İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

12.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A

12.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A
Tasavvuf Sohbetleri

12.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A

22.11.2025
23 dk 18 sn

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm

El-Hamdülillâhi rabbi'l-âlemîne hamden kesîran tayyiben mübâreken fîh. Kemâ yenbeğî li-celâli vechihî ve li-azîmi sultânih.

Ve's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidinâ ve senedinâ ve mededinâ Muhammedini'l Mustafa. Ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi ihsânin ilâ yevmi'l cezâ.

Emmâ ba'd:

Aziz, muhterem ve sevgili kardeşlerim!

Çok kıymetli bir âlimin; Ebû Abdirrahman es-Sülemî'nin -rahmetullâhi aleyh ve kaddesallâhu rûhahû- yazmış olduğu çok değerli, mümtaz bir kitap olan Tabakâtu's-sûfiyye’sini okuyoruz. Ebû Abdirrahman es-Sülemî tasavvuf büyüklerinin hayatlarını ve mübarek fikirlerini toplamış, böyle bir eser meydana getirmiş. Ve bu eseri çok kıymetli Mısırlı bir profesör de çok güzel dipnotlar, ilaveler, açıklamalar yaparak neşre hazırlamış. Henüz Türk dilimize tercüme edilmemiş bir kaynak eser olduğu için; tasavvuf konusunda en salahiyetli, en meşhur, en büyük, en kıymetli şahısların sözlerini ve fikirlerini buradan öğrenebiliriz diye bu kitabı okuyoruz.

Dinin inceliklerini; yüksek seviyeli evliyâullah, muttakî, salih, muslih, mübarek kulların din hakkındaki görüşlerini anlamamıza yardımcı olan çok güzel bir kitap okuyoruz; Ebû Abdirrahman es-Sülemî'nin Tabakâtu's-sûfiyye adlı eseri. Ebû Osman-ı Hîrî hazretlerinin hayatını okumaktayız. 174. sayfanın 20. fıkrasında kalmıştık; onu okuyacağız.

Ebû Osmân-ı Hîrî hazretleri şöyle buyurmuş:"

Kâle ve kâle Ebû Osmân. "Aynı râvinin rivayet ettiğine göre

es-Sabru ale't-tâati hattâ lâ tefûteke't-tâatü ve's-sabru ani'l-ma'siyeti hattâ tencüve mine'l-ısrâri ale'l-ma'siye.

Peygamber Efendimiz'in en çok tavsiye ettiği, güzel ahlakın en güzellerinden, insana en çok sevap kazandıranlarından bir tanesi sabırdır. Sabretmek; "nefsine hâkim olup duygularına hâkim olup tavrını, durumunu değiştirmeyip çeşitli durumlar karşısında metanet göstermek, dayatmak, direnmek, dayanıklı olmak" mânasına geliyor.

Sabrın çeşitleri çoktur, sabredenlerin mükâfâtı çok yüksek olacaktır.

İnnemâ yüveffe's-sâbirûne ecrehüm bi-ğayri hisâb. "Allah, hesaba sığmayacak kadar büyük mükâfatlar verecek, onun için sabretmeyi öğrenmemiz lazım.

Nelere sabredilir?

Burada Ebû Osman hazretleri iki çeşit sabırdan bahsediyor:

es-Sabru ale't-tâ'ati. "Allah'ın emirlerini tutup Allah'a itaat etmek, yolunda ibadet ve taate sabretmek."

Namaz kılacaksın, devamlı olacaksın, sabredeceksin. Namazı bir kılıp bir bırakmayacaksın. İbadetlerini ihmal etmeyeceksin. Allah yolunda zikzaklar çizmeyeceksin, yalpalamayacaksın, bir düşüp bir kalkmayacaksın, ibadet ve taatte sabredeceksin. Bu lazım, çok gerekli!

Çünkü bazı insanlar; sabırsız, dayanıksız, metanetsiz insanlar, bunu böyle yapmaz. Halbuki hayırlı şeylerin yapılmasında sabır göstermek, devamlı olmak, sebat etmek lazım.

"Sebat etmek" ne demek?

