21.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A

21.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A
Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm
El-Hamdülillâhi rabbi'l-âlemîne hamden kesîran tayyiben mübâreken fîh. Kemâ yenbeğî li-celâli vechihî ve li-azîmi sultânih.
Ve's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidinâ ve senedinâ ve mededinâ Muhammedini'l Mustafa. Ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi ihsânin ilâ yevmi'l cezâ.
Emmâ ba'd:
Aziz, muhterem ve sevgili kardeşlerim!
Çok kıymetli bir âlimin; Ebû Abdirrahman es-Sülemî'nin -rahmetullâhi aleyh ve kaddesallâhu rûhahû- yazmış olduğu çok değerli, mümtaz bir kitap olan Tabakâtu's-sûfiyye’sini okuyoruz. Ebû Abdirrahman es-Sülemî tasavvuf büyüklerinin hayatlarını ve mübarek fikirlerini toplamış, böyle bir eser meydana getirmiş. Ve bu eseri çok kıymetli mısırlı bir profesör de çok güzel dipnotlar, ilaveler, açıklamalar yaparak neşre hazırlamış. Henüz Türk dilimize tercüme edilmemiş bir kaynak eser olduğu için tasavvuf konusunda en salahiyetli, en meşhur, en büyük, en kıymetli şahısların sözlerini ve fikirlerini buradan öğrenebiliriz diye bu kitabı okuyoruz.
Sıra Ebû Osmân-ı Hirî'nin; Horasan'da Nişabur'a bağlı Hire'den Ebû Osman isimli büyük zâtın sözlerini okumakta.
Hayatını geçen haftalarda söylemiştik, naklettiği hadislerden misal vermiştik. Şimdi sözlerine devam ediyoruz.
Kâle ve semi'tühû yekûl.
Kâle diyen Ebû Amr b. Hamdan. Daha önceki rivayetlerin başında vardı. Semi'tühû dediği de Ebû Osman.
Yani o zat Ebû Amr b. Hamdan Ebû Osmân El-Hirî'nin şöyle söylediğini naklediyor.
"El ucubu yetevelledü min ru'yeti'n-nefsi ve zikrihâ ve ru'yeti'l halki ve zikrihim"
Ucub denilen kötü bir huy var. Kötü huyların önemlilerinden birisi ucub.
Ayn-cim-be, ucub.
Ucub; insanın kendini beğenmesi, kendini beğenmiş kimse olması. Bir insanın kendini beğenmişliği çok kötü sonuçlar doğuruyor. Geçimleri bozuyor, başka insanların hor görülmesine sebep oluyor ve insanın kendi kendisini teftiş ederek, kontrol ederek düzeltmesini, hatalarını bulup iyi insan olmasını da engelliyor. Çünkü kendisini beğeniyor, hatasını göremiyor. Hâlbuki görse düzeltecek, düzeltse Allah sevecek.
Onun için büyüklerimizden birisinin sözü (Mehmed Zahid Kotku Hocamız 'ın) kitabında yazılıdır.
"El ucubu hicâbü't-tevfîk"
İnsanın kendini beğenmesi, ucub huyu Allah'ın ona tevfîkini refîk etmesine mani olur. Allah o kuldan tevfîkât-ı samedâniyyesini keser, O'nu hayırlara muvaffak etmez. Allah kendini beğenen insanı muvaffak etmez. Allah-u Teâlâ hazretlerinin âdetini Peygamber Efendimiz hadîs-i şerîflerinde anlatmıştır, duymuşsunuzdur.
"Men tekebbere vadaahu'llâh"
Kim kibirlenirse Allah onu alçaltıyor.
Ben büyüğüm diyeni, kendisini büyük sananı, çalım satanı, tekebbür edeni Allah inadına alçaltıyor.
Mevlâmız'ın âdeti böyle. Çünkü büyüklenmek kula ait iş olamaz. Kul âcizdir, noksandır, yaratılmıştır, gücü kuvveti Allah'tan alıyor. Allah'tan aldığına göre kendisinin övünmesine lüzum yok. Allah veriyor da ondan alıyor. Binâenenaleyh kulun övünmemesi lazım. Kendisi övündüğü, böbürlendiği ve kibirlendiği zaman;
"sen misin kendinde bir şey var sanan, kibirlenen, böbürlenen, övünen, kendini beğenen?" diye Allah alçaltıyor.
"Ve men tevâdaa rafaahu'llah" Aksine mütevazı olanı da Allah yükseltiyor. Kul tevazu gösterdikçe, haddini bildikçe "ben eksikliğim, ben kusurluyum" dedikçe Allah yardım ediyor, kulu yükseltiyor. Bu böyle!
Bu kötü huy nereden meydana gelir?
Bu âlim büyüğümüz onu söylüyor.
"El ucubu yetevelledü min ru'yetin nefsi ve zikrihâ"
Ucub denilen kötü huy; insanın kendi nefsini görmesinden ve onun zikredilmesini sevmesinden kaynaklanıyor. Nefsine kıymet vermese, nefsini aradan çıkartsa, nefsini görmese o zaman ucub olmayacak. Eğer bir meziyeti varsa bile "Allah bana verdi" diyecek. Nefsini aradan çıkardığı zaman işin hakikatini anlayacak. Nefsinde bir varlık var sandığından, nefsini gördüğünden, nefsinin övülmesini, zikredilmesini, methedilmesini istediğinden oluyor.
Hâlbuki sen nesin?
Sen, bir yerine bir felç gelse kolunu kıpırdatamıyorsun, ağzın yamuluyor, gözünün kapağı açılmıyor, uykuya dalsan uyanamıyorsun. Uyumak istesen Allah uyku vermese uyuyamıyorsun. Zengin olmak istiyorsun, olamıyorsun. Bir şey yapmak istiyorsun, yapamıyorsun.
Neden?
"Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh" da ondan.
