Zikir Üzere Uyuyup Gece Kalkılınca Edilen Dua Makbuldur - 26.02.1984

Zikir Üzere Uyuyup Gece Kalkılınca Edilen Dua Makbuldur - 26.02.1984
Mâ min müslimin yebîtu alâ zikrin tâhiren fe-yeteârru mine'l-leyli fe-yes'elu'llâhe hayran min emri'd-dünyâ ve'l-âhireti illa a'tâhu iyyâhu.
Bu hadis, Ahmed b. Hanbel, Ebû Davud ve Taberanî, Muaz b. Cebel'den rivayet etmiş. Ebû Umame'den ve Amr b. Abese'den rivayet edilmiş.
Mâ min müslimin; "Hiçbir müslüman yoktur ki." Yebîtu alâ zikrin tâhiren; "Zikir üzerine temiz olarak geceler." Ve yeteaârru mine'l-leyli; "Ve geceleyin [gerinerek] uykusundan uyanır, uykusundan kalkar." Feyes'elu'llâhe hayran min emri'd-dünyâ ve'l-âhireh; "Dünyasının ve âhiretinin işinden Allah'tan ne isteyecekse ister," İlla a'tâhullahu iyyâhu; "Allah ona o istediğini muhakkak verir."
Şimdi bunu birazcık izah edelim;
Bir müslüman gece yatarken nasıl yatacak?
Gece yatarken müslüman temiz yatacak. Yebîtu alâ zikrin tâhiren; "Temiz olarak yatacak."
Bu temizlik çeşitli şekillerde izah edilebilir. Mesela "abdestsiz olmayacak, boy abdestsiz olmayacak" mânasına temiz olarak yatacak.
Bize abdest alınması büyüklerimiz, hocalarımız tarafından tavsiye edilmiştir. "Bir müslümanın yatacağı zaman abdesti olsa bile gidip taptaze bir abdest alıp, şöyle bir hafif dört rekât namaz kılıp öyle yatması uygundur." diye büyüklerimiz söylerdi. Bizim örfümüzde, âdetimizde, büyüklerimizden gördüğümüz adabımızda bu vardır.
Ne diyor Peygamber Efendimiz?
Alâ zikrin; "Zikir üzere temiz olarak yatmak."
Zikir nasıl olur?
Zikrin en güzeli namazdır. Çünkü içinde her çeşit zikir var. Hem Kur'an var, hem tesbih var, hem tekbir var, her şey var. O bakımdan zikirlerin en güzeli namaz kılmak olduğu için abdest alır, tâhiren şartı yerine gelir.
Alâ zikrin şartını yerine getirmek için de namaz kılar, ondan sonra yatarken kelime-i şehâdet getirir, Kul eûzu birabbi'l-felak, Kul eûzu bi rabbi'n-nas'ı, ayete'l-kürsîyi okur. Hususi duaları vardır, yatacağı zaman edilecek dualar... Ondan sonra Allahu Teâlâ hazretlerine imanını ifade eder:
"Yâ Rabbi ben sana inandım, senin gönderdiğin kitaba inandım, peygambere inandım." gibi yatma esnasında okunacak çeşitli dualar vardır. Onları okur. Hiçbir şey bilmiyorsa "Allah" diye diye, kelime-i şehâdet getire getire, amentü billahi'yi okuya okuya yatar. İşte bu 'alâ zikrin "zikir üzere yatmak" olur. Namaz kılmak en güzeli. Abdestli olarak, zikir ederek "Allah" diye diye yatar uyur.
Ondan sonra geceleyin uykusunun bir arasında uyanır. Mine'l-leyl diyor.
Gece ne zamandır? Gecenin vakti ne zaman başlar?
Akşam ezanı okunduğu zaman gecenin hükmü girer. Gündüz bitti, güneş battı; gece başladı.
Gece ne zaman biter?
Umumiyetle dinleyen kardeşlerim, genç kardeşler veya dışarıdaki vatandaşlar sanır ki ortalık aydınlandığı zaman, işte artık her taraf herkes birbirini görmeye başladığı zaman gece biter sabah başlar diye düşünür.
Hayır!