"Sabit durmak" demek. Sebat, sabit durmaktan geliyor. Sabır da; duygularına hakim olma, kendisini sıkmak, tutmak mânasına geliyor. Birisi duygunun adı birisi tavrın adı olmuş oluyor. Sabretmeyi hem kendimize hem çoluk çocuğumuza öğretmeliyiz. Çünkü iyi şeyler zahmetli olabilir. Hac iyi bir şey, sevaplı bir şey; zahmetli. Oruç iyi bir şey; zahmetli. Namaz çok sevaplı bir şey; kulu Allah'a yaklaştırıyor, mü'minin miracı oluyor; zahmeti var. Tahammül etmek, onları göğüslemek lazım, Allah'ın daha başka emirleri de öyle. Buralarda sabır lazım.

Hattâ lâ tefûteke't-tâatü. "İbadet ve taatleri elden kaçırmayasın, fırsatları kaçırmayasın, sevaplar elden kaçıp gitmesin." diye ibadet ve taatte sabır lazım.

Sabredemiyor; sabah namazına kalkamıyor, gece namazına kalkamıyor, emri tutamıyor, vefa gösteremiyor; tarikate giriyor, gevşiyor çıkıyor; tesbihlerini bir çekiyor bir çekmiyor; hocasını bir seviyor bir soğuyor, çeşitli olaylardan kızıyor. Yazın soğuyor, kışın ısınıyor. Çeşit çeşit şeyler olmaz. Müslüman sağlam malzemeli olmalı, sağlam malzeme teşkil etmeli.

Misal olarak söylüyorum. Mesela Amerikalılar Newyork şehrine 114 katlı bina yapmış.

Neden yapmışlar?

Çelikten yapmışlar.

Çelik nasıl?

Dayanıklı bir malzeme.

Bizim komşu da gecekondu mahallesinde bir katlı bir ev yapmış ama yine yıkılıyor. Adam 114 katlı yapmış duruyor; bu bir kat yapmış, yıkılıyor.

Neden?

Briketten yapmış; kömür tozlarını sıkıştırmış, yapıştırmış. Yapışsa bile kömürün kendisi çürük. Yapıştığı yerden kopmasa bile ortasından kopuyor. Üstüne yük binince dağılıveriyor. Gösterişi var ama briket yük taşımıyor.

Mü'min böyle olmayacak; çelik gibi olacak.

Çeliğin eski dilde adı nedir?

Demirdir, timurdur. Timur da "demir" demek. Bir de "pulat" diyoruz, pulat da "çelik olmuş demir" demek.

Müslümanın çelik gibi dayanıklı olması lazım, ibadete müdavim olması lazım, dağılıvermemesi lazım. Briket gibi toz toprak oluvermemesi lazım. Biraz yük binince çatlayıp patlamaması lazım.

İnsan buna ne zaman alışır?

Küçükten alışır. Küçükten alıştırırsan alıştırırsın. Büyüdüğü zaman yan çizer, yükün altına girmez. Küçükten alıştıracaksın. Tembelliğe, çalışmamaya, bedavadan yemeğe alıştı; uyumaya, yiyip içip yan gelip yatmaya, eğlenmeye alıştı.

Ne olacak?

İşe gelmez.

"İşe gel." dersin; parayı bedava yemeye alıştığı için çalışmaya tahammül edemez. "İbadete gel." dersin; ibadete tahammül edemez. Olmaz!

Küçükten bunu çocuklarımıza öğretmeliyiz, kendimiz de sebatlı olmalıyız. Bazı sebatlı, yaşlı, mübarek, sakallı, aksakallı eski insanları görüyorum, çelik aklıma geliyor. Pulat, çelik. Maşaallah; vefası, ahlakı, ibadetleri sapasağlam.

Düzce'de bir adam köyde oturuyormuş. Evinin olduğu yerle cami arası beş kilometreymiş, bir saatlik yol. İhtiyar adam namaza bir saatte yürüyecek. Hiçbir sabah namazını evinde kılmamış. Hep camide kılmış; bak, çelik gibi adam.

"Bugün kar yağdı, bugün yağmur yağdı, bugün dizim ağrıyor, bugün başım ağrıyor." demiyor, muntazam.

Böyle olacağız!

Adam yatıyor, halteri alıyor; kaldırıyor indiriyor, kaldırıyor indiriyor.

Neden?

"Pazıları kuvvetlensin, omuzu kuvvetlensin." diye.

Neden koşturuyor; bir iki saat ter döküyor, idman yapıyor?

