere nasip edeceğim?

"O ümmî peygamber o resûle, kendi kitaplarında Tevrat'ta adını, evsâfını yazılmış olarak buldukları, bildikleri, -hatta bir başka âyet-i kerîmeye göre evlatlarını bile bildikleri- o ümmî peygambere tâbi olanlara." [rahmetimi nasip edeceğim.] Tâbi olmayanlara değil.

Mektûben indehüm fi't-tevrâti ve'l-incîl.-i. Kur'ân-ı Kerîm, "O, Tevrat'ta, İncil'de, onların yanındaki kendi kitaplarında yazılı." diyor.

Bak, daha önceden Allah, kaç asır önceden, Peygamber Efendimiz'i Tevrat'a, İncil'e yazdığını burada açıkça beyan ediyor.

Çok âyetler var da, bu âyet-i kerîme biraz başka şeyleri de açıkladığı için cüzü yanıma size bunu okumak üzere getirdim.

Muhterem kardeşlerim!

[Bu âyet-i kerîme] Peygamber Efendimiz'in ahlâkını anlatıyor.

Peygamber Efendimiz'i anıyoruz seviyoruz. Allahu Teâlâ bizim sevgimizi ziyade etsin.

Ama ne yapmamız lazım, yani sevgimizin gereği ne?

Seviyoruz da ne oluyor?

Birbirimizle kavga etmekten geri duruyor muyuz, haramdan geri çekiliyor muyuz?

Allah'ın yoluna dönüyor muyuz, Allah'ın isteği kul oluyor muyuz?

Allahu Teâlâ hazretleri Peygamber Efendimiz'in nesini sevmiş, nesinden dolayı habîbullah eylemiş; biz de onu yapalım da biz de habîbullah olalım. Biz de ehıbbası olalım, biz de Allahu Teâlâ hazretlerinin sevgili kulu olalım.

Ne yapmak lazım?

Ye'müruhüm bi'l-ma'rûfi ve yenhâhüm ani'l-münkeri. [Âyet-i kerîme] Peygamber Efendimiz'in ilk vasfı bu diyor. [O aynı zamanda] nebiyyi'l-ümmî.

Ümmî ne demek?

Ümm Arapça'da "anne" demek. [Ümmî,] "anasından doğduğu hal üzere kalmış olan" mânasına[dır. Böyle bir tahsil terbiye görmediği için tahsilsiz, mektep medrese görmemiş bir kimseye ümmî deniyor, bunu biliyoruz. [Mesela,] "Bu adam ümmîdir." [deriz.] Ümmî olur ama alim olabilir çünkü ümmîlerin şâhı Peygamber Efendimiz, profesörlerin hepsi [onun] kapısında kul, ayağının türâbı olamaz.

Bazıları diyorlar ki ümmî kelimesi, "Ümmü'l-Kurâ'ya mensup" demek. Mekke'nin bir vasfı, Ümmü'l-Kurâ idi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Ümmü'l-Kurâ'dan olduğu için Mekkeli, Mekkî demek. Bir de ümmet kelimesinden, "ism-i nisbettir" diyorlar, yani "ümmetin mensubu, ümmete bağlı" mânasına.

Ye'müruhüm bi'l-ma'rûfi ve yenhâhüm ani'l-münkeri. Kur'ân-ı Kerîm, [Peygamber Efendimiz'in] emr-i mâruf nehy-i münker yapma vasfını ilk başta bize hatırlatıyor.

Resûlullah Efendimiz'i Allah sevmiş, vasıflarını sayıyor, ilk söylediği vasfı ne?

"Emr-i mâruf nehy-i münker yapardı." Yani Peygamber Efendimiz, aklın, şeriatın, mantığın, ilmin, irfanın güzel bulduğu, hoş bulduğu, hoş gördüğü; sevimli, doğru, adalete, hakka uygun dediği şeyi yapar, yaptırır, emreder ve yapılıncaya kadar azm ile çalışırdı. Karşısında bir haksızlık olduğu zaman iki kaşının arasındaki damarı kabarırdı.

