İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Asker Kınası

Asker Kınası
Anadolu İrfanı

Asker Kınası

06.09.2026
11 dk 58 sn

Gelenek ve göreneklerimiz arasında önemle korunanlardan biri kına yakma geleneğidir. Belki bir süslenme ögesi oluşundan olacak, korunmaya da ihtiyacı olmamış ve kendiliğinden varlığını günümüze kadar sürdürmüştür. 

Kına, bilindiği üzere Arapça "hına" sözünün dilimize kına olarak geçmiş biçimidir. Kına, iki çeneklilerden kına ağacı denilen bir bitkinin kurutulmuş yapraklarının tozudur. En çok Afrika, Mısır, İran ve Hindistan’da; yurdumuzda da İçel, Adana, Antalya yöresinde yetişir. Diğer kültürlerdeki yerini bilemesek de bizim geleneğimize göre olay şöyledir: 

İbrahim Peygamber’e oğlu İsmail’in yerine kurban edilmek üzere bir koç gönderilmiş, o da oğlu İsmail’i kurban için süsleyip sürmelemesi gibi gelen koçun da süslemiş. Allah için kurban edilecek hayvanın süslenmesi ilk defa böyle başlamış, kurbanlıkların süslenmesi ve kırmızı boya sürülmesi gelenek haline gelmiştir. Peygamber Efendimizden nakledilen kadınların ve hatta erkeklerin de kına kullanmasını teşvik eden hadisler vardır. 

Türk halk kültüründe kına üç şey için yakılır. Bunlardan birisi Allah yoluna kurban edildiği için, kesilecek kurbana kına yakmaktır. İkincisi gelinlere kına yakılmasıdır. Gelinin ailesi, kızını gelenek ve göreneklerimize göre baba ocağından başka bir eve göndermekte, kocasına ve yeni evine kurban etmektedir, bu sebepten geline kına yakılır. Üçüncüsü ise askere giden delikanlıya yakılır. Bazı yörelerde başa, bazı yörelerde de ele yakılır.

Bu uygulama, gelenek ve göreneklerimizin yanında bir nevi vatana kurban olduğunu ifade etme amacı güder. Vatan hizmetinin başlangıcında askere giderken yakılan kına, askerin görevine daha candan sarılması gerektiğini, yeri geldiğinde vatan için kurban olacağını hatırlaması içindir. Halk arasında Kınalı Ali söylencesi son derece yaygındır.

Türkler, millet olarak, tarih boyunca askerliğe ve askere büyük önem vermişlerdir. Askerliği dinin tebliği ve vatan savunmasının mühim şartı olarak kutsal bir vazife gibi telakki etmiştir. Hatta Osmanlı'da asker ocağına "Peygamber Ocağı" denmiştir. Askere gitmenin kişiyi olgunlaştırdığı ve adam ettiği düşüncesi yaygındır. O dönemlerde askerlik süresinin altı yıl, yedek askerlik süresinin de on dört yıl olduğu düşünülürse, askere giden gencin olgunlaşması bir yana dönüşünde tamamen başkalaşacağı aşikârdır. Bu yüzden, gençler bir an önce askerlik görevlerini tamamlayarak toplumdaki saygın yerlerini almaya çalışırlardır. Her hangi bir nedenle askere gidemeyen genç, bundan büyük üzüntü duymakta, askere gidenlere imrenerek bakmaktadır. Askerliğin evlenme yaşı olarak ta bir dönüm noktası olduğu kabul edilir. Askerliğini yapmayan gence, kız ana-babası kızını vermemeye özen gösterir, "askerlik bitince düşünürüz" diye kız isteme taleplerini kibarca geri çevirirlerdi. Askerlik bitince, kız da oğlanı isterse evlenmelerine izin verilirdi. Askerliğin çocukluktan olgunluğa bir geçiş dönemi olduğu kabul edilmektedir. Olgunluk olgusu, her toplumda bir başka kıymet ile ilişkilendirilir. Mesela bazı İslam ülkelerinde Hacca gitmeyene kız verilmez, bütün gençlerin evlilik öncesinde bu görevlerini manevi ikmale olgunluğa erişebilmeleri için yerine getirmeleri beklenir. Bizim toplumumuzda bu değerin asker ocağı olarak tespit edilmesinin sebebi, asırlarca İslam’ın sancaktarlığını yapmış gazi ve asker bir millet oluşumuzdan kaynaklanıyor olsa gerektir ki Allah yolunda ceht etmek de büyük amellerden sayılmaktadır.

Ecdadımız çocuklarını askere gönderme işini de bir tören haline getirerek, askere gitmeyi bir angarya olmaktan çıkarıp evlatlarının ilk mürüvveti yerine koymuş, düğün dernekler kurulmuştur. Askeri uğurlama ve askeri karşılama geleneği yüzyılların deneyimini elde ederek şekillenmiş, kendince belli kuralları olan ve günümüzde de işlevselliğini hâla devam ettiren bir gelenektir. Bu törenler toplumumuzu kaynaştıran, bir arada tutan, ortak değerler üretilmesini sağlayan, duyguda, fiilde ve emelde ortak eylemler geliştiren bir önemi haizdir.

