İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

02.05.1992 - İbrahim bin Edhem A

02.05.1992 - İbrahim bin Edhem A
Tasavvuf Sohbetleri

02.05.1992 - İbrahim bin Edhem A

07.02.2026
25 dk 59 sn

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm

El-Hamdülillâhi rabbi'l-âlemîne hamden kesîran tayyiben mübâreken fîh. Kemâ yenbeğî li-celâli vechihî ve li-azîmi sultânih.

Ve's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidinâ ve senedinâ ve mededinâ Muhammedini'l Mustafa. Ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi ihsânin ilâ yevmi'l cezâ.

Emmâ ba'd:

Aziz, muhterem ve sevgili kardeşlerim!

Çok kıymetli bir âlimin; Ebû Abdirrahman es-Sülemî'nin -rahmetullâhi aleyh ve kaddesallâhu rûhahû- yazmış olduğu çok değerli, mümtaz bir kitap olan Tabakâtu's-sûfiyye’sini okuyoruz. Ebû Abdirrahman es-Sülemî tasavvuf büyüklerinin hayatlarını ve mübarek fikirlerini toplamış, böyle bir eser meydana getirmiş. Ve bu eseri çok kıymetli mısırlı bir profesör de çok güzel dipnotlar, ilaveler, açıklamalar yaparak neşre hazırlamış. Henüz Türk dilimize tercüme edilmemiş bir kaynak eser olduğu için tasavvuf konusunda en salahiyetli, en meşhur, en büyük, en kıymetli şahısların sözlerini ve fikirlerini buradan öğrenebiliriz diye bu kitabı okuyoruz.  

Semi'tü ebe'l-Abbâs. "Ebû Abbas isimli kişiden ben duydum ki."

Muhammede'bne'l-Hasani'bni'l-Haşşâb'tır. Bir şahsın isminde beş-altı tane unsur olabiliyor. Kendi adı, künyesi, lakabı, babasının adı, memleketi, hatta mesleği vesairesi olabiliyor.

Ebu'l-Abbâs künyesidir. Muhammed ismidir. el-Hasan babasının adıdır. Haşşâb da lakabıdır. Belki nisbesi de aşağıda gelecek. Diyor ki;

Muhammedü'bnü'l-Hasani'bni'l-Saidi'bni'l-Haşşâb, Ebu'l-Abbâs el-Mahzûmî es-Sûfî.

Kâne kad nezele Neysâbûr. "Nisabur şehrine inmişti." Sümme harece ilâ Mekkete. "Bu zât-ı muhterem Nisabur'a yerleşmişti ama oradan da çıktı, Mekke-i Mükerreme'ye gitti." Fetuvuffiye bihâ. "Mekke-i Mükerreme'de vefat etti."

Bir insan orada vefat etmişse, bir kere, güzel bir işaret, yani nasip olmuş o mübarek diyara gitmiş.

Kâle anhu ba'duhum. "Bazıları –isimlerini saymış- "el-Bağdâdî, Bağdatlı" demişler. el-Ma'ruf bi-İbni'l-Haşşâb. "Haşşaboğlu diye tanınmıştır." diye söylemişler.

Kâne min azrafi men kadime Neysâbûra mine'l-Bağdadiyyîn. "Nisabur'a Bağdat'tan gidip yerleşmiş olan insanların en zariflerinden idi." Ve ekmelühüm aklen ve dînen. "Aklı, diyaneti ve dindarlığı en olgun olan kişiydi."

Bağdat İslâm âleminin kalbi. Nisabur daha Doğu'da, İran'dan ötelerde. Ahali oralara doğru yayılıyor; ülke fethediliyor, İslâm âlemi genişliyor, muhtelif yerlere de çeşitli sebeplerle insanlar göç ediyorlar. İlim, tâlim, irşat, cihat için gidebiliyorlar.

Bu Bağdat'tan, yani merkezden kalkıp da oralara gitmenin çeşitli sebepleri olabilir. "İşte bu gidenlerin içinde aklı ve diyaneti en olgun olan, ve ekserahüm ta'zîmen li-sünneti, Peygamber Efendimiz'in sünnetine en çok riayetkâr olanlardan, hürmet edenlerden, yani sağlam müslümanlardan idi." Ve taassuben lehâ. "Sünnete sarılmakta bayağı bir sıkılık, taassup göstermiş olanlardandı."

Dehale bilâde Horasân. "Horasan beldelerine gitti." Ve ekâme bihâ sinîn. "Oralarda senelerce yaşadı." Semia'l-hadîse'l-kesîr. "Çok hadîs-i şerîf duydu." Veya Semmea'l-hadîse'l-kesîr "Çok hadis başkalarına anlattı, rivayet etti." Sümme hacce. "Sonra döndü Mekke'ye haccetmeye, haccetti." Ve câvera bi-Mekke. "Mekke'de mücavir oldu, yani yerleşti."