İyi ahlâklı olan insan, iyi ahlâklı olan insan her şeyin karşısında miskin miskin duran insan demek değil. Zalimin karşısında şahlanacak, mazluma yumuşaklık gösterecek. Sen zalimin karşısında susuyorsun mazlumu tepelemeye çalışıyorsun. Mazlumu herkes tepeler, haydi bakalım zalime zulmünü söyle! Zalim sultanın karşısında hak sözü söyle.

Emr-i mâruf nehy-i münker, sizin ve bizim boynumuza borç, farzlardan birisi. Namaz farz, oruç farz, zengine zekât farz, hac zengine farz. Sıhhatli olmak şartıyla [hacca] kendisi gidecek. Emr-i mâruf nehy-i münker farz. Müslümanlar yapacak, siz yapacaksınız; evinizde, çevrenizde yapacaksınız, yakınlarınıza söyleyeceksiniz. Dilinizin döndüğü yerde nerede olursa kalkıp söyleyeceksiniz, hakkı söyleyeceksiniz. Yanlış bir şey olduğu zaman da yaptırtmamaya, engellemeye çalışacaksınız. Engelleyeceksiniz; olmaz böyle şey, yapamazsın, yaptırtmam, ben burada oldukça yaptırtmam. Birisi bu.

Ve yühıllü le-hümü't-tayyibâti ve yüharrimü aleyhimü'l-habâise. "O peygamber bu ümmetine kendisinin ba's olunmuş, vazifeli olarak gönderilmiş olduğu ümmete ve bütün insanlara, kâffe-i nâsa, bütün dünya ehli insanlara tayyib, güzel, hoş, temiz olan şeyleri helal kılacak." Bunlar helaldir, bunları yiyebileceksiniz diyecek. Çünkü benî İsrail'e bazı günahlarından dolayı helal olan bazı şeyler yasaklanmıştı; "yiyemezsiniz, içemezsiniz, cezalısınız" denmişti. Bu ümmete onların cezası kalkacak, devam etmeyecek.

İyi şeyler helal.

Kul uhılle lekümü't-tayyibâtü. "Tayyib, güzel olan şeylerin hepsi genel kâide olarak bizim dinimizde helal kılınmış; günahlarından dolayı benî İsrail'e yasaktı. Etin şurasını yiyebilir, burasını yiyemez, iç yağı şöyle, dış yağı böyle diye [helal ve haram kısımlara ayrılmıştı.]

Ve yüharrimü aleyhimü'l-habâise. "Haram, pis, necis olan, sıhhate zararlı olan şeyleri haram kılacak." Bu helaldir bu haramdır diye beyan edecek insanlara öğretecek.

Maddî haram var, mânevî haram var. Günahlar, gadirler, zulümler, haksızlıklar, faizler, rüşvetler vesaire…

Ve yeda'u anhüm ısrahüm ve'l-eğlâle'l-letî kânet aleyhim. "Daha evvelce ümmetlere yüklenmiş olan birtakım mükellefiyetleri onlardan -vada'a kaldırmak mânasına gelir- kaldıracak, helal kılacak ve boyunlarına takılmış olan birtakım bukağıları, bağları, halkaları açacak." Böylece ümmetler rahatlayacak. Bunlar sayesinde kulların arasında bir genişlik, bir ferahlık olacak.

İşte ey Musa, sen benden böyle bu Tur dağında el açtın boyun büktün münacat ettin ama, Fellezîne âmenû bihî. "İşte o peygamber geldiği zaman ona iman edenler." Ve azzerûhu. "Ona hürmet edip yardımcı olanlar." Ve nasarûhu. "Hizmetine girip onunla beraber dinin yayılmasına çalışanlar." Ve't-tebe'u'n-nûrallezî ünzile me'ahû. "Onunla beraber bütün insanlığa indirilen o nûra tâbi olanlar, o Kur'an'a, tepeden tırnağa nur olan o Kur'an'a tâbi olanlar." Ülâike hümü'l-müflihûn. "İşte onlar felah bulacaklar."