Kuvvetlenmek için.

Çalıştıkça kuvvetleniyor; salıverdikçe çalışmayan uzuvlar zayıflıyor. İnce bacaklı, ince kollu, zayıf, nahif… Dokunuveriyorsun, çat, kolu kırılıyor, hadi sırıkçıya götür, alçıya al, sardır vesaire. E dayanıksız!

Avusturalya'da bizim işçi kardeşimizle komşusu olmadık bir şeyden kavga etmişler. Karşısına komşusu çıkmış. O İngiliz usulü "gardını almak" diyorlar ya, yumruklarını sıkmış, karşısına geçmiş. Çocuğu da yanında, ikisi de okkalı kilolu, bizimki de Anadolu'nun bir evladı, sakallı. Çankırı'dan mıymış, Yozgat'tan mıymış? Neyse. İri yarı İngiliz, yumruklarını kaldırmış, bizim zavallı hacıya bir yumruk vurmuş. Vurmuş ama İngiliz, olduğu yerde "ay vay, ay vay, ay vay!" diye dönmeye başlamış. Yumruk vurduğu kolu, bilmem kaç yerinden kırılmış. Hastaneye götürmüşler. Bizimki daha bir şey yapmadı; yumruğu yedi ama İngiliz'in kolu kırıldı, hastaneye götürmüşler. Doktor demiş ki;

"Yumruğunu duvara mı vurdun?"

"Yok. Bir Türk ile kavga ediyorduk da ona vurdum."

"Ya" demiş, "Senin aklın yok mu? Onlarla kavga edilir mi? Onlar Anadolu'nun güneşinde, oksijeni altında harman yaparak çalışırlar; onların kemikleri çelik gibidir." demiş.

Avusturalya'da oksijen az, adamlar puff oluyorlar, briket gibi oluyorlar. Yumruğu kendisi vurmuş, kolu bilmem kaç yerinden kırılmış.

Biz ibadette de böyle görüyoruz, müdavim; ömründe namazı hiç evinde kılmamış, hep camiye gitmiş.

Evet, ibadet ve taate sabredecek. "İbadet ve taati, sevapları kaçırmasın." diye, o b

izim eski Osmanlı büyüklerimiz gibi, aksakallı büyüklerimiz gibi, hacı babalar gibi dayanıklı olacak; bu bir.

İkincisi;

Ve's-sabru ale'l-ma'siye hattâ lâ tencüve mine'l-ısrâri ale'l-ma'siye. "Bir de günaha düşmemek için insanın kendini tutması var. O da masiyete, isyana karşı sabır."

Arkadaşlarını görüyor, günah işliyorlar. Mahalledeki bütün çocuklar, piyasadaki arkadaşları, komşuları günah işlemeye gitmişler; "Bu akşam sen de gel, Çamlıca'da içeceğiz, kafayı bulacağız, eğleneceğiz."

Ne yapıyor?

"Çok eğlence var, güzel yere gidiyoruz, çok manzaralı bir yer, çok pahalı, beş yıldızlı…"

Ne yapıyor?

"Hayır!" diyor.

Bu nedir?

Bu da bir sabırdır.

"Ya kalk işte, maça gidelim, şuraya gidelim, buraya gidelim."

"Onu da çok severim ama ne yapayım?"

Hayır, gitmiyor.

Bir de günahlara karşı insanın içinde meyil, arzu olsa bile ona da fren yapmayı öğrenmesi lazım,

Neden?

Hattâ tencüve mine'l-ısrâri ale'l-ma'siye. "Artık günaha müdavim olmak durumuna düşmemesi için. O duruma düşmekten kurtulması için. Alışıp da artık vazgeçemez duruma düşmemek için."

İki çeşit sabır lazım; bir, ibadete taate sabır. İki günaha karşı meyli olsa bile canı çekse bile kendini tutmak.

"Şuraya baksam gözüm hoşlanacak, ama bakmayacağım!" falan gibi.

Bu ikisini de çoluk çocuğumuza öğretmemiz lazım. Kendimiz de öğrenmeliyiz, bu iki çeşit sabrı da çoluk çocuğumuza, hanımımıza, kendimize, arkadaşımıza, sorumluluğu bizim omzumuzda olan insanlara öğretmemiz lazım.