Güç kuvvet; yaratan, veren, yükselten, alçaltan, zengin eden, fakir yapan, hasta eden, şifa veren Allah. Onu görse, nefsin hiçliğini anlasa iş düzelecek.
Onun için İran şairlerinden bir tanesi şöyle diyor:
İn taayyum çun hababez feste çeşmihay-u tuz çeşmübça hiçihi hodra derin derya bibing.
Güzel bir şiir…
"Senin kendinde bir varlık görmen, kendini beğenmen, kibirlenmen, ucuba düşmen nedendir? Gözünün kapalı olmasındandır. Deryadaki su habbeciğinin, su kabarcığının kapalı olması gibi senin gözün kapalı olduğundan, körlüğünden kendinde bir şey var sanıyorsun. Gözünü aç, o zaman hiçliğini görür, anlarsın."
Böyle bir benzetmeyle, şairane bir üslupla anlatmış. İnsanın kendi nefsini görmesinden ve nefsinin zikredilmesini, methedilmesini sevmesinden kaynaklanıyor.
"Ve ru'yetil halki ve zikrihim"
Halkı görmesinden ve halkın kendisini zikretmesini sevmesinden kaynaklanıyor.
Halk ne? Yaratıklar ne?
Onlar da senin gibi âciz mahlûklar. Onların da elinde bir şey yok. Allah seni korursa sana zarar veremezler. Allah seni cezalandıracaksa Allah'ın elinden seni kurtaramazlar.
Halk ne?
Halk da senin gibi âciz bir yığın. Putperestlere acıyoruz, kızıyoruz. Bir ağaçtan, taştan, demirden, tunçtan yapılmış eşya, heykel, cansız bir şeyin karşısına geçmişler, ondan bir şey istiyor diye ayıplıyoruz.
Seninki de öyle! Sen de halktan bir şey bekliyorsun, bir şey istiyorsun.
Halk ne ki?
Ha o put, ha o heykel… Karşısına geçip tapındıkları heykel bir şey değil; işte kendileri yaptılar, imalathanede yaptılar, getirdiler. Puthanelerine diktiklerinin karşısına geçiyorlar "bizi affet, bize yardım et, bizi hastalıktan kurtar" diyorlar.
Ya onu az önce sen yaptın, bu putun sana bir faydası yok! Tamam onun faydası yok; ona kızıyoruz.
E halk?
Halk dahi Allah'ın mahlûku, onun da elinde bir şey yok ki. Ha ağaç, ha tunç, ha mermer, ha taş, ha halk… Hepsi Allah'ın mahlûku… Yapan Allah, veren Allah, işte hakikî iman bu.
Ucub nereden oluyor?
Halkı görüyor, halkın beğenmesinde bir şey var sanıyor. Halk beğenince işi rast gidecek, zengin olacak sanıyor. Halka bir pâye veriyor, halkın varlığını görüyor, halkın varlığına önem veriyor. Halkın da zikretmesini, kendisinden bahsetmesini, şöhretlenmeyi seviyor, bu ucub ondan oluyor.
Şöhreti sevmese, halkın hiçliğini anlasa, nefsi görmese "nefsin övülmesinden ne olacak, halk övmese ne olacak? Allah sevmedikten sonra övülsem ne kıymeti var?" dese o zaman ucub denilen hastalık olmayacak. Kökü budur.
Nefsini görüyor, halkı görüyor.
Nefsin hiçliğini ve halkın âcizliğini anlayacak, halktan bir şey gelmediğini anlayacak, Yaradan'a yönelecek. Yaradan'a yönelince de ucub, kibir olmaz.
Mevlâ'nın karşısında boynunu bükecek;
"Yâ Rabbi! Sen benim içimi dışımı, evvelimi, âhirimi, günahımı sevabımı biliyorsun. Halktan gizlesem senden gizleyemem. Çok âcizim, çok naçizim, çok suçluyum yâ Rabbi!" diyecek.
O zaman; "Yâ Rabbi! Elim boş, sana layık bir amel yapamadım, yüzüm kara, suçum çok" diye ağlayacak.
Mevlâsı her şeyi bildiğinden ona rol yapmak mümkün mü?
Allah'ı kandırmak hâşâ sümme hâşâ kimin aklından geçer?
Öyle şey olur mu?
Allah'a karşı samimi olacak. Halkı görünce, halkın alkışına önem verince, meydandaki kalabalıkları bir şey sanınca, nefsini görünce, nefsine pâye verince, nefsinin methedilmesini sevince o zaman kabarma, ucub, kendini beğenme oluyor.
"Halk beni çok seviyor, ben şöhretliyim, herkes benim etrafıma toplanıyor, beni alkışlıyor, şöyle sanatkârım, böyle meşhurum, televizyon kanalları peşimden koşuyor, film firmaları benimle film çevirmek için dolaşıyor"
Ne olacak? Senden öncekiler ne olmuş? Nereye gitmiş? Şöhretleri ne fayda vermiş?
Niyâzî Mısrî ne diyor?
Bırak halkı...
Halkı çıkar aradan…
"Bu halk ne olacak, bu halkı aradan çıkar. Mevlân ile arana halkı sokup da başını derde bulaştırma" diyor.
Bu mübarek sözden iki şey anlıyoruz, belki daha çok şey de anlayabiliriz.
Nefsimizi yok bilelim, yok etmeye çalışalım, nefsimizin kıymetinin olmadığını anlayalım. Bizden bir şey olmadığını bilelim, âcizliğimizi anlayalım, o zaman ucub gibi bir huya düşmeyiz.
Halkın da âciz olduğunu, onların da bizim gibi yaratıklar olduğunu anlayalım.
İnsan; "Mevlâ onlara da verirse, nasip ederse, güç kuvvet ihsan ederse oluyor" diye her şeyin aslının, esasının Allah'ın iradesi, kudreti olduğunu bilirse o zaman bu kötü huy kalmaz. Bu kötü huy kalmayınca insanlar da onu sever. Ben dinî tarafı olmayan, dünya ehli insanların yazdığı kitapları da okuyorum.
