İnsan Olmak

İnsan Olmak
El-Hamdülillahi rabbilâlemin ve’l-âkibetü li’l-müttekîn. Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn.
İ’lemû eyyühe’l-ihvân enne efdale’l-kitâbi kitâbullah ve enne efdale’l-hedyi hedyü muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerra’l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesin bid’ah ve külle bid’atin dalâleh ve külle dalâletin fi’n-nâri. Ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl:
Muhterem kardeşler!
Bizim insanlık dediğimiz insanlığımız ki, sen onu kolay bir şey zannetme! Ehemmiyetsiz bir şey zannetmeyin, Kâbe'den daha üstündür. İnsan Kâbe'den daha üstündür, şereflidir. Böyle bir mahlûkuz. Onun için, Allah bizi hem affetsin, hem de o insanlık mertebelerine ulaştırsın. Bizi o insanlık mertebelerinden alıkoyan 125 tane büyük günah var. Allah'ın sevdiği bir kul olabilmek için, bu günahlardan sıyrılmak lâzım! Bu günahlardan sıyrılamayınca, insan mülevves bir halde gider. O günahların başı küfürdür. Şirk, gaflet, cehalet; bunlar da günahlardır. Bu günahların bugün yedincisi, hırsızlık, arkasından katil, arkasından "Yâ zâni, yâ zâniye!" demek. Bu üç şey ki, hırsızlık mâlûm. Onun için çok söylemeye lüzum yok; nasıl çalarsan çal, çalmak.
İkincisi bu çalış iki cihetten: Bir dünyadan çalış var, dünya mallarından çalış var; bir de dininden çalış var. Dininden çalma, namaz kılan için namazından çalma. Namazdan nasıl çalınır?
Namaz pek büyük bir ibadettir. Biz, bu varlığın sahibi Allah celle ve alâ'nın divanına duruyoruz. Onun divanına duran insanın erimesi lazım. Erimesi lazım, titremesi lazım. Havf ü haşyet duyması lazım!.. Ben kimin divanına geldim?
İslâm dinine sarılanların kemali çok büyüktür. Akıl ermez bunlara yani! Allah'ın İslâm'a olan yardımıdır bu.
Binâen aleyh, namazdan çalınır mı?
Namazdan çalışımız: Divan-ı ilâhiyede duran insanın. Peygamber SAS nasıl namaz kıldıysa, onun ashabı nasıl namaz kıldıysa, bizim de öyle namaz kılmamız lâzım! Namaz çalanlar derler bunlara. Rükû, sücud belli olmaz. Allahu ekber, Allahu ekber, Allahu ekber, biter namaz. Fakat öyle değil ki.
Oraya gidenlere de şaşılır yâni. Haydi imam efendi o hüneri gösterecek ama, oraya giden insana da şaşılır ki; "Ben niye gidiyorum oraya? Benim işim ne yani? Vazifem ne? Allah'ın divanında duracağım. Ondan hidayet, mazhariyyet, lütuflar, ihsanlar alacağım." E bu ihsanlar öyle paldır-küldürle olmaz ki!
Onun için, cehilde der ki ..... müftüsü: "Her mü'min ü muvahhidin bulunduğu dini, İslâm dinimizdir ki, onun ahkâmını bilmesi borçtur." Namaz nasıl kılınır? Abdest nasıl alınır? Gusül ne zaman lâzım olur? Günahlar nelerdir? Bunları her müslümanın bilmesi şarttır yani. Ahkâm-ı diniyyesini bilecek müslüman!..
Namazdan çalındığı ki, secdede Peygamber SAS, rükuu da öyle ne kadar tesbih yaparsa, rükudan sonra, secdeden sonra o kadar dururdu. O kadar dururken meselâ, (Semiallàhu limen hamideh. Rabbenâ lekel-hamd.) dedikten sonra, üç sübhâne dedi ya, üç sübhâne kadar dikilir, ondan sonra secdeye inerdi. Secdede üç veya beş tesbih eder, üç-beş tesbih kadar dinlendikten sonra ikinci secdeyi yapardı. Bunların aralarında ayrıca duaları var. O duaları okumak suretiyle bu dinlenme hasıl olur. Bir namazdan çalma var, bir de namazı çalma var. Namazı çalma. Beş vakit namazımız var elhamdulillâh. Bu beş vakit namazı ihmal eder. Geçen birisi söylemiş:
"Oğlun namaz kılar mı?"
"Üç vakit kılar."
Demiş ki:
"Neden?"
"Bir sabahleyin kılar. Bir de öğlen üstü işi var, ikindide işi var, akşamla yatsıyı kılar."
Olur mu? Müslümanın beş vakit namazı var. Bu beş vakit namazı kılmamak, müslümanların namazını çalmaktır. Bu da bir çalış. Uzun.