Çocuklarımızı; "A evladım, hoşuna gitse bile günahlardan kendini tutmayı öğren. Zor gelse bile ibadetleri yapmayı öğren." diye yetiştirmeliyiz. "Çocuk çelik gibi olsun, dağılmasın, toz toprak olmasın, çürük olmasın." diye bu ikisini öğretmemiz lazım. Öğretince alır, alışır.

Bakıyorum ordudan emekli kardeşler, genç yaşında emeklilik hakkını elde etmiş ama duramıyor.

Neden?

Orduda şu saatte kalkmaya, şu vakte kadar meşakkatli çalışmaya alışmış; duramıyor artık. Muntazam çalışacak, tabi başarılı oluyor.

Neden?

Alıştı.

Bu iki şeyi, sabrın iki güzel çeşidini öğrenmeniz lazım.

Kâle ve kâle Ebû Osmân. "Aynı râvi rivayet etmiş ki Ebû Osmân-ı Hîrî hazretleri şu sözü de buyurmuş:"

el-Firâsetü zannu vâfaka's-savâb ve'z-zannü yuhtıu ve yüsîbü fe-izâ tahakkaka fi'l-firâse tahakkaka fî-hukmihâ li-ennehû iz-zâke yahkümü bi-nûri'llahi te'âlâ lâ bi-nefsih.

Firâset kelimesini biz "feraset" diye söylüyoruz. Bu Farsça tesiriyledir; i'ler biraz e gibi okunur, Farsça'dan geliyor. Mesela İranlılar mive der, biz 'meyve' deriz. Esreli yazılılarda e gibi okudukları için biraz e'ye yakın söylüyoruz; oradan almışız.

Firâset, "bir zandır, bir çeşit zannetmektir, kanaattir, sanmaktır."

Vâfaka's-savâb. "Doğruya mutabık düşen, uygun düşen bir zandır."

Zannediyorsun ama bak öyle çıkıyor, tamam firaset budur.

Bu doğruya mutabık olursa ve'z-zannü yuhtıü ve yusîbü zanneder; bazen insan hata eder, "Yanılmışım, yanlış zannetmişim, öyle sanmıştım ama öyle çıkmadı." der. Bazen de isabetli olur. Ama eğer insan doğruya tam isabet etmeye, doğruyu isabetli zannetmeye alışırsa; "Şu şöyle olacak." diyor, dediği gibi oluyor.

Bu artık ne demek?

"Zan ve ferasette ustalaştı." demek.

Fe-izâ tahakkaka fi'l-firâseti. "İnsan ferasette böyle ustalaşırsa."

Tahakkaka fî-hukmihâ. "Artık bir şey hakkında bir kanaat söylediği zaman isabet eder."

Çünkü idmanlı; yapa yapa bu meziyeti, bu kabiliyeti gelişti.

Li-ennehû iz-zâke yahkümu bi-nûrillah, çünkü o zaman Allah'ın nuru ile hükmünü verir.

Lâ bi-nefsihî. "Kendi nefsinin hükmüyle değil; Allah'ın yardımıyla hüküm verir, Allah yardımcı olur."

Onun için hükmünde de tam ustalaşmış, isabet etmiş olur, İlk baştaki "Bazen oluyor bazen olmuyor." durumu geçer.

Demek ki Allahu Teâlâ hazretlerinin nuruyla baktığı zaman zannı isabet etmeye başlar. Allah yardım ettikçe zannı tam isabet etmeye başlar, olacak işle tam uygun düşmeye başlar.

Demek ki Allah yardım ediyor. O zaman artık hükmü iyi olur.

Bu nasıl olur?

Bu, Allah'ın kendisine nur vermesiyle olur; Allah yardım edecek, nur verecek, sevecek de ondan sonra olur.

Onun için Allah'ın sevdiği işleri yapmaya devam etmek lazım. Ettikçe Allah onun zannını isabetlendirir, ferasetini kuvvetlendirir. Sonunda Allah'ın nuruyla baktı mı, Allah'ın yardımıyla ciğerinin köşesini anlayacak, görecek duruma gelir

Buradan şunu anlıyoruz ki kendimizi Allah'a sevdirmeye çalışacağız; Allah'ın sevgili, edepli, itaatli kulu olmaya çalışacağız. Allah'ın yardım edeceği iyi bir kul olmaya çalışacağız. İnsan; kızdığı, gazap ettiği, sevmediği kul olarak hareket ederse bunların hepsinden mahrum olur.

