İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Şivlilik

Şivlilik
02.01.2022
7 dk 57 sn

İnsanlık tarihinin ilk yerleşim yerlerinden biri olan ve tarihi akışı içerisinde birçok medeniyetin izlerini bağrında taşıyan Konya, adeta bir gelenekler şehri hüviyetindedir. En geniş toprak alanı içerisinde sayısız tarih, kültür ve doğal zenginlikleriyle ilgi odağı olmuş olan Konya, ayrıca yetiştirdiği İslam büyükleri ile maneviyat âleminin vazgeçilmez şehirlerinden biridir.

Hz. Mevlana gibi büyük bir âlim, din adamı ve mütefekkiri barındıra Konya, her sene yüz binlerce insanın ziyaret ettiği ve huzur bulduğu bir şehirdir.

Kuruluşu tarih öncesi çağlara dayanan şehrin yaşayan gelenekleri, şüphesiz geçmişin izlerini taşımaktadır. 

Bu geleneklerden biri de şivliliktir.

Şivlilik kelimesinin anlamına dair kesin bir bilgi olmamakla birlikte; eskiden Konya’da çocuklar yırtıcı, göçmen bir kuş olan ve yerel ağızda “Cüllülük” adıyla bilinen kuşa, çıkardığı ses dolayısıyla şivlilik derlermiş. Bazı araştırmacılar, şivlilik eğlencesini leylek, kartal, çaylak gibi göçmen kuşların dönüşünü kutlamaya yönelik bir Nevruz eğlencesi olarak yorumlamaktadır. 

Ancak araştırmalar sadece Konya’da yaşanan bu tür bir eğlencenin, Nevruz’dan ziyade İslâm inanç ve gelenekleriyle bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır. 

Şivlilik kelimesinin anlamıyla ilgili bir başka rivayet, İslam’la tanışan ilk Türk obalarına dayanır. Türkler Anadolu’ya geldiklerinde, çadırları önünde büyük kazanlar kurar, yağlı hamur kızartır, yufka arasına sarıp ikram ederlerdi. Çocuklar ellerindeki çatal şeklindeki iğde dallarına, bu kızarmış yağlı hamuru takıp seke seke yiyerek oyunlar oynar, günü neşe içinde geçirirlerdi. Yağlı hamur tavasından çıkan şiv şiv ve civir civir seslerini de taklit ederlerdi ki, bu seslerin zamanla şivlilik kelimesine dönüştüğü düşünülmektedir…

O yıllardan beri üç aylar olarak bilinen “Recep” “Şaban” ve “Ramazan”ın Müslüman Türkler arasında özel bir yeri vardır. Bunlardan ilk ikisi “İlk Namaz” ve “Orta Namaz” olarak da bilinir. Bu kutsal ayların namazla bütünleştirilmiş bu isimle anılması da belki sadece Konya şehrine mahsustur.

Şivlilik, “İlk Namaz” ayının ilk Perşembe günü, çocukların ellerindeki torbalarla kapı kapı dolaşarak kuru ve kabuklu yiyecek toplamalarının adıdır. Bu tür bir eğlence yalnız Konya’da yaşanmaktadır. Ancak, şivlilik sadece kuru yemiş toplamaktan ibaret değildir. Günlerden beri devam eden bir sürecin son noktasıdır. 

Şimdilerde Recep ayının ilk Perşembe günü ve gecesiyle sınırlı kalsa da, eskiden İlk Namaz” (Recep) ayına mahsusen, bir aydan daha fazla bir süre önce, gençler ve çocuklar arasında hazırlıklar başlardı. Bir ay boyunca her gece artan bir heyecanla devam eden eğlencelerde trampetler çalınır, kavallar öttürülürdü. 

Bu gecelerin en belirgin özelliğini de rengârenk fenerler teşkil ederdi. Bu fenerler evvelce mahallenin gençleri tarafından yapılır, yarım veya bir tabaka “eser-i cedid” kâğıdı üzerine rengârenk boyalarla çeşitli resimler ve şekiller çizilirdi. Bilhassa at ve ata binmiş kahraman resimleri en çok kullanılanlardandı. Kahramanlık resimlerinin tercih edilmesinde Osmanlı döneminde gençlere ve çocuklara bol bol anlatılan "Seyyid Battal Gazi", "Cafer-i Tayyar", "Hz. Ali'nin Cenkleri" gibi manzum kahramanlık öykülerinin etkisi olsa gerektir.

Fenerlerde kullanılan mumlar ise önceleri iç yağından yapılır, dipleri de kırmızı veya yeşile boyanırdı. Sonraları ise, ispermeçet mumu kullanılmaya başlanmıştır. Balinanın başından çıkarılan ve mum yapmakta kullanılan beyaz yağa, balık nefsi de denir, elde edilen muma ise “İspermeçet mumu” denilirdi.

Şivlilik eğlencesinde, Haftalar boyunca bilhassa çocuklar için devam eden şenlikler, akşam yemeğinin alelacele yenilip dışarıya çıkılmasıyla başlar ve gece geç saatlere kadar sürerdi. 

