İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Selamlaşma

Selamlaşma
Anadolu İrfanı

Selamlaşma

08.08.2026
7 dk 23 sn

Ecdadı mümtaz kılan ondaki dini yaşamada fevkalade azim yahut sebattan ziyade onu bütün unsurları ile yaşanılır kılmadaki başarısıdır. Gayretleri neticesinde bütün bir halka sirayet etmiş Anadolu ahlakının asırlarca bu topraklarda yaşamasını sağlamışlardır.

Çok bilinen bir konudur selamlaşma ama öğrenmenin en iyi yolu da tekrardan geçer, bir kez daha tekrarlayalım. Zira eskilerde en gözde adetimiz gelen geçene, karşılaştığımıza, gördüğümüze göreceğimize selam vermek ve yollamaktı. Özellikle İstanbul ahalisi sokakta karşılaştıkları tanıdık tanımadık herkese selam verirdi. Esasen tanışma faslı selâmlaşmakla başlardı. Selâm verme alışkanlığı olmayanlara ise genelde "yoz” veya “ham” olarak bakılırdı. Hatta birbirlerine dargınlığı olanlar bile karşılaştıklarında mutlaka selâmlaşırlardı. selâmlaşmak, Müslüman’ın yapması gereken zorunlu bir ibadet olarak bile algılanırdı. Şimdi ise eskaza birine selam verdiğinizde çoğunluk kendinize kendiniz mukabele etmek durumunda kalıyorsunuz.

Dinimize göre selâm vermek sünnet, selâm almak ise selâm verenin muhatabı üzerindeki bir hakkıdır. Muhatabın selamı verenden daha güzel biçimde alması Kur’an'ın emri, Resulullah Efendimiz'den gelen usûlü ve erkanıdır. 

 “Size selâm verildiği vakit, ondan daha güzeliyle veya aynı selâmla karşılık veriniz. Şüphesiz Allah her şeyin hesabını gereği gibi yapar” (Nisâ Suresi, 4/86).

İnsanlar birbirleriyle karşılaştıklarında kimisi “Selâmü Aleyküm” derdi, kimisi “Selâmün Aleyküm” derdi, kimisi “Selâmı aleyküm” derdi, kimisi “Selâmın aleyküm” derdi, kimisi “Selâm aliküm” derdi ve hatta “Selâmlı aliküm” diyenler bile vardı. Ancak hepsi de aynı kapıya çıkardı ve hepsinden maksat “Allah’ın selâmı üzerine olsun” demekti. Köy odalarındaki selâmlaşma adabı ise ayrıydı. Köy odasına girenler mutlaka saygı ve edep içinde selâmını verir ve gösterilen yere oturduktan sonra odada bulunan herkes yeni gelene bu kez “Merhaba” derdi. Merhabadan murat: "burada eminsin, burada sana kötülük gelmez, ben senin dostunum" idi. Aynı davranış selâm verip eve gelen misafirlere karşı da sergilenirdi.

Selamlaşma sadece sözle yapılmaz beden dili de kullanılırdı. Dil selamı telkin ve teklif ederken el ‘’muhabbetin yüreğimde ‘’ anlamında göğse götürülür sonra ‘’yâdın dilimde’’ anlamında dudağa değdirilir ve en son ‘’başımın üstünde yerin var’’ anlamında başa konulurmuş. 

Eski kültürümüzde selamlaşma, hal hatır sorma ve vedalaşma son derece ince ayrıntılarına kadar belirlenmiş, her biri ayrı manaya gelen hikmet dolu sözlerle yapılırdı.  

İslam adabı gereği selamı küçük büyüğe, az çoğa verir. Hatırı ise büyük küçüğe sorar. Küçük büyüğe hatır sorarken "Allah ömürler versin" der. Tasavvufta ise şeyh hatır sorarsa, "aşk u niyaz eyleriz" denirdi. Küçüğe selam, büyüğe saygı, hürmet gönderilirdi. Büyükler küçüklerin gözlerinden öper, küçükler büyüklerin ellerinden. 

Konuşmada küçük büyüğe "arz eder". Büyüğün sözlerine "buyurduğunuz gibi" denir. Sizden çok küçük olmadığı halde, tevazu gereği "efendim arz etmiştim" diye cümleye başlayan birine hemen "estağfirullah" diye cevap verilir. Eski insanlar kendilerinden "bendeniz", "kulunuz", "fakir", "abd-i aciz" gibi kelimelerle bahsederler. Büyüğe "bir emriniz var mı?" diye sorulur, büyük ise tevazu gereği cevap olarak "estağfirullah ricam olabilir" derdi. Yolda bir iş yapan görüldüğünde "kolay gelsin", yemek yiyene "bereketli olsun", balıkçıya "rast gele", abdest alana "hayrını gör", namaz kılmış olana "Allah kabul etsin" diyerek hayır dua edilir, dil boş sözden ve hayırsız lakırdıdan uzak tutulurdu.   