İmsak kesildiği zaman gece biter; sabah o zaman başlar. Sabah namazının evvel vakti, gece o zaman bitiyor.
Ne zaman bitiyormuş?
Takvimlerdeki oruç için imsak vakti vardır ya, "Artık yemek yeme! Bu vakitten sonra yemek yemek doğru olmaz, oruca niyetlen, ondan sonra oruçlu dur." dediğimiz vakit var ya, işte o sabah vaktidir. İsterse dışarıya baktığı zaman daha her taraf çok iyi görünmesin. Hafif karanlık gibi bile olsa sabahın hükmü girmiştir. Demek ki gece, akşam ezanıyla imsak vakti arasındaki zamandır.
Burada mine'l-leyli diyor, demek ki müslüman imsaktan önceki bir vakitte kalkacak. Temiz olacak; yatarken temiz yatacak. Zikir ede ede yatacak ve henüz gecenin hükmü geçmediği bir vakitte kalkacak. Gecenin yarısı olabilir, üçte ikisi olabilir.
Gecenin son kısmına Arapça'da seher derler. Bizim Türkçe'de seher denilince sabah sanılıyor. Halbuki seher gece vaktidir. Daha hiç ortalık aydınlık olmayan fakat artık sabaha yakın kısmıdır. Seher vaktinde yenilen yemeğe de sahur derler.
Sahur ne demekmiş kelime olarak?
Yemeğin adı. Seher vaktinde yenilen yemeğin adı Arapça'da sahur'dur. Onun için o ismi almış. Seher vaktinde yenildiğinden kelimeler benziyor birbirine. 'Se' harfi var, 'ha' harfi var, 're' harfi var. Sahûr; Seher vaktinde yenilen yemek. Arapça'da böyle bir vezin var faûl vezni.
Hadise dönelim; demek ki insan zikir üzere temiz olarak uyuyacak ve geceleyin kalkacak.
Ne zaman?
İmsaktan önceki bir vakitte o "tatlı uykusunu bölecek" Peygamber Efendimiz böyle diyor, bu kelimeyle ifade ediyor. "Tatlı uykusunu böler."
Kimin için?
Allah rızası için. Feyes'elu'llâhe hayran min emri'd-dünya ve'l-âhireh. "Allahu Teâlâ hazretlerinden dünyası için, âhireti için bir şeyler ister. İlla a'tâhu iyyahu; "Allah muhakkak verir, isterse verir."
Neden?
O seher vakti çok kıymetlidir. Üstüne bir kitap yazsak… O kadar çok haber var bunun hakkında.
Ve bi'l-eshâri hum yestağfirun. diye Kur'ân-ı Kerîm'de geçiyor. "Seher vaktinde tevbe, istiğfar etmek." Peygamber Efendimiz'in çok hadîs-i şerîflerinde geçiyor. Çok meşhur bir vakittir. Duaların çok kabul olduğu bir vakittir. O vakit Allahu Teâlâ hazretleri semâ-ı dünyaya rahmetiyle nüzul eyleyip kullarına seslenir:
"Yok mu benden istiğfar isteyen? Yok mu benden mağfiret isteyen, tevbe istiğfar eden? Onu affedeceğim, mağfiret edeceğim, istediğini vereceğim. Yok mu benden bir şey talep eden?" diye seslenirmiş kullarına.
Hani herkes uykuda, tatlı uykusunda olduğu o zaman. Ariflerin büyük pazarı, panayırı zamanıdır. Arifler o zamanda uyanık olurlar. Akşam erken yatarlar, gecenin o vaktinde uyanık olurlar.
Biliyorsunuz Peygamber Efendimiz'e Kur'an'ın ayetleri geldi. İlk ayetler rivayete göre İkra' sûresinin başındaki beş ayet geldi. Ondan sonra Müddessir sûresinin başındaki ayetler geldi. Orada namaz kılması emrediliyor. Ondan sonra üçüncü grup Müzzemmil sûresi ayetleri geldi. Geceleyin kalkıp namaz kılması emrediliyor.
