İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Çiğdem

Çiğdem
31.10.2026
6 dk 57 sn

Baharın bütün güzelliği ile hayatımıza dolduğu günlerdeyiz. Tabiatın yeniden dirilişini ve Rabbimizin yeniden ve yeniden yaratma kudretini fert fert müşahede ediyoruz. Şüphesiz bahar günleri bize çok büyük ibret ve tecrübeleri kazandırırlar.

Çiğdem de şu içinde bulunduğumuz yarı sıcak yarı soğuk günlerin baş ve ilk çiçeğidir. Ecdadımız hayatı çiğdemlerle hemen ardında da menekşeler ve lalelerle süslüdür. Onlar renk, çiçek, ot, meyva, taş, tüy... akla ne gelirse her şeye bir mana yüklemişler ve haklarında özel şiirler beyitler, maniler yazmışlardır. Bu sembolik dili kullanarak mürekkep kullanmadan, sevgi, dostluk, hatta küfür, azar dolu, zaman zaman da havadisle dolu mesajlar gönderebilmişlerdir. Çiğdem de o çiçeklerden biri. Ve kendisine mahsus, baharı müjdeleyen bir günü de var, çiğdem toplama günü.

Çiğdem Günü mevsim şartlarına göre Şubat sonu ve Mart başında karların erimesine ve çiğdemlerin çıkmasına göre yapılmaktadır. Çiğdemlerin çıktığını gören çocuklar toplanarak pilava eklenen sarı çiğdem, eflatun çiçekli Ali öksüzü (Ali gülü) ve beyaz çiğdem denilen kardelen toplamaya gitmektedirler. 

Baharın müjdecisi olarak çiğdemlerin karlar eriyince çıkmasıyla yapılan kutlamalarda, kulaklarına çiğdem takan kızlar,  çömlekten mani çekme yarışması yapmakta, küçük çocuklar ucu sivri bir değneğe çamurdan bir top takıp kırlara çiğdem toplamaya giderler.

Çocuklar, önceden hazırladıkları ucu sivriltilmiş küsküç adı verilen çiğdem kazıklarıyla baharın müjdecisi sayılan çiğdemleri topraktan sökmekle işe başlarlar. Bu sökme işleminde, çiğdem olarak adlandırılan sarı çiçekli türler ile aliöksüz (Yozgat şivesinde: alooğsüz) yada nevruz olarak adlandırılan mor-eflatun çiçekli türler özellikle seçilir. Çiğdemin topraktan sökümü kolay değildir. Toprağın kisli ve kökünün de derinlerde olması sebebiyle zordur. Hatta "her zaman çiğdem çıkmaz, bazen de küsküç kırılır" biçimde atasözü de vardır. Karaçalı tabir edilen ağaçcığın dalı kesilerek dikenlerine toplanan çiğdemlerin soğanları saplanır.

Bazı yerlerde de "çalkı" denilen karaçalının veya iğde dalının dikenlerine yumru kısımlarından iliştirilmekte, çocuklardan biri çiğdem çalkısını taşımakta, “abdal” adı verilen bir diğerinin sırtında toplanan yağ, bulgur, kıyma veya soğanların konacağı heybe bulunmaktadır. 

Ev ev dolaşılarak, Mahallenin demir tokmaklı bütün kapıları tek tek çalınır, kapı açılıp da ev ahalisi yüzünü gösterene kadar hep bir ağızdan çocuklar: “Hanım abla yağdan bulgurdan bir şeyler gönder” diye bağırır ve gruptakiler türkü formunda şunları söyler:

Çiğdem geldi kapıya 
Yağ gönderin yapıya 
Yağ olmazsa bal olsun 
Oğlan uşak sağ olsun 
Çiğdem çiğdem çiçecik 
Ebem oğlu köçecik 
Bir verenin kızı olsun 
İki verenin oğlu olsun 

Ev sahibinin kapıya gelmekte gecikmesi durumunda ise “velihey” veya “Abdalın hakkını gönderin yağdan bulgurdan” nidaları arasında şunlar söylenir: 

“Çiğdem sarı ben sarı,
Çiğdeme konmuş bir arı,
Her kapıda bir kocakarı,
Verenin oğlu olsun,
Vermeyenin kedisi ölsün”

diyerek ev ahalisi çocukça uyarılırdı.  Mâniyi duyup kapısını açmayan ev sahibine ise:

“Dam başında boyunduruk
Bekleye bekleye yorulduk
Bahşiş verirsen gideriz
Yoksa akşama dek dururuz” mânisini söylerler. 

Bütün bu eğlenceli diyalogların sonunda kızı olmasını isteyenler bulgur, oğlu olmasını isteyenler yağ verirler. Çocuklar da hediye verene bir demet çiğdem verirler. Ev sahibi “Allah tekrarını nasip etsin, hoş geldin safa geldin, bu zamana kadar nerelerde idiniz. Allah daim bu günlere eriş- tirsin” diye dualar ederler. Hediye veren kadınlar aldıkları çiğdem demetini yüzlerine sürmekte, yağmur yağmasını talep ettiklerini belirtmek üzere çiğdemleri sularlar ve “Çiğdeminiz kutlu, pilavınız tatlı olsun, Allah yağmurunuzu bol etsin” derler.