Kendimizi Allah'a beğendirmeye çalışalım.

Umumiyetle insanlar kendilerini kime beğendirmeye çalışırlar?

Başka insanlara. Berbere gitmesi, tıraş olması ondandır. Güzel elbise giymesi, kokular sürünmesi, tavırları edaları ondandır. Konuşması, kendisine bir hâl vermesi ondandır.

Neden?

"Karşısındaki kendisini beğensin." diye.

Ekseriyetle insanlar, başkalarının kendisini beğenmesini isterler. Duygularının kökünü araştırırsan başkasına kendini beğendirmek istediği çıkar. Bu adamın böyle konuşması, söylemesi...

Nedir bu?

İşte ne bileyim, kendisini beğendirmeye çalışıyor. Halbuki o doğru değil! İnsanlar beğense ne olacak, beğenmese ne olacak kardeşim?

İnsanların hiçbiri beğenmese Allah beğense yeter. İbrahim aleyhisselam öyle olmuş:

İşte bir şehir halkı putperest bir İbrahim aleyhisselam bu tarafta; tek başına bütün ahaliyle mücadele etmiş. Allah'ın sevdiği kulu olmaya çalışmak lazım. Kendimizi Allah'a beğendirmeye çalışmamız lazım.

Bizim kusurumuz ne?

Kendimizi başkalarına beğendirmeye çalışıyoruz. İnsan kendisini Allah'a beğendirmeye çalıştığı zaman kibir kalmaz, ucub kalmaz; kendini beğenmişlik, burnu büyüklük, ukalalık, kızgınlık kalmaz.

O bir laf söylemiş; "Sabredeyim de Allah sevsin." der, sabreder, geçer. O bir kötülük yapmış; "Ben karşılık vermeyeyim de Allah sevsin." der, geçer.

Bu şekilde hareket ettiğin zaman birçok kötü huydan kurtuluyorsun. Birçok şer başına gelmiyor Bela da def olup gidiyor. Ama insanlara kendini beğendirecek zihniyetle yaşarsan o zaman kibirli, kendini beğenmiş olursun, burnu büyük olursun, başkasının nasihatine kızarsın. Çalım atarsın, fiyaka yaparsın; istediğin olmayınca sinirlenirsin. Bütün kötülükler de oradan oluyor.

Demek ki kendimizi kullara değil, Allah'a beğendirmeye çalışacağız. Kullar önemli değil; hepsinin rızkını Allah veriyor. Hepsini yaratan, hepsine hâkim olan Allah. Biz kendimizi Allah'a beğendirmeye çalışalım.

Allah-u Teâla Hazretleri cümlenizden razı olsun. Cümlenizi Peygamber Efendimiz'in sevgisine, şefaatine, iltifatına nail eylesin. Peygamber Efendimiz'in has ümmeti olmanızı nasip eylesin. Dünya ve ahiretin her türlü tehlikelerinden koruyup, dünya ve ahiretin her türlü hayırlarına erdirdiği kullarından eylesin. Firdevsi Âlâda Peygamber-i Zişan’ımıza cümlenizi komşu eylesin. Cennet nimetleriyle mütena'ım eylesin.

 

 

