Sübhanallahi Ve Bi Hamdihi nin Fazileti - 30.06.1985

Sübhanallahi Ve Bi Hamdihi nin Fazileti - 30.06.1985
Men kâle sübhanallâhi ve bi-hamdihî miete merretin kable tulûi'ş-şemsi ve mieten –burada bi-ğayri merre- kable ğurûbihâ kâne efdale min mieti bedenitin.
"Bir kimse sabahleyin güneşin doğmasından evvel 100 defa sübhanallâhi ve bi-hamdihî derse ve bir de güneş batmadan 100 defa derse sanki 100 tane deve kurban etmiş gibi sevap kazanır."
Niye deve diyor?
Deve yedi kurban yerine geçer de ondan. Bir deve keserse kaç kişiye yeter? Yedi kişiye yeter. Kurban yedi kişiliktir. Deve büyük kurbandır. Yüz tane deve kurban etmiş gibi olur.
O zaman insan fakir olsa da çok sevap kazanabilir, âhiretin zengini olabilir. Herkesin ille develeri alıp kesecek durumu olmayabiliyor; yoksul oluyor, evinde bir hurmasından gayri bir şeyi olmayabiliyor idi.
Şimdi bizim ceplerimizde durmuyor nimetler; taşıyor. Evlerin önündeki çöp tenekelerini bir karıştırın; neler vardır, neler vardır, neler vardır... Yenilmemiş, atılmış tencereler, içinde yiyecekler, etler, sütler, tavuklar... Artık yağlı yerlerini "şişmanlamayayım" diye filancalar yemez, bilmem ne taraflarını bizim beyzademiz beğenmez, yemez. Çöp tenekeleri az geldiği için bidonlar koymuşuzdur; içi ağzına kadar israflarımızla doludur, öyle değil mi?
Öyleyiz.
Afrika'da insanlar açlıktan kırılıyor, biz burada etin yağını yemeyiz, sütün kaymağını...
"Ye yavrum."
"Iı"
"Ya kaymak..."
Yemiyor.
"Şunu ye!"
"Iı"
İlle şokella olacak, bilmem ne olacak. Böyle, şaşırmış millet. Ondan sonra da bir sürü israf ceplerimizden taşıyor.
Eskiden böyle değildi. Eskiden adamcağız Allah'ın sevgili kulu, veli kulu da... Yazdan harıl harıl hazırlanırdı, hazırladıklarını kışın yerlerdi. Öyle bakkaldan, şuradan buradan pek bir şey alınmazdı. Zeytinyağını veyahut kuyruk yağını yakarlardı, aydınlatma öyle olurdu. Tezeklerle ısıtma olurdu. Evinde kendisi kumaşını dokurdu. Böyle giderdi.
Şimdi millet zenginleşti; eskilerin yüz misli, bin misli ibadet etmesi lazım. İbadetin tarafına dönmüyor. Nimeti arttı halbuki...
Allah bizi kendi kulluğundan uzaklaştıracak, unutturacak nimetlerin içinde gafil insan etmesin. Nimetleri gördükçe Allah'a sevgisi, ibadeti, muhabbeti artan edepli kullar eylesin.
Demek ki yüz defa öyle derse yüz tane deve kesmiş gibi sevap kazanıyor. Yani fakir de olsa insan sevaplara erebiliyor.
Onun için yazın bunu:
Sübhanallâhi ve bi-hamdihî.
İnsan aklına da yazabilir.
Sonra bunu hatırlıyorsunuz, Cuma namazından sonra yerinden kalkmadan Sübhanallâhi ve bi-hamdihî, sübhanallâhi'l-azîm derse anasının da babasının da kendisinin de ne kadar günahları affolunuyordu, yıkılıp gidiyordu.
Bu sözler çok kıymetli.
Sübhanallahi ve bihamdihi. "Yâ Rabbi her türlü kemâlata sahipsin. Her türlü noksandan münezzehsin. Hiç eksiğin, kusurun yok. Her şeye kâdirsin. Her şeyi bilirsin yâ Rabbi." Ve bi-hamdihî. "Seni överim yâ Rabbi. Hamd senindir, medih senindir, senalar sana gider. Neyi beğensem o beğenmemin arkasında hep sen yarattığın için, hepsinin sonu sana varır yâ Rabbi." Sübhanallâhi ve bi-hamdihî budur.
Bu sözü insana hangi duygu söylettirir?
Allah'ın kudretini temâşa edip O'na hayran kalmak ve O'nu methetmek duygusu söylettirir.
Yapabiliyor musun onu?
Hiç; kalbi titremiyor!..
Ya şu kelebeğin renginden bir heyecan duymuyor musun? Şu çiçeğin güzelliğinden bir heyecan duymuyor musun? Şu kokudan mest olmuyor musun? Şu kuş seslerine bayılmıyor musun? Şu manzaraya için akmıyor mu? Bunları yaratanı düşünmüyor musun? Heyecanlanmıyor musun?
Şöyle etrafına ibret gözüyle baksa insanın aklı başından gider. Bulut Allah için tesbih çeker, rüzgâr tesbih çeker, yıldırım tesbih çeker, yağmur tesbih çeker... Hepsi çalışırlar, çabalarlar; nebatlar, dağlar, taşlar, kuşlar, hepsi nimetleri ortaya sen yiyesin diye dökerler... Bunlar hep senin için yapılıyor, eşref-i mahlukât, insan denilen en asil mahluk; Allah'ı unutmuş, sırtını dönmüşsün, hiç verilen nimetlere, hediyelere bile bakmıyorsun, hediye verene teşekkür de etmiyorsun; gafletle, günahla meşgul.. Olacak iş değil.
Allah bize edep nasip etsin. Edep güzel şey. Edep nasip etsin.
Sübhanallahi Ve
Bi Hamdihi Ve
Sübhanallahi Ve
Bi Hamdihi Cenneti