Mesela Dale Carnegie demiş ki;
Söz söylemek, İş başarmak sanatı demiş, hitabet sanatı demiş vesaire... Böyle çeşitli kitaplar yazılmış. Kendini sevdirme yolları nelerdir filan, bunları anlatıyorlar. Hepsinin birleştiği noktalardan bir tanesi, insanın "ben ben ben ben…" dememesi, kendini beğenmemesi, mütevazı olması...
Bunu söylüyorlar; "böyle yapmadığın zaman aksi tesir olur, başarıyı sağlayamazsın" diyorlar, başarı için bunun şart olduğunu biliyorlar. Onlar bile biliyor. "Ben" diyen insanın çekilmez olduğunu, kendini beğenmiş bir insana arkadaşları tarafından bile yaka silkildiğini, onun beğenilmediğini biliyorlar. Onlar da, Avrupalı yazarlar da yazıyor. Belki onlar da bunları İncil'den, Tevrat'tan falan öğrenmişlerdir ama hayatta böyle…
Kibirli insanı kimse sevmez. "Bırak ya şu burnu büyük adamı sen de!", "Sevimsiz adam!" falan der. Ama tatlı dilli, güleç yüzlü bir insanı, mütevazı, mahviyetkârane hareket eden, boynu bükük insanı herkes sever. Yunus'u herkes seviyor, onun gibi...
Aynı râvî;
"Kâle ve vecedtü bi hattı ebî" Babamın kendi yazısıyla yazdığı kitabında gördüm.
"Kultü li Ebî Osmân"
Babası, Ebû Osman'a demiş ki:
(Hayatını, fikirlerini okuduğumuz bu mübarek zâta şikayetlenmiş, kendi halini sormuş, anlatmak için)
"Küntü ecidü fî kalbî halâveten inde ikbâli'l-leyli ve ene lâ ecidühâ es-sâ'ah"
Ben geceleyin ibadete yöneldiğim zaman (şöyle herkes uyumuş, ortalık sakinleşmiş, geceleyin kalkmışım, abdestimi almışım, seccademe oturmuşum, kılabildiğim kadar namaz kılmışım, ondan sonra elime tesbih almışım, tesbih çekmişim, tefekküre dalmışım. İşte geceleyin böyle ibadete yöneldiğim zaman) bu gece ibadetinden bir tat duyuyordum, zevk alıyordum yâ Ebâ Osman!
"Ve ene lâ ecidühâ es-sâ'ah"
Şimdi bu zevk kalmadı, bu zevki alamıyorum, yine teheccüde kalkıyorum, gece ibadeti yapıyorum, ama şimdi o tat yok, ağzımın o tadını, lezzetini bulamıyorum diye sormuş.
"Fe kâle"
Ebû Osman şöyle buyurmuş ki;
"Le'alleke sürirte bi şey'in mine'd-dünyâ"
Belki sen dünyalık bir şeyden dolayı sevindin. Fâni, değersiz, âhirete yaramaz, dünyalık bir şeyden dolayı sevindin.
"Fe zehebe bi halâveti zâlike min kalbike"
Bu dünya sevgisi, eskiden ibadetten duyduğun o tadı kalbinden götürdü.
Belki böyle bir şey oldu, dünyalık bir şeyi sevdin, ona sevindin, neşelendin. O yüzden senin içinden ibadetin, âhiretin keyfi kaçtı.
"Ve rubbemâ yu'arrifüka'llahu da'fek"
Belki de böyle bir şey değildir. Belki dünyalık bir şeye sevindiğinden, dünyaya teveccüh ettiğinden âhiret zevki ağzından kaçmış değildir.
"Yu'arrifüka'llahu da'fek"
Belki Allah senin ne kadar zayıf bir kul olduğunu anlamanı istiyor.
Sana zayıflığını anlatmak istiyor.
"Ve yüriyeke kadreke"
Kadrinin ne kadar az olduğunu anlatmak istiyor.
"Fe yeslübüke halâvete münâcâti'l-leyl"
Bundan dolayı gece münâcaat etmenin tadını ağzından alıyor.
"Hattâ tetedarra'a ileyhi"
Ta ki Aman Yâ Rabbi, bir kusurum mu var? Diye tazarrû edesin.
"Fe yerüddehû aleyke"
O da senin bu tazarruun üzerine o tadı sana tekrar verecek.
"Li ellâ te'mene mekrehû"
Allah'ın mekrinden emin olmaman için Allah sana böyle yapmıştır.
Muhterem kardeşlerim!
Allahu Teâlâ hazretleri Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyuruyor:
"Ve mekerû ve mekera'llah"
"Ve mekerû"
Bu ehl-i dünyâ (kâfirler, münafıklar, müşrikler) hile yaptılar.
"Ve mekera'llah"
Allah da onların hilelerine karşı başka şeyler takdir buyurdu.
Onların hilelerini boşa çıkarmak, onların ayağını tuzağa düşürmek için Allah da onlara; 'siz misiniz böyle yapan?' diye ceza verdi.
Allah'ın mekrinden emin olmamak lazım. Bakarsın Allah senin hoşuna gidecek bir şeyleri verir verir verir de uçurumun kenarına gelirsin, ayağın kayar, mahvolursun. O verdikleri imtihandır, Allah'ın imtihanıdır.
Onun için ârifler, hoşlarına giden lezzetli, keyifli zevkler bile olsa da hiç şımarmamışlardır, gevşememişlerdir, ihtiyatı elden hiç bırakmamışlardır. Daima "acaba acaba..." demişlerdir, ihtiyat etmişlerdir.
"Şu anda vaziyet iyi gibi görünüyor ama bunun arkasından ne gelecek?" diye korku ile müteyakkız durmuşlardır; bu iyi. Allah'ın mekrinden emin olmamak lazım.
Neden?
