el-Hamdülillâhi rabbi’l-âlemin ve’l-âkibetü li’l-muttakîn es-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn. İ’lemû eyyühe’l-ihvân fe-inne efdale’l-kitâbi kitâbullâh fe-enne efdale’l-hedyi hedyu Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerre’l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesin bid’ah ve külle bid’atin dalâleh ve külle dalâletin fi’n-nâr fe bi’s-senedili muttasili ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl:
Namazdan sonra ikinci efdâl-i amel Kur’an okumaktır. Ama herkes Hafız olamaz, herkes hafız olamadım diyerekten okumasın mı?
İşte en kısa suremiz Kulhuvallahuehad, Bunu tekrar tekrar okuyacaksın,100,200,300,500 okuyabiliriz. Niçin?
Kur’an’ı ben okuyamıyorum, hatmedemiyorum, öğrenemedim vakti zamanında geçti, şimdi hiç olmaz ise Kur’an sevabını almak için Kur’an’ın en ufak süresi olan Kulhuvallahuehad suresini hepimiz biliriz, onu çok okumak suretiyle de onun ecrine nail olamayız amma işte yakın oluruz hiç olmazsa.
Onun için Kulhuvallahuehadı da hiç unutma. En aşağı günde yüz kere de onu oku. Bir şey var, tefsirat Cenâb-ı Peygamber diyor ki bu Allah’ın sıfatlarını bize bildirir, Birisi sorsa Allah nasıldır diye bize sorsa ne diyeceğiz?
Allah nasıldır?
Ona cevap vereceğiz Kulhuvallahuehad. Birdir, eşi yok, her şey herkes O’na muhtaç, O hiçbirşeye muhtaç değil, doğmamış doğurulmamıştır, emsâli de yok. Bunu tekrar okuyan bir Müslümanının, olur ya hepimiz dünya hayatındayız borç almışızdır, vermek kastıyla aldığımız borcu, işimiz rast gitmedi veremedik öldük. Ölünce bu borç sahibi o parayı bizden kıyamet gününde isteyecek. Bizim de hasenâtlarımızdan,kazandığımız sevaplardan o adama ödenecek. Sonra biz borçlu kalacağız, Kulhuvallahuehad suresini devamlı okuyanlara Cenab-ı Allah diyor ki onların borcunu ben ödeyeceğim diyor. Bundan daha ötesi var mı? Bundan daha büyüğü var mı? Nasıl verecek? Nasıl ödeyecek? Onlar işte köşklerinden köşkler verecek, saraylarından saraylar verecek, sen buna hakkını helal ettin mi? Bunları görünce O da bayılacak, helal ettim diyecek tabiatıyla, O da kurtulacak bu suretle. Niçin?
Allah-u Teala bu kul benim için günde 100 defa sıfatımı beyan eden sureyi okuyordu, ona mükafâtan borcunu da ödeyecek. İnşaallah cennetinde en güzel yerlerden yer verecek. Cennet de tabi derece derece de, keşke İmam-ı Azam …kapısından girenlerden olsaydım demiş, kapısının eşiğinden ayağımı atanlardan olsaydım ,bu imamlığıyla beraber. Ramazan da 61 tane hatim yapıyor, 30 tane gündüz 30 tane gece, 1 tanesini de bizim hatim ile okuduğumuz gibi hatim ile okuyarak 61 hatim yaptığı sabit.
Ben zorlandım zorlandım günde bir kere yapabildim. Geceli gündüzlü. Hele bir sefer Mekke-i Mükerreme de bulunduğumuzda fırsat oldu her gün bir hatim edebildim Elhamdulillah. Ama rahmetlik Hocam bize ders okuturken dedi ki; Hafız olamadığına çok üzülüyordu, bir Hafız olamadım diye. Bu bize de tesir etti, 30 yaşından sonra ben Hafızlığa başladım. Binaenaleyh Allah da lütfetti, Hafızlık mukabele okumak için olmaz, mukabele okursun başka okuduğunu kuvvetlendirirsin tabi, ama sen onu Allah için okuyacaksın, ondan istifade edeceksin.
Onun için hepsini de yapamam artık yaptığın kadar, 1 sayfa yap, 2 sayfa yap, 3 sayfa yap, ne kadar yaparsan kârın o kadar olacak. Ben milyoner olamıyorum diyerekten ticareti bırakan var mı? Herkes bir ticaret yapıyor ama ticaretin hüneri ayrı.
Ne yapalım Allah onlara öyle vermiş. Biz de olduğu kadar hiç olmazsa Kur’an’ımızı çocuklarımıza ve kendimize mutlaka öğrenmenin çaresine bakalım. Yaşlı maşlı, 40 yaşından sonra Hafız olanlar var. Bizim Fahri Efendi vardı, 40 yaşından sonra Hafız oldu, hem de hatim ile namaz kıldırır oldu. Çok da hayr-u hasenâtı vardı, çokta çocuklar Onun talebesidir, hem ilmi öğrendi hem de hafızlığı öğrendi.60 yaşından sonra olanları da söylerler. Allah-u Teala’nın verdiği bize bir kuvvet var, nereye harcarsak oraya gider, elektrik gibi fişi hangi tarafa sokarsan hat alır.
Onun için Allah hepimizi affetsin de razı olduğu amelleri bizlere lütfetsin. En güzel amel Kur’an’ı öğrenmek ve Kur’an yolunda yürümek. Binaenaleyh Kur’an yolunda yürümek ama herkes kendi kafasına göre Kur’an’ın mana verince bir çok fesatlıklar ortaya çıkıyor. Ya bunun için erbab-ı hakikatin düşmek şart. Erbab-ı Hakiikat’ın arkasına düşmezsen, kendi kendine manalar çıkarmaya kalkarsan düşersin şeytanın peşinden cehennemin dibine düşenler gibi.
Allah bizi o ehl-i sünnet yolundan ayırmasın. O ahlâk kitabını okuyun. Bu günahkar, yamuk yumuk yazmışız ama iyi şeyler var içerisinde bu duaların inkârına kimsenin gücü yetmez. Bu Allah’ın gücüne karşı muhalefet olur. Allah’ın gücü her şeye yeter. Canım bu da olur mu?
Olur canım olmayacak bir şey yok. Allah diledi miydi herşey olur. İş o dilesin yani.
Biz Ona teslim olalım.
Aman Ya Rab! Bizi bırakma kendi halimize!
Nefse şeytana bizi uydurma!
Bunu çok diyelim ama. Hiç unutmayalım.
Allah kusurlarımızı afv u mağfiret eylesin. Tevfîkât-ı samedâniyesine mazhar eylesin. Cümlemizi fazl u keremiyle nefsin, şehvetin, şeytanın elinden kurtulup o güzel cennetine müstahak, istihkak getiren kullarının zümresine kabul buyursun.