Ölü Doğan Bebek, Gece Namazı, Cennet, Kısas

Ölü Doğan Bebek, Gece Namazı, Cennet, Kısas
El-Hamdülillahi rabbilâlemin ve’l-âkibetü li’l-müttekîn. Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn.
İ’lemû eyyühe’l-ihvân enne efdale’l-kitâbi kitâbullah ve enne efdale’l-hedyi hedyü muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerra’l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesin bid’ah ve külle bid’atin dalâleh ve külle dalâletin fi’n-nâri. Ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl:
İze’stehelle’s-sabiyyü.
Çocuk doğdu. Doğdu ama hıf dedi. Bir hıf dedi öldü, yaşamadı çocuk ama hıf dedi, bir ses çıkardı.
“Bu çocuk doğduktan sonra bu şekilde ölürse.” Sulliye aleyhi. “Onun namazı kılınır.”
Yıkanır güzelce, namazı kılınır. Sonra anasından babasından neyse vâris de olur bu çocuk. Mirasçıları taksim ederken mirasçıların içinde bunun kimin var kimin yok çok dikkat ederler. Bu ölüyü saklarlarsa onun mirasını da saklamış olurlar. Çocuğu oradan, anasından mı babasından mı nereden ne kadar düşecekse o miras geride kalanlara düşecek tabi. Onun için hakkı oluyor. Ama seslenmeden hiç öyle olarak doğmuş, hiçbir hayat alameti kendisinde yok. Onun mirasçısı da olmaz, o bir bezle sarılır gömülüverir.
İze’steykaza’r-raculu mine’l-leyli.
Yattık akşamdan, ona hep tembellik ederiz.
Allah hepimizi affetsin.
Yatarken uyanık olarak yatmaktan yani gafletle yatmamak lazım. Onun için geceleri çok oturmak iyi değildir. Yatsı namazının arkasından bazı zaruretler olur, özel şeyler olur nadiren. Oturursun birkaç saat. Fakat mümkün oldukça yatsı namazının arkasından daima yatmaya alışmak lazım ki gece oldu mu kalkarsın gece yarısında, abdestini alır namazını kılar, bir şeyler yaparsın.
Şimdi;
İze’steykaza’r-raculu mine’l-leyli. “Adam uyandı gece.” Ve eykaza ehlehu. “Uyandıktan sonra, ‘Hanım hadi bakalım. Sen de kalk.’ Dedi, onu da uyandırdı.” Fe-kâmâ fe-salleyâ rak’ateyni. “İkisi birden kalktılar. İkisi birden iki rekât namaz kıldılar.” Kütibâ mine’z-zâkirînallâhe kesîran ve’z-zâkirâti. “Bunlar mine’z-zâkirînallâhe kesîran ve’z-zâkirâti olanlardan yazılır.”
Allahu Teâlâ;
Yâ eyyühe’l-lezîne âmenü’zkürullâhe zikran kesîran diyor ya, bu zikri kesîre nâil olur. O gece kalkıp karı koca iki rekât namaz kıldıkları vakitte Allahu Teâlâ'yı çok zikredenlerden olmuş olurlar.
Onun için Allahu celle ve alâ hepimize tevfik versin, hidayet versin. Bu gibi ibadetleri yapabilmek şerefine nâil eylesin.
Bu dünya biliyorsunuz işte hepimiz muhakkak buradan çıkıp gidici insanlarız. Dünyaya böyle fazla meyli muhabbetle gece ibadetinden mahrum kalmak çok acı bir şey olur. Onun için Efendimiz, “Bir koyun sağacak kadar olsa dahi” geceleri kalkıp namaz kılmaya bizi teşvik etmiştir. Fadâili de çoktur. Sevabı da çok olmakla beraber sıhhate de faydası çoktur. İnsan bütün gece yata yata şey olur, abdest alıp tazelenip oturduğu vakitte diri bir şekilde kendine gelir.
İze’steykaza ehadüküm min nevmihi.
“İnsan uykudan uyandığı vakitte.”
Fe-lâ yüdhilü yedehu fi’l-inâi. Ne güzel şimdi elhamdülillah çeşmeler evimizde akıyor şarıl şarıl, sularımız bol. Eski zamanda nerede bu su.
Hz. Ali kerremallahu veche, gelmiş, Hz. Fatıma'ya demiş ki;
“Git hanım, babana söyle de bize bir hizmetkar versin de bizim hizmetimizde bulunsun. Bak sen bilmem taa nereden su taşıyorsun da omzunu ip şeysi kesmiş. Orası nasır olmuş, bir hizmetkar versin de gelsin de bu evin işlerini görsün.”
