Günahları Affettiren Dua - 16.06.1985

Günahları Affettiren Dua - 16.06.1985
Men kâle lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr lem yesbikhâ amelün ve lem tebga meahâ seyyietün.
Taberânî, İbn Asâkir, Ebû Ümâme el-Bâhilî'den rivayet etmiş.
Şimdi burada ne diyor Peygamber Efendimiz?
"Her kim ki lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr derse."
Ne olur?
Lem yesbikhâ amelün. "Hiçbir sevaplı ibadet, amel bunu geçemez."
Bunun sevabı daha çok.
Ve lem tebga meahâ seyyietün. "Bunu söyleyen adamın yanında da bir günah kalmaz, hepsi affolunur gider."
Mânası:
Lâ ilâhe illallah. "Allah'tan gayri tanrı, mâbud, ilâh, tapınılacak yoktur." Vahdehû lâ şerîke leh. "O biriciktir, tektir; şerîki, ortağı yoktur." Lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü. "Egemenlik Allah'ındır, hüküm O'nundur. Ne derse o olur."
Kâfirin kâfirliği nasıl oluyor?
Kâfirin kâfirliğine de hikmeti dolayısıyla müsade etmiş, ondan yapabiliyor. Müsaade etmese başına yıldırım yağdırır, onu o anda kahreder, yaptırtmaz. Müsaade etmiş. Çünkü cihan halkı hepsi kâfir olsa O'na bir zarar veremez; hepsi mü'min olsa bir fayda veremez. Hepsi kulları... İmtihan için serbest bırakmış; "Ne yaparsa yapsın bakalım şu kulum..." diye...
Mülk O'nun. Rızası yok ama fırsat vermiş. İpini salıvermiş, kâfir kâfirliğini yapıyor, müşrik müşrikliğini yapıyor. Ama ipini salıverdiğinden... O sanıyor ki kendisini; hür... Dilese Allah ezer; karınca ezer gibi... Çocuğun, bir şeyin altında ezildiği gibi ezer dilese. Ezmiyor, mühlet veriyor.
Belli de olmaz. Çünkü Peygamber Efendimiz'i Taif'e gittiği zaman taşladılar, topuğunu yaraladılar. Cebrail aleyhisselam geldi;
"Yâ Muhammed! Allahu Teâlâ hazretleri beni sana gönderdi, dilersen bu beldenin altını üstüne getireyim... Lut kavmine olduğu gibi bu beldeyi tersyüz edeyim, mahvolsun bu ahâli!"
"Yâ Rabbi! Sen bu benim kavmimi affeyle çünkü onlar benim peygamber olduğumu bilemediler de cahilliklerinden yapıyorlar. Bunların evlatları iyi insanlar olacak." dedi Peygamber Efendimiz, onlara dua etti.
Belli olmaz. Şu anda kâfir olur; konuşursun, konuşursun, konuşursun, müslüman olur da eline ayağına sarılır; "Ya ben seninle çok hasımdım evvelce ama şimdi hak yolu anladım, doğru yola girdim." der.
Amerika'dan yok mu müslüman olan? Almanya'dan yok mu müslüman olan? Papazlardan yok mu müslüman olan?
Dünya kadar... Kitaplara yazdık. Bir sürü papaz var, müslüman olmuş.
Onun için mülk O'nundur. Kâfire de mühlet veriyor.
Zaten birazcık yeri sarsıveriyor, zelzele; bakıyorsun adamın benzi sapsarı sararmış, bıdır bıdır, bıdır bıdır duaya başlıyor.
"Yahu sen hiç dua etmezdin? Hiç namaz kılmazdın?.."
Zelzele, ölüm korkusu...
Bir kanser oluveriyor, bir hastalık oluveriyor, olmadık bir hastalık...
Evveli de sonrası da her şey Allah'ta. Mülk Allah'ın.
Lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü.
Her türlü övgü, övülmeye layık iş O'nun sanatı, O'nun işidir. Hamd da O'nun.
Ve hüve alâ külli şey'in kadîr. "O her şeye hakkıyla kâdirdir."
Azıcık filan değil, az buçuk değil; hakkıyla kâdirdir. Ne dilerse hiç zahmet, meşakkât çekmeden 'Ol!' dediği olur. Yapmak istediğini yapar, dilediğine hiç kimse karşı duramaz. Kimsenin, hiçbir varlığın gücü yetmez.
İşte bu mânayı böyle söylediği zaman onun sevabına hiçbir şey yetişemiyor ve o kulun üzerinde hiç günah kalmıyor.
Mânasını düşünerek bir deyiverelim:
Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr.
Hapşırdığında Edilecek
Dua - 05.02.1993
Geniş Zamanda
Dua Etmek -