Bir Sonraki

22.06.1996 -

A

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
17.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B
12.10.202526 dk 42 sn
11.01.1992 - Zünnûn-ı Mısrî A
10.01.202635 dk 47 sn
21.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B
09.11.202522 dk 55 sn
17.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A
11.10.202527 dk 24 sn
24.10.1992 - Seriyy es Sakati B
03.05.202623 dk 26 sn
21.02.1992 - Seriyy es-Sakatî B
25.01.202625 dk 38 sn
21.02.1992 - Seriyy es-Sakatî A
24.01.202632 dk 19 sn
26.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B
07.12.202518 dk 46 sn
26.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A
06.12.202538 dk 37 sn
29.06.1996 - Cüneydi Bağdadi B
31.08.202522 dk 6 sn
19.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B
30.11.202524 dk 51 sn
29.06.1996 - Cüneydi Bağdadi A
30.08.202537 dk 44 sn
19.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A
29.11.202530 dk 51 sn
22.06.1996 - B
09.12.201941 dk 25 sn
12.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B
23.11.202530 dk 52 sn
22.06.1996 - A
09.12.201938 dk 29 sn
15.06.1996 - Cüneydi Bağdadi B
24.08.202529 dk 56 sn
05.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B
09.12.201924 dk 11 sn
15.06.1996 - Cüneydi Bağdadi A
23.08.202527 dk 12 sn
28.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B
16.11.202532 dk 42 sn
08.06.1996 - Cüneydi Bağdadi B
17.08.202524 dk 25 sn
28.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A
15.11.202526 dk 32 sn
08.06.1996 - Cüneydi Bağdadi A
16.08.202536 dk 25 sn
01.06.1996 - A
09.12.201939 dk 58 sn
21.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A
08.11.202526 dk 57 sn
14.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B
02.11.202524 dk 22 sn
10.05.1996 - Ebu Osman el Hiri B
10.08.202532 dk 14 sn
14.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A
01.11.202525 dk 5 sn
10.05.1996 - Ebu Osman el Hiri A
09.08.202521 dk 51 sn
16.12.1995 - Cüneyd-i Bagdadi B
03.08.202529 dk 20 sn
31.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B
26.10.202525 dk 58 sn
16.12.1995 - Cüneyd-i Bagdadi A
02.08.202530 dk 18 sn
31.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A
25.10.202521 dk 35 sn
24.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B
19.10.202522 dk 2 sn
30.09.1995 - Tasavvufta Emek ve Terbiye B
20.07.202520 dk 28 sn
30.09.1995 - Tasavvufta Emek ve Terbiye A
19.07.202545 dk 9 sn
24.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A
18.10.202523 dk 54 sn
23.09.1995 - Cüneyd-i Bağdadi B
13.07.202518 dk 3 sn
10.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B
05.10.202538 dk 7 sn
23.09.1995 - Cüneyd-i Bağdadi A
12.07.202529 dk 21 sn
10.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A
04.10.202535 dk 38 sn
05.08.1995 - Ebû Türab en-Nahşebî B
29.06.202526 dk 53 sn
05.08.1995 - Ebû Türab en-Nahşebî A
28.06.202527 dk 5 sn
03.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B
28.09.202532 dk 38 sn
08.07.1995 - B
09.12.201921 dk 4 sn
03.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A
27.09.202528 dk 56 sn
21.01.1995 - Ahmed b. Asımini’l-Antaki B
11.10.202616 dk 57 sn
08.07.1995 - A
09.12.201912 dk 10 sn
