İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Beşik Alayı

Beşik Alayı
Anadolu İrfanı

Beşik Alayı

01.08.2026
11 dk 30 sn

Anadolu’nun kültür aktarımı alışkanlıklarından biri değerleri törenler vasıtasıyla aktarması, öğretmesi ve korumasıdır. “Alay” adını en çok duyduğumuz törenlerdendir. En meşhuru “Surre alayı” olsa da “amin alayı”, kandil alayları gibi daha başka alaylarımız, törenlerimiz vardır. 

Alaylar arasında en geniş yeri aileye yeni bir ferdin katılması için düzenlenen törenler alır. Beşik alayı henüz dünyaya gelmiş kız veya erkek çocuğun gelişini kutlamak, eşe dosta duyurmak için olsa da esasında aileye ve topluma katılan yeni bireyin ehemmiyetini de anlatması bakımından önemlidir. Çocukların yetişkinlerden farklı ve özel oldukları bilinci, 19. y.y. ortalarına, çocuklar işçi olarak çalıştırılmaya başladıktan sonra farkedilen batı dünyasının aksine bir İslam geleneğidir. Anadolu halkı da bu anlayışı benimsemiş ve kendine mahsus renklerle süslemiştir. Beşik alayı belki biricik bir uygulamadır dünya yüzünde, belki mütevazı benzerleri olabilir. Ancak Anadolu'da bebeğin teşrif ettiği ailenin variyetine göre çeşitlenen törenlerle kutlanır.

İlk çocuğunu dünyaya getiren lohusalara mahsus olan beşik alayının büyük ailelerce yapılanları tarih kitaplarında ballandıra ballandıra anlatılır. 

Beşik alayının kibarane yapılması son derece önemlidir. Bunun için evdeki eşyalardan, sofra takımlarına, örtülerden peşkirlere her şey birer sanat eseri güzelliğinde ve zerafetinde titizlikle hazırlanmalıdır. 

Özellikle büyük konaklarda asıl önem verilen husus konakta her şeyin titizlikle ve bilerek seçilmesi ve bunları kullanan ve konakta hizmet gören cariyelerle hane halkının da üstün zevk sahibi olmalarıdır. Hizmet edecekler bu şekilde terbiye görürler. Gerek gündelik hayatta, gerek davet, ziyafet ve düğünlerde hizmet edenlerin telaşlı iş görmeleri, birbirlerine yüksek sesle hitap etmeleri, birbirlerine girercesine koşuşup çarpışarak iş yapmaları, hizmetlerin intizam içinde yürütülememesi, üst tabakaya mensup Osmanlı küberasının pek ayıpladığı hususlardır. 

Bu gibi kibar tabakanın konaklarında ve hatta orta halli ailelelerin evlerinde hizmet edenlerde en çok aranan şey, hane halkının pek gizli bir işaretini hem en anlayıp gereğini yapmaları, sessiz ve düzenli iş görmeleri, herkese karşı çok nazik ve mütevazı olmaları, birbirlerine güleryüz göstermeleri, yumuşak ve al¬çak sesle hitab etmeleri, büyüklere hürmetle, küçüklere tatlı ve hoşgörü ile muamele etmeleridir. 

Hatırlanacağı üzere tarih kitaplarımızda anlatılan ve anlatıldıkça kendisine hayran bırakan Osmanlı edep ve görgüsü işte nezih kurallar dairesinde oluşmuş, toplumun bütün kesimlerine öylece sirayet etmişti. 

Beşik alayında kullanılacak olan beşik bebeğin gelişinden önce itina ile hazırlanır. Beşi¬ğin her tarafı fes rengi, mavi ya da lacivert kadife ile kaplanır, sırma şeritlerle süslenir. Kadifenin rengi hiçbir zaman yeşil ve al olmaz. Beşiğin iki yanı ile baş ve ayak uçları gümüşten yapılmış küçüklü, büyüklü kabartma çiçekli paftalarla tezyin olunur. Baş ve ayak uçlarına ayrıca yapma elvan çiçekler takılır. Bardak denilen ve çocuğu sarmaya yarayan beşik atkıları telli istufe tabir edilen kumaştan ve sırma şeritlerden imal edilir. Bebeğin yatağı, yastıkları, yorganı yeşil dışında herhangi bir renkte ve ailienin mali gücüne göre kıymetli kumaşlardan hazırlanır. Yorganın üzeri sırma tel ipek ve gümüş pullarla kaplıdır. 

Beşik alayının yapılacağı gece lohusa hanımın ve zevcinin en yakın akrabaları, hukuku eski olan ve görüştükleri kimseler, ayrı ayrı haberciler gönderilerek davet edilirler. Bu arada çengi kadınlar’dan oyuncularla, onların kolbaşı’larından birine de haber yollanır.

Sıracı denilen çalgıcılardan ve konağın civarındaki hamamın usta olarak anılan kadın hademelerinden bazıları da davet edilir. Konakta nedime ve yardımcı hanımlar da, o gece hazır olurlar. Kâhya kadın 2-3 ile nedime ve yardımcılar ile birlikte misafirleri karşılamak ve uygun odalara almak gibi teşrifatçılık vazifesi yaparlar. 