Mâni yok o zaman; "Hadi bakalım müddet doldu, vize tamam, çık dışarı!" diyen yok. İsteyen istediği yere gidiyor; Şark'tan Garb'a, Güney'den Kuzey'e, ilim, irfan, ibadet, taat için herkes ne yapıyorsa yapabiliyor.

Ne güzel günlermiş! Sonradan sûnî sûnî bölünmelerle ne kadar acı durumlara gelinmiş!

Ve mâte bihâ. "Mekke-i Mükerreme'de öldü." Senete ihdâ ve sittîne ve selâse mie. "Hicrî 361 senesinde vefat etti."

Miladî hangi seneye denk gelir?

Bunu bulmak için 361'i 36'ya böleceğiz. Çünkü 36 senede bir sene fark ediyor, onu düşeceğiz, yani 9 sene. 361'den 9'u çıkarırsak 352 kalır. Bunun üzerine 622'yi ekleyeceğiz, yani aşağı yukarı miladî 974 yıllarında filan Mekke-i Mükerreme'de ölmüş.

Bundan duymuş müellif, yani bu kitabı yazan Ebû Abdirrahman es-Sülemî bu zâtın rivayetini bize naklediyor.

Kâle: Haddesenâ Ebû Hasen Aliyyü'bnü Muhammedi'bni Ahmede'l-Mısrî.

O da bu zâttan duymuş.

Kâle: Haddesenî Ebû Saîd Ahmedü'bnü Îse'l-Harrâz. O da "Şu şahıs bana nakletti." diyor. Kâle haddesenâ İbrahimi'bnü Beşşâr. O da şu şahıstan duyduğunu söylüyor.

Kâle: Sahibtü İbrahime'bne Edheme bi'ş-Şâm. "Şam'da İbrahim b. Edhem'le sohbet ettim, arkadaşlık ettim."

Sahibe; bir müddet onun arkadaşlığında bulundum; yan yana bulunduk, tanışırız, onunla ahbaplığımız oldu demek.

Bu en son râvi, yani İbrahim'übnü Beşşâr, İbrahim b. Edhem'le bir müddet ahbaplık etmiş. İki İbrahim, ikisi de adaş.

Ene ve Ebû Yûsuf el-Ğassûlî ve Ebû Abdillah es-Sincârî. " Ahbaplığımızın dairesi içinde ben vardım, Ebû Yûsuf el-Ğassûlî vardı, Ebû Abdillah es-Sincarî vardı, şöyle iyi bir ahbap grubuyduk, samimiydik." demek istiyor.

Fe-kultü yâ Ebâ İshak. "Dedim ki; ‘Ey İshak'ın babası.'"

Kim bu?

İbrahim b. Edhem.

Niye "Ey İbrahim!" demiyor?

Çünkü isimle hitap etmek yerine, birbirini sayan insanlar künyesiyle hitap ederler. Künye biraz daha ciddiyet ve saygı ifade ediyor. İsim biraz daha onu küçük görmek veya samimiyet ifade ediyor. Ama birbirlerini sevdikleri için gene kibar bir tarzda hitap edecekler birbirlerine. Onun için "Ebâ İshak" diyor. Yani maksat İbrahim b. Edhem. İbrahim b. Edhem'in künyesi Ebû İshak olduğu için öyle diyor.

Niye Ebû İshak da biz "Ebâ İshak" diyoruz?

Çünkü "yâ" gelince, o zaman mürekkeb münâda mansub olur. Mesela Resûlullah'tır da "Yâ Resûlallah" deriz. Yani "yâ" geldiği zaman böyle değişiyor. "Yâ Ebâ İshak" demiş ona.

Habbirnî an bed'i emrike keyfe kân. "Senin bu işin nasıl başladı, bana bir anlat nasıl oldu bu işin?"

Mâcerânı, hayat hikâyeni, nasıl olduğunu bir anlat." diye teklif etmiş arkadaşı. Duyuyor; eskiden sarayları varmış, zenginmiş, Belh'teymiş, padişahzâdeymiş, padişah oğlu padişahmış, bırakmış. Soruyor. İyi ki sormuş çünkü bu rivayeti bize kadar gelmiş, kendi ağzından İbrahim b. Edhem'i öğreneceğiz.