Fenerler, sokağın iki duvarı arasına gerilmiş iplere asılır, kandil yaklaştıkça fenerlerin sayısı, kaval ve trampetlerin gürültüleri de artardı. 5 Geceler eğlenceleri bu minval üzere devam ederken, Recep ayının ilk perşembe gecesine gelinirdi. O gece “Regaib Kandili” olduğu için mahalle camiinde Mevlid-i Şerif kıraat edilir, o günün sabahında da çocukların haftalardan beri beklediği “şivlilik” toplanırdı. 

Çocuklar kalabalık gruplar hâlinde ellerinde torbalarla kapı kapı dolaşır ve torbalarını doldururlardı. Çocuklara daha çok kuru üzüm, leblebi, incir, iğde, şeker, vs. verilirdi. Kapı kapı dolaşırken de şu sözler söylenirdi:

“Şivli şivli şişirmiş, 

Erken kalkan pişirmiş, 

İki çörek bir börek, 

Bize namazlık gerek. Şivlilik…” 

Çocukların şivlilik toplamaları öğleye kadar devam eder, dolaşmaya yakın komşulardan başlanır, uzak semtlere kadar gidilirdi. Toplanan yiyeceklerin bir kısmı dolaşma esnasında yenildiği için acıkma söz konusu olmazdı. O sabahın büyükler açısından taşıdığı değer ise daha başka olurdu. Hemen her evde “bişi” adı verilen bir hamur yiyeceği yapılır, pekmezle yapılan un helvası ile akraba ve komşuların bilhassa fakir olanlarına dağıtılırdı. 

“Bişi” yapılırken pek alışık olunmadığı için zeytinyağı yerine şırlan/şırlağan (susam yağı) kullanılır ve mutlaka perşembe günü pişirilip dağıtılırdı. Yapılması ve dağıtılması geciktirilmezdi. Bunun için Konya’da şöyle bir atasözü bile vardır: 

“Namaz geçtikten sonra şırlağan yağını başına dök.” Bu söz zamanında yapılmayıp geciktirilmiş işler için kullanılır. 

Konya’da bu güzel atasözü gibi pek çok iyi dilek sözleri de vardır ki, şivlilik günü halkın dilinden eksik olmaz:

“Allah işini rast getirsin, Allah senden razı olsun, birin bin olsun, Hızır yoldaşın olsun, elin kolun zeval görmesin, dünyadan gelsin geçsin yokluk görmesin…”

Bir Sonraki

Su

Bir Önceki

Selamlaşma

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
Ahiret Kardeşliği
09.08.20268 dk 33 sn
Anadolu İrfanının Önemi
05.11.20197 dk 15 sn
Anadolu Şehirlerinde Bayram Gelenekleri - 1
27.05.20267 dk 49 sn
Anadolu Şehirlerinde Bayram Gelenekleri - 2
28.05.202611 dk
Anadolu Şehirlerinde Bayram Gelenekleri - 3
08.06.20257 dk 49 sn
Anadolu Şehirlerinde Ramazan
28.02.20264 dk 34 sn
Asker Kınası
06.09.202611 dk 58 sn
Aşure
25.06.20269 dk 29 sn
Ayet Sofraları
21.02.20267 dk 9 sn
Bacıyanı Rum
13.09.20268 dk 5 sn
Başımın Gözümün Sadakası
25.10.20269 dk 5 sn
Bed-i Besmele-Amin Alayı
16.08.20268 dk 14 sn
Beşik Alayı
01.08.202611 dk 30 sn
Çevre
30.08.202612 dk 13 sn
Çiğdem
31.10.20266 dk 57 sn
Çocuk Terbiyesi
10.10.202610 dk 57 sn
Deyimler
04.10.20267 dk 5 sn
Dilencilik
23.08.202610 dk 43 sn
Erenler
01.04.20208 dk 45 sn
Evler
29.08.202610 dk 56 sn
Fütüvvet
22.08.20269 dk 53 sn
Goygoyculuk
26.09.20267 dk 25 sn
Hac
16.05.202611 dk 52 sn
Halk Edebiyatı
03.02.202011 dk 32 sn
Helva Sohbetleri
05.09.20269 dk 37 sn
İkramiyeler
23.03.20245 dk 33 sn
Kahve
12.07.202610 dk 17 sn
Kandiller
25.12.202512 dk 39 sn
Köy Odaları
20.09.20269 dk 48 sn
Meczuplar
24.10.202610 dk 45 sn
Mezartaşları
03.10.202612 dk 9 sn
Misafirperverlik
19.09.20268 dk 23 sn
Müslüman Saati
15.08.20267 dk
Namazgâhlar
26.07.202610 dk 2 sn
Ninniler
17.10.202611 dk 40 sn
Okçuluk
01.04.202010 dk 34 sn
Peygamber Sevgisi
27.09.202612 dk 22 sn
Renkler
01.04.202010 dk 19 sn
Sala
03.02.20208 dk 11 sn
Selamlaşma
08.08.20267 dk 23 sn
Su
18.10.202611 dk 20 sn
Sütannelik
02.08.20268 dk 59 sn
Temizlik
11.10.202610 dk 14 sn
Usta Çırak-Ahilik
12.09.202610 dk 36 sn
Vakıflar
19.07.202614 dk 21 sn
Yağmur
01.11.20269 dk 58 sn
AKRA