Konakta bulunan cariyelerin bir bölümünün de misafirlerin giydikleri ferace ve yüzlerine tuttukları yaşmaklarını alarak, bunlara tahsis edilmiş olan ferace oda’sına götürür ve herkesin eşyasını müzeyyen ve işlemeli ayrı ayrı bohçalara sarar, aralarına da tefarik ve yonca çiçekleri bulunan dülbendden kü¬çük keseler koyarak yerleştirirler. Bir kısım cariyeler ise Saksonya fincanlarıyla kahve yerine sıcak lohusa şerbeti ikramı ile, bazıları da sofraların kurulması ve düzenlenmesiyle görevlendirilir. 

O gün ikindi vaktinden sonra davetli hanımlar takım takım gelmeye başlayınca kararlaştırıldığı şekilde karşılanır, feraceleri alınır, derece ve itibarlarına göre münasip odalara alınarak şerbet ikram olunur. Daha sonra lohusa hanımı ziyaret ederler. Ancak lohusanın sıkılıp al basmasını önlemek için odaya ikişer-üçer girer, iki-üç dakika kadar oturup kalkarlar. 

O gün misafirler yüzükten başka mücevher takmazlar. Lohusa hanımı rahatsız etmemek için koku da sürünmezler. Bu sırada bir taraftan sofralar kurulmaya ve konağın her tarafında bululunan mumlar, askılı kandiller ve sofalardaki büyük küçük avizeler yakılmaya başlanır. Merasim yapılacak olan sofanın etrafına misafirlerle çalgıcıların oturmaları için çok değerli yüzler geçirilmiş şilteler serilir. Çalgıcıların oturacağı yere de üstlerine bardak kapatılmış billûr sürahiler konulur.

Akşam ezanından bir saat önce misafir hanımlar yemek odalarına davet edilmeye başlanır. Bu davette kübera hanımlar için kâhya kadın, diğer misafirler için de derecelerine göre başka hanım ve cariyeler vazifelendirimiştir. Bunlar misafirlerin odalarına girer, kapının yanında durup herkesi temenna ile selamlarlar. Bu hareket "yemeğe buyurun" anlamına gelir. Sözle yemeğe davet çok ayıp sayılır. Edep ve sükunetle, telaşsız ve gürültüsüz davet edilirler.

Hanımlar da kendi aralarında teşrifat usullerine göre yine gürültüsüz ve nezaketle birbirlerine önden çıkmalarını teklif ederek yemek odasına girerler. Baş sofrada hane sahibesi hanım, misafirleriyle beraber bulunur. Orada hazırlanmış kıymetli leğen ve ibriklerle eller yıkanır, sırma başlı havlularla eller silinir, sonra yemeğe oturulur. Yemekler yendikten ve tekrar eller yıkandıktan sonra yine teşrifat usullerine uyularak odalara dönülür. Bu sefer yemek üzerine şerbet değil kahveler ikram edilir. 

Daha sonra misafirler beşik alayının yapılacağı büyük sofaya, beraberlerinde teşrifatçı kadınlar olduğu halde takım takım gelirler. Herkes itibarına göre yerlerine oturtulur. Eğer mevsim kış ise sofa, gayet büyük mangallara konmuş ateşlerle ısıtılmış olur. Beşiği getirmek için hazırlanmış olan hanımlar, ön eteklerinin sağ tarafına gelen ucunu bellerindeki kuşağa sokmuş ve beyaz ipekli uzunca bir tülün bir ucunu iğne ile tepelerine iliştirmiş, diğer ucunu arkalarına doğ¬ru salıvermiş ve bir şalı da kuşak gibi devşirip omuzlarına çaprazvari bağ¬lamış olarak beşiğin bulunduğu odaya girerler. Ayak tarafı önde bulunmak üzere, beşiği büyük bir itina ile tutup kaldırırlar. Beşiğin iki tarafina da çengilerden ikişer hanım geçer. İşlemeli defler çalarak, beşiği gayet ağır bir yürüyüşle sofaya taşır ve ortaya koyarlar. Daha sonra sofanın bir tarafında durup, def çalmaya devam ederler. Bir süre sonra defler kesilir, kolbaşı hanım biraz ortaya gelerek orada hazır bulunanlara şu manzumeyi okumaya başlar:

Beyim (yahut kız ise hanım) bunda sallanacak 
Yanakları allanacak 
Ağzı tadı ballanacak 
Eyleyelim böyle dua 
Bize şerefler verecek 
Daim safalar sürecek 
Kendi de evlad görecek 
Eyleyelim böyle dua 
Mürüvvetin görsün peder 
Görmesin validen keder 
Herkes temenniler eder 
Eyleyelim böyle dua 
Çekmesun âlâmdan eser
Validesi ile hem peder 
Eyleyelim böyle dua 
Her dem bula şan-u şeref 
Versin Hudâ hayrü’l-halef
Ömründe etmesin esef 
Eyleyelim böyle dua 
Sıhhat ile zaman sürsün
Valideyni bunu görsün 
Eyleyelim böyle dua 

Manzume okunduktan sonra beşiği tekrar alır, defler çalınarak ve makama münasip türküler söylenerek yavaş bir yürüyüşle doğruca lohusa hanımın odasına gidilir. Hepsi hanımı tebrik eder. Beşiğin üzerinde bulunan yorganını ayak ucuna toplarlar. Lohusa hanımın validesi daha içine çocuk konmadan önce çocuğun “Rızkı bol olsun” niyetiyle beşiğin içine birkaç altın atar, bu altınlar ebe hanıma verilir. Beşik alayı da böylece son bulur. 