Kâle. "O da anlatmaya başlamış." Kâne ebî min mülûki Horasân. "Babam Horasan meliklerinden bir melik idi." Horasan çok geniş bir bölge, küçük küçük beylikler, devletçikler halinde idare ediliyor. Bir hükümdar çıkar da hepsini derleyip toparlarsa büyük bir devlet olur ama gene öyle bir dış tesir yoksa zor. Küçük küçük Bir zamanlar Anadolu beylikleri vardı ya; Aydınoğulları, Saruhanoğulları, Germiyanoğulları, Osmanoğulları, Karamanoğulları gibi. Yani o koca bölgede babası hükümdarlardan bir hükümdar imiş.

Ve küntü şâbben. "Ben de bir genç idim." Fe-rakibtü ile's-sayd. "Avlanmak için bineğime bindim." Fe-haractü yevmen alâ dâbbetin lî. "Bir bineğim üzerinde bir gün çıktım saraydan." Ve maiye kelbün. "Yanımda bir de köpek vardı." Av için herhalde. Fe-esertü erneben. "Bir tavşanın peşine düştüm." Ev sa'leben. "Veyahut bir tilkinin."

Yani duyan unutmuş olabilir; tavşan mı dedi, tilki mi dedi.

Fe-beyne ene atlubuhû. "Ben onun peşinde, avlayayım diye onu takip etmekteyken." İz hetefe bî hâtifun lâ erâhu. "Birden gaipten, seslenenin kim olduğunu görmediğim birisi bana seslendi." Fe-kâle: Yâ İbrâhim! Burada "Yâ Ebâ İshak!" demiyor, "Yâ İbrahim!" diyor.

Demek ki daha yüksek makamdan bir kimse. Ya melek, ya başka bir şey.

"Ey İbrahim!" E li-hâzâ hulikte? "Sen bu işin için mi yaratıldın?"

Yaratılışının gayesi bu mu?

Em bi-hâzâ umirte? "Yoksa âyetle hadisle, şeriatte bu mu emrediliyor sana?" Fe-fezi'tü. "Korktum bu ikazdan."

"Yâ İbrahim!" diye ismiyle hitap ediyor. Hitap eden ortada yok. Kulağına bir ses geliyor, hem de ciddi bir soru soruyor;

"Bunun için mi yaratıldın sen? Allah sana bunu mu emretti? Böyle yap diye mi emrolunmuşsun ki yapıyorsun bunu?"

Fe-fezi'tü. "Korktum, yüreğim ağzıma geldi, heyecanlandım." Ve vakaftü. "Durdum." Sümme udtü. "Sonra yeniden döndüm." Fe-rakadtü's-sâniyete. "İkinci defa avın peşine düştüm."

Bir tereddüt etmiş ama sonra da gene işin peşine takılmış.

Fe-feale bi-misli zâlike. "Tekrar bana aynı muamele oldu."

Gene gaipten bir ses, gene bu sorular. Selâse merrât. Üç defa olmuş. Demek ki insan bir şeyden hemen akıllanmıyor; "Acaba yanlış mı duydum? Kulağıma mı öyle geldi? Öyle mi sandım?" Tereddüt eder. Üç defa olmuş, üç seferinde de aynı şekilde bu şeyleri duymuş.

Sümme hetefe bî hâtifun min karabûsi's-serc. "Sonra eğerimin topuzundan -atın üstünde eğer, semer var- onun kıvrımından üst tarafında, tutunacak yerinden bir ses geldi."

Ağacın arkasına saklanmış, ağacın üstüne çıkmış bir adam değil, yakınından geliyor. Ama bu sefer ses semerden, eğerin tutulma yerinden geliyor.

Vallâhi mâ li-hâzâ hulikte. "Yemin olsun Allah'a ki bu iş için yaratılmadın!"

Semeri konuşuyor. Semerinden ses geliyor. Velâ bi-hâzâ umirte. "Sana bu iş de emredilmiş değil."

Kâle: Fe-nezeltü. "Bineğimden indim. " Fe-sâdeftü râiyen li-ebî. "Babamın bir çobanına rastladım o sırada." Yera'l-ğaneme. "Bu genç koyun güdüyordu." Fe-ehaztü cübbetehû es-sûfe. "Onun yünden olan cübbesini ben aldım." Fe-lebistühâ. "Onu giydim." Ve defa'tü ileyhi'l-feres. "Bindiğim atı ona verdim." Ve mâ kâne maiye. "Yanımda neler varsa, silah, elbise, hepsini verdim, yün elbiseyi giydim." Ve teveccehtü ilâ Mekke. "Mekke'ye yöneldim." Fe-beynemâ ene fi'l-bâdiyeti. "Ben böyle bu seyahat esnasında çölde giderken…"

Hep çöl. İslâm âleminin hep kaderi. Anadolu'nun ortası, İran'ın ortası çöl. Horasan'da şehirlerden çıktın mı, öbür tarafları çöl. Pakistan, bakıyorsun Karaçi çöl. Dünyanın güzel yerlerini öyle sanıyorum ki kâfirler almışlar, işe yaramayan kıyı kenar kısımlarını bize mi bırakmışlar, diye insanın hatırına geliyor. - Yani çöllerden geçerek bu tarafa geçiyor, Doğu'dan Mekke'ye doğru, Batı'ya doğru.