20.07.1996 - Cüneydi Bağdadi B
21.09.202533 dk 22 sn
20.07.1996 - Cüneydi Bağdadi A
20.09.202537 dk 26 sn
24.06.1995 - Ebû Türab en-Nahşebî B
22.06.202530 dk 56 sn
13.07.1996 - Cüneydi Bağdadi B
14.09.202524 dk 56 sn
21.01.1995 - Ahmed b. Asımini’l-Antaki A
10.10.202623 dk 51 sn
24.06.1995 - Ebû Türab en-Nahşebî A
21.06.202534 dk
13.07.1996 - Cüneydi Bağdadi A
13.09.202537 dk
10.12.1994 - B
09.12.201927 dk 22 sn
03.06.1995 - Abdullah b. Hubeykini’l Antaki B
01.11.202631 dk 35 sn
06.07.1996 - Cüneydi Bağdadi B
07.09.202523 dk 17 sn
10.12.1994 - A
09.12.201935 dk 30 sn
03.06.1995 - Abdullah b. Hubeykini’l Antaki A
31.10.202630 dk 23 sn
06.07.1996 - Cüneydi Bağdadi A
06.09.202532 dk 2 sn
05.11.1994 - Mansur b. Ammar Ebus Serîi B
04.10.202624 dk 54 sn
27.05.1995 - B
09.12.201931 dk 18 sn
05.11.1994 - Mansur b. Ammar Ebus Serîi A
03.10.202630 dk 24 sn
27.05.1995 - A
09.12.201925 dk 34 sn
22.10.1994 - A
09.12.201945 dk 29 sn
25.06.1994 - A
09.12.201934 dk 29 sn
15.04.1995 - Abdullah b. Hubeykini’l Antaki B
25.10.202627 dk 1 sn
15.10.1994 - Hamdûn el-Kassâr B
27.09.202629 dk 47 sn
11.06.1994 - Ebu Hafs el-Haddad B
06.09.202619 dk 11 sn
15.04.1995 - Abdullah b. Hubeykini’l Antaki A
24.10.202629 dk 58 sn
15.10.1994 - Hamdûn el-Kassâr A
26.09.202632 dk 32 sn
11.06.1994 - Ebu Hafs el-Haddad A
05.09.202632 dk 6 sn
01.04.1995 - B
09.12.201934 dk 41 sn
01.10.1994 - A
09.12.201918 dk 59 sn
07.05.1994 - Ebu Hafs el-Haddad B
30.08.202624 dk 25 sn
01.04.1995 - A
09.12.201921 dk 36 sn
10.09.1994 - Hamdûn el-Kassâr B
20.09.202628 dk 53 sn
07.05.1994 - Ebu Hafs el-Haddad A
29.08.202622 dk 50 sn
25.03.1995 - Ahmed b. Asımini’l-Antaki B
18.10.202625 dk 57 sn
10.09.1994 - Hamdûn el-Kassâr A
19.09.202635 dk
23.04.1994 - Yahya b. Muaz er-Razi B
23.08.202629 dk 30 sn
25.03.1995 - Ahmed b. Asımini’l-Antaki A
17.10.202620 dk 48 sn
09.07.1994 - B
09.12.201924 dk 20 sn
23.04.1994 - Yahya b. Muaz er-Razi A
22.08.202624 dk 18 sn
09.07.1994 - A
09.12.201920 dk 30 sn
16.04.1994 - B
09.12.201916 dk 56 sn
02.07.1994 - Ebu Hafs el-Haddad B
13.09.202625 dk 52 sn
02.07.1994 - Ebu Hafs el-Haddad A
12.09.202630 dk 42 sn
16.04.1994 - A
09.12.201928 dk 36 sn
19.03.1994 - B
09.12.201925 dk 28 sn
19.03.1994 - A
09.12.201926 dk 9 sn
11.12.1993 - B
09.12.201931 dk 53 sn
31.07.1993 - B
09.12.201928 dk 40 sn
11.12.1993 - A
09.12.201928 dk 53 sn
31.07.1993 - A
09.12.201930 dk 28 sn
04.12.1993 - B
09.12.201933 dk 7 sn
24.07.1993 - B
27.07.202531 dk 55 sn
04.12.1993 - A
09.12.201927 dk 55 sn
24.07.1993 - A
06.07.202532 dk 35 sn
27.11.1993 - B
09.12.201929 dk 21 sn
17.07.1993 - B
16.08.202626 dk 57 sn
27.11.1993 - A
09.12.201923 dk 50 sn
17.07.1993 - A
15.08.202634 dk 4 sn
20.11.1993 - B
09.12.201926 dk 59 sn
10.07.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani B
09.08.202631 dk 44 sn
20.11.1993 - A
09.12.201928 dk 26 sn
10.07.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani A
08.08.202629 dk 54 sn
23.10.1993 - B
09.12.201924 dk 3 sn
03.07.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani B
02.08.202624 dk 58 sn
23.10.1993 - A
09.12.201924 dk 9 sn
03.07.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani A
01.08.202626 dk 47 sn
07.10.1993 - B
09.12.201931 dk 12 sn