Mesela Allah'ın düşmanı Firavun, bir ara saltanat sahibiydi. Mısır'ın hâkimiyeti elindeydi. Etrafındakilere diyordu ki;
"E leyse lî mülkü Mısra ve hâzihi'l-enhâri tecrî min tahtî"
Bu Mısır'ın koca ülkesi, hâkimiyeti, şu akan nehirler benim değil mi?
Bu saraylar, mülkler, devletler, ordular, hizmetçiler, hazineler, altınlar benim değil mi?
İşte bak senin.
Ne olacak?
İmtihan bunlar; sen kendini ne sandın?
"Bana tapınacaksınız, benden ayrı tanrı edinmeyeceksiniz, bana ibadet edeceksiniz"
Allah'ın kendisine güzel hâl vermesinden dolayı şaşırdı, şımardı. Allah'ın verdiklerini kendinin sandı. Hâlbuki o bir hile, Allah'ın mekri. Ona aldanmamak lazım. Allah bunları şimdi vermiş ama bakarsın geri alır. Yarın darbe-i hükümet olur; bugünün hükümdarı yarın hapse düşer.
Genç Osman'ın Yedikule zindanlarında nasıl boğulduğunu düşünüyor musunuz?
Bir gün önce tahttaydı, yeniçeriler isyan ettiler; onu şu yanından geçtiğimiz Yedikule zindanlarına kapattılar da ertesi gün koca padişah zindana düştü. O gün, sabahki tahtından zindana düştü. Ondan sonra da yanına görevliler gitti "öldürün bu Osman'ı!" diye emir aldılar. Altı, yedi kişi gittiler, zindanın kapısını kapattılar. Adamlar padişahı öldürecek. Genç Osman da hapiste. O da iri yarı, güçlü kuvvetliymiş.
Nasıl yakalayacaklar?
Av yakalar gibi üstüne kement attılar ve kement üstüne geldikçe bir iki defa savurdu, çıkardı ama hepsinin elinde kement var, ip var. Sonunda av gibi yakalandı, boğuldu.
Bu saltanat, bu ikbal, bu zenginlik, bu hayat, bu sıhhat daimi değil; bunların hepsi bir zaman için… Bunlara aldanmamak lazım; bunlar kaderin cilvesi… Bunlar mekr-i ilâhî, olabilir.
Bir insan günahtayken iyi bir şeylere sahip oluyorsa, insanın kendi kendine; "ya işte bak, hem günah işliyorum, hem de iyi şeyler oluyor." demek yerine; "ya buna aldanma! Bu bir tuzak, toparla kendini!" demesi lazım. Tabi insan bazen ibadet ediyor, gece ibadeti ediyor, gözüne güzel haller görünür, kalbine güzel haller gelir; Allah onu elinden alıyor. Aldığı zaman anlıyor ki bu gelen haller benden değilmiş, Allah verince oluyormuş, alınca gidiyormuş. Verince oluyor, Allah aldı mı; aynı işleri yapıyorsun olmuyor.
Demek ki Allah'tanmış, Allah alıverirmiş. Bu zevki aldığı gibi -Allah saklasın- imanı da alıverir, her şeyini alıverir; belli olmaz.
Ne yapacaksın?
Allah'ın başına ne getireceğini bilemezsin. Allah'ın mekrinden emin olmayacaksın, ihtiyat üzere olacaksın, yalvaracaksın, dua üzere olacaksın.
"Aman yâ Rabbi! Hatamdan dolayı beni helak etme, mahvetme, gazabına uğratma, kahrına maruz bırakma" diye yalvaracaksın. İşte onu anlatmak için belki Allah almıştır diyor.
Böyle cevap vermiş. İki sebep, iki tahmin söylemiş.
"Ya sen dünyalık bir şeye sevindin, onun için âhiret zevki ağzından gitti. Ya da Allah sana zayıflığını hissettirmek istiyor"
"Allah'ın mekrinden emin olma, ihtiyat üzere yaşa" diye bir alıyor, bir veriyor ki veren Allah, alan Allah, bilesin. Allah'a tazarrû u niyâzın devam etsin" demek istiyor.
Allah-u Teâlâ Hazretleri cümlenizden razı olsun. Cümlenizi Peygamber Efendimiz'in sevgisine, şefaatine, iltifatına nail eylesin. Peygamber Efendimiz'in has ümmeti olmanızı nasip eylesin. Dünya ve ahiretin her türlü tehlikelerinden koruyup, dünya ve ahiretin her türlü hayırlarına erdirdiği kullarından eylesin. Firdevs-i âlâ da peygamber-i zişanımıza cümlenizi komşu eylesin. Cennet nimetleri ile mütene'ım eylesin.