İzâ ene bi-raculin yesîr. "Bir de ne göreyim, bir adamla karşılaştım. Orta halli görünüşlü, mütevazı, bir özelliği olmayan bir kimseyle karşılaştım." Leyse meahu inâun. "Yanında kap kacak yok, tulum yok ki buradan su içiyor diyelim."

Matara, tulum yok. O zamanın su taşıma aletleri, bir şey yok. Ellerini kollarını sallayarak o çöllerde gezilmez; torbasız, yiyeceksiz, içeceksiz o çöller geçilmez. Çünkü su, çeşme yok. Çöl saatlerce sürer. "Dikkatimi çekti." demek istiyor yani. "Baktım ki hiçbir şeyi yok; kabı, testisi, ibriği yok." Ve lâ zâdun. "Yol azığı da yok."

İçecek nereden sağlıyor? Yiyecek nereden sağlıyor?

Adamın elinde bir şey yok.

Felemmâ emsâ. "Akşamlayınca, hava kararıp akşam bastırınca." Ve salle'l-mağribe. "Akşam namazını kılınca." Harreke şefeteyhi. "O adam iki dudağını kımıldattı."

Demek ki dua etmiş. Akşam namazını kıldıktan sonra iki dudağını kıpırdattı, bir şeyler söyledi, mırıldandı demek istiyor.

Bi-kelâmin lem efhemhü. "Anlamadığım bir dil ile dudaklarını kıpırdattı, bir şeyler söyledi."

Fe-izâ ene bi-inâin fîhi taamun. "Bir de ne göreyim, o dua üzerine birdenbire ortaya içinde yemek olan bir kap geldi." Ve inâin fîhi şarâbun. "İçinde meşrubat olan bir kap da geldi." Şarap, üzüm suyu mânasına değil, içecek meşrubat demek. Fe-ekeltü ve şeribtü. "Yedim, içtim." Ve küntü meahu alâ hâzâ eyyâmen. "Yanında seyahat ederken günlerce bu halde seyahat ettim."

Yanlarında bir şey yok, akşam olunca dua ediyor; bir içecek, bir yiyecek geliyor.

Ve allemenî ism'allâhi'l-a'zam. "Bu kişi bana İsm-i Âzam'ı öğretti."

İsm-i Âzam nedir?

Allahu Teâlâ hazretlerinin bir ismidir ki onunla dua edildiği zaman Allah dua edenin duasını mutlaka kabul eder. Gizli bir şey İsm-i Âzam. O şahıs, onunla dua edenin duası mutlaka kabul olunur, istediği şey olur diye bildirilmiş olan İsm-i Âzam'ı İbrahim b. Edhem'e öğretmiş, sonra kaybolmuş.

Sümme ğâbe annî. Ve bakiytü vahdî. "Badiyede kendi halimle kaldım."

Günlerce seyahat ettiler, şimdi bu kendi haliyle kaldı.

Fe-beynemâ. "Ben böyle devam ederken." Zâte yevmin. "Günün birinde." Müstevhişun mine'l-vahde. "Yalnızlıktan da biraz içime korku ve çekinme hali gelmişken." Deavtullâhe bihî. "O öğrettiği İsm-i Âzam'la Allah'a dua ettim."

Yalnızlıktan da biraz bir korku geldi içine; tabi karanlığı var, aydınlığı var, yolun tehlikelileri var, taşlığı var, ağaçlığı var. Dua etmiş.

Fe-izâ ene bi-şahsin âhizin bi-huczetî. "Bir de ne göreyim, birdenbire karşımda bir şahıs benim elbisemin bir tarafını tutmuş." Ve kâle: Sel tu'tah? "Ona diyor ki; ‘Hadi ne isteyeceksen iste, istediğin sana verilecek.'" Fera'anî kavluhû. "Onun bu sözü ona bir ürperti, korku vermiş." Fe-kâle: Lâ rav'a aleyke! "Korkma! Çekinme!" Gördüğü şeyden dehşete düşmüş. Ve lâ be'se aleyke! "Bir beis yoktur." "Benden korkmana lüzum yok, çekinmene lüzum yok, bir mahzur da yok. İsteyebilirsin. Haydi iste." dedi.

Ene ehûke el-Hızır. "Ben senin kardeşin Hızır'ım." İnne ehî Dâvude allemeke'smallâhi'l-â'zam. "Kardeşim Davud sana İsm-i Âzam'ı öğretti."