Şimdi senin istediğin zaman değil. O zaman o peygambere tâbi oldukları zaman; emr-i mâruf nehy-i münker yapan, haramları helalleri beyan eden, insanlığın omuzundan, boynundan yükleri, halkaları kaldıran peygambere vakti geldiği zaman tâbi olunca, yardım edince ve onunla beraber insanlığa indirilmiş olan o nûra, o nur olan Kur'ân-ı Kerîm'e tâbi oldukları takdirde o zaman işte o rahmetime senin de kavmin mazhar olacak, onlar müflih olacak, felaha ermiş olacaklar.

Bunları böyle beyan ettikten sonra Rabbimiz Teâlâ ve Tebâreke hazretleri Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e lütfu ile buyuruyor ki;

Kul. "De onlara." Yâ eyyühen-nâsi. "Ey insanlar de hepsine." Peygamberin mü'min, kâfir, etrafındaki bütün insanlara hitap etmesi emredildi. İnnî resûlullâhi ileyküm cemî'â. "Ben sizin hepinize Allah'ın gönderdiği peygamberim." Hepinize gönderildim; bir kavme değil, Arap'a, Kureyş'e, Mekke'ye değil ey insanlar ben hepinize Allah'ın gönderdiği peygamberim.

Ellezî lehû mülkü's-semâvâti ve'l-ardı. "Şu yerlerin göklerin egemenliği, saltanatı, tasarrufu mülkü, idaresi elinde olan o Allah'ın size gönderdiği, hepinize gönderdiği peygamberim." Lâ ilâhe illâ hüve yuhyî ve yümîtü. "O'ndan gayri ilah yok, dirilten öldüren O." Ondan gayri ilah yok. Başka ilahlar edinmeyin, yanlış yollara sapmayın, yanlış itikatlara saplanmayın, âhiretinizi mahvetmeyin. Yaşatan, öldüren, insanlara ve tüm mahlûkata hayatı veren, sonra da vadesi yetenin hayatını alan, öldüren O bir tek Allah. Mülkün, yerin göğün mülkünün sahibi olan Allah tarafından gönderilmiş peygamberi olduğunu söyle onlara.

Fe-âminû billâhi ve resûlihi'n-nebiyyi'l-ümmiyillezî. "Madem ki ben Allah'ın gönderdiği elçiyim. O halde siz ey insanlar Allah'a inanın ve onun ümmî peygamberine inanın ki." Ellezî yü'minü billâhi ve kelimâtihî. "O Allah'a imanda insanlığın önderi oldu, eşsiz bir sağlamlıkla, sapasağlam bir şekilde kulluğunu en güzel tarzda edâ eden, Rabbine en kuvvetli imanla bağlanan insan payesi elde etti ve Allah'ın kendisine indirdiği Kur'ân-ı Kerîm'e, âyetlere en güzel tarzda ittibâ etti." Ve't-tebi'ûhü le'alleküm tehdedûne. "Ona tâbi olun ki hidayet bulasınız."