İslâm ilk geldiği zamandan beri gece kalkıp ibadet etmek emrolunmuş, Peygamber Efendimiz'e de Ashab-ı Kirâm'a da tavsiye edilmiş. Peygamber Efendimiz hep geceleri kalkardı, teheccüd namazı kılardı, o vakitlerde Kur'an okuyup zikr ü tesbih ederdi. Ashâb-ı kirâm da ona çok riayet etmişler. Onun için çarçabuk kemale erivermişler.
Onun için insan herkesin uyuduğu gecenin o vaktinde çalışırsa maneviyatı açılır, gafleti kalkar, duaları kabul olur. Gözyaşlarıyla böyle ağlaya sızlaya istediği şeyleri Allahu Teâlâ hazretleri ihsan eder. Bu hadîs-i şerîf bunun binlerce delilinden bir tanesi. Bir tane değil, çok var bu hususta…
Onun için kardeşlerime tavsiyem akşam erken yatsınlar. "Televizyonda güzel program oluyor hocam." Bırak şu televizyonu! Erken yatacaksın, bu vakti kaçırmayacaksın.
Sen kazanç aramıyor musun? Sevap aramıyor musun? Allah'ın rızasını aramıyor musun?
Arıyorsun. Erkence yat, bu vakitte kalk, dua et. Hem dünya için hem âhiret için faydalı. Ne istersen ihsan eder. Bak hadîs-i şerîfte İlla a'tâhu; "Ne isterse muhakkak verir." diyor. Duaların kabul olduğu bir zamandır; gafil olmayın, fırsatı kaçırmayın.
"Çağıra kimin haceti varsa, dursun dilesin, geçmeye pazar."
Meşhur ilahi var ya. Gecenin üçte ikisi geçince, gecenin sülüsani geçince, emr-i Hakk ile gökten yere iner melekler, iner de çağırır, seslenir, nida ederler;
"Kimin haceti, ihtiyacı varsa dursun Allahu Teâlâ hazretlerinin huzuruna, dilesin o ihtiyacını, pazar geçmesin, pazar zamanı geçmesin." diyor. Bu güzel bir ilahi. Sözleri de güzeldir. Hakikaten bir pazar gibidir.
Bilmiyorum böyle semt pazarlarına, akşam işten geç gelip de geç gittiniz mi; elinize pideyi alırsınız, dükkâncılar kapatmışlardır, tezgahlar bitmiş, kamyonlar yükleniyor bir taraftan. İşte ne ararsanız yok. Çöpler kalmış ortada. Satılan satılmış, güzel meyveler, güzel sebzeler vesaire. "Hay Allah, yetişemedim işte. İşten geç geldim." Dolaşırsınız dolaşırsınız, doğru düzgün bir domates bulamazsınız, doğru düzgün bir sebze bulamazsınız.
Neden?
Pazar geçti. Pazarın vakti bitti.
İşte insanlar da uyuyorlar, uyuyorlar, ondan sonra sabah kalkıyorlar, gözleri çapaklı çapaklı, üzerlerine güneş doğmuş. Tıpkı o mezbeleliğe kalkar gibi. Pazar yeri bitti. Alan aldı, satan sattı, kazanan kazandı, torbasını, filesini dolduran doldurdu arabasını, kâr eden etti.
Mü'min erken yatacak, erken kalkacak. Seher vaktini değerlendirecek.
Dağlar ile taşlar ile, çağırayım Mevlâm Seni.
Seherlerde kuşlar ile, çağırayım Mevlâm Seni.
Kuşlar bile uyanır o zaman. Cıvıl cıvıl cıvıl ötüşürler. Daha gece ama o vakti sezerler. Horoz sezer. Seher vakti horozun ötüşünden belli olur. "Seher vakti gelmiş, tamam. İlk horozlar ötmeye başladı." derler. Köylüler bunu bilir, seher vakti geldi diye kalkarlar. Daha ortalık zifiri karanlıktır ama seherin vakti geldi.
Onun için eğer bir şey isteyecekseniz bu vakti geçirmeyin. İhtiyacınız yoksa, siz bilirsiniz; istediğiniz kadar uyuyun. İhtiyacı olmayan insan uyur.
Zikirle Uyuyan
Zikirle Gafletle Uyuyan