01.06.1996 -
A
14.09.1996 -
Ebû Osmân el-Hîrî
Diğer Kayıtlar
| Çal | Başlık | Tarih | Süre | Paylaş |
|---|---|---|---|---|
| 17.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B 12.10.202526 dk 42 sn | 12.10.2025 | 26 dk 42 sn | ||
| 11.01.1992 - Zünnûn-ı Mısrî A 10.01.202635 dk 47 sn | 10.01.2026 | 35 dk 47 sn | ||
| 21.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B 09.11.202522 dk 55 sn | 09.11.2025 | 22 dk 55 sn | ||
| 17.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A 11.10.202527 dk 24 sn | 11.10.2025 | 27 dk 24 sn | ||
| 24.10.1992 - Seriyy es Sakati B 03.05.202623 dk 26 sn | 03.05.2026 | 23 dk 26 sn | ||
| 21.02.1992 - Seriyy es-Sakatî B 25.01.202625 dk 38 sn | 25.01.2026 | 25 dk 38 sn | ||
| 21.02.1992 - Seriyy es-Sakatî A 24.01.202632 dk 19 sn | 24.01.2026 | 32 dk 19 sn | ||
| 26.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B 07.12.202518 dk 46 sn | 07.12.2025 | 18 dk 46 sn | ||
| 26.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A 06.12.202538 dk 37 sn | 06.12.2025 | 38 dk 37 sn | ||
| 29.06.1996 - Cüneydi Bağdadi B 31.08.202522 dk 6 sn | 31.08.2025 | 22 dk 6 sn | ||
| 19.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B 30.11.202524 dk 51 sn | 30.11.2025 | 24 dk 51 sn | ||
| 29.06.1996 - Cüneydi Bağdadi A 30.08.202537 dk 44 sn | 30.08.2025 | 37 dk 44 sn | ||
| 19.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A 29.11.202530 dk 51 sn | 29.11.2025 | 30 dk 51 sn | ||
| 22.06.1996 - B 09.12.201941 dk 25 sn | 09.12.2019 | 41 dk 25 sn | ||
| 12.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B 23.11.202530 dk 52 sn | 23.11.2025 | 30 dk 52 sn | ||
| 22.06.1996 - A 09.12.201938 dk 29 sn | 09.12.2019 | 38 dk 29 sn | ||
| 12.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A 22.11.202523 dk 18 sn | 22.11.2025 | 23 dk 18 sn | ||
| 15.06.1996 - Cüneydi Bağdadi B 24.08.202529 dk 56 sn | 24.08.2025 | 29 dk 56 sn | ||
| 05.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B 09.12.201924 dk 11 sn | 09.12.2019 | 24 dk 11 sn | ||
| 15.06.1996 - Cüneydi Bağdadi A 23.08.202527 dk 12 sn | 23.08.2025 | 27 dk 12 sn | ||
| 28.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B 16.11.202532 dk 42 sn | 16.11.2025 | 32 dk 42 sn | ||
| 08.06.1996 - Cüneydi Bağdadi B 17.08.202524 dk 25 sn | 17.08.2025 | 24 dk 25 sn | ||
| 28.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A 15.11.202526 dk 32 sn | 15.11.2025 | 26 dk 32 sn | ||
| 08.06.1996 - Cüneydi Bağdadi A 16.08.202536 dk 25 sn | 16.08.2025 | 36 dk 25 sn | ||
| 01.06.1996 - A 09.12.201939 dk 58 sn | 09.12.2019 | 39 dk 58 sn | ||
| 14.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B 02.11.202524 dk 22 sn | 02.11.2025 | 24 dk 22 sn | ||
| 10.05.1996 - Ebu Osman el Hiri B 10.08.202532 dk 14 sn | 10.08.2025 | 32 dk 14 sn | ||
| 14.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A 01.11.202525 dk 5 sn | 01.11.2025 | 25 dk 5 sn | ||
| 10.05.1996 - Ebu Osman el Hiri A 09.08.202521 dk 51 sn | 09.08.2025 | 21 dk 51 sn | ||
| 16.12.1995 - Cüneyd-i Bagdadi B 03.08.202529 dk 20 sn | 03.08.2025 | 29 dk 20 sn | ||
| 31.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B 26.10.202525 dk 58 sn | 26.10.2025 | 25 dk 58 sn | ||
| 16.12.1995 - Cüneyd-i Bagdadi A 02.08.202530 dk 18 sn | 02.08.2025 | 30 dk 18 sn | ||
| 31.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A 25.10.202521 dk 35 sn | 25.10.2025 | 21 dk 35 sn | ||
| 24.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B 19.10.202522 dk 2 sn | 19.10.2025 | 22 dk 2 sn | ||
| 30.09.1995 - Tasavvufta Emek ve Terbiye B 20.07.202520 dk 28 sn | 20.07.2025 | 20 dk 28 sn | ||
| 30.09.1995 - Tasavvufta Emek ve Terbiye A 19.07.202545 dk 9 sn | 19.07.2025 | 45 dk 9 sn | ||
| 24.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A 18.10.202523 dk 54 sn | 18.10.2025 | 23 dk 54 sn | ||
| 23.09.1995 - Cüneyd-i Bağdadi B 13.07.202518 dk 3 sn | 13.07.2025 | 18 dk 3 sn | ||