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
Ashabının Efendimize Düşkünlüğü - A - 10.10.1989
20.10.20251 dk 16 sn
Cennete Hesapsız Girenler - 01.06.1980
20.10.20252 dk 35 sn
Cennete İlk Giren Efendimiz Olacak - 01.06.1980
20.10.20252 dk 40 sn
Diğer Peygamberlerin Efendimizi Bildirmesi - 19.09.1991
20.10.20253 dk 35 sn
Efendimiz Bize Örnektir - 08.12.1994
20.10.20252 dk 35 sn
Efendimizden Nasihatler - 26.07.1996
20.10.20254 dk 55 sn
Efendimize Ashabının Sevgisi - 10.10.1989
20.10.20253 dk 13 sn
Efendimize Karşı Buğz Edenlere Tavrımız - 10.10.1989
20.10.20255 dk 17 sn
Efendimize Yahudilerin İman Etmesi - 19.09.1991
20.10.20251 dk 21 sn
Efendimiz Habibullahtır - 10.10.1989
20.10.20252 dk 36 sn
Efendimizi Herkesten Çok Sevmek - 29.08.1993
20.10.20252 dk 19 sn
Efendimizi Herkesten Ve Herşeyden Çok Sevmek - 26.07.1996
20.10.20251 dk 20 sn
Efendimizin Geleceği Biliniyordu - 08.08.1995
20.10.20251 dk 39 sn
Efendimizin Geleceği Biliniyordu -19.09.1991
20.10.20252 dk 44 sn
Efendimizin Geleceğine Dair Deliller - 19.09.1991
20.10.20251 dk 8 sn
Efendimizin Geleceğine Dair Deliller - 19.09.1991
20.10.20251 dk 8 sn
Efendimizin Hükmü Devam Edecek - 08.08.1995
20.10.20251 dk 49 sn
Efendimizin Miraç Mertebesi - 08.11.1981
20.10.20251 dk 3 sn
Efendimizin Mütevaziliği - 26.07.1996
20.10.20251 dk 21 sn
Efendimizin Nasihatleri - 29.08.1993
20.10.20252 dk 2 sn
Efendimizin (SAV) Ahlakı Kur'andı - 13.11.1994
20.10.20251 dk 53 sn
Efendimizin Sohbet Adabı - 26.07.1996
20.10.20251 dk 24 sn
Efendimizin Sonraki Ümmetine Sevgisi - 29.08.1993
20.10.20253 dk 12 sn
Efendimizin Soyunun Temizliği - 26.07.1996
20.10.20252 dk 59 sn
Efendimizin Üstünlüğü - 19.09.1991
20.10.20252 dk 20 sn
Efendimizin Yahudilere Tebliği Abdullah İbni Selam - 19.09.1991
20.10.20251 dk 37 sn
Efendimizin Yüzünün Güzelliği - 29.08.1993
20.10.20251 dk 16 sn
Efendimizi Rüyada Görmek - 08.08.1995
20.10.20252 dk 24 sn
Efendimizi Sevmek Ve Ona Uymak - 30.09.1990
20.10.20254 dk 1 sn
Efendimiz Peygamberlerin Önderidir - 08.08.1995
20.10.20252 dk
Hz. Ali'nin Efendimizi Anlatışı - 29.08.1993
20.10.20252 dk
Peygamber Ef Son Sözleri Namazdı - 01.06.1980
20.10.20252 dk 20 sn
Peygamberlerden Alınan Ahdi Misak - 30.09.1990
20.10.20253 dk 25 sn
Salavat Getirmenin Mükafatı - 13.12.1996
20.10.20251 dk 33 sn
Salavat Getirmeyenlerin Durumu - 24.11.1995
20.10.20252 dk 7 sn
Salavatın Sevabı - 13.12.1996
20.10.202551 sn
Sünnete Sarılmak - 20.06.1982
20.10.20251 dk 13 sn
Sünneti İhya Edenler - 14.11.1989
20.10.20253 dk 8 sn
Sünneti İhya Ederek Dirilebiliriz - 30.09.1990
20.10.20253 dk 26 sn
Sünnetten Yüz Çevirenler - 10.10.1989
20.10.20251 dk 55 sn
Ümmeti Muhammedin Vasıfları - 30.09.1990
20.10.20255 dk 1 sn
Yahudiler Efendimizin Geleceğini Biliyorlardı - 10.10.1989
20.10.20252 dk 35 sn
AKRA