İlk şahsın Davud aleyhisselâm, ikinci şahsın da Hızır aleyhisselâm olduğunu anlıyoruz. Fe-lâ ted'u bihî alâ ehadin beyneke ve beynehû şahna'. "Sakın bu İsm-i Âzam'ı öğrendim diye, bunu seninle aranda kızgınlık, düşmanlık olan kimse aleyhinde dua olarak kullanma."

Kendi şahsi kızgınlığın nefretin dolayısıyla sakın bunu kullanma.

Fe-tuhlikehu helâke'd-dünyâ ve'l-âhireti. "Karşındaki adamın hem dünyasını hem âhiretini mahvedersin."

Çünkü öyle kuvvetli bir dua, öyle dozajı yüksek ki adamın dünyası da âhireti de gider. Sakın birisinin aleyhinde kullanma.

Velâkin üd'ullâhe en yüşeccia bihî cübneke. "Fakat bu İsm-i Âzam'ı madem öğrendin, bununla Allah senin korkaklığını gidersin, sana cesaret versin diye dua et." Ve yukavviye bihî da'feke. "Zayıflığını gidersin, seni kuvvetlendirsin diye dua et." Ve yü'nise bihî vahşeteke. "Tek başına olmandan içine bir sıkıntı geldiği zaman sana bir ünsiyet hâsıl olsun diye dua et. " Ve yüceddide bihî fî külli saatin rağbeteke. "Her saat her an senin rağbetini yenilesin, tazelesin diye, Allah'a olan şevkin, kulluk rağbetin, iştiyakın artsın diye dua et." Sümme'nsarafe ve terekenî. "Sonra bu da kalktı gitti ve beni o halimle bıraktı."

Demek ki İbrahim b. Edhem yolda Davud aleyhisselâm ile karşılaşmış. O tenhada kenarda akşam namazı kıldıktan sonra dua edip bilmediği dille bir yiyecek, bir içecek kabı getiren o imiş. Bu da yalnız kaldıktan sonra İsm-i Âzam'ı okuyunca karşısına Hızır aleyhisselâm gelmiş.

Hızır aleyhisselâm; "İste ama şunları şunları iste, birisinin aleyhinde öğrendiğin İsm-i Âzam'ı kullanma." diye tavsiye etmiş oluyor.

Bu zâta bu ikram nereden geldi?

Allah sevmiş, seçmiş. Tam o yolda da değil, o yola girmesi için de ikazı gene Allah yapıyor. "Sen bu iş için yaratılmadın, böyle bir şey sana emrolunmadı." diye ikazı da yapan Allahu Teâlâ hazretleri. Demek ki kalbinde bir temizlik, soyunda bir asalet, anasında babasında, dedesinde bir güzellik var ki Allah buna nasip etmiş.

Yalnız, İmam Gazzâlî hazretleri diyor ki; "Allahu Teâlâ hazretlerinin rahmeti umumi iner de, durumu müsait olanlar istifade eder, durumu müsait olmayanlar, kabı ters olanlar o rahmetten faydalanamaz. " Yağmur yağarken kabını ters koyarsan içine bir şey dökülmez, birikmez; kabı düzgün koyulmuş olanlara, nisan yağmuru, bereketli yağmur gelir demek istiyor.

Hakikaten herkes biraz da kendi hayatından düşünürse; kendisinin gördüğü rüya vardır, işittiği vaaz vardır, okuduğu kitap vardır, kendisine Allah bir yerden bir vasıta ile bir nasihat ulaştırmıştır. Onu tutup ona göre hareket eden tamam, ona göre hareket etmeyen de, yani ikaza aldırmamış, değerlendirmemiş, fırsatı kaçırmış oluyor diye düşünüyorum.

Her hâlükârda -yine düşündüğüm bir başka şey daha var ki- Allahu Teala hazretleri duaları kabul edici olduğundan, "Ya Rabbi! Bende sevmediğin ne varsa, benim üzerimden onları al; bana sevdiğin halleri, huyları, sıfatları nasip et. Beni sevdiğin kulların arasına dahil eyle." diye insan dua ederse, duada devam ederse, Allah inşaallah hepimizi iyiler zümresine katar. Allah'ın lütf u ihsanı, ikramı çoktur. Hatasını bilen, istiğfar ve tevbe edene, af dileyene mağfiret eder, affeder, isteyene istediğini verir, kişiyi muradına erdirir. Lütfu çoktur, rahmeti geniştir.