26.06.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani B
26.07.202620 dk 47 sn
07.10.1993 - A
09.12.201928 dk 3 sn
26.06.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani A
25.07.202629 dk 48 sn
12.06.1993 - Bayezid-i Bistami B
19.07.202619 dk 22 sn
28.08.1993 - B
09.12.201921 dk 4 sn
12.06.1993 - Bayezid-i Bistami A
18.07.202622 dk 26 sn
28.08.1993 - A
09.12.201924 dk 5 sn
15.05.1993 - Bayezid-i Bistami B
12.07.202622 dk 47 sn
21.08.1993 - B
09.12.201928 dk 17 sn
15.05.1993 - Bayezid-i Bistami A
11.07.202622 dk 43 sn
21.08.1993 - A
09.12.201929 dk 59 sn
08.05.1993 - Bayezid-i Bistami B
05.07.202625 dk 5 sn
07.08.1993 - B
09.12.201922 dk 10 sn
08.05.1993 - Bayezid-i Bistami A
04.07.202620 dk 36 sn
07.08.1993 - A
09.12.201922 dk 3 sn
01.05.1993 - Bayezid-i Bistami B
28.06.202632 dk 40 sn
01.05.1993 - Bayezid-i Bistami A
27.06.202628 dk 42 sn
10.04.1993 - Şakik-ı Belhi B
21.06.202619 dk 22 sn
10.04.1993 - Şakik-ı Belhi A
20.06.202627 dk 34 sn
27.03.1993 - Şakik-ı Belhi B
14.06.202626 dk 39 sn
27.03.1993 - Şakik-ı Belhi A
13.06.202624 dk 24 sn
23.01.1993 - Şakik-ı Belhi B
07.06.202627 dk 54 sn
23.01.1993 - Şakik-ı Belhi A
06.06.202635 dk 37 sn
09.01.1993 - Haris el-Muhasibi B
31.05.202625 dk 59 sn
09.01.1993 - Haris el-Muhasibi A
30.05.202632 dk 58 sn
24.12.1992 - Haris el-Muhasibi B
09.12.201922 dk 9 sn
24.12.1992 - Haris el-Muhasibi A
09.12.201921 dk 39 sn
05.12.1992 - Haris el-Muhasibi B
24.05.202623 dk 32 sn
05.12.1992 - Haris el-Muhasibi A
23.05.202631 dk 18 sn
28.11.1992 - Haris el-Muhasibi B
17.05.202623 dk 31 sn
28.11.1992 - Haris el-Muhasibi A
16.05.202623 dk 50 sn
21.11.1992 - Seriyy es Sakati B
10.05.202626 dk 10 sn
21.11.1992 - Seriyy es Sakati A
09.05.202630 dk 54 sn
01.08.1992 - Seriyy es Sakati B
12.04.202622 dk 20 sn
01.08.1992 - Seriyy es Sakati A
11.04.202621 dk 32 sn
25.07.1992 - Bişr-i Hâfî B
05.04.202628 dk 19 sn
25.07.1992 - Bişr-i Hâfî A
04.04.202627 dk 21 sn
04.07.1992 - Bişr-i Hâfî B
29.03.202631 dk 17 sn
04.07.1992 - Bişr-i Hâfî A
28.03.202629 dk 10 sn
09.05.1992 - İbrahim bin Edhem B
15.02.202631 dk 34 sn
09.05.1992 - İbrahim bin Edhem A
14.02.202646 dk 33 sn
02.05.1992 - İbrahim bin Edhem B
08.02.202628 dk 2 sn
02.05.1992 - İbrahim bin Edhem A
07.02.202625 dk 59 sn
18.04.1992 - İbrahim bin Edhem B
01.02.202632 dk 48 sn
18.04.1992 - İbrahim bin Edhem A
31.01.202627 dk 36 sn
18.01.1992 - Zünnûn-ı Mısrî B
18.01.202629 dk 4 sn
18.01.1992 - Zünnûn-ı Mısrî A
17.01.202623 dk 59 sn
11.01.1992 - Zünnûn-ı Mısrî B
11.01.202632 dk 31 sn
24.10.1992 - Seriyy es Sakati A
02.05.202629 dk 41 sn
17.10.1992 - Seriyy es Sakati B
26.04.202624 dk 46 sn
17.10.1992 - Seriyy es Sakati A
25.04.202623 dk 12 sn
10.10.1992 - Seriyy es Sakati B
19.04.202629 dk 14 sn
10.10.1992 - Seriyy es Sakati A
18.04.202624 dk 15 sn
28.12.1991 - Zünnûn-ı Mısrî B
04.01.202643 dk 56 sn
28.12.1991 - Zünnûn-ı Mısrî A
03.01.202633 dk 51 sn
16.12.1991 - Fudayl Bin İyad B
28.12.202532 dk 40 sn
16.12.1991 - Fudayl Bin İyad A
27.12.202528 dk 47 sn
09.12.1991 - Fudayl Bin İyad B
21.12.202527 dk 32 sn
09.12.1991 - Fudayl Bin İyad A
20.12.202529 dk 2 sn
02.12.1991 - Fudayl Bin İyad B
14.12.202528 dk 15 sn
02.12.1991 - Fudayl Bin İyad A
13.12.202541 dk 6 sn
AKRA