Bu evin çocuğu yıkanacak, çocukları yıkanacak, yemekler yapılacak, çamaşırlar yıkanacak, temizlik olacak bunlara hep su lazım. Bu su da akmıyor, ta bilmem nerede ki kuyudan gelecek. Ya atınla getireceksin yahut sırtınla getireceksin. Hz. Fatıma annemiz de, Peygamberimizin kızı olduğu halde, sırtı ile getiriyormuş suyu.
Eski bu halleri düşünen kalmamış.
Şimdi bunun için diyor ki Cenab-ı Peygamber,
Uykudan kalktık, e o zaman ne olacak?
Akşamdan bir parça su geldiyse bir kazana konacak, bir leğene konacak, o su burada saklanacak ki sabahleyin yıkanalım, abdest alalım bir şeyler yapalım.
“Binâenaleyh uykudan kalktığınız vakitte hemen elinizi o suya sokmayın.” “Çünkü eliniz şuralarınıza buralarınıza dokanmuştur, pislenmiştir o eliniz.”
O pisli elinizi o suya sokup da o suyu da pislemeyin.
Ya n’apın?
Hattâ yağsilehâ selâsen. “Üç defa o eli yıkayacaksın.”
“Yâ Rabbi hamd ü senâlar olsun sana. Benim ruhumu bana iade ettin. Bütün varlıklar senindir. Ben de senin âciz günahkar bir kulunum. Beni hıfz u himayende dâim eyle. Beni bana bırakma!” gibi böyle çeşitli, kendi bildiğimiz, lisanımızın döndüğü gibi çeşitli şeyler söylemek elbette elimizden gelir inşaallah.
Bunu yapamazsak
En-Nazaru sehmün min sihâmi iblîse.
O bakmalar şeytan aleyhillanenin zehirli oklarından birer oktur ki baktığın vakitte tak diye o ok işler içeriye.”
Nereye?
Gönüle işler. Gönül şeytanın okunu yedikten sonra o gönülde hayır kalmaz, o gözde hayır kalmaz, o kulakta da hayır kalmaz.
Onun arkasından ne yapmalı?
“Aman yârabbi, tevbe yârabbi, estağfurullah yârabbi. Nasıl oldu da baktım!”
Göze kapak koymuş Cenâb-ı Hak. Yumarsın o kapağı, istiğfarlarla beraber kurtulursun onun şerrinden. Ama bunları yapmaz da bakarsın hoşuna gider, bir daha bakarsın, bir daha bakarsın derken oklar mütemadiyen işler. Ondan sonra kendisinde hayır kalmaz işte insanın.
İze’skenallâhu teâlâ ehle’l-cenneti’l-cennete. “Ehli cenneti, cennete koydu Cenâb-ı Hak.” Bakıye fi’l-cenneti mekânün efyahu. “Çok geniş yer kaldı cennette.”
Herkese köşkler verildi, saraylar verildi fakat bir tarafı bomboş kaldı cennetin.
Fe yüskinallâhu sittîne ve selâse mietin âlemin. “Cenab-ı Hak 360 tane âlem halk eder buradan.” Küllü âlemin ekberu mine’d-dünyâ. “Ama her âlem dünyadan büyük.”
Böyle 360 âlem, içinde ne kadar mahluk var Allah bilir. Bunları iskan eder orada.
İzâ esleme’l-abdü. “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah dedik müslüman olduk.” Fe-hasüne islâmühu. “İslâm'a da riayetkarız, emirlerini tatbik ediyoruz, yasaklarından kaçıyoruz, kurtuluyoruz.” Keteballâhu külle hasenetin kâne ezlefehâ. “Onun yaptıkları bütün haseneleri Cenâb-ı Hak 10 misli olaraktan yazar. Defterine yazılır.” Ve muhiyet anhu küllü seyyietin. “Müslüman olduktan sonra evvelce yapmış olduğu ne kadar hatalar varsa onlar da silinir.”
İslâm'dan evvel yaptıkları fenalıkların hepsi silinir. Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah dediği vakitte, bak ne kadar büyük kelime-i tayyibe ki İslâm'dan evvel çok kabahatler yapmış ama siliniyor, hepsi siliniyor.
Sümme kâne ba’de zâlike’l-kısâsu: el-hasenetü bi-aşri emsâlihâ. “
Her yaptığın hatanın cezasını göreceksin. Hasenelerine de on mislinden 700 misline kadar. On mislinden, herkesin demek yaptığı şeydeki hâlisâne niyetine göre kimisine 10 verilir, kimisine 100 verilir. Aynı iştir, kimisine 700 verilir.
Bunun ameli ona göre 10 verilmiştir. Bu daha ihlasla yapmış, 100 verilir. Bu daha âlâ yapmış, 700 verilir. Aynı, ikisi de bir namaz kılıyorlar. Bir Fâtiha bir Kulhüvallah okudu. İkisi de, bu da bu da bu da... Ama bu 10 aldı, bu 100 aldı, bu 700 aldı.
Neden?
Gönüllerinin Allah'a bağlanışı nispetinde.