Allah-u Teâla Hazretleri cümlenizden razı olsun. Cümlenizi Peygamber Efendimiz'in sevgisine, şefaatine, iltifatına nail eylesin. Peygamber Efendimiz'in has ümmeti olmanızı nasip eylesin. Dünya ve ahiretin her türlü tehlikelerinden koruyup, dünya ve ahiretin her türlü hayırlarına erdirdiği kullarından eylesin. Firdevsi Âlâda Peygamber-i Zişan’ımıza cümlenizi komşu eylesin. Cennet nimetleriyle mütena'ım eylesin.

 

 

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
17.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B
12.10.202526 dk 42 sn
11.01.1992 - Zünnûn-ı Mısrî A
10.01.202635 dk 47 sn
21.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B
09.11.202522 dk 55 sn
17.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A
11.10.202527 dk 24 sn
24.10.1992 - Seriyy es Sakati B
03.05.202623 dk 26 sn
21.02.1992 - Seriyy es-Sakatî B
25.01.202625 dk 38 sn
21.02.1992 - Seriyy es-Sakatî A
24.01.202632 dk 19 sn
26.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B
07.12.202518 dk 46 sn
26.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A
06.12.202538 dk 37 sn
29.06.1996 - Cüneydi Bağdadi B
31.08.202522 dk 6 sn
19.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B
30.11.202524 dk 51 sn
29.06.1996 - Cüneydi Bağdadi A
30.08.202537 dk 44 sn
19.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A
29.11.202530 dk 51 sn
22.06.1996 - B
09.12.201941 dk 25 sn
12.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B
23.11.202530 dk 52 sn
22.06.1996 - A
09.12.201938 dk 29 sn
12.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A
22.11.202523 dk 18 sn
15.06.1996 - Cüneydi Bağdadi B
24.08.202529 dk 56 sn
05.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B
09.12.201924 dk 11 sn
15.06.1996 - Cüneydi Bağdadi A
23.08.202527 dk 12 sn
28.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B
16.11.202532 dk 42 sn
08.06.1996 - Cüneydi Bağdadi B
17.08.202524 dk 25 sn
28.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A
15.11.202526 dk 32 sn
08.06.1996 - Cüneydi Bağdadi A
16.08.202536 dk 25 sn
01.06.1996 - A
09.12.201939 dk 58 sn
21.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A
08.11.202526 dk 57 sn
14.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B
02.11.202524 dk 22 sn
10.05.1996 - Ebu Osman el Hiri B
10.08.202532 dk 14 sn
14.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A
01.11.202525 dk 5 sn
10.05.1996 - Ebu Osman el Hiri A
09.08.202521 dk 51 sn
16.12.1995 - Cüneyd-i Bagdadi B
03.08.202529 dk 20 sn
31.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B
26.10.202525 dk 58 sn
16.12.1995 - Cüneyd-i Bagdadi A
02.08.202530 dk 18 sn
31.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A
25.10.202521 dk 35 sn
24.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B
19.10.202522 dk 2 sn
30.09.1995 - Tasavvufta Emek ve Terbiye B
20.07.202520 dk 28 sn
30.09.1995 - Tasavvufta Emek ve Terbiye A
19.07.202545 dk 9 sn
24.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A
18.10.202523 dk 54 sn
23.09.1995 - Cüneyd-i Bağdadi B
13.07.202518 dk 3 sn
10.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B
05.10.202538 dk 7 sn
23.09.1995 - Cüneyd-i Bağdadi A
12.07.202529 dk 21 sn
10.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A
04.10.202535 dk 38 sn
05.08.1995 - Ebû Türab en-Nahşebî B
29.06.202526 dk 53 sn
05.08.1995 - Ebû Türab en-Nahşebî A