Askere gidecek olan gençler genelde yaşıttır ve her mahallede veya köyde birkaç genç birden askere hazırlanır. Celp zamanına yakın gençler tanıdıkları ziyarete aslında haberdar etmeye giderler. Anneleri evlatlarının boyunlarına ya da kollarına kırmızı oyalı yazmalar bağlar. Kırmızı da bizde önemlidir. Bir asker, bir gelin bi de bayrak kırmızıdır. Askere gidecek gençler, toplu olarak birisinin elinde Türk bayrağı olduğu halde ev ev dolaşırlar. Akrabaları, kendilerini ziyarete gelen gençlere çeşit çeşit yemekler ikramı ederler. Bu ziyaretler 15-20 gün boyunca değişik akrabalarında ve arkadaşlarında olmak üzere devam eder. Aslında bu bir çeşit yapılacak türbe ziyareti, mevlid töreni ya da kına gecesine davet niteliği de taşır. Genellikle asker adayı, büyüklerini davet ederken yanında hediyelerle gelir ve havlu, mendil veya çorap armağan eder.

Askere gitmeye bir gün kala topluca asker kınası/düğünü yapılır. Asker kınası, akşam saatlerinde yapılır. Bu nedenle misafirlere yemekler hazırlanır. Kına için özel bir yemek olmamakla birlikte asker adayının sevdiği yemekler tercih edilir. Düğün masraflarını, asker aileleri ortak karşılarlar. Kına bayraktarı, gecenin en önemli kişisidir. Kına bayraktarı yapılan her davete gitmeyi görev olarak kabul eder ve konuşmasına şöyle başlar:

"Erenler, yârenler; evliler, ergenler; seyirciler, sualcilar; bu mecliste hazır olanlar. İzninizle!" 

Kınada bulunan insanlar: "İzin senin!" Bu söyleyiş üç kere tekrarlanır. Kına bayraktarı: 

"İzin benim olursa Allah’ın emriyle, Peygamber Efendimizin, kavliyle Mehmet’imizin kınasını yakacağız, Allah hayırlı uğurlu eylesin. Evvelimiz Kur'an, ahirimiz Kur'an, son peygamberimiz Muhammed Mustafa aleyhisselam…  Ey kalpleri açan tek Allah. Sen bizi emin yollarını aç, ne bizi bırak ne de bıraktır. Bütün melekler ve evliyalar hakkı için, şahit olan müminler hakkı için, birinci Allah, en evvel Allah, ahrette de Allah. Âdem babamızı ve Havva anamızı yaratan ya Allah! Musa Allah’ın sözcüsü, İbrahim Allah’ın Halil’idir. Allah’ın selamı Hz. Muhammed Mustafa (SAS.) üstüne olsun. Bunlar arasından birçok peygamberler gelmiş ve geçmişlerdir. Gelmiş ve geçmişlerin ruhu için el-Fatiha. Gökten indi dört kitap, Lokman Hekim okudu kat kat. Kâfirin azlığına, İslam dininin kuvvetine diyelim bir Allah, Allah! Peygambere salâvat, Muhammed'e salavat… Şeref-i şahadet ibraz eden Çanakkale, İstiklal ve Kore şehitlerimize ve vatanı için çalışıp şehit düşen askerlerimize ve güvenlik görevlilerimize rahmet eyle ya Rab!"

Orada bulunanlar bu duaya ve daha çoklarına "Âmin!" der. Böylece kına için okunan dua biter. Bu arada evde hazırlanan kına, asker adayının yanına getirilir. Kına bir tepsi içinde çiçekler ve mumlarla süslenir. Bir süre tepsi elden ele gezerek oynanır. Daha sonra selamet sağdandır düşüncesiyle asker adayının sağ serçe parmağına kına yakılır. Yemekler yenilir, gecenin geç saatlerine kadar eğlenilir. İkinci gün sabah asker adayının elindeki kınayı ailesinden biri ya da arkadaşları çözer. Sağlık sadakası olsun diye fakirlere ihsanlar verilir.

Askere gitmeden bir gün önce de genç, bütün akraba konu, komşu ve arkadaşlarıyla helalleşir ve vedalaşır. Bilinir ki asker ocağına gidip de dönmemek var. Son gün akşam, tüm arkadaşlar toplanıp yemek yerler ve sohbet ederler. Akşamdan gece yarısına kadar, askerliğini yapmış olanlar hem askerdeki anılarını anlatırlar hem de yeni asker olacak gence nasihatlerde bulunurlar. Sabah olup da yolculuk vakti gelince askere gidecek delikanlı, anne-baba ve kardeşleriyle helalleşir. Genç ve annesi sarılıp ağlaşırlar. 