Misafirlerden evleri yakın olanlar döner, uzaktan gelmiş olanlar ise konakta ağırlanırlar. Kendileri için hazırlanmış olan odalarına gece kandili, lamba, su ve bir bardak içinde bir miktar kakule denilen bahardan konur. Kakule, gece midesinden rahatsızlanabilecek misafirlerin yemesi içindir. Ertesi gün sabahleyin misafirlerin her birine ayrı ayrı kibarane hazırlanmış ve ufak bir fincan sıcak süt konmuş kahvaltı tepsileri yanı sıra özenle işlenmiş havlu ve elbezileri götürülür, sonra yine kahve ikram edilir. Misafirler giderlerken konağın hanımı ile yardımcıları rahatsız olmuşlarsa bağışlanmalarını temenni ederler. Misafir hanımlar ise hizmette bulunanlara birer mendil içine bağlanmış bahşişlerini takdim ederler, lohusa hanıma selamlar bırakarak giderler.

Lohusa hanım hamama götürülmeden bir pazartesi günü çocuğun Besmele ile tırnakları kesilir. Sonra çocuğun eli pederinin para kesesine sokturulur, alabildiği kadar para dadısına, sütninesi varsa ona, onlar yoksa fakirlere sadaka olarak ikram edilir. 

Cömertler arasında başlayan hayat Anadolu’da böyle cömertçe yaşanır ve öylece sona ererdi.

Bir Sonraki

Çevre

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
Ahiret Kardeşliği
09.08.20268 dk 33 sn
Anadolu İrfanının Önemi
05.11.20197 dk 15 sn
Anadolu Şehirlerinde Bayram Gelenekleri - 1
27.05.20267 dk 49 sn
Anadolu Şehirlerinde Bayram Gelenekleri - 2
28.05.202611 dk
Anadolu Şehirlerinde Bayram Gelenekleri - 3
08.06.20257 dk 49 sn
Anadolu Şehirlerinde Ramazan
28.02.20264 dk 34 sn
Asker Kınası
06.09.202611 dk 58 sn
Aşure
25.06.20269 dk 29 sn
Ayet Sofraları
21.02.20267 dk 9 sn
Bacıyanı Rum
13.09.20268 dk 5 sn
Başımın Gözümün Sadakası
25.10.20269 dk 5 sn
Bed-i Besmele-Amin Alayı
16.08.20268 dk 14 sn
Çevre
30.08.202612 dk 13 sn
Çiğdem
31.10.20266 dk 57 sn
Çocuk Terbiyesi
10.10.202610 dk 57 sn
Deyimler
04.10.20267 dk 5 sn
Dilencilik
23.08.202610 dk 43 sn
Erenler
01.04.20208 dk 45 sn
Evler
29.08.202610 dk 56 sn
Fütüvvet
22.08.20269 dk 53 sn
Goygoyculuk
26.09.20267 dk 25 sn
Hac
16.05.202611 dk 52 sn
Halk Edebiyatı
03.02.202011 dk 32 sn
Helva Sohbetleri
05.09.20269 dk 37 sn
İkramiyeler
23.03.20245 dk 33 sn
Kahve
12.07.202610 dk 17 sn
Kandiller
25.12.202512 dk 39 sn
Köy Odaları
20.09.20269 dk 48 sn
Meczuplar
24.10.202610 dk 45 sn
Mezartaşları
03.10.202612 dk 9 sn
Misafirperverlik
19.09.20268 dk 23 sn
Müslüman Saati
15.08.20267 dk
Namazgâhlar
26.07.202610 dk 2 sn
Ninniler
17.10.202611 dk 40 sn
Okçuluk
01.04.202010 dk 34 sn
Peygamber Sevgisi
27.09.202612 dk 22 sn
Renkler
01.04.202010 dk 19 sn
Sala
03.02.20208 dk 11 sn
Selamlaşma
08.08.20267 dk 23 sn
Şivlilik
02.01.20227 dk 57 sn
Su
18.10.202611 dk 20 sn
Sütannelik
02.08.20268 dk 59 sn
Temizlik
11.10.202610 dk 14 sn
Usta Çırak-Ahilik
12.09.202610 dk 36 sn
Vakıflar
19.07.202614 dk 21 sn
Yağmur
01.11.20269 dk 58 sn
AKRA