28.06.202527 dk 5 sn
03.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B
28.09.202532 dk 38 sn
08.07.1995 - B
09.12.201921 dk 4 sn
03.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A
27.09.202528 dk 56 sn
21.01.1995 - Ahmed b. Asımini’l-Antaki B
11.10.202616 dk 57 sn
08.07.1995 - A
09.12.201912 dk 10 sn
20.07.1996 - Cüneydi Bağdadi B
21.09.202533 dk 22 sn
20.07.1996 - Cüneydi Bağdadi A
20.09.202537 dk 26 sn
24.06.1995 - Ebû Türab en-Nahşebî B
22.06.202530 dk 56 sn
13.07.1996 - Cüneydi Bağdadi B
14.09.202524 dk 56 sn
21.01.1995 - Ahmed b. Asımini’l-Antaki A
10.10.202623 dk 51 sn
24.06.1995 - Ebû Türab en-Nahşebî A
21.06.202534 dk
13.07.1996 - Cüneydi Bağdadi A
13.09.202537 dk
10.12.1994 - B
09.12.201927 dk 22 sn
03.06.1995 - Abdullah b. Hubeykini’l Antaki B
01.11.202631 dk 35 sn
06.07.1996 - Cüneydi Bağdadi B
07.09.202523 dk 17 sn
10.12.1994 - A
09.12.201935 dk 30 sn
03.06.1995 - Abdullah b. Hubeykini’l Antaki A
31.10.202630 dk 23 sn
06.07.1996 - Cüneydi Bağdadi A
06.09.202532 dk 2 sn
05.11.1994 - Mansur b. Ammar Ebus Serîi B
04.10.202624 dk 54 sn
27.05.1995 - B
09.12.201931 dk 18 sn
05.11.1994 - Mansur b. Ammar Ebus Serîi A
03.10.202630 dk 24 sn
27.05.1995 - A
09.12.201925 dk 34 sn
22.10.1994 - A
09.12.201945 dk 29 sn
25.06.1994 - A
09.12.201934 dk 29 sn
15.04.1995 - Abdullah b. Hubeykini’l Antaki B
25.10.202627 dk 1 sn
15.10.1994 - Hamdûn el-Kassâr B
27.09.202629 dk 47 sn
11.06.1994 - Ebu Hafs el-Haddad B
06.09.202619 dk 11 sn
15.04.1995 - Abdullah b. Hubeykini’l Antaki A
24.10.202629 dk 58 sn
15.10.1994 - Hamdûn el-Kassâr A
26.09.202632 dk 32 sn
11.06.1994 - Ebu Hafs el-Haddad A
05.09.202632 dk 6 sn
01.04.1995 - B
09.12.201934 dk 41 sn
01.10.1994 - A
09.12.201918 dk 59 sn
07.05.1994 - Ebu Hafs el-Haddad B
30.08.202624 dk 25 sn
01.04.1995 - A
09.12.201921 dk 36 sn
10.09.1994 - Hamdûn el-Kassâr B
20.09.202628 dk 53 sn
07.05.1994 - Ebu Hafs el-Haddad A
29.08.202622 dk 50 sn
25.03.1995 - Ahmed b. Asımini’l-Antaki B
18.10.202625 dk 57 sn
10.09.1994 - Hamdûn el-Kassâr A
19.09.202635 dk
23.04.1994 - Yahya b. Muaz er-Razi B
23.08.202629 dk 30 sn
25.03.1995 - Ahmed b. Asımini’l-Antaki A
17.10.202620 dk 48 sn
09.07.1994 - B
09.12.201924 dk 20 sn
23.04.1994 - Yahya b. Muaz er-Razi A
22.08.202624 dk 18 sn
09.07.1994 - A
09.12.201920 dk 30 sn
16.04.1994 - B
09.12.201916 dk 56 sn
02.07.1994 - Ebu Hafs el-Haddad B
13.09.202625 dk 52 sn
02.07.1994 - Ebu Hafs el-Haddad A
12.09.202630 dk 42 sn
16.04.1994 - A
09.12.201928 dk 36 sn
19.03.1994 - B
09.12.201925 dk 28 sn
19.03.1994 - A
09.12.201926 dk 9 sn
11.12.1993 - B
09.12.201931 dk 53 sn
31.07.1993 - B
09.12.201928 dk 40 sn
11.12.1993 - A
09.12.201928 dk 53 sn
31.07.1993 - A
09.12.201930 dk 28 sn
04.12.1993 - B
09.12.201933 dk 7 sn
24.07.1993 - B
27.07.202531 dk 55 sn
04.12.1993 - A
09.12.201927 dk 55 sn
24.07.1993 - A
06.07.202532 dk 35 sn
27.11.1993 - B
09.12.201929 dk 21 sn
17.07.1993 - B
16.08.202626 dk 57 sn
27.11.1993 - A
09.12.201923 dk 50 sn
17.07.1993 - A
15.08.202634 dk 4 sn
20.11.1993 - B
09.12.201926 dk 59 sn
10.07.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani B
09.08.202631 dk 44 sn
20.11.1993 - A
09.12.201928 dk 26 sn
10.07.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani A
08.08.202629 dk 54 sn
23.10.1993 - B
09.12.201924 dk 3 sn
03.07.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani B