İkincisi katildir. Bir canın ölüşü var, bir de ruhun ölüşü var. Canın ölüşü; nasıl olsa bu ölecek, ölüme mahkûmdur. Bu saati dakikası gelmeden ölmez! Filan kurşunu attı da, vurdu da öldü. Yok öyle şey! Eceli gelmiştir o anda; o da sebep olmuştur, ölmüştür. Ecelsiz ölmez.
Asıl korkulu ölüm, ruhun ölümüdür, ruhen ölmüştür, necistir onlar. Ne dersen de artık.
Bakın bu da çok mühim: Der ki: "Yâ zaniye! Yâ zanî!" Türkçesi malûm. Bunu demek de günah! Bir adama bunu demek, sen tasavvur et artık, bak bu sözü söylemek bile günah. Hem de günahın büyüğü. Ahlâk dersi bu ya bunların hülâsasını söyleyeyim. İnsan 120 tane bu, 550 tane hepsi. Bu 550 günahın arkasından insanın kendisini kurtarması; yani 550 yük binmiş sırtımıza, onlardan kurtulacağız. Çok zor şey! Herkese nasib olmaz. Kısası, bunun üç yolu var:
Birisi mahviyet. Mahviyet o uzun gider, onu gelecek derse bırakayım. İkincisi, kabahat görmeme, kusur görmeme. Gördüğün kusuru havale et sahibine; "Bir hikmeti vardır Cenab-ı Hakk'ın bu işte" de! "Bir hikmeti vardır Cenab-ı Hakk'ın bu işte" Elinden geliyorsa, o kardeşe bir nasihat edersin, yahut bir şeyler yaparsın. Onu ondan vaz geçirmeye gücün yetiyorsa, ne alâ sana! Geçirdiğin vakit de, sakın koltuklarını kabartma! Onu vaz geçirten Allah'dır yine.Sen arada vasıta olmuşsun.
Binâen aleyh, kabahati Mevlâ'nın hikmetinde ara, o adamla kendini vebale sokma! Çirkin sözler söyleme, gıybetini yapma! Gıybetle çirkin sözler, ateşle barut gibidir. Nasıl ikisi bir araya gelince yakıyor, yanıyor. Onlar da bizim ibadetlerimizi alıp gidiyor. Çok fena, tehlikeli bir şey! Onun için, gıybetten son derece sakın, Hakk'ın hikmetine havale et! En kolay yol.
Ne güzel söylemişler: "Hakkın hikmetine havale et! 'Bunda da Cenâb-ı Hakk'ın bir hikmeti vardır.' de, geç!" Niçin kendini yoracaksın? Islah mümkün mü bugün dünyayı? Herkes bir âlem tutmuş gidiyor. Öyleyse, kendi paçanı kurtarmaya çalış!
Üçüncüsü de, seveceksen Allah'ı sev! Her sevdiğini Allah için yap, seveceğini Allah için sev! Allah'ı sev yâni. Sevgini Allah'a bağla! Dünyada da çalışacağız, işimiz gücümüz var amma, asıl sevgi Allah'a mahsus. Çünkü, bu varlığı veren bize, bu kainatı yaratan Allah! O Allah ki vardır, diridir, bilir, her şeyi görür, işitir. İçlerimizde olanları da bilir.
Onun için, o bizim sahibimiz. Dünyamızın da sahibi, âhiretimizin de sahibi.Gidince bize güzel cennet evleri verecek. O evler o kadar güzel ki, dünya gibi mihneti yok, meşakkati yok, dert yok, kasaveti yok. Her şeyi bol. Para kazanacağım diye bir dert yok. Hepsi hazır önünde. Bu nimet evlerini de hazırlamış Cenab-ı Hak bize.
Allah onun için, hepimizi affetsin de, bu cennet evlerine kavuşan bahtiyarların arasına cümlemizi nâil etsin.
Ama, o mahviyeti unutmayın ki, onu gelecek derste inşallah izaha çalışırız. Mahviyet çok lâzım! Enâniyet yani bütün dava insanlar içinde bu enâniyetten doğuyor. Benlik dâvâsı yani, benlik dâvâsı! Bu dava, içimize şeytanın ilka ettiği, nefsin içimizde oynadığı bir oyun!
Cenâb-ı Hak cümlemize tevfik buyursun, ihsan buyursun, in’am buyursun.
Sübhâne rabbike rabbi’l-izzeti ammâ yesifûn ve selamün ale’l-mürselîn velhamdülillahi rabbi’l-âlemîn el-Fâtiha.
Kasidei Bürde,
Bismillahillezi Duası, Allaha
İçki, Nefsin
Oyunları
