Duanın Kabul Olduğu Zamanlar - 03.05.1981

Duanın Kabul Olduğu Zamanlar - 03.05.1981
Sâatâni. "İki zaman vardır."
Buradaki saatten maksat, "altmış dakika" demek değil.
Sâatâni. "İki zaman vardır." Tüftehu fîhimâ ebvâbü's-semâ. "Semanın kapıları o saatlerde açılır."
"Semanın kapıları" birçok hadîs-i şerîfte geçiyor.
Demek ki bu sema öyle bomboş değil, dua hemen göğe yükselip dergâh-ı izzete ulaşmıyor. Kapıları var, tutanları var, melekler var. Semanın her duayı yukarıya bırakmayan muhafızları var. Birçok hadîs-i şerîften bunu sarih olarak öğreniyoruz. Her semanın müvekkel bir meleği olduğu ve yukarıya daha başka şeyleri, Allah'ın müsaade etmediği şeyleri geçirmediğini hadîs-i şerîflerden biliyoruz.
"İki saat vardır, iki zaman vardır ki bu zamanlarda semanın kapıları açılır."
Ve kalle mâ türeddü alâ dâin da'vetühû. "Bu zamanlarda dua edenin duası çok nadir olarak reddedilir."
"Hepsi kabul olunur." demek. Çok nadir olarak reddedilir.
Dua neden reddedilir?
Âdâbına riayet etmemiştir, duada bir kusur vardır, istediği şeye muvafık değildir de ondan. Ama kabul olunur.
O halde biraz sonra Peygamberimiz bize neyi bildirecek?
Duanın makbul olduğu iki zamanı bildirecek.
Bakalım o zamanlar neymiş?
İnde hudûri's-salâh. "Namaza hazır olunduğu zaman."
Bu namaza hazır olunduğu zaman demek muhtemelen beş vakit namazı kılma zamanı.
Madem duaların kabul olduğu zamanmış; o halde camiye biraz erken gelmek akıllı insanın kârıdır. Ezan okunmadan camiye gel. Hem ezan okunmadan evvel, hem ezan biter bitmez namazlara geçilmeden evvel; kapının açık olduğu zaman, duanın dergâh-ı izzete ulaştırılacağı zaman, duanın kabul olunacağı zaman dua et.
O halde camiye biraz erken gelelim. Zaten başka hadîs-i şerîflerde de camiye erkence gelmenin sevabı zikredilmiştir. Ezan okunmadan geliriz, biraz tesbih çekeriz, "Allah" deriz, dua ederiz.
Ezan okunur. Ezanı müezzinle beraber tekrar ederiz, ezan dualarını okuruz. Ezan bittikten sonra elimizi açarız, ezandan sonraki duayı okuruz.
Ondan sonra daha sünnete geçilmezden önce elimizi açar, isteriz. Çoluğumuz çocuğumuz, kendimiz, rızkımız, hastalığımız, derdimiz hakkında Allah'tan talep ederiz; bak göreceksiniz nasıl kabul olacak.
Sünneti kıldığımız zaman da daha farza kadar vakit var, farza kadar da yine dua ile meşgul oluruz; birisi bu.
Hocamız rahmetullahi aleyh; "Ya beş vakit namazdır veyahut umumî, namaza hazır olunduğu her zamandır." diyor.
Bu daha güzel tabi. Beş vakit namazın dışında da, insanın nafile namaz kılacağı zaman daha namaza durmadan önce de semanın kapıları açılıyorsa o da güzel.
Ama ihtiyatı elden bırakmayalım. Beş vakit namazı camide kılmaya, erken gelmeye ve o vakitleri dua ile değerlendirmeye çalışalım. Bunu yapabiliriz. Çünkü ikinciyi biraz zor yapacağız.
İkinciyi okuyorum:
Ve inde's-saffi fî sebîlillâh. "İslâm ordusu saf bağladığı zaman."
O zaman semanın kapıları açılır. Bu konuyla ilgili bir başka hadîs-i şerîf daha var. Burada değil ama açıklamasında müellif merhum rahmetullahi aleyh kaydetmiş. Ben de onu size okuyayım.
Peygamber Efendimiz bir başka hadîs-i şerîfinde buyurmuş ki;
Tuftehu ebvâbü's-semâ'i ve yustecâbü'd-duau fî erbeati mevâtine. "Dört yerde semanın kapıları açılır ve dualar makbul olur, müstecab olur."