| 10.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B 05.10.202538 dk 7 sn | 05.10.2025 | 38 dk 7 sn | ||
| 23.09.1995 - Cüneyd-i Bağdadi A 12.07.202529 dk 21 sn | 12.07.2025 | 29 dk 21 sn | ||
| 10.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A 04.10.202535 dk 38 sn | 04.10.2025 | 35 dk 38 sn | ||
| 05.08.1995 - Ebû Türab en-Nahşebî B 29.06.202526 dk 53 sn | 29.06.2025 | 26 dk 53 sn | ||
| 05.08.1995 - Ebû Türab en-Nahşebî A 28.06.202527 dk 5 sn | 28.06.2025 | 27 dk 5 sn | ||
| 03.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B 28.09.202532 dk 38 sn | 28.09.2025 | 32 dk 38 sn | ||
| 08.07.1995 - B 09.12.201921 dk 4 sn | 09.12.2019 | 21 dk 4 sn | ||
| 03.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A 27.09.202528 dk 56 sn | 27.09.2025 | 28 dk 56 sn | ||
| 21.01.1995 - Ahmed b. Asımini’l-Antaki B 11.10.202616 dk 57 sn | 11.10.2026 | 16 dk 57 sn | ||
| 08.07.1995 - A 09.12.201912 dk 10 sn | 09.12.2019 | 12 dk 10 sn | ||
| 20.07.1996 - Cüneydi Bağdadi B 21.09.202533 dk 22 sn | 21.09.2025 | 33 dk 22 sn | ||
| 20.07.1996 - Cüneydi Bağdadi A 20.09.202537 dk 26 sn | 20.09.2025 | 37 dk 26 sn | ||
| 24.06.1995 - Ebû Türab en-Nahşebî B 22.06.202530 dk 56 sn | 22.06.2025 | 30 dk 56 sn | ||
| 13.07.1996 - Cüneydi Bağdadi B 14.09.202524 dk 56 sn | 14.09.2025 | 24 dk 56 sn | ||
| 21.01.1995 - Ahmed b. Asımini’l-Antaki A 10.10.202623 dk 51 sn | 10.10.2026 | 23 dk 51 sn | ||
| 24.06.1995 - Ebû Türab en-Nahşebî A 21.06.202534 dk | 21.06.2025 | 34 dk | ||
| 13.07.1996 - Cüneydi Bağdadi A 13.09.202537 dk | 13.09.2025 | 37 dk | ||
| 10.12.1994 - B 09.12.201927 dk 22 sn | 09.12.2019 | 27 dk 22 sn | ||
| 03.06.1995 - Abdullah b. Hubeykini’l Antaki B 01.11.202631 dk 35 sn | 01.11.2026 | 31 dk 35 sn | ||
| 06.07.1996 - Cüneydi Bağdadi B 07.09.202523 dk 17 sn | 07.09.2025 | 23 dk 17 sn | ||
| 10.12.1994 - A 09.12.201935 dk 30 sn | 09.12.2019 | 35 dk 30 sn | ||
| 03.06.1995 - Abdullah b. Hubeykini’l Antaki A 31.10.202630 dk 23 sn | 31.10.2026 | 30 dk 23 sn | ||
| 06.07.1996 - Cüneydi Bağdadi A 06.09.202532 dk 2 sn | 06.09.2025 | 32 dk 2 sn | ||
| 05.11.1994 - Mansur b. Ammar Ebus Serîi B 04.10.202624 dk 54 sn | 04.10.2026 | 24 dk 54 sn | ||
| 27.05.1995 - B 09.12.201931 dk 18 sn | 09.12.2019 | 31 dk 18 sn | ||
| 05.11.1994 - Mansur b. Ammar Ebus Serîi A 03.10.202630 dk 24 sn | 03.10.2026 | 30 dk 24 sn | ||
| 27.05.1995 - A 09.12.201925 dk 34 sn | 09.12.2019 | 25 dk 34 sn | ||
| 22.10.1994 - A 09.12.201945 dk 29 sn | 09.12.2019 | 45 dk 29 sn | ||
| 25.06.1994 - A 09.12.201934 dk 29 sn | 09.12.2019 | 34 dk 29 sn | ||
| 15.04.1995 - Abdullah b. Hubeykini’l Antaki B 25.10.202627 dk 1 sn | 25.10.2026 | 27 dk 1 sn | ||
| 15.10.1994 - Hamdûn el-Kassâr B 27.09.202629 dk 47 sn | 27.09.2026 | 29 dk 47 sn | ||
| 11.06.1994 - Ebu Hafs el-Haddad B 06.09.202619 dk 11 sn | 06.09.2026 | 19 dk 11 sn | ||
| 15.04.1995 - Abdullah b. Hubeykini’l Antaki A 24.10.202629 dk 58 sn | 24.10.2026 | 29 dk 58 sn | ||
| 15.10.1994 - Hamdûn el-Kassâr A 26.09.202632 dk 32 sn | 26.09.2026 | 32 dk 32 sn | ||
| 11.06.1994 - Ebu Hafs el-Haddad A 05.09.202632 dk 6 sn | 05.09.2026 | 32 dk 6 sn | ||
| 01.04.1995 - B 09.12.201934 dk 41 sn | 09.12.2019 | 34 dk 41 sn | ||
| 01.10.1994 - A 09.12.201918 dk 59 sn | 09.12.2019 | 18 dk 59 sn | ||
| 07.05.1994 - Ebu Hafs el-Haddad B 30.08.202624 dk 25 sn | 30.08.2026 | 24 dk 25 sn | ||
| 01.04.1995 - A 09.12.201921 dk 36 sn | 09.12.2019 | 21 dk 36 sn | ||
| 10.09.1994 - Hamdûn el-Kassâr B 20.09.202628 dk 53 sn | 20.09.2026 | 28 dk 53 sn | ||
| 07.05.1994 - Ebu Hafs el-Haddad A 29.08.202622 dk 50 sn | 29.08.2026 | 22 dk 50 sn | ||
| 25.03.1995 - Ahmed b. Asımini’l-Antaki B 18.10.202625 dk 57 sn | 18.10.2026 | 25 dk 57 sn | ||
| 10.09.1994 - Hamdûn el-Kassâr A 19.09.202635 dk | 19.09.2026 | 35 dk | ||
| 23.04.1994 - Yahya b. Muaz er-Razi B 23.08.202629 dk 30 sn | 23.08.2026 | 29 dk 30 sn | ||