Bazısı da sıfır alır.
Niçin?
Namazı kılar hiçbir şeyden haberi olmaz.
Allah kusurlarımızı affetsin. Tevfikatı samadaniyesine mazhar eylesin. Sevdiği ve razı olduğu kullarının arasına cümlemizi kabul etsin.
Ha şunu da tekrar edeyim. Hacılık güzel, namaz güzel, oruç güzel, bütün ibadetler güzel. Günahlardan kaçmak, o daha güzel ama altında Allahu Teâlâ'nın rızası şart.
İlâhî ente maksûdî ve rızâke matlûbî.
Bu umumi bir kaidedir, hiç değişmez. Her işin altında Allahu Teâlâ'nın rızasının gözetlenmesi lazımdır. Onun için ben hacıya gittim bu kadar günahlarım döküldü ya oh. Şu kadar namaz kıldım, geceleri böyle yaptım. Şu kadar tesbihim var.
İyi ama Rıza-i ilahi kazanabildi mi ya?
Allah senden razı oldu mu bakalım?
Allahu Teâlâ'nın razı olduğu bir kul olabildin mi bakalım?
İster hacı ol, ister hoca ol ne olursan ol. Allahu Teâlâ'nın razı olduğu bir kul olabilmek.
Onun için çok rica edeceğim, çok okuyunuz. Gazzalî'nin muhabbet kısımlarını güzel okuyunuz, tekrar tekrar okuyunuz. “Okuduydum ben bunu.” diye geçmeyin. Diğer kitaplarını da okuyun, hepsinde ayrı ayrı fadail vardır. Gece günü dörde bölmek lazım diyorlar, bazısı altıya bölmüş mesela. Hiç olmazsa bütün gün ömrünü yorgunlukla geçirme. Geceleri hiç olmazsa yarım saat, bir saatte mutâlaa ile meşgul olur insan. Bu mutâlaarda bilmediği birçok şeyleri insan öğrenir. Her gün hocanın önünde vaazında bulunamaz ama e kitaplar da birer vâizdir. Onlar da elimizde oldukça onlardan büyük istifadeler edebiliriz.
Allah cümlemizi gaflet uykusundan uyandırsın.
Hubbü’d-dünyâ ra'sü külli hatîetin. “Bütün hataların başı dünya sevgisinden ileri gelir.”
Onun için Cenab-ı Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in ashab-ı kiramın büyüklüğü neden ileri geliyor?
Fedâke ebî ve ümmî yâ Resûlallah. “Canımız, anamız, babamız, her şeyimiz senin yolunda feda olsun!” diyebildiler de o yüksek makama nâil oldular. Biz ise bugün bunların hiçbirisini yapmaktan aciziz yani.
Zenginlerimiz var tabii. Zekat vakti zekât dağıtırlar. Hani dinimizce de bu gösteriş olarak yapılması meşrûdur. Siz de verin gibilerinden teşvik mahiyetinde.
Allah affetsin kusurlarımızı.
Yani cemiyet hayatına alışmamışız. Herkes bugün münevveri de kendi kaygısında, işçisi de kendi kaygısında, herkes kendi kaygısında. Ölen ölsün varsın, o kadar.
Allah cümlemizi affetsin. Tevfikat-ı samadaniyesine mazhar etsin.
Cemiyet hayatına alışmak lazım. Cemiyet, bir vücut bir cemiyettir. Bir vücut yerinde ağrı oldu muydu bütün vücut muzdarip oluyor yahu. Bütün vücut muzdarip oluyor. Demek ki biz de bu ıstırabın olmaması bizim vücudumuz morfinlenmiş.
Elimiz kesiliyor haberimiz olmuyor, ayağımız kesiliyor haberimiz olmuyor, şunu yapıyorlar haberimiz olmuyor.
Neden haberimiz olmasın yahu?
Bu vücut bak canlı kanlı hissediyor insan. Ama morfini vurunca kesiliyor çat çat çat.. Adam hissetmiyor.
Neden?
Adam morfini vurdu da ondan işte.
İslâm'ın aleyhindeki şeylerle gönüller doldu muydu o morfindir işte, yeter o morfin. Şeytanın okları birer morfindir yani.
Onun için günahlar zehirden ibarettir, günahlar zehirden ibarettir. Bal kaymak ne kadar yersen ye, şu kadar zehir yuttu mu nasıl yuvarlanabiliyorsa insan, günahlar da insanları öyle yuvarlar. Onun için en mühim şey günahlardan kaçmaktır.
Allah cümlemizi affetsin. Tevfikat-ı samadaniyesine mazhar etsin. Günahlardan kaçınıp rızasını gözetleyen bahtiyar kullarının arasına kabul etsin.
El-Fâtiha.
Peygamber Efendimiz
(S.A.S) in Duaları
Lailaheillallah, Namaz,
İflas durumu, Borçlu