Evdekiler de maddi durumlar el verdikçe köylüden toplanan erzak, abdalın sırtındaki torbaya doldurulur. Torba doldukça büyük coşkuya dönüşen çiğdem gezmesi, aşı pişirecek gönüllü evinin avlusunda veya mahallenin en yüksek damında veya açık bir alanda ateş yakıp pilav pişirmeye başlanılır. Herkes evden ekmeğini, kaşığını getirmekte, kurdukları sofrada içine sarı çiğdemleri kattıkları pilavı yerler. Anadolu’da baharın gelişini kutlamak için 6-12 yaş arası çocukların ellerinde çiğdemlerle evleri gezerek yemeklik malzeme toplamalarına "çiğdem gezmesi" denilir. Bu malzemeye çiğdem soğanı katılarak yapılan pilava "çiğdem pilavı" denir. Daha çok Yozgat kökenli olmasına rağmen Sivas ve Kayseri'nin bir kısmında da pişirilen ve Amasya'da da yapılan çiğdem pilavı, yağmur suyu ile demlenmiş çay ile sunulmaktadır.

Yemekten sonra aralarında çiğdem kazanma amaçlı aşık atma oyunu da olan çeşitli oyunlar oynanarak, halaylar çekilerek gün sonlandırılır. Çiğdem gezmesi Mahalleler arası bir yarışa dönüşür. Çiğdemi ilk gören, toplayan ve çiğdem gezmesi yapan mahalle birinci olur, ilk gören kişi ise kahraman seçilirdi.

Topraktan başını uzatır uzatmaz, koyun ve keçi gibi hayvanlar tarafından yenildiği için beyaz çiğdeme halk arasında "öksüzoğlan" adı verilir. Aynı çiçek Bektaşilikte Ehlibeyt’in sembollerinden sayılır. Ve nefis bir halk türküsünde çiğdem ve nevruz şöyle dile gelirler:

Çiğdem der ki ben elâyım
Yiğit başına belâyım
Hepisinden ben âlâyım
Benden âlâ çiçek var mı
Al baharlı mavi dağlar
Yarim gurbet elde ağlar
Nevruz der ki ben nazlıyım
Sarp kayalarda gizliyim
Mavi donlu gök gözlüyüm
Benden âlâ çiçek var mı
Al baharlı mavi dağlar
Yârim gurbet elde ağlar

Bir Sonraki

Çocuk

Terbiyesi

Bir Önceki

Çevre

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
Ahiret Kardeşliği
09.08.20268 dk 33 sn
Anadolu İrfanının Önemi
05.11.20197 dk 15 sn
Anadolu Şehirlerinde Bayram Gelenekleri - 1
27.05.20267 dk 49 sn
Anadolu Şehirlerinde Bayram Gelenekleri - 2
28.05.202611 dk
Anadolu Şehirlerinde Bayram Gelenekleri - 3
08.06.20257 dk 49 sn
Anadolu Şehirlerinde Ramazan
28.02.20264 dk 34 sn
Asker Kınası
06.09.202611 dk 58 sn
Aşure
25.06.20269 dk 29 sn
Ayet Sofraları
21.02.20267 dk 9 sn
Bacıyanı Rum
13.09.20268 dk 5 sn
Başımın Gözümün Sadakası
25.10.20269 dk 5 sn
Bed-i Besmele-Amin Alayı
16.08.20268 dk 14 sn
Beşik Alayı
01.08.202611 dk 30 sn
Çevre
30.08.202612 dk 13 sn
Çocuk Terbiyesi
10.10.202610 dk 57 sn
Deyimler
04.10.20267 dk 5 sn
Dilencilik
23.08.202610 dk 43 sn
Erenler
01.04.20208 dk 45 sn
Evler
29.08.202610 dk 56 sn
Fütüvvet
22.08.20269 dk 53 sn
Goygoyculuk
26.09.20267 dk 25 sn
Hac
16.05.202611 dk 52 sn
Halk Edebiyatı
03.02.202011 dk 32 sn
Helva Sohbetleri
05.09.20269 dk 37 sn
İkramiyeler
23.03.20245 dk 33 sn
Kahve
12.07.202610 dk 17 sn
Kandiller
25.12.202512 dk 39 sn
Köy Odaları
20.09.20269 dk 48 sn
Meczuplar
24.10.202610 dk 45 sn
Mezartaşları
03.10.202612 dk 9 sn
Misafirperverlik
19.09.20268 dk 23 sn
Müslüman Saati
15.08.20267 dk
Namazgâhlar
26.07.202610 dk 2 sn
Ninniler
17.10.202611 dk 40 sn
Okçuluk
01.04.202010 dk 34 sn
Peygamber Sevgisi
27.09.202612 dk 22 sn
Renkler
01.04.202010 dk 19 sn
Sala
03.02.20208 dk 11 sn
Selamlaşma
08.08.20267 dk 23 sn
Şivlilik
02.01.20227 dk 57 sn
Su
18.10.202611 dk 20 sn
Sütannelik
02.08.20268 dk 59 sn
Temizlik
11.10.202610 dk 14 sn
Usta Çırak-Ahilik
12.09.202610 dk 36 sn
Vakıflar
19.07.202614 dk 21 sn
Yağmur
01.11.20269 dk 58 sn
AKRA