| 25.03.1995 - Ahmed b. Asımini’l-Antaki A 17.10.202620 dk 48 sn | 17.10.2026 | 20 dk 48 sn | ||
| 09.07.1994 - B 09.12.201924 dk 20 sn | 09.12.2019 | 24 dk 20 sn | ||
| 23.04.1994 - Yahya b. Muaz er-Razi A 22.08.202624 dk 18 sn | 22.08.2026 | 24 dk 18 sn | ||
| 09.07.1994 - A 09.12.201920 dk 30 sn | 09.12.2019 | 20 dk 30 sn | ||
| 16.04.1994 - B 09.12.201916 dk 56 sn | 09.12.2019 | 16 dk 56 sn | ||
| 02.07.1994 - Ebu Hafs el-Haddad B 13.09.202625 dk 52 sn | 13.09.2026 | 25 dk 52 sn | ||
| 02.07.1994 - Ebu Hafs el-Haddad A 12.09.202630 dk 42 sn | 12.09.2026 | 30 dk 42 sn | ||
| 16.04.1994 - A 09.12.201928 dk 36 sn | 09.12.2019 | 28 dk 36 sn | ||
| 19.03.1994 - B 09.12.201925 dk 28 sn | 09.12.2019 | 25 dk 28 sn | ||
| 19.03.1994 - A 09.12.201926 dk 9 sn | 09.12.2019 | 26 dk 9 sn | ||
| 11.12.1993 - B 09.12.201931 dk 53 sn | 09.12.2019 | 31 dk 53 sn | ||
| 31.07.1993 - B 09.12.201928 dk 40 sn | 09.12.2019 | 28 dk 40 sn | ||
| 11.12.1993 - A 09.12.201928 dk 53 sn | 09.12.2019 | 28 dk 53 sn | ||
| 31.07.1993 - A 09.12.201930 dk 28 sn | 09.12.2019 | 30 dk 28 sn | ||
| 04.12.1993 - B 09.12.201933 dk 7 sn | 09.12.2019 | 33 dk 7 sn | ||
| 24.07.1993 - B 27.07.202531 dk 55 sn | 27.07.2025 | 31 dk 55 sn | ||
| 04.12.1993 - A 09.12.201927 dk 55 sn | 09.12.2019 | 27 dk 55 sn | ||
| 24.07.1993 - A 06.07.202532 dk 35 sn | 06.07.2025 | 32 dk 35 sn | ||
| 27.11.1993 - B 09.12.201929 dk 21 sn | 09.12.2019 | 29 dk 21 sn | ||
| 17.07.1993 - B 16.08.202626 dk 57 sn | 16.08.2026 | 26 dk 57 sn | ||
| 27.11.1993 - A 09.12.201923 dk 50 sn | 09.12.2019 | 23 dk 50 sn | ||
| 17.07.1993 - A 15.08.202634 dk 4 sn | 15.08.2026 | 34 dk 4 sn | ||
| 20.11.1993 - B 09.12.201926 dk 59 sn | 09.12.2019 | 26 dk 59 sn | ||
| 10.07.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani B 09.08.202631 dk 44 sn | 09.08.2026 | 31 dk 44 sn | ||
| 20.11.1993 - A 09.12.201928 dk 26 sn | 09.12.2019 | 28 dk 26 sn | ||
| 10.07.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani A 08.08.202629 dk 54 sn | 08.08.2026 | 29 dk 54 sn | ||
| 23.10.1993 - B 09.12.201924 dk 3 sn | 09.12.2019 | 24 dk 3 sn | ||
| 03.07.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani B 02.08.202624 dk 58 sn | 02.08.2026 | 24 dk 58 sn | ||
| 23.10.1993 - A 09.12.201924 dk 9 sn | 09.12.2019 | 24 dk 9 sn | ||
| 03.07.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani A 01.08.202626 dk 47 sn | 01.08.2026 | 26 dk 47 sn | ||
| 07.10.1993 - B 09.12.201931 dk 12 sn | 09.12.2019 | 31 dk 12 sn | ||
| 26.06.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani B 26.07.202620 dk 47 sn | 26.07.2026 | 20 dk 47 sn | ||
| 07.10.1993 - A 09.12.201928 dk 3 sn | 09.12.2019 | 28 dk 3 sn | ||
| 26.06.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani A 25.07.202629 dk 48 sn | 25.07.2026 | 29 dk 48 sn | ||
| 12.06.1993 - Bayezid-i Bistami B 19.07.202619 dk 22 sn | 19.07.2026 | 19 dk 22 sn | ||
| 28.08.1993 - B 09.12.201921 dk 4 sn | 09.12.2019 | 21 dk 4 sn | ||
| 12.06.1993 - Bayezid-i Bistami A 18.07.202622 dk 26 sn | 18.07.2026 | 22 dk 26 sn | ||
| 28.08.1993 - A 09.12.201924 dk 5 sn | 09.12.2019 | 24 dk 5 sn | ||
| 15.05.1993 - Bayezid-i Bistami B 12.07.202622 dk 47 sn | 12.07.2026 | 22 dk 47 sn | ||
| 21.08.1993 - B 09.12.201928 dk 17 sn | 09.12.2019 | 28 dk 17 sn | ||
| 15.05.1993 - Bayezid-i Bistami A 11.07.202622 dk 43 sn | 11.07.2026 | 22 dk 43 sn | ||
| 21.08.1993 - A 09.12.201929 dk 59 sn | 09.12.2019 | 29 dk 59 sn | ||
| 08.05.1993 - Bayezid-i Bistami B 05.07.202625 dk 5 sn | 05.07.2026 | 25 dk 5 sn | ||
| 07.08.1993 - B 09.12.201922 dk 10 sn | 09.12.2019 | 22 dk 10 sn | ||
| 08.05.1993 - Bayezid-i Bistami A 04.07.202620 dk 36 sn | 04.07.2026 | 20 dk 36 sn | ||
| 07.08.1993 - A 09.12.201922 dk 3 sn | 09.12.2019 | 22 dk 3 sn | ||
| 01.05.1993 - Bayezid-i Bistami B 28.06.202632 dk 40 sn | 28.06.2026 | 32 dk 40 sn | ||