02.08.202624 dk 58 sn
23.10.1993 - A
09.12.201924 dk 9 sn
03.07.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani A
01.08.202626 dk 47 sn
07.10.1993 - B
09.12.201931 dk 12 sn
26.06.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani B
26.07.202620 dk 47 sn
07.10.1993 - A
09.12.201928 dk 3 sn
26.06.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani A
25.07.202629 dk 48 sn
12.06.1993 - Bayezid-i Bistami B
19.07.202619 dk 22 sn
28.08.1993 - B
09.12.201921 dk 4 sn
12.06.1993 - Bayezid-i Bistami A
18.07.202622 dk 26 sn
28.08.1993 - A
09.12.201924 dk 5 sn
15.05.1993 - Bayezid-i Bistami B
12.07.202622 dk 47 sn
21.08.1993 - B
09.12.201928 dk 17 sn
15.05.1993 - Bayezid-i Bistami A
11.07.202622 dk 43 sn
21.08.1993 - A
09.12.201929 dk 59 sn
08.05.1993 - Bayezid-i Bistami B
05.07.202625 dk 5 sn
07.08.1993 - B
09.12.201922 dk 10 sn
08.05.1993 - Bayezid-i Bistami A
04.07.202620 dk 36 sn
07.08.1993 - A
09.12.201922 dk 3 sn
01.05.1993 - Bayezid-i Bistami B
28.06.202632 dk 40 sn
01.05.1993 - Bayezid-i Bistami A
27.06.202628 dk 42 sn
10.04.1993 - Şakik-ı Belhi B
21.06.202619 dk 22 sn
10.04.1993 - Şakik-ı Belhi A
20.06.202627 dk 34 sn
27.03.1993 - Şakik-ı Belhi B
14.06.202626 dk 39 sn
27.03.1993 - Şakik-ı Belhi A
13.06.202624 dk 24 sn
23.01.1993 - Şakik-ı Belhi B
07.06.202627 dk 54 sn
23.01.1993 - Şakik-ı Belhi A
06.06.202635 dk 37 sn
09.01.1993 - Haris el-Muhasibi B
31.05.202625 dk 59 sn
09.01.1993 - Haris el-Muhasibi A
30.05.202632 dk 58 sn
24.12.1992 - Haris el-Muhasibi B
09.12.201922 dk 9 sn
24.12.1992 - Haris el-Muhasibi A
09.12.201921 dk 39 sn
05.12.1992 - Haris el-Muhasibi B
24.05.202623 dk 32 sn
05.12.1992 - Haris el-Muhasibi A
23.05.202631 dk 18 sn
28.11.1992 - Haris el-Muhasibi B
17.05.202623 dk 31 sn
28.11.1992 - Haris el-Muhasibi A
16.05.202623 dk 50 sn
21.11.1992 - Seriyy es Sakati B
10.05.202626 dk 10 sn
21.11.1992 - Seriyy es Sakati A
09.05.202630 dk 54 sn
01.08.1992 - Seriyy es Sakati B
12.04.202622 dk 20 sn
01.08.1992 - Seriyy es Sakati A
11.04.202621 dk 32 sn
25.07.1992 - Bişr-i Hâfî B
05.04.202628 dk 19 sn
25.07.1992 - Bişr-i Hâfî A
04.04.202627 dk 21 sn
04.07.1992 - Bişr-i Hâfî B
29.03.202631 dk 17 sn
04.07.1992 - Bişr-i Hâfî A
28.03.202629 dk 10 sn
09.05.1992 - İbrahim bin Edhem B
15.02.202631 dk 34 sn
09.05.1992 - İbrahim bin Edhem A
14.02.202646 dk 33 sn
02.05.1992 - İbrahim bin Edhem B
08.02.202628 dk 2 sn
18.04.1992 - İbrahim bin Edhem B
01.02.202632 dk 48 sn
18.04.1992 - İbrahim bin Edhem A
31.01.202627 dk 36 sn
18.01.1992 - Zünnûn-ı Mısrî B
18.01.202629 dk 4 sn
18.01.1992 - Zünnûn-ı Mısrî A
17.01.202623 dk 59 sn
11.01.1992 - Zünnûn-ı Mısrî B
11.01.202632 dk 31 sn
24.10.1992 - Seriyy es Sakati A
02.05.202629 dk 41 sn
17.10.1992 - Seriyy es Sakati B
26.04.202624 dk 46 sn
17.10.1992 - Seriyy es Sakati A
25.04.202623 dk 12 sn
10.10.1992 - Seriyy es Sakati B
19.04.202629 dk 14 sn
10.10.1992 - Seriyy es Sakati A
18.04.202624 dk 15 sn
28.12.1991 - Zünnûn-ı Mısrî B
04.01.202643 dk 56 sn
28.12.1991 - Zünnûn-ı Mısrî A
03.01.202633 dk 51 sn
16.12.1991 - Fudayl Bin İyad B
28.12.202532 dk 40 sn
16.12.1991 - Fudayl Bin İyad A
27.12.202528 dk 47 sn
09.12.1991 - Fudayl Bin İyad B
21.12.202527 dk 32 sn
09.12.1991 - Fudayl Bin İyad A
20.12.202529 dk 2 sn
02.12.1991 - Fudayl Bin İyad B
14.12.202528 dk 15 sn
02.12.1991 - Fudayl Bin İyad A
13.12.202541 dk 6 sn
AKRA