Asker adayını uğurlayacak arabalara yine kırmızı yağlıklar bağlanır. Askerlerin bineceği arabaya ise bayrak asılır. Anne, oğluna son bir defa sarılıp helalleşir ve suyun yerden buharlaşması kadar çabuk dönsün diye arkasından biraz su döker. Genç arkadaşlarının omuzlarında kâh tekbirler ve sloganlarlar, kâh davul zurna eşliğinde halay çekip, türküler söyleyerek uğurlanır.

Bizim toplumumuz bir kütle halinde yaşar, kendisinden ayrı kalmak isteyenleri bile yalnızlığa terk etmez. Onları aynılaştıran acıda, kederde, neşede ve sevinçte hep birliktedir, duygu birlikteliği devamlıdır, paylaşma daimidir. Evladını askere yollayan aileleri de yalnız bırakmaz toplumumuz, “Allah Kavuştursun” a gidilir. Telefonun yaygın olmadığı 1970-80’li yıllara kadar, askerlerden mektup aracılığıyla haber alınabilmekteydi. Bu asker mektupları, ailesi ve nişanlı ise nişanlısı tarafından evin en iyi ve güvenilir bir köşesinde saklanırdı. Askerin ısırıp bıraktığı ekmeği dönüp rızkını yemeye gelsin diye saklanır, kokusu evden silinmesin diye kullandığı elbiseleri yıkanmaz o dönünceye kadar muhafaza edilirdi. 

Asıl düğün ve kutlama, asker askerliğini bitirip de köyüne döndüğünde yapılırdı. Mevlitler okunur, adaklar kesilir, ya pişirilip yemek verilir ya da öylece konu komşuya dağıtılırdı. Müjdeci de müjdesinden pay alırdı, kendisine hane sahibinin bütçesi oranında ikram edilirdi. Düğün evine dönen hane bu defa da gözün aydın diyenlerle dolar taşardı. 

Bir sonraki mürüvvetin hesabı o günden yapılmaya, bir mükâfat olarak genç askerin dünya evine gireceği günün hayalleri kurulmaya başlanırdı.

Bir Sonraki

Aşure

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
Ahiret Kardeşliği
09.08.20268 dk 33 sn
Anadolu İrfanının Önemi
05.11.20197 dk 15 sn
Anadolu Şehirlerinde Bayram Gelenekleri - 1
27.05.20267 dk 49 sn
Anadolu Şehirlerinde Bayram Gelenekleri - 2
28.05.202611 dk
Anadolu Şehirlerinde Bayram Gelenekleri - 3
08.06.20257 dk 49 sn
Anadolu Şehirlerinde Ramazan
28.02.20264 dk 34 sn
Aşure
25.06.20269 dk 29 sn
Ayet Sofraları
21.02.20267 dk 9 sn
Bacıyanı Rum
13.09.20268 dk 5 sn
Başımın Gözümün Sadakası
25.10.20269 dk 5 sn
Bed-i Besmele-Amin Alayı
16.08.20268 dk 14 sn
Beşik Alayı
01.08.202611 dk 30 sn
Çevre
30.08.202612 dk 13 sn
Çiğdem
31.10.20266 dk 57 sn
Çocuk Terbiyesi
10.10.202610 dk 57 sn
Deyimler
04.10.20267 dk 5 sn
Dilencilik
23.08.202610 dk 43 sn
Erenler
01.04.20208 dk 45 sn
Evler
29.08.202610 dk 56 sn
Fütüvvet
22.08.20269 dk 53 sn
Goygoyculuk
26.09.20267 dk 25 sn
Hac
16.05.202611 dk 52 sn
Halk Edebiyatı
03.02.202011 dk 32 sn
Helva Sohbetleri
05.09.20269 dk 37 sn
İkramiyeler
23.03.20245 dk 33 sn
Kahve
12.07.202610 dk 17 sn
Kandiller
25.12.202512 dk 39 sn
Köy Odaları
20.09.20269 dk 48 sn
Meczuplar
24.10.202610 dk 45 sn
Mezartaşları
03.10.202612 dk 9 sn
Misafirperverlik
19.09.20268 dk 23 sn
Müslüman Saati
15.08.20267 dk
Namazgâhlar
26.07.202610 dk 2 sn
Ninniler
17.10.202611 dk 40 sn
Okçuluk
01.04.202010 dk 34 sn
Peygamber Sevgisi
27.09.202612 dk 22 sn
Renkler
01.04.202010 dk 19 sn
Sala
03.02.20208 dk 11 sn
Selamlaşma
08.08.20267 dk 23 sn
Şivlilik
02.01.20227 dk 57 sn
Su
18.10.202611 dk 20 sn
Sütannelik
02.08.20268 dk 59 sn
Temizlik
11.10.202610 dk 14 sn
Usta Çırak-Ahilik
12.09.202610 dk 36 sn
Vakıflar
19.07.202614 dk 21 sn
Yağmur
01.11.20269 dk 58 sn
AKRA