| 01.05.1993 - Bayezid-i Bistami A 27.06.202628 dk 42 sn | 27.06.2026 | 28 dk 42 sn | ||
| 10.04.1993 - Şakik-ı Belhi B 21.06.202619 dk 22 sn | 21.06.2026 | 19 dk 22 sn | ||
| 10.04.1993 - Şakik-ı Belhi A 20.06.202627 dk 34 sn | 20.06.2026 | 27 dk 34 sn | ||
| 27.03.1993 - Şakik-ı Belhi B 14.06.202626 dk 39 sn | 14.06.2026 | 26 dk 39 sn | ||
| 27.03.1993 - Şakik-ı Belhi A 13.06.202624 dk 24 sn | 13.06.2026 | 24 dk 24 sn | ||
| 23.01.1993 - Şakik-ı Belhi B 07.06.202627 dk 54 sn | 07.06.2026 | 27 dk 54 sn | ||
| 23.01.1993 - Şakik-ı Belhi A 06.06.202635 dk 37 sn | 06.06.2026 | 35 dk 37 sn | ||
| 09.01.1993 - Haris el-Muhasibi B 31.05.202625 dk 59 sn | 31.05.2026 | 25 dk 59 sn | ||
| 09.01.1993 - Haris el-Muhasibi A 30.05.202632 dk 58 sn | 30.05.2026 | 32 dk 58 sn | ||
| 24.12.1992 - Haris el-Muhasibi B 09.12.201922 dk 9 sn | 09.12.2019 | 22 dk 9 sn | ||
| 24.12.1992 - Haris el-Muhasibi A 09.12.201921 dk 39 sn | 09.12.2019 | 21 dk 39 sn | ||
| 05.12.1992 - Haris el-Muhasibi B 24.05.202623 dk 32 sn | 24.05.2026 | 23 dk 32 sn | ||
| 05.12.1992 - Haris el-Muhasibi A 23.05.202631 dk 18 sn | 23.05.2026 | 31 dk 18 sn | ||
| 28.11.1992 - Haris el-Muhasibi B 17.05.202623 dk 31 sn | 17.05.2026 | 23 dk 31 sn | ||
| 28.11.1992 - Haris el-Muhasibi A 16.05.202623 dk 50 sn | 16.05.2026 | 23 dk 50 sn | ||
| 21.11.1992 - Seriyy es Sakati B 10.05.202626 dk 10 sn | 10.05.2026 | 26 dk 10 sn | ||
| 21.11.1992 - Seriyy es Sakati A 09.05.202630 dk 54 sn | 09.05.2026 | 30 dk 54 sn | ||
| 01.08.1992 - Seriyy es Sakati B 12.04.202622 dk 20 sn | 12.04.2026 | 22 dk 20 sn | ||
| 01.08.1992 - Seriyy es Sakati A 11.04.202621 dk 32 sn | 11.04.2026 | 21 dk 32 sn | ||
| 25.07.1992 - Bişr-i Hâfî B 05.04.202628 dk 19 sn | 05.04.2026 | 28 dk 19 sn | ||
| 25.07.1992 - Bişr-i Hâfî A 04.04.202627 dk 21 sn | 04.04.2026 | 27 dk 21 sn | ||
| 04.07.1992 - Bişr-i Hâfî B 29.03.202631 dk 17 sn | 29.03.2026 | 31 dk 17 sn | ||
| 04.07.1992 - Bişr-i Hâfî A 28.03.202629 dk 10 sn | 28.03.2026 | 29 dk 10 sn | ||
| 09.05.1992 - İbrahim bin Edhem B 15.02.202631 dk 34 sn | 15.02.2026 | 31 dk 34 sn | ||
| 09.05.1992 - İbrahim bin Edhem A 14.02.202646 dk 33 sn | 14.02.2026 | 46 dk 33 sn | ||
| 02.05.1992 - İbrahim bin Edhem B 08.02.202628 dk 2 sn | 08.02.2026 | 28 dk 2 sn | ||
| 02.05.1992 - İbrahim bin Edhem A 07.02.202625 dk 59 sn | 07.02.2026 | 25 dk 59 sn | ||
| 18.04.1992 - İbrahim bin Edhem B 01.02.202632 dk 48 sn | 01.02.2026 | 32 dk 48 sn | ||
| 18.04.1992 - İbrahim bin Edhem A 31.01.202627 dk 36 sn | 31.01.2026 | 27 dk 36 sn | ||
| 18.01.1992 - Zünnûn-ı Mısrî B 18.01.202629 dk 4 sn | 18.01.2026 | 29 dk 4 sn | ||
| 18.01.1992 - Zünnûn-ı Mısrî A 17.01.202623 dk 59 sn | 17.01.2026 | 23 dk 59 sn | ||
| 11.01.1992 - Zünnûn-ı Mısrî B 11.01.202632 dk 31 sn | 11.01.2026 | 32 dk 31 sn | ||
| 24.10.1992 - Seriyy es Sakati A 02.05.202629 dk 41 sn | 02.05.2026 | 29 dk 41 sn | ||
| 17.10.1992 - Seriyy es Sakati B 26.04.202624 dk 46 sn | 26.04.2026 | 24 dk 46 sn | ||
| 17.10.1992 - Seriyy es Sakati A 25.04.202623 dk 12 sn | 25.04.2026 | 23 dk 12 sn | ||
| 10.10.1992 - Seriyy es Sakati B 19.04.202629 dk 14 sn | 19.04.2026 | 29 dk 14 sn | ||
| 10.10.1992 - Seriyy es Sakati A 18.04.202624 dk 15 sn | 18.04.2026 | 24 dk 15 sn | ||
| 28.12.1991 - Zünnûn-ı Mısrî B 04.01.202643 dk 56 sn | 04.01.2026 | 43 dk 56 sn | ||
| 28.12.1991 - Zünnûn-ı Mısrî A 03.01.202633 dk 51 sn | 03.01.2026 | 33 dk 51 sn | ||
| 16.12.1991 - Fudayl Bin İyad B 28.12.202532 dk 40 sn | 28.12.2025 | 32 dk 40 sn | ||
| 16.12.1991 - Fudayl Bin İyad A 27.12.202528 dk 47 sn | 27.12.2025 | 28 dk 47 sn | ||
| 09.12.1991 - Fudayl Bin İyad B 21.12.202527 dk 32 sn | 21.12.2025 | 27 dk 32 sn | ||
| 09.12.1991 - Fudayl Bin İyad A 20.12.202529 dk 2 sn | 20.12.2025 | 29 dk 2 sn | ||
| 02.12.1991 - Fudayl Bin İyad B 14.12.202528 dk 15 sn | 14.12.2025 | 28 dk 15 sn | ||
| 02.12.1991 - Fudayl Bin İyad A 13.12.202541 dk 6 sn | 13.12.2025 | 41 dk 6 sn |