Bir; inde iltikâ'i's-sufûfi fî sebîlillâh, "İslam ordusu saf bağladığı zaman."
Ve inde nüzûli'l-ğays. "Yağmur yağdığı zaman."
Yağmur yağdığı zaman dua makbuldür. Allah'ın hikmeti. Yağmur Allah'ın rahmeti olduğundan, biz "rahmet" demişiz. Bizim köylerde anamız rahmetli hep öyle derdi:
"Rahmet yağıyor. Üstüne paltonu al."
"Yağmur yağıyor." demez, "rahmet" derlerdi. Ne güzel kelimeler kullanırlarmış.
Kızar; lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh derdi ecdadımız. Küfür etmez, kötü söz söylemez. Tesbih çekiyor. Biraz sıkıştırırsın, Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah der.
Kendilerini ne kadar güzel şeylere alıştırmışlar.
İkincisi; yağmur yağdığı zaman.
Ve inde ikâmeti's-salâh. "Namazın kılınacağı zaman."
Burada ikâmeti's-salâh dedi, tam o sırada namaza kâmet getiriliyor. Yukarıdaki hadîs-i şerîfte inde huzûri's-salâh demişti. O vakitte.
Dördüncüsü; inde rü'yeti'l-ka'be, "Kâbe-i Müşerrefe görüldüğü zaman."
Kâbe görüldüğü zaman da dua makbuldür.
Bunun iki ihtimali var.
Bir; "İnsanın hacca gidip de Kâbe-i Müşerrefe'yi ilk defa gördüğü zaman, gözünün ilk takıldığı zaman yaptığı dua makbuldür." derler.
Onun için hacı; yeni hacca gitti, Beytullah'a girdi, onu Bâbü's-Selam'dan aldılar, dolaştırırlar. "Bakmayayım." diye başı önde yürür. Baksa görecek ama oradan dolaştırır. Yolunca yöntemince gelir.
Ondan sonra; "Hadi bak!" dediği zaman, gözünün önünde dopdolu, gelin gibi Kâbe-i Müşerrefe. Siyah örtü ama üstü nakışlı, âyet-i kerîmelerle sırmalı, âyet-i kerîmelerle yazılı. Yüreği erir insanın... Kâbe-i Müşerrefe'ye baktığı zaman hayran kalmamak mümkün değildir. Baktığı zaman insanın içi damla damla erir. İşte o zaman dua makbul.
"Bir ihtimal daha var." diyor şârihimiz, müellifimiz rahmetullahi aleyh;
"Kâbe'ye her baktığı zaman duası makbul olur."
Zaten Kâbe'ye bakmak biliyorsunuz başlı başına sevaptır. İnsan gözünü Kâbe'ye dikti. Diz çöktü oturdu orada, sabahtan akşama ona baktı. Sevaptır. Kâbe'ye bizzat bakıvermek bile sevaptır.
"Her bakışta da muhtemeldir." diyor.
Öyleyse yaşadı insanlar! Baksın baksın dua etsin, baksın baksın dua etsin.
Haccı küçümsemeyelim; hac çok büyük bir ibadettir. Bir insan hacceder de geri dönerken; "Acaba Allah beni affetti mi?" diye düşünürse, o zaman ilk günahı işlemiş olurmuş. Allah bütün günahları affediyor.
Hac usulüyle yapılırsa defter-i a'mâlinin kirlerini silip bembeyaz edici bir ibadettir. Kavga etmeyecek, cidal etmeyecek. Haccın da âdâbı, usûlü var. Adabına uymazsa olmaz tabi.
Kimisi turist gelir, turist gider. Maksadı haccetmek değil ki!
"Oradan şu kadar mal alayım, bu kadar şey alayım. Şurayı göreyim, burayı göreyim..."
Sen keşke başka yere gitseydin. Orası ibadet yeri. Övünme yeri değil, kavga yeri değil, gürültü yeri değil.
Mescid-i Nebevî'de kavga eder.
Olur mu?
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in huzuru kavga yeri mi?
İnsan utanır. Büyük bir kimsenin huzurunda başkasıyla fısır fısır konuşmaya bile utanır.
Eşyayı Koruma
Duası - 16.01.1983
Duada Ya
Erhamer Rahimin Demek