Evlerin kapı tokmakları, penceredeki çiçeklerin gösterdiği mânâdan geri değildi. Kapı tokmakları çift halkadan müteşekkildi. Bunlardan, aslan başı motifli ve büyük olanı kalın, çiçek motifli ve küçük olanı da ince ses çıkartırdı. Eğer eve bir erkek misafir gelmiş ise, kalın sesli tokmağı tıklatır, içerdeki ev sahibi gelenin bir  beyefendi olduğunu anlar, kapıyı evin beyi açardı. Bey yoksa mahremiyete uygun olarak kapı açılırdı. İnce sesli tokmağın sesi duyulmuş ise, gelenin bir hanımefendi olduğu anlaşılır, kapıyı evin hanımı açardı.

Bir eve girerken destur alınır. Bir yere girildiğinde kalkılırken mutlaka izin istenirdi. Çünkü gelmek irade, gitmek icazetledir. Müsaade isteyip kalkılır ve cevaben "estağfirullah, ayağınıza sağlık, yine bekleriz" şeklinde mukabele edilirdi. Yemekte ev sahibine söylenen "ellerinize sağlık, kesenize bereket, Allah ziyade etsin" gibi sözlere, "beğendiyseniz bir daha yapalım, beğenmediyseniz beğendirene kadar yapalım" sözleri ile karşılık verilirdi.  

Vedalaşırken "Allahaısmarladık, Allah'a emanet olunuz, sağlıcakla kalınız, hoşça kalınız" denilirdi. Cevaben de "yolunuz açık olsun, güle güle, selametle, uğurlar olsun" şeklinde karşılık verilirdi. Özellikle İstanbul Türkçesi'nde "devletle!" şeklinde yolcu edilip, kapıda gidenin arkasından "hayırlara karşı" denilirdi.  

Tasavvuf ehlinin büyüklerle vedalaşırken "fakiri gönülden çıkarmayınız" sözüne, büyükler "gönüldesiniz efendim, gönülden çıkarmayız" şeklinde cevap verirlerdi.  

İşte böyle edep, erkan bilenlere "çelebi adam, efendi adam" denilir, tersi olanlardan da "yol yordam bilmez nadanın biri" diye bahsedilirdi.

Bir Sonraki

Şivlilik

Bir Önceki

Sala

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
Ahiret Kardeşliği
09.08.20268 dk 33 sn
Anadolu İrfanının Önemi
05.11.20197 dk 15 sn
Anadolu Şehirlerinde Bayram Gelenekleri - 1
27.05.20267 dk 49 sn
Anadolu Şehirlerinde Bayram Gelenekleri - 2
28.05.202611 dk
Anadolu Şehirlerinde Bayram Gelenekleri - 3
08.06.20257 dk 49 sn
Anadolu Şehirlerinde Ramazan
28.02.20264 dk 34 sn
Asker Kınası
06.09.202611 dk 58 sn
Aşure
25.06.20269 dk 29 sn
Ayet Sofraları
21.02.20267 dk 9 sn
Bacıyanı Rum
13.09.20268 dk 5 sn
Başımın Gözümün Sadakası
25.10.20269 dk 5 sn
Bed-i Besmele-Amin Alayı
16.08.20268 dk 14 sn
Beşik Alayı
01.08.202611 dk 30 sn
Çevre
30.08.202612 dk 13 sn
Çiğdem
31.10.20266 dk 57 sn
Çocuk Terbiyesi
10.10.202610 dk 57 sn
Deyimler
04.10.20267 dk 5 sn
Dilencilik
23.08.202610 dk 43 sn
Erenler
01.04.20208 dk 45 sn
Evler
29.08.202610 dk 56 sn
Fütüvvet
22.08.20269 dk 53 sn
Goygoyculuk
26.09.20267 dk 25 sn
Hac
16.05.202611 dk 52 sn
Halk Edebiyatı
03.02.202011 dk 32 sn
Helva Sohbetleri
05.09.20269 dk 37 sn
İkramiyeler
23.03.20245 dk 33 sn
Kahve
12.07.202610 dk 17 sn
Kandiller
25.12.202512 dk 39 sn
Köy Odaları
20.09.20269 dk 48 sn
Meczuplar
24.10.202610 dk 45 sn
Mezartaşları
03.10.202612 dk 9 sn
Misafirperverlik
19.09.20268 dk 23 sn
Müslüman Saati
15.08.20267 dk
Namazgâhlar
26.07.202610 dk 2 sn
Ninniler
17.10.202611 dk 40 sn
Okçuluk
01.04.202010 dk 34 sn
Peygamber Sevgisi
27.09.202612 dk 22 sn
Renkler
01.04.202010 dk 19 sn
Sala
03.02.20208 dk 11 sn
Şivlilik
02.01.20227 dk 57 sn
Su
18.10.202611 dk 20 sn
Sütannelik
02.08.20268 dk 59 sn
Temizlik
11.10.202610 dk 14 sn
Usta Çırak-Ahilik
12.09.202610 dk 36 sn
Vakıflar
19.07.202614 dk 21 sn
Yağmur
01.11.20269 dk 58 sn
AKRA