Hapşırdığında Edilecek Dua 2 - 05.02.1993

Hapşırdığında Edilecek Dua 2 - 05.02.1993
İzâ atase ehadüküm fe'l-yekuli'l-hamdü lillâhi rabbi'l-âlemîne ve'l-hamdü lillâhi 'alâ külli hâlin fe-izâ kâle zâlike fe'l-yekul men 'indehû yerhamukellâhu fe-izâ kâle fe'l-yekul hüve yağfirullâhu le-nâ ve le-küm.
Bu ikinci hadîs-i şerîf, hapşırmak vukuu bulduğu zaman ne söylenecek, bu konuda bir hadîs-i şerîf. Çok kaynakları var. Sâlim b. Abd'ten rivayet edilmiş. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;
İzâ 'atase ahadüküm. "Sizden biriniz hapşırdığı zaman." Fe'l-yekul. Hapşırdığı zaman ne diyecek?
Elhamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn ve'l-hamdü lillâhi 'alâ külli hâl. diyecek. "Âlemlerin Rabbine hamd olsun, her hal üzere Allah'a hamd olsun." Yani iyilik, kötülük, bolluk, darlık, her hal üzere Allah'a hamd olsun.
Elhamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn ve'l-hamdü lillâhi 'alâ külli hâl. Fe-izâ kâle zâlike. "Hapşıran kendisi bu sözü söyledi mi." Fe'l-yekul men 'indehû. "Yanında bulunan öteki müslüman da ona desin ki o zaman." Bekleyecek ilk önce, hapşırdı, bakalım arkasından bu ne diyor diye, kulak kabartacak, bekleyecek. Elhamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn ve'l-hamdü lillâhi 'alâ külli hâl, dedi mi hapşıran, dedi.
O zaman bu yanındaki kişi ne diyecek?
Yerhamukellâh. "Allah sana merhamet etsin." diye dua edecek. Yerhamukellâh diyecek. O hapşırdığı zaman Elhamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn ve'l-hamdü lillâhi 'alâ külli hâl deyip hamd edince, bu da Allah sana merhamet etsin diye dua edecek. Müslüman hapşırana böyle dua edecek.
Fe-izâ kâle fe'l-yekul hüve. "Yanındaki bu sözü söylediği zaman, hapşıran bu sefer cevap olarak ona diyecek ki." Tabii o dua etti ona ya, o ne yapacak? O da ona mukabele etmesi lazım.
Yağfirullâhu le-nâ ve le-küm. "Allah sizi de bizi de mağfiret eylesin." Bunları ezberlemek, öğrenmek lazım.
Müslümanın selâmı başkadır, selamının mânası da başkasıdır. es-Selamü aleyküm nerede, günaydın nerede, guten tag nerede? Selamı başkadır, oturması, kalkması, ibadeti başkadır, her şeyi kendine mahsustur, güzeldir, hiçbir şeyin taklidi değildir, tamdır, derin ve güzel manalıdır. Hapşırdığı zaman Allah'a hamd edecek ve ötekisi onu duyunca ona dua edecek, yerhamükellâh diyecek. O kendisine dua edildi diye, yağfirullâhu le-nâ ve le-küm diyecek.
Başka rivayetler de var. Dört tane hadîs-i şerîf var bu konuda. Onları peşpeşe hızlı okuyuverelim.
İzâ atase ehadüküm fe-kâle'l-hamdü lillâhi kâleti'l-melâiketü rabbi'l-'âlemîn fe-izâ kâle rabbi'l-'âlemîne kâleti'l-melâiketü rahimekellâhu.
Bu ikinci hadîs-i şerîf İbn Abbas'tan rivayet edilmiş.
İzâ 'atase ahadüküm. "Sizden biriniz hapşırdığı zaman." Fe-kâle'l-hamdülilah. "Hapşırıp da arkasından elhamdülillah deyince, devam etmiyorsa, "Melekler, Rabbi'l-'âlemîn derler." Yani elhamdülillah deyip kesme, Rabbi'l-'alemîn'i de ekle. Rabbi'l-'alemîn'i melekler tamamlar. Fe-izâ kâle rabbi'l-'âlemîn. "Elhamdülillâhi rabbi'l-'âlemîn derse aksıran." Kâleti'l-melâiketü rahimekellâhu. "O zaman melekler ona, hah şimdi oldu gibi yani, Allah sana merhamet etsin, rahmetini ihsan eylesin derler."
Demek ki elhamdülillah demek güzel ama melekler istiyorlar ki, elhamdülillahi rabbi'l-'âlemîn densin. Daha güzel olacak. Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun. Âlemlerin, bütün âlemlerin mâliki, mutasarrıfı, sahibi, besleyicisi, geliştiricisi, değiştiricisi, nimet vericisi Allah. Onun öyle olduğunu söyleyince o zaman melekler rahimekellah. "Allah sana merhamet etsin." derler.
Şimdi bu Rabbü'l-'âlemîn kelimesi üzerine tabii çok uzun konuşmak lazım. Çünkü Fâtiha'da geçiyor, tespihatta geçiyor ama mânası çok derin, çok derin.
Rab ne demek?
Çok kimse bilmez. Arapça okuyanlar bile çoğu bilmez.
Rab ne demek?
Bir şeyi alıp, besleyip, büyütüp, geliştiren, büyüten demek. Hani nasıl çocuğu terbiye edene mürebbî diyoruz. Yani nasıl bir tohumu alsan, bir çiçek sümbül soğanını saksıya alsan, sulasan, baksan, vitaminini versen, toprağını karsan, ilaçlasan vesaire, sonunda bir çiçek sümbül hâline gelse; veyahut küçük bir kuzuyu alsan, biberonla beslesen, büyütsen, tarladan otlatsan, kocaman hâle getirsen, onun gibi yani. Bir, besleyip, geliştirip, büyütmek mânası var Rab sözünde.
Rabbü'l-'âlemîn. Yani âlemlere nimetlerini verip besliyor alemleri, geliştiriyor. Büyütüyor, geliştiriyor, varlığını tekâmül ettiriyor. Âlemlerin Rabbi demek, bu mânası var. Çoğu bilmez bu manayı. "Âlemlerin sahibi" diye gelip geçer. Sahip değil de, düz sahip değil. Rabbü'l-'âlemîn demek, âlemlerin sahibi ama ihtiyaçlarını görüyor, besliyor, bakıyor, büyütüyor demek. O mâna var: Âlemlerin Rabbi. Her nimetimiz, her ihtiyacımızın karşılanması oradan.
Onun için elhamdülillahi rabbi'l-'âlemîn, şükür manasını ondan taşıyor. "O âlemlerin Rabbine hamd olsun" diye o mana oradan geliyor. Rab kelimesinin bu manasını bilin. Rab kelimesi artmak manasıyla ilgilidir: rebâ, yerbû. Âyet-i kerîmede de geçiyor bu mâna zaten. Yani, "Siz Allah yolunda sadaka verirseniz, Allah onu kendi indinde artırır, çoğaltır." Sadakayı besler, büyütür, geliştirir; küçücük bir sadaka, Uhud dağı gibi olur. Allah onu kıymetlendirir. Hani bir tasarrufun olsa, götürsen bir helal firmaya versen, o da ticaret yapsa, geliştirse, kocaman etse gibi.
Hapşırınca Edilecek
Dua, 70 Hastalık
Hapşırdığında Edilecek
Dua - 05.02.1993
